T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/519 Esas - 2024/1162
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/519 Esas
KARAR NO : 2024/1162
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, motor, redüktör, fren, elektirkli vinç, su pompası, aspiratör ve vantilatör ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, davalı ile aralarında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap sözleşmesi yapıldığını, davalının davacıya cari hesap bakiye alacağından doğan 400.994,28 TL'lik borcunun bulunduğunu, yapılan işlerin faturaya bağlı olduğunu, takip dayanağı belge olarak işbu fatura ve cari hesap ekstresinin icra dosyasına sunulduğunu, faturalara herhangi bir itiraz olmadığını, davalının faturaya ilişkin malları almasına rağmen üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından borçlu aleyhine icra takibi açıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğunu, bahse konu edilen 400.994,28 TL'lik borç ilişkisinin bulunmadığını, davacı şirketin icra takibinde borcun sebebini, faturasını hangi satış ya da hizmete ilişkin olduğuna dair delil ibraz etmediğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, takip öncesi faiz başlangıç hususunda davalı şirkete fatura tebliğ tarihinden itibaren 30 gün geçmesiyle TTK 1530 şartlarının söz konusu olabileceğini, davaya konu edilen ... fatura numaralı 28.08.2023 tarihli faturanın davalı şirkete ne zaman tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, bu yönüyle takip öncesine ilişkin faizin reddinin gerektiğini, davaya konu edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini bu sebepten davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri BA-BS formları, 16/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, cari hesap bakiye alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış incelenmesinde; davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 11/03/2024 tarihli ödeme emri ile 400.994,28 TL asıl alacak 14.534,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 415.528,95 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 16/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 11/03/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 03/05/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği cari hesaptan kaynaklanan toplam 415.528,95 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 16/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı .... Şti. ticari defterlerine göre 11.03.2024 takip tarihi itibariyle davacı ... Şti.'nin davalı ... Şti.'den 400.994,28 TL alacaklı olduğu, davalı ... Şti.'nin ticari defterlerine göre, 11.03.2024 takip tarihi itibariyle davacı ... Şti.'nin davalı ... Şti.'den 400.994,28 TL alacaklı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nca sunulan davalı 2023 yılı Ba formu ile davacının 2023 yılı Bs formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, davacı ... Şti.'nin 11.03.2024 takip tarihi itibariyle davalı ... Şti.'den 400.994,28 TL alacaklı olduğu, davacının söz konusu tutarı takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki işleyecek adi kanuni faiz tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu çerçevede takibin 400.994,28 TL üzerinden devamının gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 5 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine söz konusu faturaları davalı taraf ticari defterlerine işlemiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 400.994,28 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf TTK 1530. Maddesine dayanarak her ne kadar fatura tarihinden itibaren yasal faiz talep etmişse de ve icra takibine işlemiş faiz üzerinden girişmişse de; Türk Borçlar Kanunu'nun 117. Ve devamı maddeleri gereğince faiz alacaklının faiz talebinde bulunabilmesi için borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekmektedir. TBK 117. Maddesi gereğince borcun ödeneceği gün belirli değilse borçlu alacaklının ihtariyle temerrüde düşer. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinin 2-3-4 ve 5. Fıkralarında yer alan;
(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir" düzenlemesi gereğince alacaklı tarafından herhangi bir ihtar çekilmese bile borçlu, sözleşmede belirtilen ödeme tarihinde, ödeme tarihi belli değilse faturanın veya faturada belirtilen mal veya hizmetin alındığı tarihten itibaren 30 günlük sürenin sonunda mütemerrit sayılır. Dava konusu somut olayda borcun ödeneceği gün taraflarca belirlenmediği gibi takip tarihinden önce borçluya gönderilmiş bir ihtar da bulunmamaktadır. Hal böyle iken; davacı tarafın temerrüde düşürmesinden bahsedilemeyeceği için işlemiş faiz talebi yersiz olduğundan takibin işlemiş faiz olmaksızın takip tarihi itibariyle avans faizi işletilerek davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 400.994,28 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-400.994,28 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 27.391,92 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.018,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.373,36 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin, 3.474,08 TL sinin davalıdan, 125,92 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 5.018,56 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.506,96 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 52,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.052,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 3.910,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 64.149,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 14.534,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza