T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/539 Esas - 2025/49
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/539
KARAR NO : 2025/49
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkili ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen kaza aşamasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kusursuz olduğunu, Meydana gelen kaza nedeniyle müvekkile ait ... plakalı aracın hasarlanmış olduğunu, oluşan hasar nedeniyle de anılan araçta değer değer kaybının meydana gelmiş bulunduğunu, meydana gelen kaza sürecinde hasarlanan müvekkiline ait ... plakalı aracın onarımının yapıldığı süreçte aracın kullanılamadığını ve müvekkilinin araç mahrumiyet zararına uğramış olduğunu ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli ile anılan araç üzerinde oluşan hasarın onarımının yapıldığı süreçte oluşan araç mahrumiyet bedeli zararının tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesinde özetle; Talep artırım yolu ile arttırdıkları değer kaybı ücreti 40.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, (Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe limitinde tutulmasına) Islah yolu ile artırdıkları araç mahrumiyet bedeli 5.950,00 TL'nin davalı ... ve ...'dan tahsiline, bedellerin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini, ayrıca kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle müvekkili şirketçe davacı yanın kasko sigortacısına ödeme yapıldığını ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak beyanları itibariyle başvurunun esastan reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise, davaya konu talepler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacının dava dilekçesinde sunduğu trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, dolayısıyla kaza tespit tutanağının davaya delil olarak alınamayacağından davanın reddinin gerektiğini, Davacı taraf her ne kadar değer kaybına yönelik talepte bulunsa da söz konusu olayda değer kaybının oluşmamış bulunduğunu, dolayısıyla da araç değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, Davacı tarafın araç mahrumiyet bedeli de talep etmiş olduğunu, fakat araçtan kaç gün mahrum kaldığını, aracın hangi serviste tamir gördüğünü ve ne kadar süre serviste onarım gördüğünü belirtmeyerek muğlak bir talepte bulunulmuş olması nedeniyle de araç mahrumiyet talebinin reddinin gerektiğini ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak takdir edilecek nedenlerle, davanın reddine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, ... Sigorta AŞ Cevabi yazısı, 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi tarafından 07/10/2024 tarihinde mahkememize sunulan raporda; ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 (Yüzde Yüz) oranında “TAMAMEN KUSURLU” olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in ise “TAMAMEN KUSURSUZ” olduğunu, Dava konusu kaza aşamasında hasarlanan ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 40.000,00 TL, (Kırk Bin Lira) olduğunu, ... plakalı araç üzerinde dava konusu kaza aşamasında oluşan hasarın onarımın her türlü işlem dahil olmak üzere 10 (On) günlük bir süre içinde tamamlanabileceğini, ... plakalı aracın tamiratının yapılacağı 10 (On) günlük süre içinde muadili nitelikte bir araç kiralanması nedeniyle oluşacak olan araç mahrumiyet bedeli zararının ise yine kaza tarihi itibariyle olmak üzere 5.950,00TL (Beş Bin Dokuz Yüz Elli Lira) olacağı yönünden görüş ve kanaat bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebine ilişkindir.
Davaya konu olay davalı Sürücü ..., 09.12.2023 günü saat 20:02 sıralarında yönetimindeki ... plakalı araç ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde ... Bulvarının tek yönlü üç şeritli bölünmüş yol bandının sağ şeridini takiben seyri esnasında, seyir halinde olduğu sağ şerit üzerinden sol yan tarafındaki orta şeride doğru yönelerek şerit değiştirme Manevrası yaptığı esnada, orta şeridi takiben düz istikamette seyir halinde olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ağ ön köşe ve sağ ön çamurluk kısmına yönetimindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısmı ile çarpmıştır. Meydana gelen çarpışma sonucunda araçlarda maddi hasar meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede Kazanın meydana geldiği bu süreçte davalı araç sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile üç şeritli tek yönlü bölünmüş yol bandının sağ şeridini takiben seyri esnasında dikkatsiz ve kontrolsüz davranışlar ile sol yan tarafındaki Orta şeride doğru geçmek için manevraya başladığı esnada öncelikle gireceği orta şerit üzerini tam ve özenli olarak yeterince kontrol etmemesi ve bu esnada da orta şerit üzerinde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki davacıya ait ... plakalı aracın geçişini beklememesi sürecinde araçlar arasında gerçekleşen çarpışmaya sebebiyet verdiği bilinmektedir. Bu aşamada da davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46.Maddesinde belirtilen kurallara muhalefet gösterdiği ve ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 84.Maddesinde ise “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” belirtilmektedir. Bu madde içeriğinde ise “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” hallerinde Sürücülerin asli kusurlu sayılacakları belirtilmektedir. Açıklanan kural ihlalleri gereği ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın meydana gelen trafik kazasında“ASLİ ve TAMAMEN KUSURLU” olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre;40.000,00TL olacağı,40.000,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 29/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına karar verilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve kasko poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından Araç mahrumiyet bedeli tazminatının 5.950,00TL olacağı,5.950,00TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE;
1-40.000,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 29/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına,
2-5.950,00TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalılar ... ve ...den kaza tarihi olan 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.138,84TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harç ile 783,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.928,24TL karar ve ilam harcından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.678,55TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
b)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)Davacı tarafından yatırılan 427,60TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı ile 783,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.638,20TL harcın davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.426,07TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 1.168,00TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.168,00TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 3.628,29TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
14/01/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı