T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/557 Esas - 2025/492
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/557 Esas
KARAR NO : 2025/492
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
6-
7-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili firmanın yıldan yıla artan bir ivme ile devam eden ticari faaliyetlerinin aşağıda bahsi geçen firma yetkililerinin ve firma çalışanlarının hiçbir şekilde iyi niyetle telif edilemeyecek haksız rekabete konu eylemleri nedeniyle 2023 Nisan ayından bu yana ciddi zarar gördüğünü, söz konusu haksız rekabetten kaynaklanan eylemler nedeniyle meydana gelen zararın daha fazla devam etmesi durumunda Müvekkili firmanın ticari olarak sıkıntılı bir sürece girme ihtimali bulunduğunu, müvekkili firmanın çalışma tarzının toptan ve perakende satış şeklinde olup, ... ve ... başta olmak üzere tüm markalara ait oto yedek parçalarının satış ve pazarlamasından ibaret olduğunu, bu marka araçlara yönelik yetkili veya özel tüm otomobil tamir bakım servislerinin Müvekkili firmanın müşteri portföyü içerisinde olduğunu, davalılar ...'nın uzun yıllar Müvekkili firmada satış ve pazarlama sorumlusu olarak çalıştıklarını, her üç davalının da aynı gerekçe ile devamsızlık yaparak habersiz bir şekilde işi bırakmaları arasındaki kısa zaman aralıklarının dikkat çekici olduğunu, diğer davalılar olan...'ın ise müvekkili firma ile değişik vesilelerle tanışıklığı, bağlantısı olan kişiler olup birlikte hareket ederek davalı firma....'nin kuruluşunda ve işletmesinde rol aldıklarını ve haksız rekabete konu eylemleri yönlendirdiklerinin bilindiğini, her üç çalışanın da müvekkili firmada işe başladıkları dönemde imzaladıkları iş sözleşmeleriyle beraber Rekabet Yasağı Sözleşmeleri bulunduğunu, davalıların birlikte hareket ettikleri ve haksız rekabete konu eylemleri gerçekleştirdikleri tüzel kişilik olan ..... haksız rekabete konu eylemlerin merkezi konumunda olan işletme olduğunu, bu nedenle tüm davalıların görülecek olan işbu dava dosyasında karşı taraf olarak müvekkili firmanın zararını giderme noktasında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların müvekkil firmaya yakın sayılabilecek bir konumda ''...'' adresinde müvekkili firmaya yaklaşık olarak 1.5 km yakınlıkta davalı firmayı kurduklarını ve halen aynı adreste ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, müvekkili firmanın ticari faaliyet konusunun davalılar tarafından kurulan, işletilen davalı firmanın ticari faaliyet konularında da aynen yer aldığını, müvekkili firma ile aynı sektörde ve aynı markaların ticaretini yapan davalıların doğrudan doğruya Müvekkili firmada çalıştıkları süre içerisinde edindikleri ticari sır niteliğindeki tüm satış ve fiyat politikalarını ve müvekkili firma müşteri portföyünü kullanmak suretiyle söz konusu haksız rekabeti oluşturduklarını, Müvekkili firmanın haklarını ağır bir şekilde ihlal ettiklerini, davalıların ayrıca Müvekkili firma ile imzalamış bulundukları Belirsiz Süreli İş Sözleşmeleri gereği işverene karşı “sır saklama ve sadakat yükümlülüğü” altında olduklarını, günümüz koşullarında ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde yeni kurulan bir firmanın 2-3 ay içinde 30 yıllık Müvekkili firma ile rekabet edebilecek seviyeye gelmesinin mümkün olmadığını, Davalıların Müvekkili firma bünyesinde çalışmış oldukları yıllar boyunca öğrenmiş oldukları tüm ticari sırları, satış ve fiyat politikası bilgilerini ve müşteri portföyü bilgilerini kendi nam ve hesapları adına kendi menfaatlerine kullanmakta tereddüt etmediklerini, dolayısıyla Müvekkili firmanın uğramış olduğu tüm zararlardan ve dahi bundan mütevellit oluşacak muhtemel tüm zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; davalıların haksız rekabete konu eylemlerinin tespiti ile tespitin acil olması, ayrıca karşı tarafa tebligat yapılması halinde delillerin yok olma tehlikesi bulunduğundan dolayı HMK m.403 uyarınca karşı tarafa (... olarak faaliyet gösterdikleri “...” adresinde) tebligat çıkartılmaksızın gerekli tespitin yaptırılmasına, davalıların söz konusu haksız rekabete konu eylemlerinin durdurulması için, “ ...” ünvanı adı altında ticaret yaptıkları işletmenin öncelikle ticari faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, haksız eylemlerin devamı halinde hükümle beraber ticari hayattan men edilmesine, tüm davalıların birlikte hareket ederek, Haksız Rekabete konu eylemleri yaparak Müvekkili firmaya zarar vermeleri nedeniyle talep edilen maddi tazminatın -fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 10.000,00-TL’nın dava tarihinden itibaren avans faizinin de işletilmesi suretiyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle, açılan dava ve iddiaların haksız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin, davacı firmanın bilgileri ve sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda olmadıklarını, müvekkillerinden ...'ın belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında oto yedek parça satış elemanı olarak işe başlamış olup sadece kasada ürün satışı yaptıklarını, davacı firmanın belirttiği gibi kordinasyon ve temsil yetkisi olmadığını, müşteriler ile satış dışında başkaca bir diyaloğu olmadığını, kendi cep telefonları ile irtibat dahi kurmadıklarını, diğer davalılardan ...'ın ise davacı firma ile hiçbir bağlantısı olmadığını, bu sebeplerden dolayı davacı firmanın bilgilerini öğrenip haksız rekabet oluşturmalarının mümkün olmadığını, rekabete konu eylemlerin, davacı firma tarafından 16/02/2023 tarihinde ihtarname ile ibra edildiğini, davacı firmanın 16/02/2023 tarihli ihtarmamesinde; müvekkillerinden...'i ibra ettiğini, davacı firma tarafından 11/02/2023 tarihinde rekabet yasağı ile alakalı ihtar çekildiğini(... Noterliğinin 11/02/2023 tarih ...Yevmiye Nolu İhtarnamesi EK-1), fakat bu ihtarnameden sonra uzlaşı olduğunu ve rekabet yasağı sözleşmesi ve diğer konularda müvekkili ibra ettiklerini noter kanalı ile ihtar ettiklerini (... Noterliğinin 16/02/2023 Tarih... Yevmiye Nolu İhtarnamesi), bu sebeplerden dolayı ibra edilmiş bir eylemden dolayı açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı firma ile yakın mesafede iş yeri açılmasının haksız rekabet için delil teşkil etmeyeceğini, davacı...dava dilekçesinde firmaları ile 1.5 km yakınında iş yeri kurulması nedeniyle haksız rekabete maruz kaldıklarını belirttiğini, ... ilinde Yedek Parça satışı için en iyi bölgelerden birisi ... Oto Sanayi Bölgesi olduğunu, müvekkili firmanın ve çalışanlarının davacı firmaya bu kadar yakın olması ve faaliyet göstermesinin hayatın olağan akış sınırlarında olduğunu, salt bu bölgede faaliyet göstermesinin haksız rekabet için yeterli bir gerekçe olmadığını, kaldı ki... isimli yedek parça firmasının hemen yan dükkanına şube açtığını, bu sebeplerden dolayı iddiaların gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, davacı firmanın ithalatçı ve toptancılarla görüşerek müvekkilere mal satışını durdurmak istediğini, müvekkili şirkete mal verilmesini engellemeye çalışıldığını, müvekkillerinden...ün gördükleri mobingler ile işten ayrılmak zorunda kaldıklarını, müvekkillerin mazeretsiz işe gelmeme gibi bir durumlarının söz konusu olmadığını, keza bunlara ilişkin işçilik alacakları davaları açıldığını ve devam ettiğini, davacı firma ve müvekkillerinden... arasında imzalanan 04/06/2021 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinın yapılan görüşmeler neticesinde işten çıkış tarihinden sonra 16/02/2023 tarihinde feshedildiğini, anılan tutanakta davacı firma yetkilisinin hem imzası hem de kaşesinin de bulunduğunu, işbu davada ticarete konu malların homojen yapıda olduğunu, mamul ve yarı mamul mallardan olmadığını, bu sebeplerden dolayı bu mallların haksız rekabete konu eylem olmasının söz konusu olmayacağını, serbest rekabet piyasasında haksız rekabetten bahsetmenin mümkün olmayacağını, müvekkillerinin ...'un ürünlerinden daha düşük fiyat vererek satması gibi bir durumun söz konusu da olmadığını, müvekkili Firmanın kurulduğu günden bu güne kadar 1 yıllık kısa sürede sadece işletme menfaatini düşünerek çalıştığını, hiçbir zaman ... aleyhine faaliyet göstermediğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ticaret Sicil kayıtları, SGK kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 22/03/2025 tarihli raporu ile özetle; Davacı .... ile Davalı ....nin aynı coğrafi pazarda aynı ilgili hizmetlerin sunumunu yapan rakip teşebbüsler olduğu; Davalı taraflara pazardaki rekabetçi davranışlar itibarıyla ithaf edilen iş, işlem ve eylemlerin pazarın özellikleri sebebiyle adil rekabet kurallarına uygunluk arz ettiği; Davacı şirketin rekabet yeteneğine haksız bir müdahale niteliği taşımadığı; bu nedenle dava konusu eylemlerin iktisadi ve işletmesel olarak haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, haksız rekabete konu eylemin tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davanın konusu davalıların davacı çalışanı olduğu ve bu şirketten ayrılmış olduğu tarihlerde diğer davalı şirketin kuruluşunda ve işletmesinde çalışması sonucu haksız rekabet (TTK 54vd.) sonucunu doğuran faaliyetlerde bulunduğu, davranışlarının ayrıca TBK 396 ve 553'te düzenlenen özen ve sadakat borcu ile rekabet yasağına ilişkin hükümleri ihlal ettiği iddiasına dayanmaktadır.
6102 sayılı TTK’nın 54.maddesinde yer alan “(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.Haksız rekabet, rakipler arasında ya da tedarik eden ve müşteri arasında dürüstlük kuralına uygun olmayan ticari uygulamalardır. Ticaret hayatında dürüstlük kuralına uygun olmayan tüm eylem ve işlemlerdendir. Haksız rekabetten söz edebilmek için aldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışın bulunması şarttır. Haksız rekabetin üç unsuru bulunmaktadır: İktisadi rekabet, aldatıcı hareket ve dürüstlük kuralına aykırı çeşitli davranışlar, rekabet hakkının kötüye kullanılması. İktisadi rekabetten söz edebilmek için ortada ekonomik bir faaliyetin olması gerekmektedir. Ekonomik bir etkinlik olmaksızın iktisadi rekabetten ve dolayısıyla haksız rekabetin varlığından bahsedilemez. İktisadi rekabet ticaret hayatının önemli unsurlarından olduğu için çeşitli kanunlarla korunmuş ve desteklenmiştir. İktisadi rekabet bir haktır ve bu hak kullanılırken dürüstlük kuralına aykırı davranılmaması gerekmektedir. Bir firmanın kendisine rakip olan diğer bir firmayı kötülemesi, onun müşteri çevresini yanıltıcı hareketlerde bulunması vb. dürüstlük kuralına aykırıdır ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil eder. Dürüstlük kuralı ile sınırları belli olan rekabet hakkının sınırları aşılmışsa burada kötüye kullanma vardır. Haksız rekabet hükümleri ile korunan rakipler değil rekabet hakkıdır ve dolayısıyla kötüye kullanmanın önlenmesini rakipten başkaca kişiler de isteyebilir. Ayrıca ilave etmek gerekirse, haksız rekabetten söz edebilmek için kusur şartı aranmamaktadır. Haksız rekabet sonucu uğranılan zararın giderimi için açılacak olan maddi tazminat davasında kusur şartı aranmaktadır. Her haksız fiilde olduğu gibi, haksız rekabetin doğmasına neden olan fiil ile oluşacak zarar veya zarar tehlikesi arasında nedensellik bağı olması gerektiğini de belirtmek gerekmektedir. Davacı... ile Davalı....nin aynı coğrafi pazarda aynı ilgili hizmetlerin sunumunu yapan rakip teşebbüsler olduğu; Davalı taraflara pazardaki rekabetçi davranışlar itibarıyla ifhaf edilen iş, işlem ve eylemlerin pazarın özellikleri sebebiyle adil rekabet kurallarına uygunluk arz ettiği; Davacı şirketin rekabet yeteneğine haksız bir müdahale niteliği taşımadığı; bu nedenle Bu eylemlerin davalılar tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin de dosya içeriğinde somut, objektif herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması sebebiyle soyut iddialar olarak kaldığı; Dosyanın bu halinde, Davalılar - tarafından gerçekleştirilen herhangi bir haksız rekabet eylemine ulaşılmayacağı; esas olanın anayasal çalışma özgürlüğü olduğu, kişinin bir şirketten başka bir şirkete iş yeri değiştirmesinin haksız rekabet olmadığı, üretim sırları, müşteri çevresi özellikle davacının işleri hakkında bilgiye diğer şirketlerin de sahip olabileceği dolayısıyla somut olayda, haksız rekabet teşkil eden fiillerin ve haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı (Yargıtay 11.HD.nin 10.10.2022 Tarih ve 2021/2660 E., 2022/6803 K.sayılı ve benzer diğer kararları), davalıların haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunduğu yönündeki davacı iddialarının ispatlanamadığı, bu suretle de haksız rekabet sebebiyle davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın her bir davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.333,33 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderleri olan 700,00 TL'nin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
5-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/05/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı