T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/541 Esas - 2025/549
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/541 Esas
KARAR NO : 2025/549
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ: 20/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı...'ne ait diğer davalı ... yönetimindeki... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın kasko sigortası poliçesi kapsamında hazırlanmış olan ekspertiz raporuna göre aracın onarım süresinin 15 iş günü olacağının belirlendiğini ve onarım süresince müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kazanç kaybı tazminatının, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile; 100 TL olan tazminat talebini 14.525,02 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen tüm hasarın .... tarafından karşılanmış olduğunu, ticari araç kazanç kaybının ticari amaçlarla kullanılan araçların kaza sonucu tamirde geçirdiği süre boyunca kullanılamaması veya işletilememesi sebebiyle yaşanan maddi kayıp olduğunu, Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre davacının ticari kazanç kaybına uğraması için dava konusu aracı düzenli gelir elde etme amacı ile kullanılmasının gerektiğini, ancak dava konusu somut durumda davacının ticari faaliyet konusunun mobilya imalatı, tadilat gibi işlerin olduğunu, herhangi bir şekilde yolcu taşıma, nakliye, araç kiralama v.b. gibi dava konusu araç üzerinden düzenli ticari kazanç elde etmeye yönelik ticari faaliyetinin olmadığını, dava konusu aracın bir ticaret şirketi adına kayıtlı ve yolcu taşımaya elverişli bir araç olmasının bu aracın ticari kazanç elde ettiği dolayısıyla kazanç kaybına uğradığı anlamına gelmeyeceğini, tamir süresine ilişkin davacının iddiasının oldukça fazla olduğunu, dava konusu aracın 15 günden çok daha kısa bir sürede tamir edileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 12/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan ticari kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
05/04/2023 tarihinde, davalılar ...'ye ait ve... idaresindeki.... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 12/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı aracın sürücüsü ...'ın tüm kaza sürecinde oluşan iki ayrı çarpışma nedeniyle %100 kusurlu olduğu, meydana gelen iki ayrı çarpışma içeriğinde, .. plakalı aracın sürücüsü...'ın ve....plakalı aracın sürücüsü ....'in her biri kendi nam ve hesabına olmak üzere ayrı ayrı tamamen kusursuz oldukları, ... plakalı araç üzerinde dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarın makul onarım süresinin her türlü işlemler ve hafta sonu tatilleri de dahil olmak üzere 15 gün olacağı,...plakalı aracın tamiratının yapılacağı 15 günlük makul onarım süresi içinde muadili nitelikte bir araç kiralanması nedeniyle oluşacak olan araç mahrumiyet zararının ise kaza tarihi itibariyle 14.525,02 TL olacağı, araçta oluşan hasarın onarımının yapılacağı süreçte oluşan maddi kaybın, dava dilekçesi kapsamında belirtildiği gibi kazanç kaybı olarak değerlendirmesi durumunda talep edilen kazanç kaybı bedelinin, davacı firmanın ticari defterleri içeriğinde inceleme yapılması durumunda tespit edilebileceği, ancak bu yönde Sayın Mahkemenizce karar alınmasına rağmen dosya muhteviyatına bu kapsamda belge ve bilgi sunulmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafa kazanç kaybına ilişkin ticari defterleri sunması veya adreslerini bildirmesi için kesin süre verilmesine rağmen sunulmamış, yine tamir süresince ne gibi bir ticari zarara uğradığına ilişkin hesaplamaya elverişli delil sunulmamış bu nedenle kazanç kaybı hesaplaması yalnızca araç mahrumiyetine ilişkin yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan ve dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve maliki olan davalıların sorumlu oldukları anlaşıldığından dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle yasal, ıslah dilekçesiyle avans faizi talep etmiştir.
Bilindiği gibi ticari işlerde dahi temerrüt faiz oranı 3095 sayılı kanun 2/1.maddesi gereğince yasal faiz oranındadır. Ancak aynı kanunun 2/2.maddesinde ticari işlerde alacaklıya temerrüt faizini avans faizi oranında isteme konusunda seçim hakkı da tanınmıştır. Bu nedenle avans faizi veya yasal faiz istenmesi alacaklının seçim hakkının bir sonucudur. Bu durumda avans faizi istemek yerine yasal faiz istenmiş olması halinde seçim hakkı kullanılmış olacak ve artık avans faizi isteme hakkı yitirilecektir. Bu seçim hakkının kullanılması maddi hukuka ilişkin olduğundan bundan dönülemeyeceği için sonrasında alacaklı talebini ıslah ederek avans faizi de isteyemeyecektir. Hatta ıslah edilemeyen bu konuda ileride ek dava açılarak da aradaki farkın istenmesi mümkün değildir. Yayınevi Ocak 2021, syf 365) Dolayısıyla her ne kadar kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekse de, davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmek suretiyle tercih hakkını kullanmış olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılarak tüketilmesinden sonra artık ıslah dilekçesiyle faizin cinsinin değiştirilerek avans faizi talep edilmesi mümkün olmadığından taleple bağlı kalınarak haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. (Güncel tarihli emsal Yargıtay 11.HD'nin 2023/6597 esas, 2024/448 karar ve 2021/2832 esas, 2022/4795 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE ; 14.525,02 TL kazanç kaybı tazminatının 05/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 992,20 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslahla alınan 1.043,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 50,80 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.166,67 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 427,60 TL peşin harç, 546,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.462,60 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 213,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 4.713,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 14.525,02 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 20/05/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza