T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/615 Esas - 2025/657
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/615 Esas
KARAR NO : 2025/657
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
K. YAZIM TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil, dosya dışı ... ve ....Şirketi'ne borç paralar verdiğini, en nihayetinde müvekkilinin vermiş olduğu toplam 155.000 TL tutarındaki borcu şikayet edilen ....'ın ödemeyi taahhüt ettiğini ve borca ortak olduğunu, bu nedenle müvekkilinin gönderdiği bir kısım borcun açıklamasında da .... İnşaat ifadelerine yer verdiğini, bu nedenle ..... ile .....'ın müvekkiline 05.12.2018 düzenleme ve 15.01.2019 ödeme tarihli 155.000 TL senet verdiklerini, yine 05.12.2018 tarihli tutanak ile müvekkili tarafından .... ve ..Şirketi'ne nakit ödenen para karşılığı .... ve sahibi olduğu ... Şirketi adına 15.01.2019 vadeli 155.000 TL senet verildiğinin tutanak altına alındığını ve taraflarca imzalandığını, aradan geçen zaman zarfında ne .... ne de .....'dan müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ... ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, takibe ....'ün itiraz etmediğini ancak ..... vekilinin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... ... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçlu/davalı taraf hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kesinlikle kabul etmemekle beraber kurulduğu söylenen sözleşmenin bir miktar borç para verilmesi ve bunun geri alınması olduğu için TBK 386 vd. Düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari işletmeleri ilgilendirmemekte olup ticari iş niteliğinde olmadığını, bu sebeple davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte iddia olunan alacağın zaman aşımına uğradığını, takibe dayanak belgenin kambiyo vasfını yitirmiş adi yazılı senet olduğunu, iddia olunan borç ilişkisinin tüketim ödüncü olduğu ve senedin bu yüzden tanzim edildiği hususunun davacının ikrarı dahilinde olduğunu, Dava dilekçesinin ekinde sunulan 05.12.2018 tarihli adi yazılı belgede verildiği iddia edilen paranın geri ödenmesinin takibe dayanak senede bağlandığını, yani taraflarin ödünç verilen paranın geri ne zaman ödeneceğini kararlaştırdıklarını, dolayısıyla iddia olunan alacağın ne zaman muaccel olduğu konusunda takibe konu senedin dikkate alınması gerektiğini, iddiaları kesinlikle kabul etmemekle beraber TBK 392 hükmü gereği alacağın muaccel olduğu tarihin 15.01.2019 tarihi olduğunu, TBK 389 hükmü gereğince tüketim ödüncü sözleşmelerinde temerrüt tarihinden itibaren 6 ayın geçmesi ile borcun zaman aşımına uğrayacağını, müvekkilinin davacıdan aldığı herhangi bir borç bulunmadığını, başkasının borcu yüzünden müvekkili hakkında takip başlatılması ve itirazın iptali davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davalarında ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, dava konusu senet kambiyo vasfını kaybettiğinden ve adi yazılı senede dönüştüğünden, senedin bu haliyle tek başına alacağı ispatlamaya yeterli olmadığını, ancak delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğini, söz konusu senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını beyan ederek, davacının haksız davasının öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... ... CBS nin ... sayılı soruşturma dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, yemin, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki temlik ilişkisinden kaynaklı tutanağa dayanak olarak gösterilen senet nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti amacıyla mahkememizce yapılan yazışmalar sonucunda, davacı ......'ın 01/10/2016 tarihinden itibaren işletme hesabı esasına göre ticari faaliyet gösterdiği, davalı .....'ın kanuni temsilcisi olduğu ...'nin 10/01/2024 tarihinde (İkamet amaçlı olmayan binaların inşaatı (fabrika, atölye vb. sanayi üretimini amaçlayan binalar ile hastane, okul, otel, işyeri, mağaza, alışveriş merkezi, lokanta, kapalı spor tesisi, cami, kapalı otopark, tuvalet,vb. inşaatı) faaliyet koduyla faaliyetini sürdürdüğü bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz oldukları anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu senedin süresinde takibe konulmadığından bahisle zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 749. maddesi uyarınca, kambiyo senetlerinde asıl borçluya (düzenleyene) karşı zamanaşımı süresi 3 yıldır. Tüm talepler bu süreye tabidir. Süre, senedin vadesinden itibaren işlemeye başlar. Senette yazılı tarih, vade tarihidir.
Bu kapsamda yapılan incelemede, dava konusu senedin vade tarihi 15/01/2019, icra takibinin başlatıldığı tarih ise 17/07/2023'tür.
Davacının belirtilen süre içerisinde dava konusu senede dayalı talepte bulunmadığı görülmektedir.
Bu nedenle dava konusu senedin bono vasfında olmadığı eş söyleyişle kambiyo senedinin faydalarından -özellikle senedin mücerretliği- yararlanamayacağı, senedin adi senet hükmünde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla içeriği konusunda ihtilaf bulunmayan adi senede dayalı alacağını genel ispat külfeti anlamında davacının ispat etmesi gerekmektedir. Davacı bu kapsamda tanık dinletmiş ancak senetle ispat sınırı altında kaldığından doğrudan delil olarak hükme esas alınamamıştır.
Davacı vekiline dava dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delili 22/04/2025 tarihli oturumda hatırlatılmış, yemin deliline başvurup başvurmayacağını beyan etmek ve başvuracak ise usulüne uygun düzenlenmiş yemin metnini hazırlayıp dosyaya sunmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince kesin süre içerisinde sunulan dilekçe ile yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği görülmüştür. Bu itibarla ispatlanamayan davanın reddi ile kötüniyetli başlatıldığı sabit olmadığından koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.872,02 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.256,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza