T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/670 Esas - 2025/459
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/670 Esas
KARAR NO : 2025/459
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
K.YAZIM TARİHİ: 30/05/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirket ... ile davalı şirket ... arasında temizlik hizmetlerinin davacı müvekkili şirket ... tarafından gerçekleştirilmesine yönelik bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme sonucu müvekkili şirketin davalı şirketin temizlik hizmetlerini yürütmesi karşılığında ise davalı şirket tarafından hizmet karşılığı olarak ücret ödenmekte olduğunu. Müvekkilinin davalı yana sunduğu temizlik hizmeti bakımından ilk faturasını 01.01.2021'de kesildiğini. Ancak davalı şirketin Mart 2022 ayında aldığı temizlik hizmetinin karşılığı olan 31.03.2022 tarihli ... numaralı fatura borcunu ödemediğini, Türk Borçlar Kanunu madde 394'e göre hizmet sözleşmeleri özel bir şekle tabi olmadığından taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, akdedilen sözleşmenin sözlü olarak yapıldığını, sözleşme tarihinden itibaren müvekkili şirketin personeli ile davalı şirketin ... adresindeki sitenin temizlik işini üstlenildiğini, Türk Borçlar Kanunu madde 394'e göre; "Hizmet sözleşmesi, kanunda aksine bir hüküm olmadıkça özel bir şekle bağlı değildir. Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş de işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır....", yukarıdaki kanun maddesi dikkate alındığında hizmet sözleşmesinin kurulması için özel bir şekil şarlı mevcut olmayıp, sözlü bir şekilde de hizmet sözleşmesi taraflar arasında akdedilebileceğini, hem TBK madde 394 hem de davacı şirketin davalı şirkete kestiği faturalar ve bu fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmiş olması taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi mevcudiyetini ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin 2022 yılı Mart ayında davalı şirketin temizlik hizmetini yürüttüğünü, karşılığında ise 31.03.2022 tarihli, ... numaralı e- fatura ile davalı şirkete hizmet karşılığı ödemesi gereken bedeli gönderdiğini, davalı şirketin ilgili fatura bedelini ödenmediğini, davalı yanın tarafından Ankara ... Noterliği 11.04.2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı ile 31.03.2022 tarihli, ... numaralı e-faturasına itiraz ettikleri, iade ettiklerini beyan eden ihtar gönderildiğini, ancak davalı yanın, faturaya itiraz ve iade süresini kaçırdığı için anılan faturanın müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini Müvekkili tarafından Ankara ... Noterliği 21.04.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile işbu davaya konu faturaya itirazın süresinin kaçırıldığı dolayısıyla ödenmesi gerekliği ihtar ile bildirildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile 31.03.2022 tarihli fatura bedelinin şimdilik 100,00TL'sinin temerrüt tarihi olan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 09/02/2025 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve talebini 32.372,40TL'ye artırmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili; talep edilen alacak davaya dayanak yapılan fatura bedeli olduğunu, aşağıda açıklandığı gibi bu faturanın daha önce de müvekkili aleyhine yapılan icra takibine konu edildiğini, alacağın miktarının dava tarihinde belli olduğunu, talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak şeklinde açılan davanın hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu sebebiyle hemen reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline ait temizlik hizmetleri bir dönem davacı tarafından, yürütüldüğünü ve aylık olarak belirlenen ücretin, düzenlenen faturalar karşılığında müvekkilince ödendiğini, taraflar arasında anılan hizmetle ilgili yazılı bir sözleşme bulunmadığını, bu hususun davacı tarafından kabul edildiğini, taraflar arasındaki ilişki dava dilekçesinde iddia edildiği gibi hizmet sözleşmesi olmadığını, yasadan açıkça anlaşıldığı gibi bu sözleşmelerde hizmet verenin (işçinin) tüzel kişi olabilmesi mümkün olmadığını, Nitekim 4857 SK 2. maddesi de işçiyi gerçek kişi olarak tanımladığını, müvekkilince 2022 yılı Şubat, ayı sonundan itibaren davacıdan temizlik hizmeti alınmadığını, Mart 2022 ayı için davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturaya ekli ihtarname ile müvekkili tarafından itiraz edildiğini, anılan faturanın müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, her ne kadar davacının müvekkiline keşide ettiği ihtarname ile itirazın süresi içerisinde olmadığını ileri sürmüşse de fatura düzenleme tarihinde müvekkiline teslim edilmediğini, fatura elektronik sistem üzerinden 1.4.2022 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin itirazının süresinde olduğunu, davacının dava konusu faturaya dayanarak müvekkili aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, müvekkilinin itirazı üzerine icra takibi durduğunu, davacının bu takibe dayalı olarak itirazın iptali davası açmayıp, ayrı bir alacak davası açmış olması da çelişkili olduğunu, davacının delil olarak dayandığı ... ve e.mail yazışmaları davacının iddialarını kanıtlar nitelikte olmadığını, Kaldı ki bu yazışmalar hizmet alındığını kabul ettikleri geçmiş döneme ait olduğunu, hizmetin verildiği hususunun tanık ile kanıtlanabilmesi de mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2022 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, taraf defterinin ve taraflar sunmuş olduğu belgelerin incelenmesi neticesinde, hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında, davacı tarafindan aylık hizmet verildiği ihtilafsız olduğu, her ne kadar sözleşme, davalı tarafça 03.03.2022 tarihinde fesh edilmiş ise de, davacının Mart-2022 ayı faturasını ödenmesi gerektiğinin kabulü halinde, davacı tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi olan 11.04.2022 tarihinde davalının temerrütü dikkate alındığında, dava tarihi olan 05.06.2024 tarihi itibariyle 32.372,40TL asıl ve 6.327,25TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.699,65TL ödenmesi gerektiği, davalının 03.03.2022 tarihinde sözleşmeyi fesh edebileceğinin ve davacının Mart-2022 ayına ilişkin 01.03.2022 - 03.03.2022 tarih arası 3 gün hizmet vermiş olduğunun kabulü halinde, 32.372,40TL/30X3=3.237,24TL ödemesi gerektiği, bu durumda davalının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi olan 11.04.2022 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü ile, dava tarihi olan 05.06.2024 tarihi itibariyle 3.237,24TL asıl ve 632,72TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.869,96TL ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı yanın dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline bu delile başvurup başvurmadığını bildirmek, başvuracak ise yemin metnini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilerek sonucu ihtar edilmiş, ancak verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmamıştır.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen temizlik hizmeti sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı yan, davalıya temizlik hizmeti verdiğini, karşılığında fatura tanzim ettiğini, faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ederek alacağın tahsili talebinde bulunmuş; davalı yan ise 2022 yılı Şubat ayı sonundan itibaren davacıdan temizlik hizmeti alınmadığını, uyuşmazlık konusu faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacının 31/03/2022 tarihli KDV hariç 31.800,00TL, KDV dahil 32.372,40TL tutarlı fatura kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 2 adet belge karşılığında KDV hariç 63.600,00TL tutarında mal/hizmet satışı, davalı tarafça da davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 63.600,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında bildirilen deliller toplanarak tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 19/12/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, 2022 yılı Ocak, Şubat ve uyuşmazlık konusu Mart ayına ilişkin temizlik hizmeti kapsamında düzenlenen 3 faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davalı tarafça Ocak ve Şubat ayı faturalarına ilişkin yapılan ödemelerin de kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise 2022 yılı Ocak ve Şubat ayına ilişkin davacı tarafça düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, uyuşmazlık konusu Mart ayına ilişkin faturanın kayıtlı olmadığı, yine Ocak ve Şubat ayı faturalarına ilişkin yapılan ödemelerin de kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre davacının 32.372,40TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise alacaklı olmadığı rapor edilmiştir. Ayrıca raporda davalı yanın fesih iradesine göre 3 günlük hizmete göre seçenekli olarak da hesaplama yapılmıştır.
Davalı vekili rapora itiraz ederek faturaya süresi içerisinde itiraz ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede, cevap dilekçesi ekinde sunulan belge içeriğinden davacı tarafça düzenlenen e-faturanın davalıya 01/04/2022 tarihinde ulaştığı, davalının da Ankara ... Noterliği'nin 11/04/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiği görülmüştür. TTK'nın 21. Maddesinin 2. Fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü ve HMK'nın 93. maddesi "Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter." hükmü uyarınca davalının süresi içerisinde itiraz ettiğinin kabulü gerekmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen taraf defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere temizlik hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının 2022 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayına ilişkin fatura tanzim ettiği, davalının Ocak ve Şubat ayı faturasını kabul edip defterine işlediği ve ödemesini yaptığı, Mart ayına ilişkin faturayı kabul etmediği ve süresi içerisinde itiraz ettiği, bu hali ile Mart ayına ilişkin temizlik hizmeti verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında davacının iddiasının ispatına yarar yeterli delil sunulmadığından son çare olarak yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı yanın başvurmaması üzerine Mart ayına ilişkin temizlik hizmeti verildiği ve alacaklı olunduğu iddiasının ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60TL harç ile 552,00TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 364,20TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı