T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/678 Esas - 2025/534
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/678 Esas
KARAR NO : 2025/534
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisinden kaynaklanan ve cari hesaptan doğan alacaklarının tahsili amacıyla taraflarınca davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 1.196.548,12 TL üzerinden iptali ile takip tarihi itibarıyla 1.196,548,12 TL üzerinden işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usuli itirazlarını bildirdikten sonra, esasa ilişkin olarak; Davacının haksız takip talebine dayanak belge olarak cari hesap ekstresi eklediğini, ancak taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, açık hesap ilişkisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide asgari ödeme süresi olarak fatura + 120 gün vade ile teamül haline gelen bir sözleşmenin mevcut olduğunu, kaldı ki bu durumun davacının takip talebine ek olarak sunduğu belgeden de görüleceğini, faturaların ödeme gününün fatura kesim tarihinden sonra 4 ay olduğunu, Davacının haksız takip talebinde takip öncesi işletilen faizin kur farkı faturasının kesilmesinin ertesi günü başladığını, takibe dayanak belgede sabit olan 4 aylık faturanın vade tarihinin yok sayıldığını, müvekkili ile davacı arasında kur farkı faturası için aralarında teamül veya bir yazılı anlaşma olmamasına karşın, uyuşmazlık dönemi için davacının fatura borçlarını 9 Ocak 2024 tarihinde ödenmesi karşılığında kur farkı faturası yansıttığını, Yetkisiz icra müdürlüğünün göndermiş olduğu ödeme emrinin tebliğ edildiği (11 Aralık 2023) gün, ... isimli Davacı şirket çalışanının, müvekkili şirket yetkilisi ile görüştüğünü 9 Ocak tarihinde gecikme yaşanabileceğini, (ihracat şirketi olması hasebiyle yurt dışından gelen ödemelerin gecikmesi sorunu) bildirdiğini, hatta 15 Ocak için teminat senedi teklif ettiğini, davacı şirket çalışanı ... isimli kişinin Müvekkili şirket yetkilisi ile görüştüğünü, ve senet almak için müvekkilinin şirket adresine geldiğini, görüşme sırasında posta memurunun gelip ödeme emrini tebliğ ettiğini, müvekkili şirketin yapılan anlaşmaya aykırı davranarak haksız icra takibi başlatan davacı sebebiyle teminat senedinin verilmediğini, 12 Aralık 2023 günü müvekkili şirketin emanet olarak bıraktığı iki adet (1500 Euro) değerindeki malların satış için davacıya bırakılmasına karşın davacının müvekkiline hala iade etmediğini, müvekkilinin takas, mahsup ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı olduğunu, kısaca yeni borç yapılandırması ile faiz yerine kur farkı faturası düzenlenmiş olduğunu, zaten bilirkişi incelemesi neticesinde yapılacak hesaplamada 11 Eylül 2023 tarihine kadar faturalara uygulanacak faizin, kur farkı faturasından çok daha aşağıda olduğunu, bu sebeple alacakların tamamının 9 Ocak 2024'e ötelenmiş olduğunu, davacının da bu durumu kabul ettiğini, takibin açılış tarihinde henüz muaccel olmayan faturaların haksızca vade tarihinden önce müvekkili şirketten talep edildiğini beyan ederek, davanın öncelikle usulden, aksi halde muaccel olmayan borcun talebi sebebi ile esastan reddine, talep edilen miktarın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, tarafların ticari defter ve belgeleri, 20/11/2024 ve 03/03/2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, cari hesaptan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava, davacı ... Şirketi'nin davalı ... Şirketi'nden olan 11.09.2023 tarihli cari hesaptan kaynaklı bakiye kalan 1.196.548,12-TL asıl alacak ve 85.233,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.281.781,69-TL'nin tahsili için 08/04/2024 tarihinde Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Sayılı Dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 08/04/2024 tarihli ödeme emri ile 1.196.548,12 TL asıl alacak, 85.233,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.281.781,69 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 23/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 30/04/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 06/06/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği cari hesaptan kaynaklanan toplam 1.196.548,12 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 20/11/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda ve itiraz üzerine alınan 03/03/2025 tarihli ek raporda özetle, 08/04/2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 1.196.548,12-TL asıl alacağı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın fatura alacağına ilişkin olarak başlattığı itirazın iptali davasına davalı taraf itiraz etmiş olduğundan, bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi halinde bilirkişi vasıtasıyla defter ve kayıtlarının incelerek davacı tarafın faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının, varsa miktarının ne olduğu, ayrıca borçlu icra takibinde borca, alacağın tüm ferilerine, faiz ve faiz oranı itiraz etmiş olduğundan bu itirazlarının bilirkişi tarafından değerlendirilerek davalının borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca tarafımca davacı ve davalı tarafa ait ticari defter kayıtları ile fatura ve ödeme belgelerinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerin tasdiklerinin zamanında ve tam olarak yaptırıldığı görülmüştür. Ticari defterlerinin delil gücüne sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 2022 yılından devreden 3.049,14-TL bakiye alacağı olduğu, 2023 yılında davacının davalı adına toplam 1,193,498.98 -TL bedelli 9 adet fatura düzenlediği, 2023 yılı içerisinde davalının davacıya hiç ödeme yapmadığı, 2023 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan bakiye 1.196.548,12-TL alacağı olduğu, 2024 yılında taraflar arasında herhangi bir ticari hareketliliğin olmadığı, nihai olarak davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre 08/04/2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.196.548,12-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerin tasdiklerinin zamanında ve tam olarak yaptırıldığı görülmüştür. Ticari defterlerinin delil gücüne sahip olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 2022 yılından devreden 3.049,12-TL bakiye borcu olduğu, 2023 yılında davacının davalı adına düzenlediği toplam 1,193,498.98 -TL bedelli 9 adet faturanın davalı kayıtlarına alındığı, 2023 yılı içerisinde davalının davacıya hiç ödeme yapmadığı, 2023 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan bakiye 1.196.548,12-TL alacağı olduğu, 2024 yılında taraflar arasında herhangi bir ticari hareketliliğin olmadığı, nihai olarak davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre 08/04/2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.196.548,12-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde faturaları kendi kayıtlarına işlemiştir. bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yer alan “Taraflar arasında cari hesap sözleşmesinden öte yıllardır süren bir ticari ilişki olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkide asgari ödeme süresi olarak fatura + 120 gün vade ile teamül haline gelen bir sözleşmenin mevcut olduğu, kaldı ki bu durumun davacının takip talebine ek olarak sunduğu belgeden de görüleceğini, faturaların ödeme gününün fatura kesim tarihinden sonra 4 ay olduğu” beyanına istinaden davacının düzenlemiş olduğu fatura örnekleri bilirkişi tarafından incelenmiş ve dava dosyasına kazandırılmıştır. 2023 yılında düzenlenmiş olan faturalar üzerinde bir vade tarihinin yer almadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ticari ilişki 2023 yılından önce başladığı için son 3 üç yılın cari hesap ekstresi de davacının fatura düzenlediği tarih ile davalının ödeme yaptığı tarih arasındaki süre bakımından standart bir uygulama olup olmadı; tespit etmek üzere bilirkişi tarafından incelenmiş ve pek çok ödemenin faturanın düzenlendiği aynı ay içinde ödendiği tespit edilmiştir. Bahse konu cari hesap ekstreleri de dava dosyasına kazandırılmıştır. Hal böyle olunca davalının iddia ettiği faturaların ödeme gününün fatura kesim tarihinden sonra 4 ay olduğuna iddiası ispatlanamadığından ve somut bir bulguya rastlanılmadığından davalının bu savunması dikkate alınmamıştır.
Davacı her ne kadar icra takibini davalı ... Şirketi'nden olan 11.09.2023 tarihli cari hesaptan kaynaklı bakiye kalan 1.196.548,12-TL asıl alacak ve 85.233,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.281.781,69-TL'nin tahsili için başlatmış olsa da dava dilekçesinde sadece asıl alacağını talep etmiş olduğundan davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre 08/04/2024 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 1.196.548,12-TL asıl alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.196.548,12 TL asıl alacak üzerinden iptali ile birikmiş faiz olmaksızın takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi (takip talebindeki miktarı aşmamak üzere) ile birlikte devamına,
2-1.196.548,12 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 81.736,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.025,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.711,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 14.025,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 14.513,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 70,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.070,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 179.516,74 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza