T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/700 Esas - 2025/7
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/700 Esas
KARAR NO : 2025/7
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ: 07/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ağır vasıta ... Marka araçların yedek parçalarını satan ve de ticari faaliyetlerini yasalar ve mevzuat çerçevesinde kanunlara uygun olarak gerçekleştiren bir limited şirket olduğunu, müşteriler tarafından sipariş verilen ve teslim alınan işbu ürünlerin satışını yaparak fatura kestiğini ve müşterilerine tebliğ ederek sattığı ürünlerin bedellerini tahsil ettiğini, Müvekkili şirket ve davalı yanın arasında gerçekleşen ticari faaliyetler çerçevesinde Müvekkili şirketin davalı yanca sipariş edilen ... Marka ... adet motor ürünlerini davalı yana teslim ettiğini ve faturalarını keserek işbu faturaları da davalı yana münferit tarihlerde tebliğ ettiğini, davalı yanca işbu faturalara itiraz edilmediğini ve faturalar ve ürünlerin kabul edildiğini, taraflar arasında düzenli bir ticari ilişki olması sebebiyle aralarında cari hesap mevcut olup işbu faturaların müvekkili şirketçe cari hesap kayıtlarına işlenmiş olduğunu, taraflar arasında mevcut olan cari hesap kayıtları, tarafların ticari defterleri ve söz konusu faturalar incelendiğinde davalı yanın 321.932,34 TL borçlu olduğunun görüleceğini, ancak davalı yanca işbu bakiye borcun müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı yanca dava ve takip konusu borcun ödenmemesi sebebiyle taraflarınca Kahramankazan İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri usulüne uygun olarak 26/03/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı yanca yasal sürede ve 28/03/2024 tarihinde borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, 31/05/2022 tarihli davalı yanca düzenlenen cari mutabakat mektubunda "nezdimizdeki hesabınız 15.05.2022 tarihi ibariyle; 514,170.84 tI. yalnız beşyüzondörtbinyüzyetmiş tl seksendört kr alacak bakiyesi göstermektedir. mutabık olup olmadığınızın bildirilmesini rica ederiz." şeklinde beyanların 31/05/2022 tarihi itibariyle müvekkili şirketin cari hesap kayıtlarını doğrulamakta olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına davalı borçlu yanca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yan aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 15/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 26/03/2024 tarihli ödeme emri ile 321.932,34 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 26/03/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 13/06/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 15/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile Davacı tarafın davalı taraftan 321,932.34-TL asıl alacağı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı ticari defterlerine dayanarak alacak talep etmiştir. Bir gerçek veya tüzel kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeyi yine kendi lehine delil olarak kullanamaması bir usul kuralıdır. Zira kişi kendi lehine, başkası aleyhine delil oluşturma eğilimine girebilir. Ancak, bir kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeye yine kendi lehine delil olarak dayanamayacağına ilişkin genel kurala bir istisna getirilmiş ve kanunda belirtilen şartlar altında ticari defterlerin sahibi lehine delil olacağı kabul edilmiştir. Sahibi tarafından oluşturulan ticari defter kayıtları, uyuşmazlığın her iki tarafının defter tutma yükümlülüğüne tabi olması ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmasına ilişkin genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, sahibi lehine delil teşkil edebilir. Bu kuralın istisnası olan ticari defterlerle ispat HMK'nın 222/2-3. Maddesinde bazı sıkı şartlara bağlanmıştır. HMK 222/2'de, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz, usulüne uygun şekilde tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği hüküm altına alınmıştır. HMK 222/3. Maddesinde ise, HMK 222/2'de öngörülen şartlara uygun şekilde tutulan ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır ( Yargıtay 15. HD'nin 13/06/2017 tarih ve 2/16/2310 E.2017/2537 K sayılı ilamı).
Taraflara ait ticari defterlerin karşılaştırılması neticesinde de; davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 321.932,34 TL tutarında borçlu bulunduğu, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 321.932,34 TL alacaklı bulunduğu ancak taraf ticari defterleri ile sabit olduğu üzere davacının davalıdan takip çıkış miktarı kadar anapara alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu ve bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin ticari defterine kayıtta bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde ticari defterlerine kayıtta bulunmuştur. Yine dava dosyasında yer alan mutabakat formu üzerinde yapılan inceleme neticesinde 31.05.2022 tarihinde, davalı tarafın ... adresi üzerinden davacı tarafa gönderdiği “nezdimizdeki hesabınız 15.05.2022 tarihi itibariyle 514.170,84-TL alacak bakiyesi göstermektedir. mutabık olup olmadığınızın bildirilmesi rica ederiz” beyanı ile mutabakat talepli yazısına karşılık olarak davacı tarafın “MUTABIĞIZ” şeklinde cevap verdiği görülmüş, davalının dava dosyası kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı gibi bu hususa ilişkin bir itirazda da bulunmamıştır.
Bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Tüm bu açıklamalar, gözetilerek davanın kabulüne ve takibin devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-321.932,34 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 21.991,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.888,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.103,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 3.888,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.376,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 52,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.052,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 51.509,17 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza