T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/723 Esas - 2024/1205
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/723 Esas
KARAR NO: 2024/1205
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVALI : 3-
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/08/2020
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin idaresindeki ... plakalı aracı ile davalı ... şirketine ait diğer davalı ... idaresindeki aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, araç üzerinde yaptırılan ekpertiz incelemesi sonucu 30.689,00 TL hasar tespit edildiğini ve 450,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, kazanın diğer tarafı olan aracın davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı olduğunu ve davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, ayrıca müvekkilinin aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını, mevcut kaza sonucunda meydana gelen zararın tazmininde teminat kapsamında davalı sigorta şirketinin araç sahibi ve sürücü ile beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu zararların tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 50,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 100,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 50,00 TL nin de davalılar ... ve ... AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili 21.09.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kazanın müvekkili şirkete ihbarı üzerine ekspertiz gönderilerek araçtaki hasarın tespit ettirildiğini, davacının araçtaki hasarı kendi iradesiyle seçtiği servise yaptırdığını ve ... plakalı araç için 9.448,04 TL ödeme yapıldığını fakat davacının hesabının kapalı olması üzerine ödemenin iade edildiğini, müvekkili şirketin sigorta genel şartlarına göre belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, ekspertiz ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ve ekspertiz ücretinin yüksek olduğunu, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dayalı ... vekili 02.10.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kullandığı diğer davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS ile sigortalı olan aracın davacı aracı ile kazaya karıştığını, kazanın sigorta şirketine ihbar edildiğini ve müvekkilinin ehliyetli ve sıfır promil alkollü (alkolsüz) olması sebebi ile karşı tarafın hasarının sigorta şirketince karşılandığını, davacının araçtaki hasarı kendi iradesiyle seçtiği servise yaptırdığını ve ... plakalı araç için 9.448,04 TL ödeme yapıldığını fakat davacının hesabın kapalı olması üzerine ödemenin iade edildiğini, davacının iddia ettiği hasar miktarının haksız ve gerçekten uzak olduğunu, aracın çekilen fotoğraflarının mevcut olduğunu ve aracın modeli de dikkate alındığında talep edilen hasar miktarının iyi niyetli olmadığını, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının almış olduğu ekspertiz raporunun kendi insiyatifi olduğunu, mahrum kalındığı iddia edilen 15 günlük sürenin çok fazla olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen diğer davalı ... A.Ş. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 19/12/2020 tarihli bilirkişi raporu, 15/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporu, BAM kaldırma kararı sonrası alınan 11/09/2023 ve 01/11/2023 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli, ekspertiz ücreti ve araçtan mahrum kalınmasına ilişkin zararların tazmini istemine ilişkindir.
09/06/2020 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ... AŞ'ye ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Mahkememizin 2020/417 esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 03/06/2021 tarih 2020/417 Esas 2021/396 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen kararın, davacı ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 35. Hukuk Dairesinin 17/04/2023 tarih 2022/1094 Esas 2023/603 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında dosya mahkememizin 2023/600 esasına kaydedilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 30/11/2023 tarih 2023/600-1269 E-K sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen karar bu kez davalılar vekillerince istinaf edilmiş, Ankara BAM 35. Hukuk Dairesinin 08/05/2024 tarih 2024/159-648 E-K.sayılı ilamı ile "...Hasar bedeline yönelik tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde; ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararda, tespit edilen onarım bedelinden, uygulanan iskonto miktarı nazara alınarak belirlenen miktara göre davanın kabulüne karar verilmiş iken, davacı ve davalının istinaf talebi üzerine Dairemiz 2022/1094 E. 2023/603 K. Sayılı 17/04/2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının onarım bedeline iskonto uygulanarak hesaplamanın yapıldığı raporun karar vermeye elverişli olmadığından bahisle “Davacının 2010 model ve kaza tarihinde 10 yaşında olan aracının 200.000,00 km'de olduğunun da anlaşılmış olmasına göre; aracın kaza tarihindeki değişmesi gereken parçaların parça ve işçilik bedeli ile değişmesi gerekmeyen parçalar açısından onarım bedellerinin değerlendirildiği, bu şekilde kaza tarihinde onarım bedeli tespit edildiği, tespit edilen onarım bedelinden aracın yaşı, yılı kullanım şekli dikkate alınarak değişen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzili, hurda ve amortisman uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, orjinal parçalar üzerinden tespit edilen rakamdan, ne şekilde tespit edildiği ve neye istinaden yapıldığı anlaşılmayan iskonto uygulanmak suretiyle tazminatın tespit edildiği, denetime ve karar vermeye elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.” denilerek kaldırılması sonrasında, ilk derece mahkeme tarafından yeni bir bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen 01/11/2023 tarihli raporda aracın yeninden onarılması için parça tutarının 21.712,63 TL olacağı, bu miktardan 212,63 TL sovtaj indirimi yapılacağı, bu şekilde yedek parça tutarının 21.500,00 TL olduğu, işçilik bedelinin ise 4.295,00 TL olacağı, toplam hasar bedelinin KDV ilavesi ile 30.438,10 TL olduğu tespit edilmiş, rapora davalıların itiraz etmesi üzerine, bilirkişi raporunda önceki raporunu tekrar ile hasarlanan araçta kıymet kazanmanın söz konusu olmayacağını belirterek kök raporda değiştirmeyi gerektirecek bir husus olmadığını belirtmiştir.
Dairemizce daha önce verilen kararda hasar bedelinden iskonto uygulanamayacağı belirtilmiş, ancak özellikle aracın yaşı ve kilometresi de belirtilmek suretiyle, meydana gelen kaza nedeniyle aracın onarılması nedeniyle oluşacak zarardan hurda ve amortisman yahut kıymet kazanma söz konusu ise bu nedenle indirim uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için eksik inceleme ile karar verildiğinden karar kaldırılmış iken, yeninden alınan bilirkişi raporunda onarım bedelinin daha önce tespit edilen, davacının ıslah ettiği miktarın da üzerinde olduğu, tespit edilerek, söz konusu miktardan, sovtaj denilerek 212,63 TL indirim yapılarak zarar miktarı belirlenmiş, ek raporda kıymet kazanımı yönünden değerlendirme yapılmış ise de aracın yaşı, km'si nazara alınarak hasar gören parçaların kullanılmışlık düzeyine göre amortisman nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı bilirkişi tarafından değerlendirilmediği gibi sovtaj olarak açıklanan 212,63 TL miktarın ne şekilde belirlendiği de yeterince gerekçelendirilmemiştir. Bu haliyle hükme esas alınan rapor ile daha önce Dairemizce verilen kaldırma kararının yerine getirildiği söylenemez.
Davalı tarafından da rapora itiraz edilmiş olmasına göre, daha önceki kaldırma kararında belirttiğimiz hususlarda, kaza tarihi itibariyle araç onarım bedelinin tespit edildiği, tespit edilen onarım hurda tenzili ile aracın yaşı ve km'si ve kullanılmışlık düzeyi nazara alınarak amortisman gideri yahut kıymet kazanım tenzili uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirildiği, denetime elverişli, gerekçeli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, onarım bedeli artırılmak suretiyle ve ne şekilde tespit edildiği anlaşılmayan 212,63 TL miktarın indirilmesi ile belirlenen hasar tespitine yönelik rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, daha önce Dairemizce verilen kaldırma kararında da açıklandığı üzere, aracın modeli, km'si ve özellikleri de nazara alınmak suretiyle, davacının hasar miktarına yönelik talep edebileceği tazminat miktarının tespit edildiği, denetime elverişli, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre kararın ... A.Ş. ve davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş, gönderilen dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
BAM ilamı doğrultusunda alınan 06/09/2024 tarihli 2.ek raporda BAM kaldırma ilamında belirtilen 212,63 TL olarak belirtilen sovtaj miktarı ile diğer belirtilen hususlar yeterli gerekçeyle açıklanmış ve özetle; "Kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere; Davalı ...nin işleteni olup, davalı ... Sigorta A.Ş.ne sigortalı ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c. 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ile ... plakalı ve ... plakalı araç sürücülerinin ise kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz oldukları, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının kdv dahil 30.438,10 TL olacağı, davacının tamir süresi ikame araç yoksunluk kaybının 2.800,00 TL olacağı ve bundan da sadece davalılar ... ve diğer davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olacakları, önceki görüşünde değişiklik yapılması gerekmediği..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 02/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan hasara bağlı tazminat ve ekspertiz ücreti taleplerini 30.718,00 TL artırarak 30.818,00 TL'ye yükseltmiş, yükseltilen miktara ekspertiz ücretinin de dahil edildiğini, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılması halinde taleplerinin 30.368,00 TL hasar bedelinden ibaret olduğunu ifade etmiş, 50,00TL olan araç mahrumiyet zararı taleplerini ise 1.210,00TL artırarak 1.260,00TL'ye yükseltmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, BAM kararı, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, BAM ilamı gözetilerek kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve malikinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından ıslah dilekçesi ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulüne, kazaya karışan aracın şirket üzerine kayıtlı ticari araç olduğu gözetilerek avans faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
30.368,00TL hasar bedeli tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) tahsili ile davalı sigorta şirketi yönünden 06/07/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 09/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
1.260,00TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın davalılar ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 09/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.160,50TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40TL harç ile 548,00TL ıslah harcı toplamı 602,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.558,10TL harcın, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.496,02TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin takdiren davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 54,40TL başvurma harcı, 7,80TL vekalet harcı, 54,40TL peşin harç, 548,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 664,60TL harcın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 638,12TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 760,00TL posta ve tebligat ücreti, 450,00TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.210,00 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 3.082,12 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/11/2024
Katip Hakim
e-imzae-imza