T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/730 Esas - 2025/605
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/730 Esas
KARAR NO: 2025/605
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALILAR: 1-
VEKİLİ:
2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/07/2018
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
K.YAZIM TARİHİ: 02/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 02.08.2016 günü davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkilinin de içinde bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin evlere temizliğe gittiğini ve aylık ortalama 3.000,00TL kazandığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazadan dolayı çalışmadığını ve maddi-manevi zarara uğradığını, müvekkilinin mağduriyetinin gideritmesi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, yapılar başvuru neticesinde 27.220,00TL Tazminat ödemesinde bulunulmuş ise de yapılan ödemenin müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat hariç maddi tazminattan sorumluluğu oranında; 2.500,00TL. maddi kazanç kaybı, 2.500,00TL, iş gücü kaybı, 50.000,00TL manevi tazminat, olmak üzere Toplam 55.000,00TL tazminatın haksız fiil eyleminin gerçekleştiği 02.08.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/07/2025 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 170.932,48TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.532,90TL'ye artırmıştır.
CEVAP :
Davalı ... vekili; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından 14.05.2018 tarihinde davacıya 27,220,00TL, tazminat ödemesinde bulunulduğunu, yapılan ödeme karşılığı müvekkili şirketin ibra edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olması durumunda müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin olası tazminattan güncelleme yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kazada emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, ayrıca, olayda hatır taşımasının mevcut olup, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi halde, %40 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kazanç kaybı talebinin poliçe teminat limiti dışında olması nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davaya konu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacının iş gücü kaybına uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğini, davacının bir kazanç kaybı var ise , kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05/07/2021 tarih ve ... sayılı maluliyet raporu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 08/01/2019 tarih ve ... sayılı kusur raporu, 21/09/2021 tarihli hesap bilirkişisi raporu, 21/09/2021 tarihli hesap bilirkişisi ek raporu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25/11/2024 tarih ve ... sayılı maluliyet raporu, 17/04/2025 tarihli hesap bilirkişisi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
02/08/2016 tarihinde, sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı araç ile sürücüsü davalı ... olan, davalı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın kaza neticesinde yaralandığı, işbu dava ile davacının oluşan yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminatın talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 07/12/2021 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 17/05/2024 tarihli ve 2022/530 esas, 2024/709 karar sayılı ilamında; "... Bu durumda mahkemece, ödeme tarihi itibariyle davacının zararının karşılanmadığı anlaşıldığına göre rapor tarihindeki (21.09.2021) verilere göre hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ve varsa davacının müterafik kusuru, bu hesaplama üzerinden takdiren indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamadan müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra bulunan bedel esas alınıp ödeme ile davacının zararının karşılandığının kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın artması ile davacının kusurlu/ihmali eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Bu durumda mahkemece, davacının, kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması ile maluliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından ek rapor alınıp sonucuna göre müterafik kusur indiriminin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hesaplanan zarardan müterafik kusur indirimi yapılması isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı uyarınca, davacının emniyet kemerinin takılı olmamasının oluşan maluliyetinde etkili olup olmadığının, uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na müzekkere yazılmış, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunda, davacı ....'ın 02.08.2016 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %8 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, emniyet kemeri takılmasının sürücü ve yolcuların çarpmanın etkisi ile araç dışına firlamasına ve çarpmaya ikincil yaralanmalara karşı koruyucu olduğu; ancak yaralanma ve ölümlere karşı koruyuculuğunun somut olayda tespit edilmesi için çarpmanın şekli, kazaya karışarı araçların türü, kişinin bulunduğu koltuk, araçta hava yastığı bulunup bulunmadığı, emniyet kemerinin türü, kişinin kaza esnasındaki bilinç durumu gibi pek çok etkenin bilinmesi gerektiği ve bu hususların bilinmesi durumunda da emniyet kemeri takılmasının yaralanmaya olan etkisinin kazanın türü ve yaralanmanın şiddetine bağlı olarak kesin şekilde tespit edilemeyebileceği kanaati bildirilmiştir.
Kaldırma kararına uygun tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmıştır. Alınan ek raporda kaldırma kararında belirtilen 21/09/2021 tarihli rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama neticesinde davacının geçici işgöremezlik tazminatının 3.532,38TL olduğu, sürekli işgöremezlik tazminatının 42.615,33TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 27.220,00TL'nin sürekli işgöremezlik tazminatından mahsubu ile davacının bakiye 15.395,33TL sürekli işgöremezlik tazminatı bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararının gerekçesi, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme neticesinde, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı, davacının kaza sebebiyle kaburgasında ve boynunda kırıklar olduğu, davacının maluliyetine sebebiyet veren C2 vertebra posterior eleman kırığının emniyet kemeri takılı olsa dahi kazanın ve dolayısıyla arkadan çarpılmanın etkisi ile gerçekleşeceği, zira emniyet kemerinin boyun kısmının sabit kalmasına bir etkisi olmadığı, emniyet kemerinin takılı olup olmamasının zararın oluşumunda veyahut artmasında etkisinin tespit edilemediği, davacının araçtan fırlama gibi bir durumunun da söz konusu olmadığı bu itibarla da müterafik kusur indirimi yapılmasının gerekmediği, bu yöndeki davalı savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmaksızın ve davacının damadının aracında yolcu olduğu gözetilerek hatır taşımasının söz konusu olmaması sebebiyle bu yönde de bir indirim yapılmayarak kaldırma kararındaki gerekçe gözetilerek kaldırma kararı öncesindeki ek rapor tarihindeki(21/09/2021) verilere göre tespit edilen tazminat kalemleri yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir(Sigorta şirketince yapılan ödemenin sürekli işgöremezlik tazminatından mahsubu yapılırken sehven işlemiş faiziyle birlikte mahsubu yapılmamış, hüküm açıklandığından hükümde düzeltme yapılmamıştır).
Davalı yan ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuşsa da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda, o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre somut olayın yaralanmalı trafik kazası olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin 8 yıl olduğu ve kaza tarihi olan 02/08/2016 tarihinden ıslah tarihi olan 25/07/2024 tarihine kadar bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan zamanaşımı define itibar edilmemiştir.
02/08/2016 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığı ve %8 oranında malul kaldığı, davacının olay sebebiyle manevi olarak çöküntüye uğradığı ve bu sebeple bir miktar manevi tazminata hak kazandığı kabul edilmiştir. Davalının meydana gelen trafik kazası sonucu %100 kusuruyla davacının yaralanmasına sebebiyet vermesiyle davacının beden bütünlüğüne zarar verdiği belirlendiğinden, davalının bu eylemi nedeniyle davacının yaşadığı elem ve acı göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi suretiyle, davacının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha özenli olmaya sevketmek hedeflenerek, günün ekonomik koşullarına göre davacının müterafik kusuru da gözetilerek takdiren belirlenen 15.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 3.532,38TL geçici iş göremezlik tazminatı, 15.395,33TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... yönünden olay tarihi olan 02/08/2016 tarihinden, davalı ...ta yönünde kısmi ödeme tarihi olan 17/05/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-DAVACI YANIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 15.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davalı vekilince belirtilen kısmi ödeme var ise bu hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
4-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 1.292,95TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17,07TL harç ile 578,81TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 697,07TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 17,07TL peşin harç, 35,90TL başvuru harcı, 5,20TL vekalet harcı, 578,81TL ıslah harcı olmak üzere toplam 636,98TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince davacı için hesap edilen 18.927,71TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi uyarınca belirlenen 18.927,71TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 1.024,65TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,77TL harcın mahsubu ile bakiye 853,88TL karar ve ilam harcının, davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 170,77TL peşin harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; davacı için 15.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı ...'nın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 maddesi gereğince reddedilen miktara göre hesap edilen 15.00,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 1.719,50TL tebligat ve posta gideri ile 2.800,00TL bilirkişi ücreti, 2.751,50TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 7.271,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.099,00TL'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 613,11TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı ... tarafından sarf edilen 150,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 127,33TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/05/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı