T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/738 Esas - 2025/488
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/738 Esas
KARAR NO: 2025/488
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/06/2024
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
K.YAZIM TARİHİ : 04/06/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; davacının, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda olarak 18.08.2016 tarihinde ... plakalı araçla seyir halindelerken, ... Komutanlığı yanında aniden önlerinde duran plakası ve modeli belli olmayan ve daha sonrasında olay yerinden kaçan plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen yüksek, siyah renkli bir ...'le çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu davacı ... 'ın yaralanmış olduğunu, olay yerinden ayrılan ... sürücüsünün de 2918 sayılı KTK.nun 56/d. ve 84/d-k maddeleri kural ihlallerini işlemiş olduğunu, sigortalının tespit edilmemesi durumunda kişiye gelen bedensel zararın tazmininden davalı kurum olan ... ...nın sorumluluğunun olduğunu belirtilerek, davalı ... ...ndan şimdilik kaydıyla; 10,00TL sürekli iş göremezlik, 10,00TL geçici iş göremezlik ve 10,00TL de bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; kazaya neden olduğu iddia edilen araç varlığının şüpheden uzak ve kesin bir şekilde ispat edilmesinin gerektiğini, bu bağlamda aracın ZMSS(Trf) Sigorta Poliçesinin olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, davalı sorumluluğunun sigortası bulunmayan/plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, meydana gelen kazada yaralanmış olan davacının müterafik kusurunun olup olmadığının, yine hatır taşımasının olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı Çocuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, hastane kayıtları, 03/12/2024 tarihli kusur bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Kusur bilirkişisi raporunda, davacı çocuğun da içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c., 56/c., 84/d. ve KTY. 97. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen olay yeri terk ... sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla; kusursuz olacağı, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacı çocuk ...'ın araçta olduğu esnada emniyet kemerinin takılı olmadığının tarafınca somut olarak söylenir olmadığı gibi, tazminattan % indirim anlamındaki müterafik kusur oranı hususu ile hatır taşıması hususlarının da mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri) tazminat ödenmesi talebine ilişkindir.
18/08/2016 tarihinde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davadışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada davacı yolcu ... yaralanmıştır.
18/08/2016 tarihinde meydana gelen kazanın; gece vakti saat ... sularında, yerleşim yeri içi, 82 km/h hız limitli, 4 şeritli 18 metre platform genişlikli, düz ve eğimsiz bölünmüş tek yönlü asfalt yol üzerinde, açık hava kuru zeminde, 2 araçlı arkadan çarpma ve olay yerini terk etme şeklinde meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 1.30 promil alkollü olarak yanında davacı çocuk ... da olduğu halde ... Bulvarı üzerinde ...'ı Caddesi istikametine doğru seyrettiği ... Bulvarından ...'ı Caddesine katılım varyantına yaklaştığı esnada aracının ön kısımlarıyla, önünde duran ve kazadan sonra da kaza yerini terk eden plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen olay yeri terk sürücü idaresindeki ...'e arkadan çarpması şeklinde meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...nın kazanın meydana gelmesinde önündeki aracın aniden durmasının etkili olduğunu iddia ettiği, plakası tespit edilemeyen ... sürücüsünün ani şekilde durmuş olduğu hususunun tüm dosya kapsamından sabit olmadığı gibi seyir halinde olan bir aracın önüne aniden bir sokak hayvanının çıkması veya önündeki trafiğin aniden yavaşlaması veya sürücünün hemen önünde duran araçlara yaklaşmış olması durumunda etkili frenleme ile aracını durdurması gerekeceğinden ve ... plakalı araç sürücüsü ...'nın gerek 1.30 promil alkollü olması gerekse gerekli ve yeterli takip mesafesini koruyamaması sebebiyle kazanın %100 kusuruyla meydana geldiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Soruşturma aşamasında alınan kusur raporunda da benzer yönde tespit yapılmış olduğundan davacı yanın itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın etkili olduğu tespit edilemediğinden davalı ... ...ı'nın sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Bu nedenle davacının oluşan zararından davalı sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 30,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2025
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı