T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/747 Esas - 2024/1060
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/747 Esas
KARAR NO: 2024/1060
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/12/2022
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bireysel olarak esnaf faaliyeti kapsamında iş yapmak için 02/06/2022 tarihinde Yenimahalle ... Noterliğinde ... Yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... rezistans şirketinden ... plakalı ... şase nolu ... aracını 223.000,00 TL'ye satın aldığını, müvekkilinin aracı aldıktan kısa bir süre sonra aracın yağ lambasının yandığını gördüğünü, 24.06.2022 tarihinde aracı bakım yapmak üzere ... sitesinde ...'na bakıma götürdüğünde yağ koyularak, hava filtresi, polen filtresinin değiştirildiğini, bir süre takip edildikten sonra yağ lambasının yanmaya devam ettiğini gören müvekkilinin aracı servise tekrar götürdüğünü, servisin düzenlemiş olduğu rapordan da anlaşılacağı üzere gelen araçta yağ kalmadığı görünüp tekrar yağ eklendiğini, aracın buna rağmen yağ lambasının sönmediği görüldüğünde tekrar araç servise getirildiğini, araçtaki sorunun neyden kaynaklı olduğunun anlaşılması için araç serviste cihaza bağlandığında araca farklı bir yazılım atıldığı servisçe tespit edildiğini, araca atılan yazılımdan kaynaklı araçta mekanik ve elektronik hiçbir arıza görülmediğinin tespit edildiğini, araç bir süre serviste kalmasının akabinde arızanın motor kaynaklı olduğu ... Otomotiv tarafından tespit edildiğini, söz konusu servis motordaki arızanın tahmini bedeli olarak 50.000 TL'den başlayarak 80.000 TL'lere kadar ulaşabileceğini söz konusu zararın onarımının ucunun açık olduğunun müvekkiline beyan edildiğini ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanamayacağını, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağını, satın alınan aracın söz konusu servis tarafından motor sorunu tespit edilir edilmez satıcıya durumun 06.10.2022 tarihinde bildirildiğini ve satıcı bu tarihte temerrüte düştüğünü, batıcı ile yapılan görüşmelere rağmen çözüm yoluna yanaşılamadığını, son çare olarak dava açma zaruriyeti hasıl olduğunu, araçta bulunan ayıp, gizli ayıp niteliğini taşıdığını, anlaşıldığı anda satıcıya bildirilmiş ve gerekli görüşmeler sağlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik arızalı motorun tamir bedeli belli olmamasından kaynaklı şimdilik 5.000,00TL'nin iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ayıp oranında bedel iadesi yapılmasına veya satış bedelinden indirim yapılmasına ve temerrüt tarihi olan 06.10.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ayıplı satış yapıldığı iddiasından kaynaklı zararın tazmini talebine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Somut olayda, davacı ayıplı olarak satılan malın tamir bedeli mümkün olmaması halinde ayıp oranında satış bedelinden indirim veya bedel iadesi talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124. maddesinin 1 ve 2. bentleri değerlendirildiğinde davacının tacir sıfatının bulunmadığı açıktır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda ... Vergi Dairesi müzekkere cevaplarında davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. (Ankara BAM 13.HD'nin 2018/562 esas,2018/596 karar ve 2019/1679 esas,2019/1700 karar sayılı ilamları). Dava konusu davacıya satılan aracın araç takyidat kaydının “hususi” araç olduğu, davacı araç sahibinin bu aracı ikinci el olarak satın almış olmasının davacının tüketici vasfını ortadan kaldırmadığı, Davacı hizmet alan tüketici konumunda olup, alınan hizmet de tüketici işleminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda somut uyuşmazlığa bakma görevinin Ankara Batı Tüketici Mahkemelerine ait olduğu(Yargıtay 20. HD. 2015/5944 E. 2015/10933 K.) değerlendirilmekle 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı