T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/838 Esas - 2025/528
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/838 Esas
KARAR NO: 2025/528
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA İHBAR OLUNAN:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/07/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Davalı ... ekipleri tarafından 20/07/2022 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... ... Yolu, ... Caddesi adresinde18.966,33-TL tutarında, 08/08/2023 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... Caddesi adresinde 63.014,41-TL tutarında davacı Şirket'e ait altyapıya hasar verildiğini, ekli tutanak, kroki ve fotoğraflarla belgelendiğini, hasar bedellerinin tazmini talep edildiğini, davacı Şirket, altyapısına davalı tarafından verilen işbu hasarların giderilmesi için ... Ortağı olan ... A.Ş. firmasını görevlendirildiğini ve bedeli mukabilinde hasarları giderdiğini, hasarlara ilişkin hasar tutanakları, fotoğraflar, açıklamalı arıza formu ve arıza raporu ile hasarın giderilmesi sonucu davacı Şirket tarafından ... Ortağı firmasına ödeme yapıldığına dair fatura ve muvafakatname dilekçenin ekinde incelemenize sunulduğunu, davacı Şirket altyapısına, davalı ... tarafından zarar verildiği olaya müdahale eden saha arıza ekiplerinin tanıklıkları ile de sabit olduğunu, tanıklara ait bilgileri deliller bölümünde bildirdiklerini, yukarıda arz edilen ve tespit edilecek sebeplere istinaden; İşbu davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydı ile şimdilik toplamda 81.980,74-TL olan hasar bedelinin: 20/07/2022 tarihinde meydan gelen 18.966,33-TL'lik kısmının, 08/08/2023 tarihinde meydana gelen 63.014,41-TL'lik kısmının, ayrı ayrı hasar tarihlerinden itibaren, T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, belirtilen tarih ve adreslerde Davalı İdare tarafından kazı çalışması yapılmadığını, Davanın ... A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, Yüklenici firmalar ile İdare arasında yapılan sözleşmelerin eki niteliğinde olan Özel İdari Şartnamelerde esas alınan husus; kazı esnasında yer altı tesislerinde meydana gelen tahribat, kazı ve çöküntülerden yüklenicinin sorumluluğu hususu olduğunu, bu sebeple yüklenici boru, kablo vs. gibi bilcümle yer altı tesislerinin ve kazılara yakın bina, duvar, direk vesaire bilumum tesislerin emniyeti için bütün tedbirleri kendi sorumluluğu altında almaya mecbur olduğunu, doğacak her türlü maddi ve manevi zarardan yüklenici sorumlu olduğunu, dolayısıyla meydana geldiği iddia olunan zarar şirketin bizzat kendi sorumluluğunda olduğunu, diğer bir deyişle meydana gelen zarar ile davalı İdare arasında illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça; yüklenicinin kazı çalışması esnasında yer altı tesisine zarar verdiği iddiası ile İdareden tazminat ya da hasar bedelini talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, davalı idarece gerekli bildirimler de yapıldığını, nitekim ilgili birimin cevabi yazısında; ... A.Ş. yükleniminde bulunan “... Arası İletim Hattı, Depo Terfi İstasyonları Ve Tesisleri Yapım İşi” kapsamında içme suyu şebeke hattı imalatlarının gerçekleştirildiği, söz konusu iş kapsamında imalatlar başlamadan önce tüm alt yapı kuruluşlarına projenin ... ve ...Dosyaları yollanılarak mevcut tesislerin yerlerinin işlenmesi ve imalatlar sırasından tesislerin yerlerini bilen bir elemanın sürekli olarak iş başında bulundurulmasının istendiği bildirildiğini, tüm bu hususların yanı sıra hasar ve kusur iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından tutanak usulüne uygun tutulmadığını, tek taraflı, bilgi ve görgü sahibi tanık olmadan, hasarın nasıl oluştuğu, hasarı yapan araçlar, firmalar veya kişilere ait bilgiler bulunmadan tutulan tutanaklarla iddia edilen hasarlarla ilgili davalı İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, Nitekim Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve ... Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile İdare tarafından birlikte tutulması gerektiğinde şüphe yokken hasar tespit tutanağının tek taraflı tutulmasının tutanağın sıhhatini sıkıntıya sokacağı açık olduğunu, bu nedenle Yönetmeliğe aykırı olarak tutulan tutanaklar ve hasar tespitini kabul etmediklerini, hiç kimse kendi kusurundan dolayı hak talep edemeyeceğini, İlgili tutanaklarda davacı tesislerinin standarda uygun olarak döşenip döşenmediğine dair bir tespit de yer almadığını, Davacı tesislerinin T.S.1097’ye göre yapılması gerekmekte olup davacı tesisi buna aykırı döşendiğini, Zira davacı davasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, İspat külfeti davacıda olduğunu, ayrıca hasara uğradığını iddia ettiği kabloların, teknik kurallara uygun, boruların üzerinden değil belirli bir mesafeden döşenmiş olduğunu da ispatlaması gerektiğini, dosyada bağımsız mahkemelerce yapılmış bir tespitte bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedelleri de afaki olup yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Davacı tarafından talep edilen satılmayan enerji bedeli, kablo test bedeli, işçilik ücreti gibi kalemlerin Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/1231 E. 2010/3317 K. sayılı kararı doğrultusunda istenemeyeceği aşikâr olup kabulü mümkün olmadığını, Davacının hasar tarihinden itibaren avans faiz talebi de haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup kabul ettiğini, müvekkili İdarenin dava konusu hasara ilişkin kusuru bulunmadığı gibi, kusursuz sorumluluğu da bulunmamakta olup davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle, öncelikle davanın yüklenici şirkete ihbarına, neticede davanın usul - esastan reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf (davacı) üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 21/01/2025 tarihli raporu ile özetle; Dosyada mevcut belgeler ve yapılan teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde; Teknik Uygunluk Yönünden ; Davacının 15/12/2023 tarihli dava dilekçesinde ve ekinde sunulan her iki mahale ilişkin fotoğraflar incelendiğinde; tranşe kazı derinliğinin 50 cm olarak yapıldığı, ikaz bandının, ince kum ile doldurulmadığı ve beton atılmadığı anlaşıldığı, 27/12/2012 tarihli ve 28510 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayınladığı Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı Genel Standartlar Dokümanına uygun imalat yapılmadığı, Tutanaklar Yönünden: Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve ... Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile davalı İdare tarafından birlikte tutulmadığı, Sorumluluk Açısından :Dava dışı... yükleniminde bulunan “... Arası İletim Hattı, Depo Terfi İstasyonları Ve Tesisleri Yapım İşi” kapsamında içme suyu şebeke hattı imalatlarının gerçekleştirildiği, söz konusu iş kapsamında imalatlar başlamadan önce tüm alt yapı kuruluşlarına projenin ... ve ... Dosyaları yollanılarak mevcut tesislerin yerlerinin işlenmesi ve imalatlar sırasından tesislerin yerlerini bilen bir elemanın sürekli olarak iş başında bulundurulmasının istendiği bildirildiği beyan edildiği, ancak dosya kapsamında davalı ... ya da ... Müdürlüğü tarafından davacıya yapılan bildirimin dosya kapsamında bulunmadığı, ... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü Su inşaat Dairesi Bakanlığı İnşaat Kontrol Şube Müdürlüğü’ne Su İnşaat Dairesi Başkanlığı tarafından yazılan 20/11/2024 tarihli yazıda “ ... Arası İletim Hattı, Depo Terfi istasyonları Ve Tesisleri Yapım İşi” kapsamında dava dışı .... tarafından içme suyu şebeke hattı imalatlarının gerçekleştirdiği taraflar arasında yapılan sözleşmenin “İçme suyu Özel Teknik Şartnamesi 17. Maddesi (Müteferrik Konular) 9. Fıkrası gereğince mevcut tesislere zarar verilmesi durumunda bu kuruluşlardan gelen fatura bedeli yüklenici tarafından karşılanacağı, ......" Maddesi gereği yer altı ve yerüstü zararlardan yüklenici firma sorumlu olduğunun bildirildiği “ dolayısı ile oluşan zararlardan davalı ... dava dışı .... sorumlu olduğu yönündeki karar takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Hasar Bedelleri Yönünden: ... ili, ...ilçesi,...Yolu,... Caddesi adresindeki hasar bedelinin % 18 KDV dahil 18.966,33 TL bedelin uygun olduğu, .. ili, ... ilçesi,... Mahallesi, ... ve ... Caddesi adresindeki hasar bedelinin % 20 KDV dahil 63.014,43 TL, bedelin uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi 14/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; Dosyada mevcut belgeler ve yapılan teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde; Davaya konu olan her iki yerdeki tranşe kazı derinliğinin 50 cm olarak yapıldığı, ikaz bandının, ince kum ile doldurulmadığı ve beton atılmadığı anlaşıldığı, 27/12/2012 tarihli ve 28510 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayınladığı Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı Genel Standartlar Dokümanına uygun imalat yapılmadığı, bu hali ile Davacının yaptığı imalatların teknik yönden uygun olmadığı, kazı esnasında giden hattın tespiti yapılamayacağından hasarlanma oranının yüksek olduğu, oluşan hasardan da sorumlu olacağı, davalı ...‘nin ... tarihli dilekçe ekinde davacıya yapılan 17/05/2023 bildirim yazısının olduğu ve “...” adresine iletildiği ve ilgili yazısının teslim alındığı , Davalı ...’nin Yasa Ve Yönetmelikler gereği üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinin anlaşıldığı, Davacı tarafa gerekli bilgilendirilmenin yapıldığı, Davacı tarafın dava dışı ... irtibata geçerek güzergahları hakkında bilgi vermesi gerektiği, hatta kazı esnasında davacı tarafın personellerinin dava konusu yerlerde olması gerektiği, bu hali ile da davacı tarafın oluşan hasardan sorumlu olduğu, kök raporda yapılan tespitler neticesinde oluşan Sayın mahkeme tarafından belirlenecek kusur oranı kadarlık kısmından davalı ...’nin değil dava dışı.... sorumlu olacağı, meydana geldiği zarar ile davalı... arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu husustaki takdirin yönündeki karar takdirin Sayın Mahkemede olduğu, bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar’ında “Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” şeklinde belirtilmesi nedeni ile tarafımca Kusurun yüzdesel tespitinin yapılamadığı, bu nedenle kusurun yüzdesel tespitinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,... ili,... ilçesi, ... Yolu,... Caddesi adresindeki hasar bedelinin % 18 KDV dahil 18.966,33 TL ve... ili, ... ilçesi, ... ve ...Caddesi adresindeki hasar bedelinin % 20 KDV dahil 63.014,43 TL, bedellerinin uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, hasar tazminat talebine ilişkindir.
Davacı Şirket, altyapısına davalı tarafından verilen işbu hasarların giderilmesi için ... Ortağı olan.... firmasını görevlendirildiğimi ve bedeli mukabilinde hasarları giderdiğini, hasardan davalı...'nin sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davacı tarafça davalı tarafça yapıldığı iddia edilen kazı çalışması esnasında yer altı tesisine zarar verildiği iddiası ile idareden hasar bedeli tazminatı talep etmiştir. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü Su inşaat Dairesi Bakanlığı İnşaat Kontrol Şube Müdürlüğü’ne Su İnşaat Dairesi Başkanlığı tarafından yazılan ... tarihli yazıda “... li ... İlçesi ... Yolu ... Caddesindeki mahallede “...” kapsamında .... tarafından içme suyu şebeke hattı imalatlarının gerçekleştirdiği tespit edildiği, yapılan değerlemede; sözleşmenin “İçme suyu Özel Teknik Şartnamesi 17. Maddesi (Müteferrik Konular) 9. Fıkrası gereğince mevcut tesislere zarar verilmesi durumunda bu kuruluşlardan gelen fatura bedeli yüklenici tarafından ödenecektir. Aksi taktirde İdare alacaklarından ilgili kurum ve kuruluşlara ödenir. Mevcut su borularına verilen hasarlar anında onarılacaktır, işlemin önemine binaen hasar ... ekiplerince giderilmesi halinde ilgili birimlerce hesaplanacak hasar bedeli yükleniciden tahsil edilir.” Maddesi gereği yer altı ve yerüstü zararlardan yüklenici firma sorumlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. İş bu kapsamda Bilirkişi tarafından yerinde yapılan tespit ile düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile; Davaya konu olan her iki yerdeki tranşe kazı derinliğinin 50 cm olarak yapıldığı, ikaz bandının, ince kum ile doldurulmadığı ve beton atılmadığı anlaşıldığı, 27/12/2012 tarihli ve 28510 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayınladığı Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı Genel Standartlar Dokümanına uygun imalat yapılmadığı, bu hali ile Davacının yaptığı imalatların teknik yönden uygun olmadığı, kazı esnasında giden hattın tespiti yapılamayacağından hasarlanma oranının yüksek olduğu, oluşan hasardan da davacının sorumlu olacağı davalının kusuru ve sorumluluğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.400,03 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 784,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı