T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/873 Esas - 2025/105
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/873 Esas
KARAR NO: 2025/105
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
TASFİYE MEMURLARI :
DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/07/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
K. YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkilinin 2005 yılında davacı kooperatife üye olduğunu, 27/01/2008 tarihli kura çekimi ile ... blok ... nolu bağımsız bölümün kendisine tahsis edildiğini, fakat, davacı kooperatif tarafından müvekkiline tahsis edilen taşınmazın usulsuz bir şekilde üçüncü kişilere devredildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde tapu iptali ve tescili için dava açıldığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., ... sayılı kararı ile müvekkiline tahsis edilen taşınmazın ... Kooperatifi tarafından usulsuz bir şekilde üçüncü kişilere devredildiğinin tespit edildiğini ve müvekkili ...' a taşınmaz için ödediği bedel olan 147.415,16-TL nin tazminat olarak ödenmesine karar verildiğini, akabinde müvekkili tarafından ilama dayalı olarak Ankara ... İcra Müdürlüğü ... Esas (Yeni Ankara ... Genel İcra Dairesi ... E.) sayılı dosya ile ... Kooperatif adına icra takibi başlatıldığını, borçlu kooperatifin icra borcunu uzun bir zaman sonra icra dairesi vasıtası ile 2023 yılında ödediğini, davacı borçlunun icra dairesine ödediği bedelin müvekkilinin zararını karşılamaya yetmediğini, davacının hakkı olan taşınmazına kavuşması gerekirken, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde usulsüzce taşınmazı üçüncü kişiye satması, yargılamanın uzun sürmesi ve ödemenin geniş bir zamana yaydırılmasından uzun bir sürede alacaklarına ancak kavuşabildiğini, davalının, temerrüt faizinin yanı sıra alacaklı müvekkilinin oluşan zararının giderilmesi için ek ödeme yapmak yükümlülüğünde olduğunu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay'ın çeşitli dairelerinin konuyla ilgili emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere; davalının müvekkiline ait taşınmazı usulsüzce üçüncü kişiye satması ve uzun süren yargılama süreci nedeniyle müvekkilinin aşkın zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz olan alacağın şimdilik 1.000,00 Türk Lirası munzam zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı cevap dilekçesi ile özetle; mahkemenin ... Esas sayılı dosyası kararında davacı tarafça taşınmazın tapu iptal ve tescili konu edilmişse de bu yönden davanın reddine karar verildiğini, davadaki talep tapu iptal tescil olmadığı takdirde bedel istemi olduğunu, mahkemece bedele hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşmeye müteakip taraflarınca Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile davacı arasında protokol yapılarak davacının alacağının ödendiğini, bunun davacı tarafça icra dairesine bildirildiğini, davacının , müvekkili davalı ile protokol yaparken herhangi bir hakkını saklı tutmadığını, davacının işbu davayı açma hakkı olmadığını, davacının alacağının tamamını protokole göre tahsil etmekle hakkına kavuştuğunu, temel alacaktan bahsile bu alacağın geç ödenmesi veya ödenmemesi söz konusu olmadığını, ödeme davacının da rızasına uygun şekilde yapılmış ve bitmiş olduğunu, ülkemizde mevcut enfilasyonist ortamın davalı müvekkilinin kusuru olmadığını, kaldı ki faiz oranlarını da müvekkilinin belirlemediğini, munzam zarar iddiasını devlete karşı ileri sürmesi gerektiğini, kötü niyetli olarak işbu davanın açıldığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ; davanın reddine, dava gider ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara ... Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, kooperatif genel kurul tutanakları, ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, munzam zarar iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Örneğin; alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını veya alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde geçekleşen kur farkı sebebiyle daha yüksek miktardan ödemek zorunda kalmayacağı gibi olguları kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular TBK’nın 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez. İstikrar bulmuş Yargıtay uygulamasına göre, davacı faizi aşan (munzam) zararını yukarıda açıklanan şekilde ispat etmeden bu yöndeki talebin kabul edilmesi mümkün değildir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır.
Davacı dava dilekçesi ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., ... sayılı kararı ile davacıya tahsis edilen taşınmazın ... Kooperatifi tarafından usulsuz bir şekilde üçüncü kişilere devredildiğinin tespit edildiğini ve davacı ...' a taşınmaz için ödediği bedel olan 147.415,16-TL nin tazminat olarak ödenmesine karar verildiğini, akabinde davacı tarafından ilama dayalı olarak Ankara ... İcra Müdürlüğü ... Esas (Yeni Ankara ... Genel İcra Dairesi ... E.) sayılı dosya ile ... Kooperatif adına icra takibi başlatıldığını, borçlu kooperatifin icra borcunu uzun bir zaman sonra icra dairesi vasıtası ile 2023 yılında ödediği işbu davanın icra dosyasına konu alacağın geç tahsili nedeniyle faiz ile karşılanamayan zararı oluştuğunu iddia ettiği tek başına eldeki davaya konu alacağın geç ödenmesi nedeniyle somut bir maddi zarara uğradığını ispat edemeyeceğinden ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığı Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde mahkememizce kabul görmeyeceğinden ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (güncel tarihli Yargıtay HGK 2021/11-938 esas, 2022/401 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11.HD 2022/874 esas, 2023/3446 karar, 2021/6204 esas, 2023/1610 karar sayılı ilamları, Yargıtay 3.HD 2022/691 esas, 2022/2136 karar sayılı ilamı ve Ankara BAM 4.HD 2021/2976 esas, 2023/915 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/01/2025
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı