T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/914 Esas - 2025/686
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/914 Esas
KARAR NO: 2025/686
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/08/2024
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
K.YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı bulunan maliki ve sigorta ettireninin davalı olduğu ... plakalı aracın alkollü sürücüsü ... ... 'in sevk ve idaresinde .../.../... tarihinde ... ili ... ilçesi ... mahallesinde sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... yolu üzerinden ... istikametine orta şeritte seyrederken ... ... Bulvarı kavşağını kullanarak sola dönüş yapmak istediği esnada aynı istikamette ilerleyen sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada 2918 sayılı karayolları trafik kanununun52/a ve 48 maddesi gereğince kurallara ihlal eden ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğunu, maddi hasarlı kaza neticesinde ... plakalı araçta toplam 236.495,82TL hasar meydana geldiği ekspertiz raporu ile denetime elverişli olarak tespit edildiğini, tespit edilen hasar tazminatından poliçe limiti dâhilinde 22.500,00TL, 26.02.2024 tarihinde, ... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini düzenleyen ... ... Sigorta A.Ş. ye .../.../... tarihinde ödendiğini, bu itibarla müvekkil şirket TTK.Mad.1481 gereği halef olarak rücu hakkını kazandığını, işbu rücuen tazminat alacağının tahsili için davalıya gönderilen rücu talebine ilişkin davalı tarafından 25.05.2024 tarihli cevabi yazı ile olumsuz cevap verilmesi neticesinde yapılan arabuluculuk başvurusu sonucu yapılan arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 22.500,00TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 26.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; yetki itirazı ile zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, .../.../... tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile .... üzerinden ... İstikametine orta şeritten seyrederken ... ... Kavşağını Kullanarak Sola Dönüş yapmak istediği esnada aynı istikamette ilerleyen sürücü ... ... idaresindeki müvekkile ait ... plakalı araca çarmış olup bu suretle maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... ... asli ve tam kusurlu olup müvekkiline ait aracın sürücüsü ... ... 'in kusuru bulunmadığını, ... tarihinde meydana gelen kazada müvekkili araç sürücüsü ... ...'in alkolsüz olduğunu, bu hususun ... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliği'nin ... ... Cumhuriyet Başsavcılığına yazmış olduğu ... tarihli fezleke ile de sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı ... ...'in kazada 0,058 promil alkollü olduğu varsayılsa dahi 0,058 promil alkolün, yasal sınırın altında olduğunu, zira ilgili mevzuatta belirlenen yasal seviye 0,50 promil olduğunu, 0,058 promil alkol oranının yasal sınırın altında olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı ... ... 'in kazada 0,058 promil alkollü olduğu ve müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu varsayılsa dahi kaza sebebiyle sigorta şirketince ödenen tazminatın, araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle müvekkiline rücu edilebilmesi için kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki ve sağlık raporlarındaki müvekkili aleyhine olan hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte bu haliyle dahi müvekkili şirkete rücu için şartların oluşmadığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının ödemiş olduğu tazminatı rücu edebileceği varsayılsa dahi hasar bedeli ve ödenen tazminat fahiş ve fazla olup 22.500,00TL tazminat bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, yine kabul anlamına kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının ödemiş olduğu tazminatı rücu edebileceği varsayılsa dahi davalının talep etmiş olduğu faizin avans faizi olamayacağını, bu talebin fahiş olduğunu ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, ... ATK Başkanlığının ../.../... tarihli raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davacının trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
.../.../... tarihinde, sürücüsü davadışı ... ... olan, davalı ... Şirketi'nin maliki olduğu ve davacı ... Sigorta Şirketince sigortalı olan ... plakalı araç ile sürücüsü davadışı ... ... olan ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... plakalı aracın .../.../... - .../.../.... tarihleri arasında trafik sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketince sigortalı olduğu tespit edilmiştir.
.../.../... tarihli kaza sebebiyle poliçe kapsamında davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın oluşan zararı için kasko sigorta şirketi olan ... ... Sigorta A.Ş'ne .../.../... tarihinde 22.500,00TL ödeme yaptığı, yapılan bu ödemenin davalıdan rücuen tazmini için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı yan rücu gerekçesi olarak alkollü araç kullanıldığını iddia etmektedir.
Rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddede “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememizce alınan ... Adli Tıp Kurumu ... . İhtisas Kurulu'nun .../.../... tarihli raporunda sürücünün kanından elde edilen serumda saptanan 0,058 (sıfırvirgülsıfırellisekiz) promil düzeyi, ölçüm yapılan cihazın saptayabildiği alt sınırın altında kalacağından kişinin kan alım anı itibariyle alkolsüz olduğu, bu durumun ilk ölçüm ile kan numunesi alımı arasındaki sürenin her hangi bir anına kadar geçen zaman dilimi içerisinde vücuttan atılarak sıfır düzeyine inebilecek alkolden mi, ... ... 'in ilk ölçüm anında da alkolsüz olmasından mı kaynaklandığının mevcut verilerle ayırt edilemediği, sıfır düzeyinden hareketle geriye dönük hesaplama yapılamayacağı bildirilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamında davadışı sürücünün araç kullanım esnasında alkollü olduğunu ispata yarar bilgi ve belge bulunmadığı, dosyadaki verilerle de alkollü araç kullanımının tespit edilemeyeceği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını ispat edememesi karşısında rücu koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 22.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2025
Katip ...Hakim ...
e-imzalı e-imzalı