T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/947 Esas - 2024/954
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/947 Esas
KARAR NO: 2024/954
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/08/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 01.11.2021, 09.09.2021 ve 01.01.2024 Tarihlerinde farklı lokasyonlarda bulunan asansörler için asansör bakım ve onarım hizmetine ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, sözleşmelere göre müvekkilinin asansörlerin tüm aksam ve parçalarının bakım ve onarımını bakım kılavuzu ve Haziran 2009 Tarihli ... Asansör ve Yürüyen Merdivenin Bakımı, Bakım Talimatları için Kurallar standartlarına uygun olarak yapma işini; davalının ise asansör bakım ve onarıma ilişkin ücretleri düzenli ve zamanında ödemeyi üstlendiğini, sözleşmede belirlenen koşullarda asansörlerin bakım ve onarımlarının müvekkili tarafından eksiksiz şekilde yapıldığını ve faturaların düzenlendiğini, ancak davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu ticari ilişki nedeniyle davalının müvekkiline 377.761,24 TL + 9.750,00 EURO tutarında borcu bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı ile şifahen görüşmeler yapılmış ise de müvekkilinin uzun süre bugün yarın denilerek oyalandığını, taraflar arasındaki ticari ve beşeri ilişki nedeniyle öncelikli olarak icra takibine girişilmeyip arabuluculuk sürecine girişildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine taraflarınca davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmesi sonucu icra takibi durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili hakkında 383.652,76 TL ile 9.761.- USD olmak üzere doğrudan Amerikan Doları cinsinden icra takibi başlatıldığını, ancak icra takiplerinin milli para birimi üzerinden yapılması gerektiğini, dava konusu takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Parası karsılığı belirtilmedigi gibi davacı tarafından alacağın doğrudan Amerikan Doları ($) cinsinden talep edildiğini, bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/891 Esas - 2024/1072 Karar süresiz sikayet nedeni oldugu gibi, mahkemece, takibin her safhasında dogrudan dogruya göz önünde tutulması gerektiğini, (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/05/1999 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı emsal kararı). Davacı ile müvekkili arasında 18.03.2021 tarihli "Asansör Yapım İşi Yüklenici Sözleşmesi" akdedildiğini, akdedilen bu sözleşme uyarınca davacıdan ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Nolu parsellerdeki şantiyede iş sahibinin gösterdiği yerlere toplam 14 Adet özellikleri sözleşme ekinde belirlenmiş asansörlerin yapımını üstlendiğini, ancak davacı tarafın yapım sözleşmesindeki bu edimini tam ve noksansız yerine getirmediğini, taraflar arasındaki asansör yapım işi nedeniyle sözleşmeye uygun teslim yapılmadığından bakım sözleşmeleri nedeniyle hukuki sorumlulukları söz konusu olmadığı halde müvekkili tarafından ödemeler yapıldığını ancak yapılan ödemelerin davacı tarafından dikkate alınmadığını, müvekkilinin davacıyla uzun süreden beri ticari ilişki içerisinde olduğunu, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin cari hesap ilişkisi içerisinde takip edildiğini, müvekkilinin davacıya yaptığı pek çok ödeme ve sözleşmeler gereği ödeme yerine geçmek üzere taşınmaz tapusu devredilecek gayrimenkullerin devrinin sağlandığını, taraflar arasındaki uzun süreden ve geçmişten gelen cari hesap ilişkisi nedeniyle davacının alcaklarının kesin ve muayyen olmadığını, sözleşme hükümlerine göre geçici - kesin kabuller yapılmadan, ilave iş bedelleri üzerinde tarafların ortak mutabakat ve kabulleri olmadığından alacağın likid ve belirlenebilir olduğunun söylenemeyeceğini, bu nedenle davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin hukuki olmadığını beyan ederek, davanın reddi ile davada haksız ve kötüniyetli olan davacının İİK 67/2 maddesi uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraf vekillerince mahkememize sunulan 17/09/2024 tarihli beyan dilekçelerinden tarafların sulh olduğu anlaşılmıştır. Dilekçe ekinde sunulan sulh protokolü doğrultusunda davalı şirket ile davacı yanın sulh olduğu, protokol gereği karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, sulh protokolünün bir suretinin dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir.
Taraf vekillerinin vekaletnamelerinin incelenmesinde sulh olmaya ilişkin özel yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Sulh, 6100 sayılı HMK'nun 313/1.maddesinde “sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesinde ise; "(1)Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhün iptali istenebilir.” denilmiştir.
Somut olayda talep, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava türlerindendir. Taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olmuşlardır. Davacı vekilinin beyan dilekçesi gözetilerek davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ve HMK 315/1.maddesi gereğince tarafların talepleri doğrultusunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK'nın 331. Maddesine göre esastan sonuçlanmayan davalarda yargılama giderleri, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu suretle taraf iddia ve savunmaları ve dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alınarak davacı tarafın dava açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesi gerekse de davacı vekilinin 17/09/2024 tarihli dilekçesinde ve sulh protokolünde lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği görülmekle yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-14/09/2024 tarihli sulh protokolü uyarınca davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu 22. Maddesi gereği uyuşmazlık ön inceleme aşamasından önce çözüldüğünden 427,60TL karar ve ilam harcın 1/3'ü olan 142,53TL'nin, peşin alınan 9.065,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 8.923,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin sulh protokolü gereği davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2024
Katip Hakim
e-imzae-imza