T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/949 Esas - 2024/1298
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/949 Esas
KARAR NO: 2024/1298
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/08/2024
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
K.YAZIM TARİHİ: 22/12/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkilinin 04.06.2024 tarihinde, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... istikametine devam ettiğini ve ... Caddeye çıkıp ... aracın arkasında durduğu sıra davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın dörtyol kavşağa hızını azaltmadan kontrollü giriş yapması gerekirken aksine seyir hızıyla devam ettiği ve kusurlu aracın takip mesafesini korumayarak fren izi dahi görülmeden müvekkilinin arabasına sol taraftan vurarak müvekkilin aracını 30 metre sürüklediği ve daha sonra yol kenarında duran iki dorse arasına müvekkilin fırladığının görüldüğünü, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 K.T.K 'nın madde 52/a kuralını ihlal ettiğinden müvekkilinin sol köprücük kemiği kötü bir şekilde kırılmasına sebebiyet vererek yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen olayda müvekkillinin yaralandığını ve ... Hastanesine sevk edildiğini, müvekkilinin yaşanılan olay sonucunda sol köprücük kemiği çok kötü bir şekilde kırılmış olup müvekkilinin uzun bir süre tedavi görmeye devam ettiğini ancak trafik kazası nedeniyle oluşan yaralar iyileşmediğini, müvekkilinin kaza sonrası tedavi problemleri ve kalıcı yaraları nedeniyle sigortaya başvuru yapıldığını, trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketinin de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile şu aşamada gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından şimdilik; 100,00 TL sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı, 100,00 TL tedavi giderleri, 100,00 TL manevi tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın davalıdan temerrüde düştüğü 10.06.2024 (sigortaya başvuru tarihi) tarihi itibariyle bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; yetki ilk itirazında bulundukları belirterek, gerçekleşen kazada müvekkili şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmayıp tüm kusurun davacıda olduğunu, bölünmüş yola katılan davacının gerekli özeni göstermediğini ve ilk geçiş hakkı sigortalı sürücüde olmasına rağmen bu hususa riayet etmediğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber ZMMS Genel Şartları uyarınca mevzuat hükümleri doğrultusunda kaza ile zararların arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacının taleplerinin bu kapsamda değerlendirilerek reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri, yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, geçerli bir başvuru bulunmadığından, eksik evrak tamamlanmadığından ve temerrüt gerçekleşmediğinden, davacı tarafça başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, davacının ekonomik ve sosyal durum tespiti, hastane kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri) ve manevi tazminat ödenmesi talebine ilişkindir.
Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Davanın esasına girilmeden önce davalı yanın yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir.
Eldeki dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğundan yetkili mahkemenin, 6100 sayılı HMK'nun 6. Maddesi ve 16. Maddesi gereğince belirlenmesi gerekmektedir.
6100 Sayılı HMK'nun 6/1 madde ve fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Haksız fiilden doğan davalarda yetki" başlıklı 16. maddesinde ise, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından davalı sigorta şirketinin adresinin "..." olduğu, davacının yerleşim yerinin "..." olduğu, kazanın meydana geldiği yerin ise ... Mahallesi .../... adresi olduğu olduğu anlaşılmıştır.
Gerek genel yetki gerekse özel yetki kuralı gereği mahkememizin yetkili olmadığı, bu itibarla seçim hakkının davalıya geçtiği, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, birden fazla yetkili mahkeme bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 19/2 maddesi gereği davalının yetki itirazında bulunurken seçtiği yetkili mahkemeyi de gösterdiği, bu durumda yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davalı yanın süresinde yaptığı yetki itirazı kabul edilerek mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı yanın yetki ilk itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine, Yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı