T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/95 Esas - 2024/1105
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/95 Esas
KARAR NO : 2024/1105
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/01/2024
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
K.YAZIM TARİHİ: 18/11/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 09/02/2018 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...’in babası ...in vefat ettiğini, bu kaza neticesinde müvekkili ...'in(Merhumun kızı), desteği olan/olacak babasını kaybettiğini, kaza tarihinde müvekkili ...'in anne karnında olup kaza tarihinden sonra 24/06/2018 tarihinde doğduğunu, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü ...’nun kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından T-... poliçe numarası ile sigortalandığını, olaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin kaza sırasında yolcu durumda olup, kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davalı sigorta şirketinin de mezkur sayılı sigorta poliçesi kapsamında bu kusur oranı üzerinden dava konusu tazminat talebinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin önceki vekili ...’nun ...adresine 15/12/2018 tarihinde destekten yoksun kalmaya ilişkin tazminat talebini içerir başvuru yapmış olup herhangi bir olumlu dönüş olmadığını, netice itibarı ile davalı taraf iş bu başvuru ile 15/12/2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, taraflarınca da 03/11/2023 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak olumlu dönüş alınamadığı gibi davalı ile yapılan Arabuluculuk Görüşmeleri de neticesiz kaldığını ve neticede ... sayılı dosyada anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini beyan ederek, davanın kabulüne, müvekkilinin babası müteveffa ...in ölümü nedeniyle müvekkilinin yoksun kaldığı destekten dolayı maddi zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00TL (belirsiz) maddi tazminatın davalıya yapılan başvurunun (15/12/2018) 8. iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 01/08/2024 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve talebini 55.391,26TL'ye artırmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili; davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 08/09/2017-2018 tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davaya konu talep zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 13/11/2018 tarihinde ...'e 97.246.29TL, ...'e 37.917,54TL ödeme yapıldığını, davacı yanın kaza tarihinde henüz anne karnında olup destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmadığını, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağını, davacı tarafından iddia edilen ölüm ile başvuruya konu kazanın illiyetinin kanıtlanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, müteveffa sigortalı araçta yolcu konumunda olduğundan hatır taşıması mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile en az %20 oranında hatır indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, davacının ekonomik ve sosyal durum tespiti, Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar neticesinde; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00TL'sı olduğu, davalı sigorta şirketince müteveffanın eşi ...’a 97.246,29 TL ve kızı ...’a 37.917,54TL olmak üzere Toplam = 135.163,83TL tazminat ödemesinde bulunulmakla bakiye poliçe teminat limitinin 360.000,00 - 135.163,83 = 224.836,17TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 27.12.2018 tarihi itibariyle temerrütünün oluştuğu, ...’in hak sahiplerinden; ...’in 467.492,45TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının bulunduğu tespit edilmekle birlikte ödeme yapılmayan hak sahiplerinin toplam zarar miktarının bakiye poliçe teminat limitini aştığı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun; ... Yönünden 55.391,26TL olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
09/02/2018 tarihinde, maliki ... olan, davalı ... Şirketi'nce sigortalı olan ... plakalı aracın ... yönetimindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde karşı şeride geçerek ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... vefat etmiştir.
... plakalı aracın 08/09/2017 - 08/09/2018 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ölüm ve sakatlık şahıs başına 330.000,00TL(kaza tarihinde 360.000,00TL) olduğu, müteveffa ...'in kızı olan davacının davadan önce 15/12/2018 tarihinde mail yoluyla davalı sigorta şirketine başvurduğu, 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 27/12/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Hasar dosyasının incelenmesinden, poliçe kapsamında müteveffanın eşi ve bir diğer kızı için 97.246,29TL ve 37.917,54TL ödeme yapıldığı, bakiye poliçe teminat limitinin 224.836,17TL olduğu anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8. maddesinde; "Her insanın hak ehliyeti vardır.", 28. maddesinde ise; "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder." hükümleri yer almaktadır. Yasa koyucu anılan hükümlerle, çocuğun hak ehliyetini sağ ve tam doğmak koşuluyla anne rahmine düştüğü andan itibaren kazanacağını belirterek anne karnındaki cenine koşullu olarak hak ehliyeti tanımıştır. Buna göre ceninin kişiliğinden ve hak ehliyetinden bahsedebilmek için sağ ve tam doğmak koşullarının birlikte sağlanması gerekmektedir. Kişiliğin hangi anda kazanılacağı, kişinin hak ve yükümlülüklere sahip olması ve hukuk düzenince korunması yönünden önem taşır. Çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde edeceği belirtilerek, cenine de koşullu olarak hak ehliyeti tanınmasına ilişkin Medeni Kanun'un 28/2. maddesindeki yasal düzenlemenin amacı, miras hukuku ve özel hukuk bakımından açılacak davalar yönünden önem taşımaktadır. Miras hukuku yönünden sağ olarak doğmayan cenin mirasçı olamaz. Destekten yoksun kalma zararına ilişkin istemlerin yasal dayanağını oluşturan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin zararının karşılanması gerektiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçiminin bir bölümü veya tümünü sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm meydana gelmeseydi az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2022/569 E. 2023/262 K.) Davacı kaza tarihinde anne karnında olup kazadan sonra 24/06/2018 tarihinde dünyaya gelmiştir. Davacı tam ve sağ doğmakla mirasçılık sıfatını kazandığından destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davalı yan görev itirazında ve zamanaşımı definde bulunmuştur. Uyuşmazlığın niteliğine göre dava mutlak ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda, o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Davadışı sürücü ... hakkında TCK'nun 85/1 maddesi gereğince mahkumiyet kararı verildiği dikkate alındığında, uygulanacak zamanaşımı süresi TCK'nun 66/1-d maddesinde belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 15 yıldır. Bu sürenin başlangıcı ise olayın gerçekleştiği gündür. Olayın 09/02/2018 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın ise 16/01/2024 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmekle savunmaya itibar edilmemiştir.
Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nce ... ATK'dan alınan 31/01/2019 tarihli kusur raporunda alternatifli olarak kusur belirlemesine gidildiği, mahkemece 2. alternatif hükme esas alınarak sanığın tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, asli kusurun plakası belirsiz araç sürücüsü olduğunun kabul edildiği, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itiraz edilmeden kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece verilen karar ve gerekçesinden kazanın plakası tespit edilemeyen üçüncü bir aracın ... plakalı aracın yan dikiz aynasına çarpması sebebiyle ... plakalı aracın hakimiyetini kaybederek ... plakalı aracı çarptığının kabul edildiği anlaşılmıştır. Hukuk hakiminin ceza mahkemesince verilen karar ile bağlı olmadığı, delilleri serbestçe değerlendirebileceği, verilen "HAGB" kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, ancak ceza yargılamasında tespit olunan maddi vakıalarla hukuk hakiminin bağlı olacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, gerek mahkememiz dosyasında gerekse ceza dosyasında kazanın üçüncü bir aracın asli kusuruyla meydana geldiğine dair somut delil bulunmadığı, bu itibarla kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Müteveffanın ... plakalı araçta işyerine gitmek için bulunduğu, bu itibarla hatır taşıması söz konusu olduğundan belirlenen tazminattan %20 oranında hatır indirimi yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce bildirilen deliller toplanarak hesap bilirkişisinden rapor alınmış, düzenlenen 26/06/2024 tarihli raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır. Müteveffanın mirasçılarının destek paylarına göre bakiye limitin zararı karşılamadığı, bu itibarla garameten bir hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmış olup raporda hesaplandığı üzere davacının talep edebileceği tazminatın 55.391,26TL olduğu, bu tutardan %20 oranında hatır taşıması sebebiyle indirim yapıldığında davacının talep edebileceği tutarın 44.313,00TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı yanın talep artırım dilekçesi gözetilerek davasının kısmen kabulüne, 44.313,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin hatır indirimi sebebiyle reddine, sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kısmen reddedilen tutarın hatır indirimi sebebiyle reddedilmiş olması ve mahkememizce takdir edilmiş olması, davacı yanın bu oranı ve takdiri önceden bilemeyecek olması sebebiyle reddedilen tutar için davacı aleyhine, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 44.313,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin hatır indirimi sebebiyle reddine, sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
2-Alınması gereken 3.027,02TL karar ve ilam harcı ile 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2020 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 202,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.702,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmişse de lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/10/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı