T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/955 Esas - 2024/1314
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/955 Esas
KARAR NO: 2024/1314
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/08/2024
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
K.YAZIM TARİHİ: 22/12/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ile borçlu davalı arasında 08.05.2023 tarihinde akdedilen "Zemin Beton Parlatma Uygulaması Hizmet Sözleşmesi" uyarınca müvekkili firmanın, davalı firmanın ...'da bulunan tesisinde 2.800 m2'lik bir alanda ...: Tam Parlak Zemin Beton Parlatma Uygulamasını yapmayı üstlendiğini, davalı tarafın ise bu hizmetlerin ifasına karşılık sözleşmede kararlaştırılan ücretleri uzlaşılan hakkediş kapsamında ve faturalar nezdinde ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin akdedilen sözleşmeye istinaden üzerine düşen tüm edimleri (uygulama metrajı sözleşmede aldığından 227 m2 fazla olup toplamda 3027 m2'lik alan) eksiksiz yerine getirdiğini, ne var ki davalı sözleşmeye aykırı davranarak üstlenmiş olduğu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili ile borçlu davalı arasında yukarıda izah edildiği gibi ticari ilişki bulunmakta olup davalı firma ile müvekkili arasındaki borç ilişkisini gösterir cari hesap ve ticari defterlerde de görüleceği üzere davalının takip tarihi itibari ile müvekkile 497.168,80 TL borcu bulunduğunu, davalı şirketin açık kalan cari hesaba ilişkin ödemelerin yapılacağı bahanesiyle müvekkili şirketi oyaladığını, müvekkili şirketin de aradaki ticari ilişkiye istinaden iyi niyetli olarak beklediğini, uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça ne müvekkili firmanın maillerine yanıt verildiğini ne de şirket yetkililerinin müvekkilinin iletilerine dönüş sağladığını, süreç içinde davalı tarafça borcun tamamının ödenmediğini, müvekkili şirket mağdur edildiğini, müvekkilinin bakiye cari hesap alacağının tahsili için Ankara Batı İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak borçlu vekilinin 12/03/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve akabinde takibin durdurulduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı- borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; yetki ilk itirazında bulunduklarını belirterek, taraflar arasında düzenlenen 08.05.2023 tarihli sözleşmenin, "TOPLAM SÖZLEŞME BEDELİ" başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrası "İşin sonunda yapılacak hakkedişle toplam metraj karşılıklı olarak mutabık kalınarak belirlenecektir." hükmünü; "ÖDEME" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrası "Kalan miktar karşılıklı hakkediş hazırlanıp işveren tarafından işin teslim alınmasına müteakip 7 takvim günü içerisinde işverenin ödeme planına uygun olarak ödenecektir." hükmünü; "SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ BAŞLIKLI" 12. maddesi ise "...Sözleşme, hakkedişe istinaden düzenlenen faturanın İŞVEREN'e iletilmesi ve YÜKLENİCİ'nin fatura bedelini oluşturan tüm ödemeyi almasıyla garanti şartları korunmak üzere sona erecektir." hükmünü ihtiva ettiğini, açık sözleşme hükümlerinden de görüleceği üzere, sözleşme bedelinin muaccel hâle gelmesi için davacı tarafın işi usulüne uygun olarak teslim etmesi ve karşılıklı mutabakat sağlanarak hakkediş düzenlenmesi gerektiğini, somut olayda davacı taraf işi usulüne uygun olarak teslim etmediğini ve bu nedenle karşılıklı mutabakat sağlanarak hakkediş düzenlenmediğini, nitekim dosyada da işin teslim edildiğine yönelik herhangi bir tutanak veya karşılıklı mutabakat sağlandığına yönelik bir belge yahut düzenlenmiş bir hakkediş mevcut olmadığını, anılan nedenlerle sözleşme bedeli muaccel hâle gelmediğini, nitekim davacı tarafça düzenlenen faturaların da bu sebeple müvekkili şirket tarafından iade edildiğini beyan ederek, davacı tarafça başlatılan icra takibi ve devamında ikame edilen işbu dava haksız olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023-2024 yılına ait BA BS formları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki zemin beton parlatma uygulaması hizmet sözleşmesine dayanan ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı zemin beton parlatma uygulaması hizmet sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 13.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 12.03.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin ise İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir.
Davanın esasına girilmeden önce davalı yanın yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", 10. Maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yasanın 17. Maddesinde de yetki sözleşmesi düzenlenerek "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır." denilmektedir. Yasanın 18. maddesinde de, yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, tacir olan taraflar, cevap dilekçesi ekinde sunulan 08/05/2023 tanzim tarihli Zemin Beton Parlatma Uygulaması Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 11. bendi uyarınca, yetki şartı olarak her türlü ihtilafın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi akdetmişlerdir. Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlık konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konulardan olduğu, bu takdirde geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen ve taraflarca imzası inkar edilmeyen sözleşmede, doğabilecek her türlü ihtilafın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı açık olup, davada kesin yetki halinin söz konusu olmadığı da gözetilerek, davalının süresinde yaptığı yetki itirazı nedeniyle, iş bu davaya bakma yetkisinin, yetki sözleşmesi de gözetilerek İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu sonuç ve kanaatine varılarak Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı yanın yetki ilk itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine, Yetkili Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/11/2024
Katip Hakim
e-imzalıe-imzalı