T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/998 Esas - 2025/768
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2024/998 Esas
KARAR NO: 2025/768
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
K. YAZIM TARİHİ: 24/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı “... Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'in tamamen kusurlu olarak, park halindeki davacı şirkete ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle, müvekkilinin aracını tamir süresi boyunca kullanamadığını ve zarara uğradığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili .../.../... tarihli ıslah dilekçesi ile, 100,00 TL olan tazminat talebini 7.000,00 TL artırarak 7.100,00 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Şti. dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ve maliki oldukları ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurlarının olmadığını, davacı yanın iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belge sunmadığını, dolayısıyla talep etmiş olduğu mahrumiyet bedelini ispatlayamadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın, aracın park halinde ve davalının da araç içinde olmadığı anda gerçekleşmiş olduğunu, dolayısıyla KTK uyarınca davalının işleten sıfatına sahip olabilmesi için aracın seyir halinde ve davalı tarafından sürüldüğü esnada gerçekleşmesinin gerektiğini, ancak somut olayda, araç seyir halinde olmadığından ve davalı da araç içerisinde bulunmadığından davalının işleten sıfatına sahip olmadığını, somut olaya ilişkin kazanın, araç park halinde ve çalışır vaziyette değilken bir anda hareket etmesiyle gerçekleşmiş olduğundan, aracın gerekli bakım ve onarımlarının yapılmamış olmasından dolayı ileri gelmiş olabileceğinin düşünüldüğünü, aracın bakım ve onarım yükümlülüğünün diğer davalı ...'e ait olmasından dolayı davalıya kusur izafe edilmesinin mümkün olmayacağını, dolayısıyla da davalı sorumluluğunun olmayacağını, davacı tarafından araç onarım süresi belirtilmediği gibi eksper raporunda da bu sürenin belirtilmediğini, sonuç olarak davacı iddialarının soyut ve ispatlanır olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 29/01/2025 ve 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir.
... ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../.../... tarih ... E-K. Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir.
01/12/2022 tarihinde, davalı şirkete ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 06/03/2025 tarihli raporda özetle; "...Davalı ... Şti.nin işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/d. ve KTY.nin 118/a-b-c. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacı şirkete ait park halindeki ... plakalı ve yine park halindeki diğer ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olacakları, davacının tamir süresi eşdeğer ikame araç yoksunluk kaybının 7.100,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan ve dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve malikinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne, haksız fiil niteliği taşıdığından bu tarihten itibaren taleple baplı kalınarak yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne; 7.100,00TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 389,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 269,85 TL peşin harç, 120,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 698,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 991,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.491,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 7.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.08/07/2025
Katip Hakim
e-imzae-imza