T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/429 Esas - 2025/509
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/429 Esas
KARAR NO: 2025/509
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/03/2025
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
K. YAZIM TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin milli savunma sanayii üzerine imalat yapan bir firma olduğunu, 21.01.2025 Tarihli Satış Sözleşmesine göre Davalı/Yüklenici ... A.Ş. İle işveren müvekkili arasında “2 adet 5 tonluk çift kirişli köprülü ... vinç, 1 adet 2 tonluk 1 adet 500 kg kapasiteli ... vinçlerin imalatı teslimi ve montajı” için anlaşma yapıldığını, sözleşme gereğince ön ödeme bedelinin (Madde 3/2-1 gereğince 570.000,00 TL'nin) ödenmesine müteakip 45 takvim günü içerisinde yüklenici tarafından 4 adet vincin montajının ve tesliminin tamamlanacağının kararlaştırıldığını, ön ödemenin haricindeki bakiye bedellerin tahsili için de 27.01.2025 düzelenme tarihli 28.02.2025, 30.03.2025, 30.04.2025, 30.05.2025 ve 30.06.2025 vade tarihli her biri ayrı ayrı 266.000,00 TL’lik 5 adet teminat senedinin davalı şirkete teslim edildiğini, taraflarınca 06/02/2025 tarihinde ön ödeme bedelinin davalı şirketin hesaplarına ödenmesine rağmen, sözleşme gereğince 45 günde tamamlanması gereken ürün teslimi ve montajının yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini bu safhaya kadar eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ancak davalı/yüklenici şirketin sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle teminat senedi olarak verilen 30.03.2025, 30.04.2025, 30.05.2025 ve 30.06.2025 vade tarihli senetlerin ödemelerinin durdurulması zarureti doğduğunu beyan ederek, söz konusu;
27.01.2025 düzenlenme tarihli; ... tanzimli; 30.03.2025 vadeli; 266.000 TL bedelli
27.01.2025 düzenlenme tarihli; ... tanzimli; 30.04.2025 vadeli; 266.000 TL bedelli
27.01.2025 düzenlenme tarihli; ... tanzimli; 30.05.2025 vadeli; 266.000 TL bedelli
27.01.2025 düzenlenme tarihli; ... tanzimli; 30.06.2025 vadeli; 266.000 TL bedelli bonoların teminat senedi olduklarının tespitine, 21.01.2025 Tarihli Satış Sözleşmesine konu işin; sözleşmede belirtilen sürelerin geçmiş olmasına rağmen davalı yüklenici tarafından 28.03.2025 günü itibariyle dahi tamamlanmamış olduğunun tespitine, 21.01.2025 Tarihli Satış Sözleşmesine konu işin davalı yüklenici tarafından bu aşamaya kadar hangi oranda tamamlandığının; tamamlanan seviyedeki işin bedelinin ne olduğunun tespitine, yargılama giderleri dahil; masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan menfi tespit talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderilmiş, gönderilen meşruhatlı davetiye 26/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/05/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza