T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/514 Esas - 2025/787
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/514
KARAR NO: 2025/787
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 11/12/2019
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan banka ile ... A.Ş. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, ... A.Ş., ..., ... ... ve ...'nın kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve kefillere Beşiktaş ... Noterliğinin 01.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek mehil verildiğini, ihtarname ile verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini, asıl borçlu ve kefiller hakkında Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasından ilamsız takip süreci başlatıldığını, davalı-borçlular tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulması talebinde bulunulduğunu, davalı-borçluların takibe itirazlarının yersiz ve kötü niyetli olduğunu bu nedenle itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ... A.Ş, ... A.Ş., ... ve ...'ya cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalıların zamanaşımı itirazlarının yersiz olduğunu, ödeme için verilen bir günlük yasal sürenin makul olduğunu, ayrıntılı hesap özetlerinin davalılara tebliğ edilerek davalıların hangi krediden ne kadar borçlu olduğunun netleştirildiğini, faiz oranları Merkez Bankası'na yasal olarak bildirilen oranlarda olduğunu davalıların bu konudaki itirazlarının yersiz olduğunu, davalılarca verilen kefaletin süresiz kefalet niteliğinde olduğunu, davalı kefillerin kefaletinin müteselsil kefalet niteliğinde olduğu ve yasal mevzuatta yer alan tüm geçerlilik şartlarını taşıdığını, davalıların İİK 45. Maddeye aykırı olarak icra takibi yapıldığı itirazlarının borçlularca davacı bankaya verilmiş bulunan teminatlar için ilgili davalılardan teminat meblağı oranında sorumlulukları azaltılarak hesaplama yapılması nedeniyle yersiz olduğunu, alacağın likit olduğunu bu nedenle itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Müflis ... A.Ş.'ye cevaba cevap dilekçesinde özetle: Batı İcra (İflas) Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasına (iflas tarihi itibariyle alacağı içerir şekilde) alacak kayıt dilekçesi sunduklarını, davalının zamanaşımına ilişkin itirazın herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, kat ihtarnamesinin asıl borçlu firma ve müteselsil kefillere aynı anda gönderilmesini engeller nitelikte dair herhangi bir hukuki düzenleme bulunmadığını, davalı müflis, ticari kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığından TBK'nın 586.maddesi uyarınca müteselsil kefil müflis firmaya ticari kredi borçlarının ödenmesi amacıyla asıl kredi borçlusu ile birlikte kat ihtarnamesi keşide edilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, davalı müflis kefilin kefaleti tüm yasal koşullara uygun şekilde alındığını, alacağın likit olduğunu bu nedenle itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 22.08.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle: Davalılardan ... A.Ş. hakkında verilen iflas kararının kesinleştiğini ve Ankara Batı İflası Müdürlüğünün ... E. sayılı iflas dosyasına iflas tarihi olan 02.09.2020 tarihi itibariyle (işbu dava konusu olmayan asaleten alacaklarının da iflas dosyasına bildirildiğinin yanı sıra) müflis ... firmasının müvekkili olan Bankaya, diğer davalı ... A.Ş. Kefaleten 280.404.154,447 TL Nakit ve 28.695,00 TL Gayri Nakit olarak alacak bildiriminde bulunulduğunu, alacaklarının sıra cetveline ihtilaflı olarak kaydedilmiş bulunduğu dikkate alınarak, re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, davalılardan müflis ... A.Ş. yönünden işbu davanın (davalı müflis firmanın kefaleten sorumluluğu bulunan alacaklarına ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak) sıra cetveline ihtilaflı alacak olarak kaydedilen kefaleten alacaklarına istinaden ve fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere kaydıyla kayıt kabul davası olarak sürdürülmesine, bu kapsamda, husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve iflas tarihi olan 02.09.2020 itibariyle bildirimde bulunulan, işbu dava konusu olan kefaleten 280.404.154,47 TL nakit ve 28.695,00 TL gayri nakit alacakların iflas masasına kaydına ve kabulüne, kesinleşen alacağa yıllık % 33 temerrüt faizi uygulanmasına, 21.10.2023 tarihinde gerçekleştirilecek olan ikinci alacaklılar toplantısına katılmalarına karar verilmesi ve iş bu katılma kararının Batı İcra-İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasına bildirilmesine, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda faiz oranlarının hatalı şekilde hesaplandığını, ve mahsup işlemlerinde TBK 100. Maddenin dikkate alınmadığını, 26.02.2018 tarihli ihtarname tutarının 131.475.379,88 TL olması gerekirken, bilirkişi raporunda eksik şekilde 131.410.241,65 TL olarak hesaplanmış olduğunu aradaki farkın 65.138,23 TL olduğunu, ... nolu hesapta ihtarname hesaplamasında yer alan gecikme faizi tutarının 69.446.-TL bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, ... ve ... no.lu hesaplarda 624.-TL’lik hesaplama farkı olduğunu, farkın 612,00-TL’sinin 14.02.2018 tarihinde kısmi tazmin olan ...-... numaralı mektupla ilgili yapılan hesaplama yönteminden kaynaklandığını, ihtarname hesaplamasında ... numaralı hesap için kısmi tazmin tutarı 12.344,33 USD -döviz cinsi- üzerinden faiz hesaplaması yapılıp sonra TL’ye çevrildiğini ancak bilirkişi raporunda hatalı olarak doğrudan TL cinsinden faiz hesaplaması yapıldığını, TCMB'na yapılan resmi bildirimler doğrultusunda kredilerin kat tarihi ile tebliğ tarihi arasında işletilmesi gereken akdi faizin %26 olarak hesaplanması gerekirken, bilirkişi raporunda kat tarihi ile tebliğ tarihi arasında arasında işlemesi gereken akdi faizin %16,75 şeklinde daha düşük uygulandığını, fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının hatalı olarak belirlendiğini, ihtarname sonrası 30.03.2018 tarihli toplam 4.686.680,61 TL olarak gösterilen tahsilat tutarının, bilirkişi raporunda, TBK m.100 ve yasal düzenlemeler dikkate alınmaksızın 1.788.802,14 TL’sinin doğrudan anaparadan düşülmesi suretiyle hesaplanmasının hatalı olduğunu, temerrüt faizinin yasal düzenlemelere aykırı şekilde düşük olarak hesaplandığını, bilirkişi tarafından temerrüt tarihinden itibaren faiz oranı değişimlerinin dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda ile 30.09.2019 tarihli temerrüt faizi bakiyesinin hatalı ve olması gereken tutardan daha da fazla şekilde düşürüldüğünü, raporda müflise ilişkin olarak yapılan hesaplamalarda eksiklikler bulunduğunu, raporda 11.12.2019 sonrası yapılan tahsilatlara ilişkin olarak hesaplanmaya dahil edilen tutarın müvekkili olan bankanın kayıtları ile örtüşmediği, bilirkişi tarafından söz konusu hatalı şekilde fazla esas alınan tahsilat tutarlarının 02.09.2020 tarihli iflas tarihi itibarıyla yapılan hesap tablosunda TBK m.100 dikkate alınmaksızın borçtan düşüldüğünü, bilirkişi raporu ile banka hesaplaması arasındaki farklılığın tahsilatların hesaplamada borçtan düşülmesindeki yöntem farklılığı ve raporda %33, bankamız hesaplamasının ise %39-%57-%33 faiz oranları uygulamasından kaynaklandığını, raporda çek yaprak bedellerinden kaynaklı depo talep edilebilecek bir risk kalmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdinini ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davacı T. ... Bankası A.Ş. vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: 02.09.2020 olan İflas tarihi itibariyle kefaleten 280.404.154,47-TL nakit ve 28.695,00-TL gayri nakit olarak alacak bildiriminde bulunulduğunu, İflas idaresince bildirimde bulunulan alacaklarının huzurdaki dava dosyası sebebiyle ihtilaflı alacak olarak 4.sıraya kaydedildiğini, önceki beyan ve istemleriyle 23.08.2023 tarihli dilekçelerinin tekrar ettiklerini, davalı müflis ... Şirketi yönünden huzurdaki davanın kayıt kabul davası olarak sürdürülmesini, husumetin iflas idaresine yöneltilmesini, iflas tarihi olan 02.09.2020 itibariyle bildirimde bulunulan, dava konusu olan, kefaleten 280.404.154,47 tl nakit ve 28.695,00 tl gayri nakit alacaklarının iflas masasına kaydını ve kabulünü, kesinleşen alacağa yıllık % 33 (artan oranlar uygulanarak) temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... A.Ş, .... A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davaya konu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğu için müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, davacı tarafından dava dilekçesi ekine birçok kredi sözleşmesi eklendiğini ancak hangi kredi sözleşmesinden hangi miktarda borç olduğu açıklanmadığını, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ve ... cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekine birçok kredi sözleşmesi eklendiğini ancak hangi kredi sözleşmesinden hangi miktarda borç olduğu açıklanmadığını, davacı bankanın faiz talebi ve faiz oranları da hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... Şirketi Adına ... Memurluğu cevap dilekçesinde özetle: iflas masasına alacak kaydı başvurusunda bulunması için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, İİK madde 194. uyarınca huzurdaki davada yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durdurulması gerektiğini, İİK 195. maddesi gereğince iflas masasına kaydı gereken anaparaya işlenecek faiz miktarı iflasın açıldığı güne kadar işlemiş olan miktar ile sınırlı olduğunu, huzurdaki dava kayıt-kabul davasına dönüştüğünü, dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, asıl borçluya kat ihtarnamesi gönderilmemesi nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kat ihtarnamesinin usule aykırı biçimde gönderilmesinden kaynaklı olarak muacceliyetin gerçekleşmediğini bu nedenle kefillere başvurulamayacağını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş, ... A.Ş., ... ve ... vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, zira kredi alan ... A.Ş. 'nin muaccel bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekine birçok kredi sözleşmesi eklendiğini ancak hangi kredi sözleşmesinden hangi miktarda borç olduğu açıklanmadığını, dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, icra takibindeki faiz oranları ve işlemiş faizler de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ve ... ikinci cevap dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, zira kredi alan ... A.Ş. 'nin muaccel bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekine birçok kredi sözleşmesi eklendiğini ancak hangi kredi sözleşmesinden hangi miktarda borç olduğu açıklanmadığını, dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, icra takibindeki faiz oranları ve işlemiş faizler de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ve ... bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesi ekine birçok kredi sözleşmesi eklendiğini ancak hangi kredi sözleşmesinden hangi miktarda borç olduğu açıklanmadığını, davacı Banka tarafından başlatılan icra takibindeki faiz oranları ve işlemiş faizler de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, alacağın likit olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... Şirketi Adına ... Memurluğu bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle: Raporda, hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığını, bu araştırma yapılmadan müvekkili olan şirket aleyhine hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, raporda müvekkili olan şirketin kredi sözleşmesine kefaletinin geçerli olduğu kabul edilerek inceleme yapıldığını, ancak müvekkilinin "kefil sıfatıyla" temerrüde düşürülmediğini ve kefalete ilişkin düzenlemeler doğrultusunda da müvekkilinin alacaktan sorumlu olmadığını, raporda Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4. Maddesine göre hesaplama yapıldığını ancak Yargıtay kararları uyarınca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle:Müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu borcun zamanaşımına uğradığını, kefaletin hangi süreyle verildiğinin belirlenebilir olmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği olmadığını, İİK'nın 45. maddesi gözetilmeksizin itirazın iptali davası açıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Müflis ... Şirketi Adına ... Memurluğu vekili esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: Davacı tarafça ihtarnamenin usule uygun şekilde düzenlenmediğini, asıl borçluya ve kefillere aynı anda ihtarname gönderildiğini ve bu sebeple öncelikle asıl borçluya başvurma kuralının ihlal edildiğini, devamında haksız ve hukuka aykırı olarak takip başlatıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin hukuken geçerliliği bulunmadığını ve geçerli olmayan kefalet sözleşmesinden kaynaklı olarak aleyhe sorumluluk yüklenemeyeceğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda Kredi Çerçeve Sözleşmesi esas alınarak ve aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranının dikkate alınmadan faiz hesaplaması yapıldığını, bu hususun hatalı olduğunu ,davacının müvekkili olan müflisten alacaklı ise de bu durumun ancak yargılama neticesinde ve bilirkişi raporu ile tespiti yapılabileceğinden likit alacaktan bahsetmenin söz konusu olmadığını, müvekkili müflis hakkında verilen iflas kararı neticesinde İİK m.193 gereği aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kaldı ki yargılama devam etmekte iken iflas kararı verilmesi neticesinde takiplerin düşmesi ve ortada geçerli bir takip bulunmaması nedeniyle de bu hususun desteklendiğini, İİK m.195 gereği faize ilişkin hüküm kurulurken müvekkil müflis hakkında iflasın açıldığı tarihe kadar hesaplanması gerektiğini ve bu durumun dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Kredi Sözleşmeleri sunmuştur.
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Beşiktaş ... Noterliğinin 01.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini sunmuştur. İhtarname muhataplarına ihtarnamede belirtilen nakit borçlarını ödemeleri, gayrinakdi kredilerine ilişkin belgelerin iadesi veya bunların bedelinin Bankamıza faiz getirmeyen bir hesaba nakden bloke edilmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin ihtarı içermektedir.
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde hesap özetleri örnekleri sunmuştur.
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Ankara Arabuluculuk Bürosunun 06.12.2019 tarihli ... arabuluculuk nolu arabuluculuk son tutanağını dosyasını sunmuştur. Arabuluculuk tutanakları Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda anlaşmaya varamadıklarına ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde ihtarname tebliğ mazbatası sunmuştur.
28.03.2024 tarihli duruşmada dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 22.07.2024 tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda davacı Bankanın eski Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı, yeni Ankara ... Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı Dosyasından yürütülmekte olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, Davacı Bankanın; davalı Kefil ... A.Ş.'den, takip tarihi 07.11.2019 itibariyle130.220.518,29. TL Asıl Alacak, 66.512.392,36 TL Temerrüt Faizi ve 3.325.619,62 TL BSMV olmak üzere toplam 200.058.530,27 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık 6 33,00 temerrüt faizi ve faizin Vo 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, ancak takiple Dava tarihi itibariyle yapılan tahsilatlar gözetildiğinde, dava tarihi 11.12.2019 itibariyle 130.220.518,29 TL Asıl Alacak, 70.570.328,80 TL Temerrüt Faiz ve 3.528.516,44 TL BSMV olmak üzere toplam 204.319.363,53 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık %33,00 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, iflas tarihi 02.09.2020 itibariyle 130.220.518,29. TL Asıl Alacak, 101.874.166,78 TL Temerrüt Faiz ve 5.093.708,34 TL BSMV olmak üzere toplam 237.188.393,41 TL'nın masaya kayıt ve kabulünü talep hakkına sahip olduğu davalı Kefiller ..., ... ve ...'dan, takip tarihi 07.11.2019 itibariyle130.220.518,29. TL Asıl Alacak, 66.512.392,36 TL Temerrüt Faizi ve 3.325.619,62 TL BSMV olmak üzere toplam 200.058.530,27 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık %33,00 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, ancak takiple Dava tarihi itibariyle yapılan tahsilatlar gözetildiğinde, Dava tarihi 11.12.2019 itibariyle 130.220.518,29 TL Asıl Alacak, 70.570.328,80 TL temerrüt faiz ve 3.528.516,44 TL BSMV olmak üzere toplam 204.319.363,53 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık %33,00 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davalı Kefiller ...'dan, Kefaletin teminatı olan ipotek miktarı (21.316.900,00 TL) dikkate alındığında, takip tarihi 07.11.2019 itibariyle 130.220.518,29 TL asıl alacak, 46.210.582,84 TL Temerrüt Faiz ve 2.310.529,14 TL 5 BSMV olmak üzere toplam 178.741.630,27 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık % 33,00 temerrüt faizi ve faizin Ve %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, ancak takiple Dava tarihi itibariyle yapılan tahsilatlar gözetildiğinde, Dava tarihi 11.12.2019 itibariyle 130.220.518,29 TL Asıl Alacak, 50.268.519,28 TL Temerrüt Faiz ve 2.513.425,96 TL BSMV olmak üzere toplam 183.002.463,53 TL talep hakkına sahip bulunduğu, takipten itibaren 130.220.518,29 TL Asıl Alacağa yıllık %33,00 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, Davalı Müflis ... A.Ş. hakkında huzurda görülen Davanın Tefrik edilerek Sayın Mahkemenin ... E. sayılı esasına kaydedildiği, olmak üzere haricen toplam 1.166.334,13 TL ile Ankara ... Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı 03.01.2024 tarihinde 15.804.258,26 TL ve 07.05.2024 tarihinde 28.988.523,54 TL şeklinde intikal eden 44.792.781,80 TL tahsilatların İcra Dairesinin nihai hesabında dikkate alınması gerektiği, deposu talep edilen, teminat mektubu ile ilgili muhatap Kurumun 21.04.2020 tarihli yazısıyla alacağı kalmadığından serbest bırakılarak mektubu iade ettiğini belirttiğinden deposu gereken bir tutarın bulunmadığı, çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer.” hükmü gözetildiğinde gelinen süreçte Davacı banka yasal yükümlülüğüne konu olacak dolayasıyla depo talep edebileceği bir riskinin kalmadığı, tespitine ulaşılmıştır.
07.11.2024 tarihli duruşmada dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup 04.02.2025 tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda, ayrıntısı sunulan değerlendirmeler sonucunda tarafların itirazlarının, 22.07.2024 tarihli önceki rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik oluşturmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali, bilahare davalı borçlu şirketin iflas etmesi nedeniyle nakdi ve gayri nakdi alacağın kayıt kabul istemine ilişkindir.
Davanın ve talebin kanuni dayanağı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 235.maddesinden ibarettir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı banka ile ... A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, ... A.Ş., ..., ... , ... ve ...'in sözleşmeye kefil olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlularca icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptali talebiyle dava açıldığını, yargılama esnasında ... Şirketinin (eski unvanı :.... A.Ş.) iflasına karar verildiğini, bu nedenle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünü tüm bu nedenlerle alacakların iflas masasına kaydına ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça ihtarnamenin usule uygun şekilde düzenlenmediğini, asıl borçluya ve kefillere aynı anda ihtarname gönderildiğini ve bu sebeple öncelikle asıl borçluya başvurma kuralının ihlal edildiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, alacağın likit olmadığını ,tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davanın tarafları arasında yargılama sırasında davalı şirketin iflasına karar verilmesiyle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davalının kredi sözleşmesinden doğan alacaktan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İcra ve İflas Kanununun 235. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:
"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur.
"
İflastan sonra masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak müflis aleyhine bir dava açılamayacağı için iflas masasından hak iddiasında olanlar, alacaklarını veya haklarını İİK'nın 219/2. maddesi gereğince masadan isteyebilirler. İflas idaresinin istenen alacakları kabul etmemesi halinde İİK'nın 235. maddesinde açıklanan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasının açılması gerekir.
İflastan sonra müflise karşı dava açılması halinde ise, bu davaya İİK'nın 235/ll. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası olarak devam edilmesi gerekir.
İİK'nın 235/1. Maddesi uyarınca kayıt kabul davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir, mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.
Yukarıda gösterilen hükümler çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ve denetime elverişli olarak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda iflas tarihi 02.09.2020 itibariyle 130.220.518,29. TL Asıl Alacak, 101.874.166,78 TL Temerrüt Faiz ve 5.093.708,34 TL BSMV olmak üzere toplam 237.188.393,41 TL'nın masaya kayıt ve kabulünü talep hakkına sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 237.188.393,41TL banka alacağının 02/09/2020 tarihi itibariyle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcı ile 615,40TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul oranına göre hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın ret oranına göre hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 245,00TL tebligat ve posta giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 238,34TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imza e-imzae-imzae-imza