T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/56 Esas - 2025/731
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/56 Esas
KARAR NO: 2025/731
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/01/2025
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
K. YAZIM TARİHİ: 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili şirket ile 15/05/2023 tarihinde ... Araç Satış Sözleşmesi ve Müşteri Taahhütnamesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre davalı yanın, satın aldığı özel indirimli aracı şirketleri faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıklarını ve bu araçları yeni veya kullanılmış durumda üçüncü kişilere satmak suretiyle gelir etme veya özel indirimleri üçüncü kişilere kullandırma amacı olmadığını beyan ve taahhüt ettiğini, işbu sözleşme ve taahhütname kapsamında satın almış olduğu ... model ... markalı aracı müvekkili şirket ile aralarında yapılan sözleşmeye aykırı şekilde sattığının tespit edildiğini, 3.3. Maddesinde görüleceği üzere; satışa konu aracın tescilden itibaren 6 ayı geçmeden ve 10.000 km yol kat etmeden satılamayacağı, satılması durumunda ise ilgili taahhütname maddesi devamında yer alan cezai şartın 15 gün içerisinde ödeneceği taahhüt altına alındığını, davalı borçlunun imzalanan taahhütname içeriğine aykırı davranarak indirimli satışı yapılan aracı 10.000 km'yi doldurmamasına ve üzerinden 6 ay geçmemesine rağmen sattığını, yine aynı sözleşmede geçen bildirim yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, satış hususunun müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini, Müvekkili şirket tarafından davalıya, aralarında akdedilen sözleşme kapsamında sözleşmeye konu aracın satışının yapılmasından dolayı yapılan ... indirim tutarı olan 27.647,00 TL'sının davalı tarafın ödemesi için Sincan ... Noterliğinden 08/11/2022 tarihinde ihtar çekildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas numarasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının süresi içinde yaptığı haksız itiraz sonucunda da takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, taraflar arasında akdedilen 15/05/2023 tarihli ... Araç Satış Sözleşmesi ve Müşteri Taahhütnamesi, dava konusu araca ait trafik tescil bilgileri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, araç satım sözleşmesinden kaynaklı taahhüdün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart istemli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 25/11/2024 tarihli ödeme emri ile 27.674,00 TL asıl alacak, 400,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.074,331 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27/11/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 10/01/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalı ile aralarında imzaladıkları 15/05/2023 tarihli taahhütname uyarınca sözleşme şartına uyulmaması nedeni ile cezai şartı talep etmekte, davalı taraf ise taahhütnamedeki imzayı inkar etmemekle birlikte yanıltma saikiyle araç teslim evraklarının arasına söz konusu belgenin iliştirilerek imzalatıldığını savunmaktadır.
Söz konusu hüküm niteliği itibariyle cezai şart hükmündedir. Genel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179-182. maddeleri arasında düzenlenmiş olan cezai şart (ceza koşulu), edimini gereği gibi ifa etmeyen borçlunun, sözleşme ile önceden kararlaştırılan bir edimi alacaklıya karşı yüklenmesidir.
Sözleşme hukukunun en temel prensiplerinden biri olan sözleşme serbestisi ilkesine göre taraflar, kural olarak diledikleri konuda, diledikleri şekilde ve diledikleri koşullarda sözleşme yapmakta özgürdür. Cezai şart da bu minvalde ele alınmakta olup, sözleşmenin tarafları hür iradeleri ile cezai şart tayin edebilecekleri ve bu cezai şarta asıl sözleşmenin içerisinde yer verebilecekleri gibi cezai şartı ayrı bir sözleşme şeklinde de tanzim edebilirler.
Somut olayımızda da tacir olan taraflar yukarıda hakim olan ilkeler doğrultusunda cezai şart belirlemişler, bu cezai şarta göre ... indirimi kapsamında satılan ticari aracın 6 ay geçmeden veya 10.000 km'yi geçmeden satılması durumunda ... indirimi olarak belirlenen miktarı cezai şart olarak belirlemiştir. Belirlenen miktar tacirin ekonomik mahvına sebep olamayacak bir miktar olmadığından mahkememizce uygun bulunmuştur.
Dosya arasına alınan araç tescil bilgisi sorgusundan dava konusu aracın 23/05/2023 tarihinde davalı şirket adına tescil edildikten sonra 6 ay geçmeden 18/07/2023 tarihinde davadışı başka bir şirkete satıldığı sabittir.
Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar etmiş sayılmışsa da, tacir bir kimseden beklenen basiretli davranması ve ticari işletmesine araç alırken taahhütname ve sözleşme eklerini imzalamadan önce yeterli özen ve araştırmayı yapmasıdır. Bir başka deyişle tacir olan davalının basiretli davranması, sözleşmeler ve taahhütleri ile bağlı hareket etmesi kanundan doğan bir yükümlülüktür. Bu nedenle sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği sözleşme konusunda bir ihtilaf bulunmaması gözetilerek belirlenen cezai şarta davacının hak kazanacağı, davalının cezai şart konusunda Sincan... Noterliğinden 08/11/2022 tarihli ihtarnamesiyle temerrüte düşürüldüğü, tebliğ şerhinin dosya arasında bulunduğu ve bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kabulüne ve sözleşmeden kaynaklanan bir alacak olduğundan alacağın likit ve öngörülebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
2-27.674,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.917,76 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.302,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 638,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 28.074,33 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 01/07/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza