T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/659 Esas - 2025/622
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/659 Esas
KARAR NO: 2025/622
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2025
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
K. YAZIM TARİHİ: 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; 26/07/2019 düzenleme tarihli 31/12/2021 ödeme tarihli bononun vadesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen tüm bu süre boyunca söz konusu bononun ödenmesine dair ne müvekkili şirketine başvurulduğunu ne de söz konusu bono ticarette kullanılmak adına keşide edildiğini, ticari iş ve işlemlerde kullanılan ve ödeme aracı olarak kabul edilen bononun ticari bir malın teslimi karşılığında verildiği üzerinde yazmasına ve bu kapsamda davalının tacir olduğu açık olmasına rağmen iddia edildiği üzere hiçbir şekilde nakit karşılığının ödenmesine dair başvuruda veya ihtarda bulunulmadığını, bununla birlikte tacir olan davalının söz konusu bonoyu yıllarca kullanmamış olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bununla birlikte zamanaşımına çok az bir süre kala icra takibine konulmasının da bononun üzerindeki tarihlerde değil sonradan kasıtlı düzenlendiğinin kanıtı olduğunu, davalı tarafça icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılması üzerine verilen ... . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararının 08/04/2025 tarihinde kesinleştiğini, yeni ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle bononun zamanaşımına uğradığını, takip konusu bononun sahte olarak düzenlendiğini, Ankara CBS'ye davalı ve birlikte hareket ettiği eski şirket yetkilisi hakkında 25/12/2024 tarihinde şikayette bulunulduğunu, şikayet doğrultusunda Ankara Batı CBS ... Sor. numaralı dosyası açıldığını ve halen soruşturmanın devam etmekte olduğunu, davalı ile ...'in anlaşarak gerçeğe aykırı olacak şekilde senedi düzenlediklerini, senedi imzalayan kişi olan ...'in ise şirket yetkilisi olduğu döneme denk gelecek şekilde düzenleme ve vade tarihini kasıtlı olarak doldurduğunu, söz konusu senedin eski tarihli olmayıp yeni tarihli olarak müvekkili şirket ile husumeti bulunan ... tarafından imzalandığını, müvekkili şirketin, takibe konu bonodan dolayı davalıya hiçbir borcu olmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bu bononun düzenlenmesini gerektirir herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, iş yapılmadığını yahut herhangi bir sözleşme bulunmadığını beyan ederek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, ... .... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe konu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderilmiş, gönderilen meşruhatlı davetiye 26/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.800,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/06/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı