T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/896 Esas - 2025/789
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2025/896 Esas
KARAR NO: 2025/789
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI :
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2025
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
K. YAZIM TARİHİ: 13/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, .../... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde bulunan ... Blok ... ve ... Nolu, ... Blok ... Nolu ve ... Blok ... ve ... Nolu Bağımsız Bölümleri davacı şirkete devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin ... Blok ... no'lu daireyi davacı karşı davalıya devrettiğini, davacı karşı davalının mezkur daireyi ... ... isimli şahsa sattığını, söz konusu hususun sözleşme ile sabit olduğunu, yine ... Blok ... no'lu dairenin ise davacı karşı davalıya devredildiğini, dairenin davacı karşı davalı tarafından ... ... 'e satıldığını, ... Blok ... no'lu dairenin ise davacı karşı davalı tarafından .../.../... tarihinde ... ... 'e satıldığını, ... Blok ... nolu dairenin ise davacı karşı davalının talimatları ile davacının taşeronu olan ve davacı şirketin yetkilisi ile yakın ilişkisi olan ... Mühendislik yetkilisi ... ...'ın eşi olan ... ... isimli dava dışı şahsa devredildiğini, müvekkili kooperatif ile davacı karşı davalının taraf olduğu .../.../... tarihinde aranızda tanzim olunan ..., ... ve ... Bloklarının ... Daire Karşılığı Eksikliklerinin Tamamlama İskana Hazır Duruma Getirme Sözleşmesi gereğince müvekkilinin toplamda ... dairenin devrini gerçekleştirmiş olmasına karşılık davacı karşı davalının sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, davacı karşı davalı tarafından yapılan ve teslim edilen işler ile müvekkilinin gerçekleştirdiği ödemelerin orantılı olmadığını, müvekkili kooperatifin niza konusu işin yeni yükleneci tarafından daha ağır şartlarda tamamlamak zorunda kalmış olup zarara uğradığını, müvekkili kooperatifin karşı tarafların yüklendiği işi tamamlaması hasebiyle daha ağır şartları içerir şekilde niza konusu olmayan 3.şahıslar ile anlaşma sağlamak zorunda kaldığını, aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte, işbu dilekçe ile müvekkili kooperatifin sözleşme konusu işin tamamlanması için 3.kişilere yaptığı ödemelerin bedelinin tespiti ile davacı karşı davalının tazmin edilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davanın kabulüne; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla, HMK m.107 gereğince; davacı karşı davalı yükleniceye gerçekleştirilen ödemeleriden iade edilmesi gereken bedelin şimdilik 5.000,00TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 gereğince; sözleşme konusu işin tamamlanması için 3.kişiye yapılan ödemelerin bedeli olarak şimdilik 3.000,00TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek olan ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 gereğince; davalının ayıplı imalâttan doğan sorumluluk bedeli olarak şimdilik 2.000,00TL'nin temerrüt itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin .../... esas sayılı dava dosyasının .../.../... tarihli celsesinde, karşı davanın işbu davadan tefrikine karar verilmekle, ayrılan karşı dava Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve .../.../... tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı vekiline .../.../... tarihli ön inceleme tutanağının 2 nolu ara kararı ile 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş, davacı vekili tarafından verilen kesin süreden sonra sunulan beyan dilekçesi ekinde bulunan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde başvurunun dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 114/2, 115/2 ve TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden Reddine,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/07/2025
Katip ...Hakim ...
e-imzalıe-imzalı