Sanık .... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
I.İDDİA
Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2017 tarih ve 2017/433 esas sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında silahtan sayılan araçla yüzde sabit ize sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama iddiasıyla TCK'nın 86/2, 86/3-e, 87/1-c, 53/1, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış,
Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 10/07/2018 tarih, 2017/234 esas ve 2018/325 karar sayılı ilamı ile sanığın kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 86/2, 86/3-e, 87/1-2, 62/1, 58/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın istinaf talebinde bulunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 06/02/2019 tarih, 2018/2819 esas ve 2019/472 karar sayılı ilamı ile Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/07/2018 tarih, 2017/234 esas ve 2018/325 karar sayılı ilamının bozulmasına karar verilmiştir.
Mağdur .... ilk derece mahkemesinde; "Olay günü kahvaltı yaptığımız sırada kahvaltı hazırlama işiyle görevli sanık ...'la yumurtamın tam pişmemesi nedeniyle tartıştık, elinde bulunan çaydanlığı yüzüme doğru fırlattı, sanıktan şikayetçi değilim, kamu davasına katılmak istemiyorum, olay nedeniyle maddi bir zararım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2019 tarih, 2019/86 Esas ve 2019/201 Sayılı kararı ile; sanık ...'ın kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 86/2, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-2, 62/1, 58/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
III. İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Sanık .... özetle; olayın kaza sonucu meydana geldiğini, suç kastının bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. SAVUNMA
Sanık .. ilk derece mahkemesinde; "Olay günü Beyşehir A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak yatmakta iken ceza evinde yemekhane sorumlusuydum. Sabah kahvaltısı sırasında çaydanlık sobanın üzerindeydi, çay almak için çaydanlığı aldığım sırada suyun bir kısmı kazaen arkadaşım olan ....'in üzerine döküldü. .... bilerek yaptığımı düşünerek üzerime yürüdü, aramızda arbede yaşandı. Arbede esnasında elimde çaydanlık halen duruyordu, kalan su da ....'in yüzüne ve göğsüne döküldü, kesinlikle kasti olarak ....'i yaralamadım. Olay yanlışlıkla olmuştur. Hakkımda bir cezaya hükmedildiği takdirde kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalışmaya rızam vardır, suçsuzum, beraatimi istiyorum, ancak mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını ve şartlar oluştuğu taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istiyorum." şeklinde;
Dairemizde yapılan yargılamada; "Olay anlattığım gibi kazadan ibaretti, müştekide zaten olayın kaza ile olduğunu söylemişti, hakkımda şikayetçi olmamıştı, meydana gelen kaza olayını müştekinin kendisi kaza olduğunu beyan etmesine rağmen aramda husumet bulunan koğuştaki bir tanığın beyanına itibar edilmişti, diğer tanıkların beyanlarınada itibar edilmedi, arkadaşım olan müştekiyi kesinlikle çaydanlıktaki su ile üzerine döküp kendisini yaralamadım, çaydanlık sobanın üzerinde idi, yemek yiyeceğimiz esnada sobanın yanından geçerken çaydanlığa takıldım, çaydanlık sobanın yanında oturan müştekinin üzerine düştü ve döküldü, suçsuzum beraatimi talep ediyorum. Eğer mahkeme hakkımda ceza verecek olur ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
V.DELİLLER
A-) BELGELER
1-) Beyşehir İlçe Devlet Hastanesinin 18/11/2016 tarihli genel adli muayene raporu,
2-) ....Üniversitesi …. Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 23/01/2017 tarihli raporu,
3-) …. Devlet Hastanesinin 23/05/2017 tarihli genel adli muayene raporu,
4-) … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07/01/2020 tarihli raporu.
B-) TANIK BEYANLARI
Tanık ... ilk derece mahkemesinde; "Olay günü kahvaltı yaptığımız sırada müşteki ve sanık arasında kahvaltı konusunda tartışma yaşandı, üzerinde zaman geçtiği için söylenen sözleri şu an tam hatırlayamıyorum. Sözlü tartışmanın ardından sanık .... elindeki çaydanlığı mağdurun üzerine fırlattı, mağdurda sıcak suyla yandı." şeklinde,
Tanık .... ilk derece mahkemesinde; "Olay tarihinde Beyşehir A3 Tipi kapalı cezaevinde tutuklu olarak bulunuyordum. Tarafları koğuş arkadaşım olmaları nedeniyle tanırım, koğuş sorumlusuydum, sanık .... ise belli bir ücret karşılığı temizlik ve yemek işlerine bakıyordu. Kahvaltı esnasında ...., ....'e "bu yumurtayı nasıl pişirdin böyle, böyle yumurta mı pişer " diye sesli şekilde hakaret etti. ....'in elinde de çay katmak için mutfaktan getirdiği çaydanlık vardı. ....'in ani bağırması üzerine .... ....'e hitaben "senin karın mı var lan " dedi, çaydanlığın üstündeki demlik düştü, demlik düşünce sıcak su herkesin üzerine geldi ancak ....'in üzerine biraz fazla geldi. Bu durum ....'in kasıtlı yaptığı bir şey değildi. Sadece olay anında elini hareket ettirince demlik devrildi. .... demliği fırlatmadı, ....'e "senin karın mı var lan" derken elini kaldırdığı için üstteki demlik düştü." şeklinde,
Tanık.... ilk derece mahkemesinde; "Müşteki ve sanık koğuş arkadaşımdı. Olay tarihinde mutfak sorumlusu ... kahvaltı hazırlamıştı, yerde kahvaltı yaparken müşteki .... küfürlü bir şekilde yumurta niye pişmemiş dedi. Sanıkta bunun üzerine yerde bulunan içinde sıcak su olan çaydalığı alarak ....ş'ın üzerine döktü. Arkadaşlar araya girip ayırdık. Biz ayırdığımızda sanık ...., müşteki ....'e sinkaflı küfürler de etti. Sanık hepimiz yerde kahvaltı masasındayken yerde bulunan çaydanlığı alarak direkt ....'ın üzerine döktü." şeklinde,
Beyanda bulunmuşlardır.
VI.ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Cezaevinde aynı koğuşta hükümlü olarak bulunan mağdur ile sanık arasında kahvaltı nedeniyle çıkan tartışmada, sanığın elinde ki çaydanlıkta buluna sıcak suyu mağdurun üzerine dökmek suretiyle kasten yaraladığının oluşa uygun kabulüyle cezalandırılmasına karar verildiği; istinaf incelemesi sırasında Dairece aldırılan 07/01/2020 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda" mağdurda ki yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının "belirtilmiş olması karşısında; sanığın istinaf başvurusunun esastan kabulüyle CMKnun 280/2 maddesi uyarınca Beyşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/86-201 Sayılı hükmünün kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan TCKnun 86/2-3e, 53/1, 58/6-7 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
VII. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile mağdurun cezaevinde aynı koğuşta hükümlü olarak bulundukları, olay günü mağdur ile sanık arasında kahvaltı nedeniyle çıkan tartışmada, sanığın elindeki çaydanlıkta bulunan sıcak suyu mağdurun üzerine dökmek suretiyle kasten yaraladığı anlaşılmıştır.
Sanık olayın kaza sonucu meydana geldiğini, kastının bulunmadığını savunmuş ise de, mağdur ve tanık anlatımları ile olayın oluş biçimi gözetilerek savunmasına itibar edilmemiş ve yüklenen suçu kasten işlediği kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda sanığın yüzde sabit iz oluşturacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Dairemizce yapılan yargılama sırasında mağdur Adli Tıp Kurumu Tekirdağ Şube Müdürlüğüne sevk edilerek hakkında düzenlenen raporda, yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturmadığının belirtilmesi nedeniyle, adli raporlara göre mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmakla, sanığın TCK'nın 86/2. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın mükerrir olması hususları gözetilerek, hapis cezası tercih edilmek suretiyle temel ceza alt sınırın üzerinde tespit edilerek cezalandırılmasına, suçun kayna su ile işlenmesi nedeniyle cezanın TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/757 esas ve 2011/243 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından hükmolunan cezanın TCK'nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine kara verilmiş, bu ilamda da sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, bu ilama konu tehdit suçunun 6763 Sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması ve uyarlama sonucu uzlaşma nedeniyle düşme kararının verildiği tespit edilmekle, koşulları bulunmadığından sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiştir.
Dairemizin bu kabulü doğrultusunda, Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2019 tarih, 2019/86 esas ve 2019/201 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2019 tarih, 2019/86 esas ve 2019/201 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-)Sanık ....'ın, mağdur ....'ı kasten yaraladığı sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK'nın 86/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesi gözetilerek hapis cezası tercih edilmek suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yüklenen suçu TCK'nın 6/f-4. maddesi kapsamı silahtan sayılan kaynar su ile işlediği anlaşılmakla verilen ceza TCK'nın 86/3-e. maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları bulunmadığından TCK'nın 87/1-c,son maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları gözetilerek takdiren TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilen hususlar gözetilerek, sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/757 esas ve 2011/243 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından hükmolunan cezanın TCK'nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3.maddesi uyarınca zorunlu olarak tercih edilen hapis cezasının TCK'nın 50/3.maddesi uyarınca TCK'nın 50/1-a maddesiyle düzenlenen adli para cezası, kişiliği, suç işleme konusundaki eğilimi ve suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek TCK'nın 50.maddesinde düzenlenen diğer seçenek yaptırımlardan birine de çevrilmesine yer olmadığına,
Sanığın kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin bulunması nedeniyle koşulları bulunmadığından hapis cezasının TCK'nın 51.maddesi uyarınca ertelenmesine ve CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına,
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında sarf edilen ve kararda ayrıntısı gösterilen yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dairemizce yapılan yargılama sonucu verilen kararın sanık lehine olması nedeniyle bu aşamada sarf edilen yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ....'ın katılımı ve mütalaaya uygun olarak,
CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca kesin olarak 14.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)