DAVA: Sanık O. P. hakkında katılan S. S. ve mağdur A. S. 'a karşı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevinden dolayı hakaret, katılan S. S.'ı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin, sanık müdafi ve katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan incelemede CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
I. İDDİA
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 20/03/2017 tarih ve 2017/709 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık O. P. hakkında katılan S. S. ve mağdur A. S. 'a karşı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevinden dolayı hakaret, katılan S. S.'ı kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3, 265/1, 265/3, 125/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Katılan S. S. ilk derece mahkemesinde; "İlk saldırısında ben tuttuğum ve sonra da .... onu yere yatırarak sabitlediği için eylemine devam edemedi, ben bunun üzerine sanığın başka olaylar çıkaracağını anladığımdan telsiz ile yardım istedim, bu esnada sanık da mağdur ....'ı ikna etmiş ki içeriye muayene odasına gitmişlerdi, bir süre sonra sanık geri geldi, bana aniden tekme ile saldırdı, tekme sağ elimin serçe parmağına geldi, parmağım kırıldı, ben yere yığıldım, yerde iken bana tekme atmaya devam etti, sol omzum yerinden çıktı, ayrıca sağ kaburgamdan da olaydan sonra 1 ay rahatsızlık çektim, çekilen filmde kırık olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen sıkıntı yaşadım, ne yapacağıma karar vermeye çalışırken diğer güvenlik görevlileri ile benim çağırdığım polis memurları olay yerine geldiler, sanığı etkisiz hale getirerek polis odasına aldılar, bana hakaret eden, kendisine emniyette bekçi olduğumu ifade etmeme rağmen bana vurup parmağımı kıran, kolumu çıkaran ve hakkında işlem yapılmaması için direnen sanık hakkında şikayetçiyim." şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada; "Ben Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nde hastane polisi olarak görev yapmaktayım, olay tarihinde sanık hastaneye annesi ile birlikte geldi, kardeşi de dışarıda bekliyordu, dışarıda kardeşi ile kavga ettiler sonra sanık tek başına içeriye girdi, sanık aşırı derecede alkollüydü, içeride de bağırmaya devam etti, o esnada annesi olduğu yere bayıldı, sanıkta aşırı alkollü olduğu için biz insanlık namına sanığın annesine yardımcı olmaya çalıştık, yanımda güvenlikçi arkadaşım ile birlikte sedye getirdik, hastayı üzerine onlar kendileri koydular, bayan o sıra biraz kendine gelmişti, biz sedyenin yönünü acil kısmına doğru çevirip gidecekleri yolu tarif ettik, ondan sonra sanık bize küfür ve hakaret etti, benim olay tarihinde Kırıkkale İhtisas Hastenesi acil bölümünde acile gelen hastaları taşıma görevim yoktu, sanığın annesinin olay yerinde bayılması sebebiyle mağdur olmaması için yardımda bulundum. " şeklinde, beyanda bulunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih, 2017/172 Esas ve 2018/223 Sayılı kararı ile sanık O. P.'ın; katılan S. S.'ı kasten yaralama suçundan CMK'nın 223/3-e maddesi uyarınca beraatine, katılan S. S. ve mağdur A. S. 'a karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK'nın 265/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, katılan S. S. ve mağdur A. S. 'a karşı nitelikli hakaret suçundan TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Sanık müdafii, sanığa yüklenen suçların sabit olmadığını, CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek;
Katılan ise, sanığın kendisini darbederek elini kırdığının sabit olduğunu, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirtelerek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. SAVUNMA
Sanık O. P. ilk derece mahkemesinde; "Olay tarihinde alkol almıştım, daha sonra annem rahatsızlandı, bu nedenle yüksek ihtisas hastanesi acil bölümüne götürdüm, o esnada emniyet bekçisinin "sarhoş sarhoş geliyorlar" şeklinde bir beyanda bulunduğu duydum, buna sinirlendim, kendisine bir yumruk attım, sonra beni kelepçelediler, polislere teslim ettiler, müşteki ve mağdurun beyan ettiği gibi, anneme yardım etmek amacıyla sedye getirip getirmediklerini, bu sırada benim "karışmayın lan" şeklinde onlara hakarette bulunup bulunmadığımı, bekçinin de bu nedenle "sarhoş sarhoş geliyorlar" şeklinde serzenişte bulunup bulunmadığını, bu şekilde önce her ikisi ile karşılaştığımı, sonra bekçinin odasına giderek onu ikinci kez yaraladığımı hatırlamıyorum, ancak ben vurduktan sonra bekçi de bana vurdu, hakaret sözleri söylediğimi hatırlamıyorum," şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada; "Olay günü annem hasta idi. Hastane acil servisine götürdük. Alkollüydüm, annem bayıldı. Yanımızda kardeşim vardı. Bayılınca "yardım edin lan" diye bağırdım. Oradan ismini bilmediğim görevli geldi yanıma, ne bağırıyorsun gibi tepkisi oldu. Tekrar yardım istedim kendisinden o beni itti. Bende onu ittim. Alkollü olduğumu dile getirdi. İçip içip geliyorsunuz, başımıza bela olacaksınız dedi. Ben onu ittikten sonra eliyle omuzuma vurdu. Sonra kendisi elini tutarak olay yerinden ayrıldı. Diğer görevlilerde beni alkollü olduğum için alıkoydu. Görevliye herhangi bir cebir, tehdit de bulunmadım. Polise karşı direnmem de olmadı. Şerefsizler kelimesini de kullanmadım, hakaret etmedim. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Suçsuzum beratimi isterim." şeklinde,
Savunma yapmıştır.
V. DELİLLER
A- ) BELGELER
1- ) Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinin 02/03/2017 tarihli Adli Muayene Raporu,
2- ) 03/03/2017 Tarihli CD İzleme Tutanağı,
3- ) Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi 03/03/2017 tarihli rapor,
4- ) Kırıkkale Valiliğinin 07/02/2020 tarihli görev belgeleri,
5- ) Kırıkkale Yüksek İhtisas Has. nin, mağdur ve katılanın görev tanımına ilişkin yazısı,
6- ) Sanığa ait nüfus kaydı,
7- ) Sanığa ait adli sicil kaydı,
8- ) Kolluk ihbar evrakı ve ekleri.
B- ) TANIK BEYANLARI
Mağdur A. S. ilk derece mahkemesinde; "Ben silahlı özel güvenlik sertifikası sahibiyim, şirket adına hastane güvenliği işini yürütüyorum, ancak silahlı güvenlik ihtiyacı olmadığından, silahsız olarak çalışmaktayım. Olay tarihinde saat 17.30-18.00 sıraları idi, sanık annesini acile getirmiş, annesi yerde oturuyor ve sanık da "nerdesiniz lan, anneme bakın lan" diye bağırıyordu, alkollü olduğu belliydi. Hemen olay yerine gittim, yanımda da emniyet bekçisi arkadaşım vardı, birlikte bir sedye bulduk, sanığın hasta olan annesini sedyeye koyup yardımcı olmak istedik, ancak sanık bize de bağırdı, "ben kendi işimi görürüm, bırakın lan" diye söyledi. Hasta ile ilgilenmeye devam ettik, sanığa da "anneni götürelim, muayene ettirelim, bağırıp çağırma" diye sakinleştirmeye çalıştım, bu arada bekçi S.'ın "sarhoş sarhoş geliyorlar" sözünü duymadım, ben sedye ile annesini ittirip götürürken sanık bana doğru geldi, beni iteklemeye çalıştı, S. da sanığı durdurmak istedi, onu tuttu, bunun üzerine ben de sanığa müdahale ettim, onu yere yatırdım, bu arada annesini de doktora götürmüş olduk, sanık da yanımdaydı, annesi muayene oldu, bu sırada sanığın yanımdan ayrıldığını fark ettim, daha sonra sanığın oradan giderek, mağdur S.'a vurduğunu onun parmağını kıracak şekilde yaraladığını sonradan öğrendim, sanık da oradaydı, sonra polise haber verildi, emniyet güçleri sanığı alıp götürdüler, olay bu şekilde olmuştur, bana hakaret ettiği için sanıktan şikayetçi değilim, biz hakkında işlem yapılmasını sağlayacağımız sırada bize sanığın direndiği doğrudur, alkollü olduğu için bunu gerçekleştirdi." şeklinde,
Tanık M. P. ilk derece mahkemesinde; "Olay günü annemin tedavisi için Yüksek İhtisas hastanesi acil servisine ağabeyim ile birlikte gittik, içeri girerken hastanede görevli olan bekçi ve güvenlik görevlisini ağabeyimi tutması nedeni ile ben annemi içeri götürdüm, ağabeyimi sakinleştirmeye çalıştılar, o sırada ben içeride olduğum için başka neler olduğunu görmedim, bunun dışında bir bilgim yoktur." şeklinde,
Beyanda bulunmuşlardır.
VI. ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Olay günü saat 17.45 sıralarında sanığın, annesini tedavi için Yüksek İhtisas Hastahanesi acil servisine getirdiği; polis odasının önünde sanığın alkollü olması nedeniyle bağırmaya başladığı; acil serviste görevli olan, bekçi katılan S. S. ile güvenlik görevlisi mağdur Alparslan Savaş'ın, görevleri olmadığı halde, sırf yardımcı olmak amacıyla sanığın annesini, sedyeye koyarak müdahale odasına götürdükleri sırada, sanığın katılan ile mağdura bağırdığı; S.'ın yardımcı kuvvet çağırmak için ayrıldığı; sanığın annesini muayene odasına götürdükten sonra, katılan S.'ı arayarak, bulduğu ve tekme ile vurmak suretiyle katılanı kasten yaraladığı anlaşılan olay nedeniyle; katılan S.'ı kasten yaralama suçundan cezalandırılması gereken sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi ile görevi yaptırmamak için direnme suçu ve hakaret suçlarını işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir kesin, inandırıcı delili bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmiş olmakla; katılan S., sanık savunmanının istinaf başvurularının esastan kabulüyle CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/172 esas 2018/223 Sayılı hükmünün kaldırılmasına; sanığın katılan S.'ı kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 87/3, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına; görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından ise CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
KARAR: VII. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde saat 17.40 sıralarında sanık O. P.'ın, kardeşi M. P. ile birlikte annesi Ş. Ş. 'ü Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Acil Servisine getirdiği, annesinin kapı önünde fenalaşarak yere oturması üzerine alkollü olan sanığın bağırmaya başladığı, hastane polisi olarak görev yapan katılan S. S. ile güvenlik görevlisi A. S. 'ın hastaları taşımakla görevli olmamalarına rağmen sırf insani duygularla yardım etmek için Ş. Ş. 'ü sedyeye koyarak müdahale odasına götürmek istedikleri, sanığın alkolün de etkisiyle "bırakın lan anamı, ben kendim götürürüm" diye bağırdığı ve sedyeyi itmekte olan mağdura engel olmak istediği, katılanın sanığa müdahale etmesi üzerine katılana yumruk attığı, taraflar arasında arbede yaşandığı ve sanığın mağdur tarafından yere yatırılarak sakinleştirildiği, sanığın da annesinin arkasından müdahale odasına girdiği, saat 17.43 sıralarında koşarak müdahale odasından çıktığı ve koridorda bulunan katılanı "sen kimsin lan, sana mı soracağım, sen bana ne karışıyorsun" diyerek darbettiği, sağ eline tekme isabet eden katılanın sağ el 5. parmağının kırıldığı anlaşılmış ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Yukarıda anlatıldığı şekilde gelişen olayda, mağdur ve katılanın acile gelen hastaları acil müdahale odasına taşıma gibi bir görevlerinin bulunmadığı, sanığın annesinin kapı önünde fenalaşarak yere oturması üzerine sırf insani duygularla yardımcı olmak amacıyla hareket ettikleri, dolayısıyla sanığın mağdur ve katılana karşı annesini taşımalarına engel olmak amacıyla gerçekleştirdiği cebir içeren fiilin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla, sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiştir.
Ancak, olay sırasında sanığın alkolün de etkisiyle annesini acil müdahale odasına götürmek isteyen katılana yumruk ve tekme atarak, onu vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralamak suretiyle kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, fiiline uyan TCK'nın 86/1, 87/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, katılanın görevinden kaynaklanan bir yaralama olayına maruz kalmaması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 86/3-c maddesinde düzenlenen nitelikli hal uygulanmamıştır.
Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikleri gözetilerek kısa süreli hapis cezası takdiren adli para cezasına çevrilmiş ancak geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi gözetilerek, yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından takdiren CMK'nın 231/5. maddesi uygulanmamıştır.
Sanığın olay sırasında mağdur ve katılana karşı "siz ne karışıyorsunuz lan, şerefsizler" diyerek kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddia edilmiş ise de, sanığın suç isnadını reddetmesi ve iddianın doğrudan olayın içerisinde olan mağdurun aşamalardaki beyanları da dahil olmak üzere katılanın kolluk ifadesi dışında başkaca bir delille teyit edilememesi karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
Dairemizin bu kabulü ve değerlendirmesi doğrultusunda, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih, 2017/172 Esas ve 2018/223 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- ) Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih, 2017/172 Esas ve 2018/223 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- ) Sanık O. P. hakkında katılan S. S. ile mağdur A. S. 'a karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açılmış ise de; sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarıca beraatine,
3- ) Sanık O. P. hakkında katılan S. S. ile mağdur A. S. 'a karşı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan dava açılmış ise de; sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarıca beraatine,
4- ) Sanık O. P.'ın, katılan S. S.'ı kasten yaraladığı sabit olduğundan, fiiline uyan TCK'nın 86/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ile meydana gelen zarar ve tehlike gözetilerek takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın fiili nedeniyle mağdurun vücudunda kemik kırığı meydana geldiğinden, verilen ceza TCK'nın 87/3. maddesi uyarınca kemik kırılmasının hayat fonksiyonlarına etkisi gözetilerek takdiren 1/6 oranında artırılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi gözetilerek, yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından takdiren CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına,
Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikleri gözetilerek kısa süreli hapis cezasının takdiren TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle sanığın 350 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak gün olarak belirlenen adli para cezasının bir günü 20.00 TL takdir edilerek sanığın 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak, TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine,
Sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında sarf edilen 4 davetiye gideri 44,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline, Dairemizde yapılan yargılama sonucu verilen kararın sanık lehine olması nedeniyle bu aşamada sarf edilen yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Sanık O. P. ve müdafii ile katılan A. S. 'ın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı N. N. A.'ın katılımı ve mütalaaya uygun olarak tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle CMK'nın 286. maddesi uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve temyiz yolu açık olarak, 13.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)