Sanık …… …. hakkında katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Dairemizce verilen 09/03/2018 tarih, 2017/2650 Esas ve 2018/418 Sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02/07/2019 tarih, 2019/1590 Esas ve 2019/3526 Sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda;
I.İDDİA
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/06/2015 tarih ve 2015/5179 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık K. H. hakkında katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 81/1, 35, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Katılan F. G. ilk derece muhakemesinde; "K. ile 13 Ekim 2014'den beri tanışıyoruz, 26 Ekim 2014'de de sevgili olarak konuşmaya başladık, K. benim yaptığım herşeye sinirlenirdi, makyaj yapsam ona da sinirlenirdi, beni darp ettiği de olurdu, K.'in annesi benim ölen annem ve babam hakkında olumsuz konuşmuş, bunun üzerine ben K.'den ayrıldım, konuşmak istemedim, perşembe günü bıçaklandım, ondan önceki pazar günü kendisinden ayrılmıştım, sürekli bana mesaj atıyordu, görüşmek istiyordu, ben görüşmek istemediğime ilişkin mesaj atıyordum. Bana "bu işten kökten kurtulacağım" dedi, bende "nasıl kurtulacaksın" dedim, o da "yamacıma gelirsen görürsün" dedi, Savcılığa şikayet edeceğimi söyledim, "gel beraber gidelim, ondan sonra kurtulacağım" dedi, benim bıçaklandığım gününün gecesi bana "ikimize de Allah rahmet eylesin" diye bir mesaj attı, bende Amin diye geçiştirmiştim, bülöf zannettim, saat 19.00 sıralarında okuldan çıkmıştım, araçla K. geldi, araçtan indi, F. konuşalım dedi, seninle konuşacak birşeyim yok diye ısrar ettim, sonra arkadaşına arabayı kenara çek diye bağırdı, arkadaşı Oğuz aracı kenara çekerken edebiyat hocamıza çarptı, öğrenciler hocaya çarptı diye araca vurdular, K. ile birlikte aracı uzaklaştırmaya çalıştık, öğrenciler Oğuz'u da dövdü, Oğuz araçla gitti, K. telefonu araçta unuttum, aracı bulalım dedi, peki tamam dedim, halamı arayalım Oğuz'un telefonunu versin dedi, arayacağımız sırada okulun oradaki otobüs durağında beklediğini gördük, K. araca doğru gitti, Oğuz'a bu arabanın hali ne haşat olmuş, git dedi, Oğuz, K.'e para verdi, taksi ile git dedi, K. gel konuşalım dedi, bende tamam konuşalım dedim, arabaya bin dedi, arabaya binmem dedim, F. anahtar sende dursun ben arabayı sürmeyeceğim, araba olduğu yerde dursun dedi, bende bunun üzerine arabaya bindim, K. benden niye ayrıldın diye sordu, K. bağırarak konuşurdu onun için arabaya binmiştim, söyleyeceğim ancak Kurana el bas dedim, o da bastı tamam dedi, K. annemi mi öldüreyim dedi, bende hayır olmaz öyle dedim, o sırada sakindi, ben seni çok seviyorum, sen beni sevmedin dedi, beni seviyor musun dedi, seni seviyorum dedim, ondan sonra sen beni aldattın mı diye sordu, bende aldatmadım dedim, ben arabayı ful doldurdum. Bugün biz öleceğiz, ben kendimi öldüreceğim dedi, bende saçmalama dedim, kendimi öldüreceğim, kendimi öldürürsen seni de sağ bırakmam dedi, o sırada abisi M. telefonla aramaya başladı, telefonları açma dedi, abisi arıyordu telefonu açmadı, meşgule aldı, telefonuma bu çocuğun peşini bırakmadın diye mesaj attı, ben ağlamaya başladım, K. benim için ağlama dedi, sonra çocukluk anılarını anlattı, dön arkanı 10 saniye say dedi, ben dönmeyeceğim dedim, 3 saniye gözlerini kapat dedi, hayır dedim, bıçak taşımadığı halde bıçak çıkarttı, F. seni öldüreceğim kelimeyi şehadet getir dedi, getirmeyeceğim, öldürmeyeceksin dedim, ikimizide öldüreceğim dedi, hayır öldürmeyeceksin dedim, boynumun sol tarafına bıçağı vurdu, seni öldüreceğim korkmuyor musun dedi, bıçağı batırdığında kendimden 2-3 saniye geçtim, kendime gelince K.'in elinden bıçağı aldım, tekrar bıçağı aldı, annemi aramak için telefonu aradım, bulamadım, araçtan kendimi attım, K. de arabadan atladı, tekrar bıçaklamaya başladı, boynuma, ellerime, sırt taraflarıma kulağımın yan tarafına vurdu, ben eşarp takıyordum, yaralarımdan dolayı eşarp takamıyorum, kendini bıçaklamaya başladı, kalın giydiği için bıçak vücudunda etkili olmadı, tekrar bana bıçakla vurmaya başladı, ben kustuğum esnada öldün mü F. diye sordu, koştum bir abiye tutundum, o sırada K. başıma bıçak sapladı, bıçak başımda kaldı, bayıldım, gözümü açtığımda abi ağlıyordu, K.'i de birileri tutuyordu, ambulans geldiğinde eli sopalı kişiler gördüm, uykum geliyor dedim, başımdaki abi uyama dedi, sonra annemi aradılar, ambulansla hastaneye kaldırdılar, sanık M. mesaj göndermiş, sanıklardan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
II.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/03/2017 tarih, 2015/189 esas ve 2017/69 Sayılı kararı ile, sanık K. H.'ın katılan F.'yı kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 35. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II.İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
O yer Cumhuriyet Savcısı özetle, sanık hakkında tehdit suçundan açılmayan fiilden dolayı hüküm kurulduğu, dava açılan tehdit fiili yönünden suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini,
Sanık müdafii özetle, sanık hakkında yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiğini, haksız tahrik ve iyi hal indiriminin uygulanması gerektiğini,
Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili özetle, sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini,
Katılan vekilleri özetle, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunu tasarlayarak işlediğniden TCK'nın 82/1-a. maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmesini ve teşebbüs nedeni ile üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuşları üzerine;
Dairemizin 09/03/2018 tarih, 2017/2650 Esas ve 2018/418 Sayılı kararı ile, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/03/2017 tarih, 2015/189 esas ve 2017/69 karar sayılı hükmünün, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından cezalandırılmasına ilişkin kısmının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanık K. H.'ın, katılan F. G.'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 81/1, 35/2, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık K. H. ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02/07/2019 tarih, 2019/1590 esas ve 2019/3526 Sayılı kararı ile, "Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın mağduru çok sayıda bıçak darbesi ile, baş, omuz, sol el, sol kulaktan tükrük bezi hasarı, minimal pnömotoraks, küçük eklem onarımı gerektiren, hayati tehlike, 3 .derece kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı olayda; 5237 Sayılı Kanun'un 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında zararın ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine 12 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle yeniden yargılama yapılmıştır.
IV.SAVUNMA
Sanık K. H. gerek ilk derece muhakemesinde gerekse dairemizde bozma öncesi yapılan yargılama sırasında; "F. G. benim kız arkadaşımdır, F. ile bir ay sonra evlenecektik, ancak ayrıldık, niye ayrılmak istediğini sormak için buluştuk, F.'nın okuluna arabamla gittim, okul çıkışında F.'yı göremedim, okulun etrafında araçla bir tur döndükten sonra F.'nın aşağıya doğru yürüdüğünü gördüm, aracı durdurdum, F.'ya konuşabilir miyiz dedim, o da konuşamayız dedi, o anda arabam yolun ortasında kaldığı için arkadaşım Oğuzhan Yüksel'e aracı yolun kenarına park etmesini söyledim, arkadaşım aracı park ederken yanlışlıkla öğretmene çarptı, F.'nın arkadaşları da araca vurmaya başladı, F. koştu arkadaşlarını engelledi, ben de arkadaşımı gönderdim, F.'ya konuşabilir miyiz diye söyledim, ayrılma sebebini sordum, kimseye söylemeyeceğine söz ver dedi, arabamda Kuran-ı Kerim vardı, Kuran-ı Kerim'e el basar mısın dedi, Kuran'a elimi bastırdı, küfürlü kelime kullandı, sinkaf ederim dedi, sonra ne yaptığımı hatırlamıyorum, olay alkolün etkisi ile meydana gelmiştir, F.'yı öldürme kastım yoktu, sadece korkutmak istedim." şeklinde,
Bozma sonrası Dairemizde yapılan yargılamada; "Suç için pişmanım, adalete sığınıyorum, takdir mahkemenindir." şeklinde,
Savunma yapmıştır.
V. DELİLLER
A-) BELGELER
1-)Dr. N. Körez Sincan Devlet Hastanesinin 16/04/2015 tarihli raporu,
2-)18/04/2015 tarihli olay yeri inceleme tutanağı,
3-)Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinin 04/05/2015 ve 2015/309 Sayılı adli raporu,
4-)Bakırköy Prof. Dr. M. O. Ruh ve Sinir Hastalıkları E. A. Hastanesinin 14/12/2016 tarihli raporu,
B-)TANIK BEYANLARI
Tanık Yasin Özkaya ilk derece muhakemesinde özetle; olayı görmediğini, olay yerine gittiğinde ambulansın geldiğini, katılanın yaralı olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.
VI.ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 09/03/2018 gün ve 2017/2650 esas 2018/418 Sayılı kararı ile; Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/03/2017 gün ve 2015/189 esas, 2017/69 Sayılı ilamı ile sanık K. H.'ın katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCKnun 81/1, 35. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüyle CMKnun 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak; sanık K. H.'ın katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCKnun 81/1, 35 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının, Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02/07/2019 gün ve 2019/1590 esas 2019/3526 Sayılı ilamı ile "sanığın mağduru çok sayıda bıçak darbesi ile, baş, omuz, sol el, sol kulaktan tükrük bezi hasarı, minimal pnömotoraks, küçük eklem onarımı gerektiren, hayati tehlike, 3. derece kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı olayda; 5237 Sayılı Kanun'un 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında zararın ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine 12 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edilmesi ile Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması nedenleriyle bozulduğu" anlaşılmakla katılan Bakanlık vekili ile katılan F. G. vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüyle CMKnun 280/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09/03/2018 gün ve 2017/2650 esas 2018/418 Sayılı hükmünün kaldırılması, sanık K. H.'ın katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCKnun 81/1, 35, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, suç niteliği mevcut delil durumu ceza miktarı, tutukluluk süresi dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
VII.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanık K. ile katılan F.'nın bir süre arkadaşlık kurdukları, daha sonra ayrıldıkları, ancak sanık K.'in bu durumu kabullenemeyerek whatsapp üzerinden mesaj göndermek suretiyle katılanı ölümle tehdit ettiği, mesaj tarihinden bir gün sonra yani 16/04/2015 tarihinde katılan F.'nın okulunun bulunduğu mahale gittiği ve okul çıkışında geçmişte kurduğu yakınlığın da etkisi ile arabaya bindirip konuşmaya razı ettiği, araç içerisinde konuşurken onu sevdiğini, birlikte olmak istediğini belirttiği, ancak katılanın bunu kabul etmemesi üzerine aralarında çıkan tartışma neticesinde sanık K.'in yanındaki ekmek bıçağını çıkartarak F.'yı başından, boynundan, yüzünden, sağ ve sol elinden bıçakladığı, katılanın kısa bir süre baygınlık geçirip kendine gelmesine müteakiben sanığın "öldün mü Fatma" diye sorduğu, katılanın araçtan kaçarak tanımadığı birinden yardım istediği, bu esnada sanık K.'in katılanın yanına gelip katılanın sol şakağına bıçak sapladığı anlaşılmıştır.
Sanığın katılana gönderdiği mesajın içeriği, bıçak darbelerinin sayısı, katılanın hayati bölgelerinin hedef alınması, katılanın çok sayıda bıçaklanmasından sonra kısa bir süre baygınlık geçirmesi ve sanığın "öldün mü Fatma" diyerek katılanın ölüp ölmediğini kontrol etmesi, katılanın ayıldıktan sonra olay yerinden kaçarak başka birisinden yardım istediği esnada sanığın katılanı sol şakağına bıçağı saplaması hususları birlikte değerlendirilerek, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın yüklenen suçu tasarlayarak işlediği iddia edilmiş ve olay tarihinden önce whatsapp üzerinden gönderdiği mesajla katılanı ölümle tehdit ettiği anlaşılmış ise de; yerleşik yargı kararlarına göre tasarlama halinin kabulü için, sanığın önceden koşula bağlı olmaksızın öldürme kararını vermesi, kararla eylem arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içinde verdiği karardan sebat ve ısrar etmesi gerekmekte olup, sanık söz konusu mesajı gönderdikten sonra olay yerinde katılan ile buluşmuş olup, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre katılan ile buluştuktan sonra araç içerisinde aralarında geçen konuşmaların niteliği, sanığın katılana kendisini sevip sevmediğini, tekrar birlikte olup olmayacağını sorması hususları dikkate alındığında, olay yerine gelirken koşulsuz olarak katılanı öldürme kararı aldığı kesin olarak belirlenemediğinden tasarlama koşullarının bulunmadığı değerlendirilerek sanığın TCK'nın 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, darbe sayısı, adli raporlara göre meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gibi hususlar gözetilerek teşebbüs nedeni ile TCK'nın 35. maddesi uyarınca sanığın takdiren 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık her ne kadar katılanın annesine yönelik hakaret içeren sözler söylediğini iddia etmiş ise de, katılan anlatımları, olayın oluş biçimi ve nedeni, sanık tarafından katılana gönderilen mesajların içeriği gibi hususlar dikkate alınarak savunmasına itibar edilmemiş ve katılanın kendisinden ayrılmasını kabullenmemesi nedeni ile yüklenen suçu işlediği kabul edilerek haksız tahrik hükümlerini uygulama koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Sanığın geçmişi ve suç işleme konusundaki eğilimi, fiilleden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları ile sosyal ilişkileri gözetilerek, sanık lehine takdiren TCK'nın 62. maddesi uygulanmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık K. H.'ın, katılan F. G.'ü kasten öldürmeye teşebbüs ettiği sabit olduğundan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 81/1. maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, 5237 Sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereğince meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek sanığın takdiren 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları bulunmadığından TCK'nın 29. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın geçmişi ve sosyal ilişkileri gözetilerek takdiren TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilen hususlar gözetilerek, sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın Ankara 7. Ağır ceza Mahkemesi'nin 2007/309 esas ve 2007/351 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından hükmolunan cezanın TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanığın nezarette ve tutuklulukta geçirdiği günlerin 5237 Sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Hükmolunan cezanın süresi ile suçun niteliği ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek, tahliyesine ilişkin taleplerin reddi ile sanık K. H.'ın tutukluluk halinin devamına,
Hüküm özetinin tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu müdürlüğüne gönderilmesine,
Adli Emanetin 2015/1131 sırasında kayıtlı bıçağın TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine, aynı sırada bulunan lekenin ise imhasına,
Katılan F. G. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama nedeniyle 3.960 TL, Dairemizde yapılan yargılamada birden fazla celseye katılım nedeniyle 2.725 TL olmak üzere toplam 6.685 TL vekalet ücretinin sanık K.'den alınarak katılan F.'ya verilmesine,
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında sarf edilen ve ayrıntısı gösterilen 64,15 TL, Dairemizde yapılan yargılama sırasında sarfedilen 3 davetiye gideri 37,50 TL olmak üzere toplam 102,65 TL yargılama giderinin sanık K.'den tahsiline,
Sanık K. H. ve müdafii ile katılan F. vekilinin yüzen karşı, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı Nazife Nazlı Atılgan'ın katılımı ve mütalaaya uygun olarak,
Sanık K.'in tutukluluk halinin devamına ilişkin karar yönünden, tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi, tutuklu veya hükümlü bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veyahut zabıt katibine veyahut ceza ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne itiraz kanun yolu açık,
Sanık K. H. hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm bakımından, sanık ve katılan F. yönünden tefhim, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi; tutuklu veya hükümlü bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veyahut zabıt katibine veyahut ceza ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde incelenmek ve temyiz yolu açık olmak üzere 20/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii, şekli ve süresi anlatıldı. (¤¤)