Sanıklar H. G., A. A., A. A., R. A. ve S. A. hakkında müşteki A. K.'yı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin o yer Cumhuriyet ve üst Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
I. İDDİA
Cide Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/04/2017 tarih ve 2017/196 esas sayılı iddianamesi ile; sanıkların müşteki A. K.'yı kasten yaralama suçundan TCK'nın 37/1, 86/2, 86/3-e. maddeleri cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Müşteki A. K. soruşturma aşamasında: "soy ismini hatırlayamadığım ve müşterim olan ... isimli bir bayana tam tarihini hatırlamamakla birlikte belli bir süre önce kendisine bir adet bitme aşamasındaki bir daireyi 50.000 (elli bin ) TL'ye sattım. Parasını aldım. Dairenin tapusunu da bu şahsa verdim. Ancak binanın yapımı uzadığı için şahsın mağdur olmaması için ben bu şahsa 60.000 TL vereyim daireyi tekrar alayım dedim. ... isimli şahıs bu durumu kabul etmedi. Bunun üzerine şahsa bana ödediği 50.000 liranın faizi neyse faizi ile birlikte vereyim daireyi tekrar alayım mağdur olma dedim. Ancak ... isimli şahıs bunu da kabul etmedi. Bugün yani 26/06/2015 günü saat 12:00 sıralarında ikametimin kapısı sert bir şekilde vuruldu. Ben ramazan ayı dolayısıyla yatıyordum. Eşim kapıyı ve ikametimin kapısından müşterim olan ... isimli şahsın sesini duydum. Şu an tam hatırlayamadığım kadarıyla eşime tehdit içerikli sözler söyledi. Ben ne olduğunu anlamak için ikametimin kapısına geldim. Kapıda ... isimli şahıs ile sattığım daire ile ilgili konuşmaya başladık. Bana sattığım daire ile ilgili son durumun ne olduğunu sordu. Bende dairenin daha bitmediğini söyledim ve mağdur kalmaması için kiralık daire bul 250 TL'sini ben vereyim dedim. ... isimli şahısta bana hitaben kiralık evi bulduğunu ancak kontratı benim üzerime yapmak istediğini söyledi, ben de şahsa oturmadığım dairenin kira kontratını neden ben yapayım dedim. Bunun üzerine ... isimli şahıs sinirlenerek ikametinin kapasından ayrıldı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra 13:00 sıralarında camiye gitmek için ikametimden çıktım ve sahil istikametine doğru giderken .... Cafenin yanına geldiğimde Dacia marka gümüş renkli 34 plakalı bir araç önümü kesti ve araçtan daha önce gördüğüm ancak isimlerini bilmediğim dört erkek şahıs ve ... isimli bayan ve araçtan daha önce gördüğüm ancak isimlerini bilmediğim dört erkek şahıs ve ... isimli bayan indi ve dört şahıs bana saldırmaya başladı. Bunun üzerine ben can havliyle ... Pansiyonun bahçesine doğru kaçtım. Şahıslar peşimi bırakmayarak bahçeden aldıkları sopalarla bana vurmaya devam ettiler ve ben yere düştüm. Yerdeyken sopalarla, elleriyle ve tekmeleriyle başıma ve vücuduma vurmaya devam ettiler. Ben polisi aramak için telefonumu çıkardığım sırada elimden telefonu alarak polisi aramamı engellediler. Daha sonra beni bırakıp geldikleri araca binerek gittiler. Bana vuran şahıslar Cide'lidir. Ancak İstanbul'da ikamet etmektedirler. Benim tahminim daha önceden daire satmış olduğum ... isimli bayanın ya akrabaları ya da kardeşleri idi, çünkü bana tam vuracakları esnada sen kira kontratını neden üzerine yapmıyorsun dedikten sonra vurmaya başladılar. Daha sonra ben 155 polis imdat hattını arayarak yardım istedim, polis ekibi gelip beni tedavim için hastaneye götürdüler. Beni bu şekilde yaralayan, isimlerini bilmediğim dört erkek şahıs ile bu kişileri azmettirdiğine inandığım ... isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Cide Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/04/2018 tarih ve 2017/217 esas, 2018/152 Sayılı kararı ile; sanıklar H. G., A. A., A. A., R. A. ve S. A. hakkında müşteki A. K.'yı kasten yaralama suçundan CMK'nın 223/2-e maddeleri uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN VE NEDENLERİ
Üst ve o yer Cumhuriyet Savcıları; sanıkların yüklenen suçtan cezalandırılması için yeterli kanıt bulunduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. SAVUNMA
Sanık H. G. ilk derece mahkemesindeki savunmasında; "dört sene önce A. K. bana ev teslim edecekti. Bana bir ay iki ay bekle diyerek beni oyalıyordu. Sonrasında ''gel abla sana başka ev kiralayacağım'' dedi. Olaydan önceki gün geldiğinde akşam A. bana " sabah gel sana ev buldum'' dedi. Ben de sabah A.'i telefonla aradım. Telefonu açmadı. Sonra karşımızda olan eve gittim. Zile bastım. O zaman da kapıyı açmadı. Kardeşlerim de İstanbul'a gideceklerdi. Kardeşlerim hazırlandıklarını söyleyerek ''sen de kalma birlikte gidelim'' dediler. Eşyalarımı Asım'ın evine bırakmıştım. Araca bindik. A. K. bir anda arabaya vurmaya başladı. Araçtan A.. ve R.indiler. Abimler de ''senin derdin ne dediler. Gel seni karakola götürelim '' deyince A. de '' Abi beni karakola götürmeyin yolunuz açık olsun '' dedi. Biz de gittik. Sonradan duyduğumuz kadarıyla A.'i ev için başka insanlar darp etmiş. Kulaktan kulağa duyduk. Biz kendisini darp etmedik. Sopa da yoktu." şeklinde,
Sanık A. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "Asım beyin verdiği ifadenin aynısını tekrar ediyorum. Değişik bir şey olmadı. Daha önce vermiş olduğum ifadeler de aynen geçerlidir." şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada talimatla alınan savunmasında: "ben kardeşlerim ve yeğenim ile İstanbul'a gitmek üzere aracımıza bindiğimizde ismini dava nedeniyle bildiğim A. aracımıza tekme attı, ön tarafta oturan kardeşim Rasim ve Asım indi, bu kişi ile sakin bir şekilde konuştular, sonrasında araca binip biz oradan ayrıldık, kimse kimseye ne vurdu ne hakaret etti ne de tehdit etti, ama neden sanık konumuna düştük neden hakkımızda dava açıldı bilmiyorum, suçsuzum beraatimi isterim, ayrıca iddianamede belirtilen kafeyi bilmem ama A. ile aynı sokakta evimiz vardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde,
Sanık A. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "benim evim A. K. ile otuz metre karşılıklıdır. A. K. kız kardeşim H. G..'ün ev satın alacağını evi alamazsa bir ev kiralayacağını söyledi. Altı ay içerisinde bunları yapacağını söyleyerek ablamdan parayı aldı. Bugün yarın diyerek ablamı oyaladı. Daha sonra ablama ''sen eşyalarını topla gel ben sana ev bulacam'' dedi. Ben de kendisine nerden bulacağını söyledim. Babası ve dayısı da şahittir. Kız kardeşim eşyalarını toplayıp geldi. O günün akşamında ''sana yarın ev bulacağım'' dedi. Kız kardeşim o gün bende kaldı. Sabah olduğunda ben ve kardeşlerim araca bindik. İstanbul'a gidecektik. Kız kardeşim A. ile evimizin karşısında olan A.'in evine konuşmak için gitmişti. Birden A. K. gelerek aracı tekmelemeye başladı. Biz de kendisine neden böyle birşey yaptığını sorduk. Kardeşim Rasim aracı sürüyordu. Ben de ön tarafta oturuyordum. Kardeşim Rasim indi. Ben de indim. A. de bunun üzerine kendisini yerden yere attı. Biz kendisini darp etmedik. Hatta o günde belediyenin orada birileri bunu darp etti. Aracı tekmelediği zaman ben kendisine ''senden şikayetçiyim yürü karakola gidelim'' dedim. O da özür diledi. Hatta tokalaştık. Ama sonrasında gelip nüfus dairesinden ailemin bilgilerini alarak ölmüş kardeşimden bile şikayetçi olmuş. A. A., S. A. ve H. G. ise araçtan inmedikleri halde onlardan da şikayetçi olmuş." şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada talimatla alınan savunmasında; "iddianamede olay yerinde beklediğim söylemiş ise de öyle bir durum yoktur, benim evim A. K. ile aynı sokaktadır, kız kardeşime daire satmıştır, olay günü kız kardeşim A.'in evine gitmiş, biz kardeşim R. A., A. A. ve oğlum S. A. evimizin önünde İstanbul'a gitmek üzere aracımıza bindik, kız kardeşimiz olan ...'yi aradık, gelmesini söyledik geldiğinde gözleri yaşlıydı, araca bindi, tam araç hareket edecekken araca arkadan A. K. tekme attı, direksiyondaki kardeşim Rasim indi, ne olduğunu sorunca A. kardeşime "ben dolandırıcı mıyım beni bu kadar sıkıyorsunuz?" dedi, aralarındaki konuşma sırasında sesler yükselince ben de araçtan indim, A.'e ayıp ettiğini söyledim, olayı yatıştırdım, A. ile tokalaştık, orada anlaştık araca bindik İstanbul'a doğru hareket ettik, ancak nasıl olduysa nüfus müdürlüğünden ben ve kardeşlerimin kimlik bilgilerini hatta vefat etmiş olan iki ablamın da kimlik numaralarını alarak bizden şikayetçi olmuş, biz A.'e ne vurduk, ne küfür ettik ne de tehdit ettik, daha sonradan duyduğumuza göre Cide'de başkaları tarafından darp edilmiş ancak bizden her nasıl olduysa şikayetçi olmuş, ben ve kardeşlerimin suçu yoktur, beraatimi isterim, A. ile daha sonradan telefonla görüşmemizde davayı geri aldığını şikayetçi olmadığını beyan etti. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde,
Sanık R. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "olay aynen Asım abinin anlattığı gibi gelişti. Daire mevzusu yüzünden olay çıktı. Ben o zaman aracı kullanıyordum. Aracı tekmelediği için çıktım. ''sen ne yapıyorsun'' dedim. O zaman abim Asım araçtan farklı şekilde çıktığımı düşünerek arkamdan çıktı. Abim A. A.'e ''gel o zaman karakola gidelim'' dedi. A. de özür diledi.'' şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada talimatla alınan savunmasında; "ağabeyim olan Asım'ın dediklerine aynen katılıyorum, bizim evimiz A. ile aynı sokaktadır, biz otoparkta aracımızda beklerken A. geldi, aracımıza tekme attı, biz ne olduğunu sorup konuşup anlaştık, olay yerinden ayrıldık, hatta A. Kafe diye söyledikleri olay yeri de yanlıştır, o kafe bizim evimize yaklaşık 200 metre uzaklıktadır, neden bu şekilde hakkımızda şikayetçi olduğunu anlamış değilim, biz A.'e ne küfür ettik, ne tehdit ettik ne de darp ettik, ancak nasıl elde etmişse bütün ailemizin kimlik numaralarını bir şekilde tespit ederek ölmüş ablamızdan dahi şikayetçi olmuş, suçsuzum beraatimi isterim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde,
Sanık S. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "hatırladığım kadarıyla iki sene önce babaannemin evi dolayısıyla tapu işimiz vardı. Onun için buraya gelmiştik. Halam H.G. ile A. K. arasında geçen olayı bilmiyordum. Daha sonradan öğrendim. Ben babam ve amcalarım İstanbul'a gitmek için aracın içerisindeyken A. K. gelip arabaya vurdu. Amcamla babam indiler. Olay bittikten sonra birlikte araçtan indik. Araçtan indiğimiz sırada babam ''gel seni karakola götüreceğim'' dedi. A. K. da ''benim sabıkam var. Abi sorun yok'' diyerek özür diledi ve tokalaştılar." şeklinde,
Dairemizde yapılan yargılamada talimatla alınan savunmasında; "biz babam, amcamlar ve halam ile İstanbul'a gitmek üzere aracımıza bindiğimizde ismini dava nedeniyle bildiğim A. aracımıza tekme attı, ön tarafta oturan amcam Rasim ve babam olan Asım indi, bu kişi ile sakin bir şekilde konuştular, sonrasında araca binip biz oradan ayrıldık, kimse kimseye ne vurdu ne hakaret etti ne de tehdit etti, ama neden sanık konumuna düştük neden hakkımızda dava açıldı bilmiyorum, suçsuzum beraatimi isterim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde,
Savuinmada bulunmuşlardır.
V. DELİLLER
BELGELER
1- ) Cide Devlet Hastanesinin 28/06/2015 tarihli raporu ve 1 adet CD,
2- ) Kastamonu Devlet Hastanesinin 26/06/2015 tarihli genel adli muayene raporlar,
3- ) Kastamonu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11/02/2016 tarihli ön raporu,
4- ) Dr. M. İ. Devlet Hastanesinin 26/05/2015 tarihli raporu ve 1 adet CD,
5- ) Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13/07/2016 tarihli raporu.
VI. ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
1- ) Sanık H. G. hakkında, kasten yaralamaya azmettirme suçundan kurulan hükümde usule veya esasa ilişkin herhangibir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangibir eksiklik olmadığı,ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla; CMKnun 280/1-a maddesi uyarınca o yer ve üst Cumhuriyet Savcılarının istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- ) H. G.'ün aralarında ev alım-satımından kaynaklı anlaşmazlık bulunan müşteki A. K.'nın evine giderek bu konuyu konuştukları, bir çözüme uluşamadıkları; bilahare ... ile kardeşleri sanıklar A. A., A.A., R. A., yeğeni sanık S. A. olduğu halde araçları ile seyrettikleri sırada karşılaştıkları, müşteki tarafından aracın tekmelendiği ve dört erkek sanığın müştekiyi sopalarla vurmak suretiyle kasten yaraladıklarının iddia, adli rapor ve dosya kapsamından anlaşılan olay nedeniyle cezalandırılmaları gereken sanıklar hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmiş olmakla;o yer ve üst Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun esastan kabulüyle CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca Cide Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/217 esas, 2018/152 Sayılı hükmünün kaldırılmasına, sanıklar A. A., A. A., R. A., S. A.'un eylemlerine uyan TCK'nun 37/1. maddesi yollamasıyla 86/2-3e, 29, 53/1. maddeleri uyarınca, cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına talep etmiştir.
VII. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRENİN KABULÜ
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; müşteki A. K.'nın mütahitlik yaptığı, sanıklar A. A., A. A. ve R. A.'un kız kardeşi S. A.'un ise halası olan H. A.'a daire satma vaadiyle parasını aldığı, aradan geçen zaman içerisinde dairenin satışı ve alınan paranın iadesi hususunda anlaşmazlık ve husumet oluştuğu, olay günü taraflar karşılaşığında, sanıklar A. A., A. A., R.A. ve S. A.'un eylem ve fikir birliği içinde haraket ederek sopa ile müştekiyi darp ettikleri, sanık H. G.ün ise diğer sanıkları azmettirdiğine veya darp eylemine iştirak ettiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı ve müştekinin olay neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Sanıklar A. A., A. A., R. A. ve S. A.'un yüklenen suçu işlemedikleri yönündeki savunmalarına, müştekinin iddialarını doğrulayan adli rapor ve tüm dosya kapsamına göre itibar edilmemiş, sanıkların eylemine uyan TCK'nın 37/1, 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, temel cezanın alt sınırdan adli para cezası olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Sanık H. G.'ün, müştekinin darp edilmesi hususunda diğer sanıkları azmettirdiğine veya darp eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine yeterli kanıt bulunmadığından bu sanığın yüklenen suçtan beraatine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı şekilde meydana gelen olayda, müştekiden sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden bir eylem saptanamadığından sanıklar hakkında TCK'nın 29/1. maddesi uygulanmamıştır.
Sanık A. A.'un yargılama dosyasına yansıyan suça meyilli kişiliğine göre tekrar suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından bu sanık yönünden CMK'nın 231/5. maddesi uygulanmamıştır.
Dairemizin bu kabulü doğrultusunda, Cide Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/04/2018 tarih, 2017/217 Esas ve 2018/152 Karar sayılı hükmünün, sanıklar A. A., A. A., R. A. ve S. A.'un, müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan beraatlerine ilişkin kısımlarının, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- ) Sanık H. G. hakkında müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunda ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- ) Cide Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/04/2018 tarih, 2017/217 esas ve 2018/152 karar sayılı hükmünün, sanıklar A. A., A. A., R.A. ve S. A.'un, müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan beraatlerine ilişkin kısmlarının, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
3- ) Sanık A. A. hakkında müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, kastının yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek takdiren ve tercihen 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yüklenen suçu silahtan sayılan sopa ile işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek, 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın şahsi hali ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir günü 20 TL taktir edilerek sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik durumu ve adli para cezasının miktarı gözetilerek, adli para cezasının TCK'nın 52/4. madesi uyarınca birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemsi durumunda tamamının bir seferde tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı ),
Sanığın geçmişi ve suç işleme konusundaki gözetilerek takdiren CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına,
4- ) Sanık A.A.hakkında müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, kastının yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek takdiren ve tercihen 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yüklenen suçu silahtan sayılan sopa ile işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek, 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın şahsi hali ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir günü 20 TL taktir edilerek sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik durumu ve adli para cezasının miktarı gözetilerek, adli para cezasının TCK'nın 52/4. madesi uyarınca birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemsi durumunda tamamının bir seferde tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı ),
Sanığın adli sicil kaydının ve suç nedeniyle müştekinin istediği somut bir zararın bulunmaması, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarına göre ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşması nedeniyle CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK'nın 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak taktiren bu süre içinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına gerek olmadığına,
CMK'nın 231/10-11. maddesi gereğince, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi durumunda geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, aksi durumda hükmün açıklanmasına,
5- ) Sanık R. A. hakkında müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, kastının yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek takdiren ve tercihen 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yüklenen suçu silahtan sayılan sopa ile işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek, 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın şahsi hali ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir günü 20 TL taktir edilerek sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik durumu ve adli para cezasının miktarı gözetilerek, adli para cezasının TCK'nın 52/4. madesi uyarınca birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemsi durumunda tamamının bir seferde tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı ),
Sanığın adli sicil kaydının ve suç nedeniyle katılanın istediği somut bir zararın bulunmaması, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarına göre ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşması nedeniyle CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK'nın 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak taktiren bu süre içinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına gerek olmadığına,
CMK'nın 231/10-11. maddesi gereğince, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi durumunda geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, aksi durumda hükmün açıklanmasına,
6- ) Sanık S. A. hakkında müşteki A. K.'ya yönelik kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, kastının yoğunluğu ile suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek takdiren ve tercihen 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yüklenen suçu silahtan sayılan sopa ile işlediği anlaşıldığından verilen ceza TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen ceza TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek, 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın şahsi hali ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir günü 20 TL taktir edilerek sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik durumu ve adli para cezasının miktarı gözetilerek, adli para cezasının TCK'nın 52/4. madesi uyarınca birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemsi durumunda tamamının bir seferde tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı ),
Sanığın adli sicil kaydının ve suç nedeniyle müştekinin istediği somut bir zararın bulunmaması, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarına göre ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu bir kanaat oluşması nedeniyle CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK'nın 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak taktiren bu süre içinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına gerek olmadığına,
CMK'nın 231/10-11. maddesi gereğince, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi durumunda geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, aksi durumda hükmün açıklanmasına,
Sanıklar A. A., A. A., R. A. ve S. A.'un yönünden ilk derece mahkemesi tarafından yapılan toplam 155 TL ve Dairemizde yapılan yargılamada 4 adet davetiye gideri 68 TL olmak üzere 223 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline,
Sanık H. G. hakkında yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Sanıkların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı N. N. A.'ın katılımı ve mütalaya uygun olarak,
Sanık H. G. hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar yönünden, CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca kesin,
Sanık A. A. hakkında kurulan hüküm yönünden CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca kesin,
Sanıklar A. A., R. A. ve S. A. hakkında müşteki A. K.'yı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı yönünden, CMK'nın 231/12 ve 268. maddeleri uyarınca kararın sanıklara tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilerek, tutuklu veya hükümlü bulunanlar bakımından ise cezaevi idaresine bir dilekçe verilmesi veyahut zabıt katibine veyahut ceza ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanak tutulması suretiyle 2. Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve itiraz kanun yolu açık olmak üzere 10.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)