(5271 S. K. m. 170, 225, 230, 232) (5237 S. K. m. 53, 86, 87)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık R.'in ifadelerinde, sanık B.'in kendisine hakaret edip tehdit etmesinden sonra tekme tokat atarak darp ettiğini, araya girenlerin kendisini B.'in elinden kurtarıp dolmuşuna oturttuğunu, 5-6 dakika sonra B.'in elinde uzun bir tornavida ile saldırdığını, eline aldığı tahta sopayı tornavidayı düşürmek için B.'e salladığını, B.'in yere düştüğünü beyan etmesi, sanık B.'in ise, sanık R.'in kendisine tehdit ve hakaret ederek yumruk attığını, orada bulunanların ikisini ayırarak R.'i uzaklaştırdıklarını, kendisinin aracının yanında beklerken sanık R.'in gelerek ucu topuz demir sopa ile sağ gözüne vurduğunu, yere düştüğünü beyan etmesi karşısında, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile katılan-sanıkların eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve katılan-sanıkların ne şekilde yaralandıklarının delillerinin gösterilerek gerekçelendirilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine aykırı davranılarak hükmün yeterli gerekçeyi içermemesi,
2) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/07/2015 tarih ve 2015/30920 esas sayılı iddianamesinde; iddianame içeriğinde "kavga esnasında R.'in mermi manyağı yaparım şeklinde tehdidinin bulunduğu" denildiği halde, sanık R. için tehdit suçundan sevk maddesi gösterilmediği ancak, iddianamede sanık B.'in R.'e yönelik herhangi bir eylemi anlatılmadığı halde sanık B. hakkında tehdit suçundan sevk maddesi gösterildiği anlaşılmakla, sanık B. hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava bulunmamasına rağmen beraat hükmü kurulması ve sanık R. hakkında tehdit suçundan açılmış bir dava bulunduğundan ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması yerine hüküm kurulmaması suretiyle iddianame düzeltilmeden yargılamaya devamla karar verilerek CMK'nın 170, 225 ve 232. maddelerine aykırı davranılması,
3) Gerekçeli karar başlığında suç tarihi gösterilmeyerek CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
4) Kabule göre de; Sanık R.'in mağdur B.'i kasten yaralama suçundan kurulan hükümde;
a-Mağdur B.'in vücutta ağır (4.) derecede kemik kırığı, duyu veya organlarından birinin (sağ göz) işlevinin sürekli yitirilmesi ve yüzde sabit iz niteliğinde olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nın 86/1 maddesi uyarınca belirlenen cezada üst hadde yakın ceza tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b-TCK'nın 86/1, 86/3-e maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, TCK'nın 87/2-b maddesi uyarınca 2 kat artırım yapılması sonucu "3 yıl 18 ay hapis cezası" yerine "4 yıl 6 ay hapis cezasına" hükmedilmesi,
c-TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-b maddelerinden sonra TCK'nın 87/2-son maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında madde numarasının "87/2-son" yerine "87/1-son" olarak yazılması,
d-TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, TCK'nın 53/1. maddesinin (b) fıkrası ile Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilen hususların gösterilmemesi,
e-Katılan R. vekillerinin vekaletnamesi dosya arasında bulunmadığı halde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi,
Usule aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan-sanık R. müdafii ve katılan-sanık B. müdafiinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden öncelikle bu nedenlerle katılan-sanık R. Kaplan ve katılan-sanık B. Ö. hakkındaki hükümlerin CMK’nın 289/1-c, 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)