(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 193, 230, 232, 237, 260, 268, 279, 284, 286, 289)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü;
Yargılama sırasında, 22.01.2019 tarihinde vefat etmiş bulunan sanık ... hakkındaki hüküm ile maktuller ..., ..., …, …, … ve …'in öldürülmelerine ilişkin hükümlerin istinaf edilmedikleri; diğer bir kısım maktul yakınlarının da vekili olduğu görülen Av. …'nin istinaf dilekçesi içeriğinden, maktul … dışındaki öldürme olaylarına ilişkin bir istinaf talebinde bulunmadığı anlaşılarak, başlıktaki maktullerin öldürülmesi nedeniyle kurulan hükümlerle ve ilgili istinaf başvurularıyla sınırlı olarak,
Ayrıca,
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olması ve suçtan zarar gören; maktul ...'ın oğlu müşteki ...'ın 26.2.2016 tarihli duruşmada; maktul ...'ün kızı müşteki ...'ün 26.2.2014 tarihli talimat duruşmasında; maktul ...'ın eşi müşteki ... vekilinin 11.07.2014 tarihli duruşmada; maktul ...'ın oğlu müşteki ... ile maktul ...'ın eşi müşteki ...'ın 27.02.2014 tarihli talimat duruşmasında; maktul ...'ın kızı müşteki ...'ın 26.02.2014 tarihli talimat duruşmasında; maktul ...'ın oğulları olan müştekiler ... ile ...'ın ise sırasıyla 20.02.2014 ve 03.03.2014 tarihli talimat duruşmalarında katılma istediklerini bildirerek ve vekilleri vasıtasıyla, mahkemece verilen hükmü istinaf ederek, açıkça katılma iradelerini ortaya koymaları ve ancak katılma kararları verilmemiş olması karşısında, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın katılan ve vekillerinin ise katılan vekilleri olarak davaya katılmasına karar verilerek, yapılan incelemede;
a) Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince 20.02.2014 tarihinde alınan beyanında özetle, Jandarma istihbaratta sivil haber elamanı olarak çalışmış olduğunu, Tekirdağ Emniyeti'nde kendisini dövdüklerini, 1 ay kendisine gelemediğini, iddianamede adı geçen öldürülen kişilerle bir ilgisi ve bilgisi olmadığını, (dosyamız maktullerinden olmayan) ağabeyi ...'ın, ...'ın ekibi tarafından öldürüldüğünü, ...'ın kendisini tehdit ettirdiğini, diğer işlenen cinayetler hakkında bir malumatı olmadığını, emeklilik hakkını istediğini bildirmiş bulunan ve katılmasına karar verilen ...'un yargılama konusu suçların doğrudan doğruya zarar göreni olmayıp, davaya katılma ve kurulan hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından, katılanın hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
b) Mardin ili Nusaybin ilçesinde 20.04.1994 günü meçhul kişilerce öldürüldüğü bildirilen ve dosyamız maktullerinden olmayan ...'ın eşi olan müşteki ...'in yargılama konusu suçların doğrudan doğruya zarar göreni olmayıp, davaya katılma ve kurulan hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından, müşteki vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
c) İstinabe ile alınan 26.02.2014 tarihli beyanında kardeşi (dosyamız maktullerinden olmayan) ...'ın 1992 yılında kaybolduktan sonra dava açıldığını, yargılama yapıldığını, beyanda bulunduğunu, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildiren ve katılmasına karar verilen ...'ın yargılama konusu suçların doğrudan doğruya zarar göreni olmayıp, davaya katılma ve kurulan hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
Diğer istinaf başvurularının incelenmesinde;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarihli ve 2013/12-74 Esas - 2014/140 Karar sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 11.07.2014 tarihli duruşmada savunma yapmadığı; savunma yapmak üzere süre istediği; bundan sonra ise müdafi de dahil olmak üzere hiç bir duruşmaya katılmadığı anlaşılan sanık ...'nun sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
2- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararları ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3. 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri ile Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı ile istikrarlı diğer kararlarında belirtildiği gibi, mahkeme kararlarının İstinaf denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Dairemizin bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, hükme esas alınan deliller ile dosya kapsamında bulunmasına rağmen gerekçeli kararda zikredilmediğinden zımnen reddedildiği değerlendirilen delillerin genel soyut ifadelerle açıklanması ve/veya hiç tartışılmaması yerine, istinaf denetimine olanak verecek şekilde iddiaya konu olaylar bakımından ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilmesi ve açıkça karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bu kapsamda;
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının 21.12.2011 tarihli yazısı ekinde mahkemeye gönderilen ve 18.02.1995 tarihinde … ile kaçırılmasından 14 gün önce yapılan görüşmeye ait bant çözümlerinin, bu çözümlerin bir gerçekliği yansıttığını bildiren tanık … beyanının,
... kod adlı tanık ...'ın 24.11.1997, 01.12.1997 ve 13.01.1998 tarihlerinde ulaştığı gazeteci ...'e anlatımlarına ilişkin olup, bilahare Ergenekon soruşturmaları sırasında adı geçenden ele geçirilen dijitaller içerisinde yer alan "_..._2.doç"(... Anlatıyor) adlı word belgelerinde bildirilen hususların,
... kod adını kullanan tanık ...'ın, 24.11.1997-13.01.1998 tarihleri aralığında el yazısı ile kaleme alıp, gazeteci ...'e verdiği; bilahare Ergenekon soruşturmaları sırasında adı geçenden ele geçirilen belgeler içerisinde yer alan ve adı geçenin yazdığını kabul ettiği 19 sayfa belge içeriğinde bildirilen hususların ve buna bağlı olarak tanık ... beyanlarının,
En son, sanık ...'ın aşamalardaki beyanlarının dosya kapsamındaki diğer bildirim ve deliller ile teyit edilip edilmediğinin, bu beyanların maddi olay-olaylar ile uyuşup uyuşmadığının karar yerinde tartışılmaması,
Olaylarda ele geçen kovan ve mermi çekirdeklerinin menşei, kullanımlarına ilişkin aidiyetleri, bunların ve diğer maddi olguların birbirleri ile ilişkisi, itham edilen failler, hedef alınan maktuller, organizasyon, oluş ve netice itibariyle olaylar arasında bir irtibat bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi,
Sadece sanık ...'ın beyanları arasında var olduğu bildirilen bir kısım farklılıklara işaret edilmek; ancak maddi olaylarla uyuşan bildirimlerinin ise irdelenmemek suretiyle, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3- Sanıklar hakkında beraat kararları verildiği sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4- İddianamede ve gerekçeli karar başlığında adı yazılı olan maktul ...'ın 28.04.1996 tarihinde öldürülmesi olayı ile ilgili iddianamede bir olay anlatılmadığı, dava açılmadığı ve maktulün öldürülmesi olayına ilişkin bir hüküm verilmediği anlaşıldığından, adı geçen maktul ile mirasçıları katılan/müştekiler …, …, … ve …'ın isimlerinin gerekçeli karar başlığında yazılarak karışıklığa sebebiyet verilmesi,
5- İddianamede ve gerekçeli karar başlığında adları yazılı katılan/müştekiler ..., ... ve ...'ün bildirdikleri olayların yargılama konusu olaylarla ilgisinin ve maktuller ile yakınlıklarının da olmadığı gözetilmeden katılan/ müştekilerin isimlerinin gerekçeli karar başlığında yazılarak karışıklığa sebebiyet verilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan kendi adına asaleten ve katılan ...'ye vekaleten Av. ..., katılanlar ... ve ... vekili Av. ..., katılanlar ..., ..., ... ve müşteki ... vekili Av. ..., katılan ... vekili Av. …, katılanlar ..., …, .., …, .., … ve … vekili Av. …, katılanlar ..., …, ..., ..., ..., ... ve ... ile katılanlar ... ve ... vekili Av. …, katılan ... vekili Av. …., katılanlar ... ve ... vekili Av. …, Katılanlar …., …, …, … ve … ile katılan ... vekili Av. .., katılan ... vekili Av. …'nın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden;
Sanık ... hakkında maktuller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'yi tasarlayarak kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlerin doğrudan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve … hakkında maktul ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... … hakkında maktul ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktuller ... ve ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve … hakkında maktul ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve … hakkında maktul ...'ü; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve … hakkında maktuller ... ve ...'ı; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., … ve … hakkında maktul ...'yi tasarlayarak kasten öldürme suçlarından kurulan hükümlerin ise aralarındaki bağlantı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf başvurularının reddine ilişkin karar yönünden CMK'nın 268 ve 279/1-son maddeleri uyarınca, kararın sanık müdafiine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle 2. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere itiraz kanun yolu açık,
Bozma kararı yönünden CMK'nın 284/1 ve 286/1. maddeleri uyarınca kesin olarak 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)