Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2017 tarih ve 2017/16943 esas sayılı iddianamesi ile; " mağdur H. T.'in kuruluşundan itibaren kısa adı B... olan B... Vakfına üye olduğu, N. T.'in suç tarihinde Başbakanlık Acil Durum Dış İlişkilerde çalıştığı, N. T.'in, mağdur H. T. 'den borç para istediği, H. T.'in nakdi olmadığını, kendisinin B... 'a üye olduğunu oradan çekebileceğini söylediği, H. T. ile birlikte suç tarihinde B... 'ın başkanı olan sanık H.'in yanına gittikleri, H. T.'in, sanığa “ N. hanımın paraya ihtiyacı varmış, ben vakıftan 1.000 TL çekip kendisine verebilir miyim” dediği, sanığın da kabul ettiği, bunun üzerine H. T.'in 1.000 TL lik başvuru formunu doldurup imzaladığı ve başvuru formunun altına "N. T. tarafından düzenli olarak her ay vakıf hesabına yatırılacaktır." şeklinde not yazdığı, not yazdığı bölümü de N. T.'in imzaladığı, formu N. T.'e verdiği, kredi ödeme günü geldiğinde sanık H.'in suç tarihinde B... 'ta sekreter olarak çalışan Y. K.'ı arayarak “Halil T. 3.000 TL kredi istiyor, bununla ilgili banka talimatı hazırla ve imzaya getir” dediği, Y. K.'ın da talimatı hazırlayıp imzalaması için sanık H. ‘e götürdüğü, sanık H.'in, Y. K.'a “3.000 TL yi sen kendin çek ve parayı bana getir” dediği, Y. K.' da sanığın talimatı doğrultusunda parayı çektiği ve yeni dilekçe ve 3.000 TL lik H. T. 'in altında imzası olmayan yeni taahhütname ile sanığa gittiği ve sanığa belgeleri ve 3.000 TL parayı teslim ettiği, Y. K.'ın, sanığa 3000 TL lik yeni dilekçe ve taahhütnamede H. T. 'in imzasının neden olmadığını sorduğu, sanığın, Y. K.'a H. T. 'in Acil durum yönetimine gece göreve geldiğini ve kendisinin bu belgeleri H. T. 'e imzalattıracağını söylediği, Y. K.'ın müteaddit defalarda sanığa imzalı belgelerin kendisine ulaşmadığını söylediği, sanığın, Y. K.'a "imzalar, bir sıkıntı olmaz, o bizim arkadaşımız" dediği, Mağdur H. T.'in 2011 yılında bir ihtiyacı nedeniyle B... 'tan kredi talebinde bulunduğu, 2011 yılında B... 'ta sekreter olan S. K.'ın evrakları düzenlediği, mağdur H. T. 'e 3025 TL daha önce kredi borcu olduğunu söylediği, H. T. 'in “ benim borcum yok nereden çıkıyor” dediği, evrakları görmek istediği, o sırada sanık H.'in, tanık S. K.'ın odasına geldiği, mağdur H. T.'in, sanığa “benim borcum yok bu nereden çıkıyor” dediği, H. T.'in, S. K.'ın masasından daha önceki çekilen krediye ilişkin kredi taahhütnamesini aldığı, sanığın, H. T. 'in elinden taahhütnameyi aldığı, köşeye doğru giderek arkasına doğru sakladığı, sanığın taahhütnameyi vermediği, sanığın, mağdur H. T. 'in imzaladığı 06/08/2009 tarihli taahhütnamenin üzerindeki notu kapatarak fotokopisini çektiği ve 06/08/2009 tarihli H. T. 'in imzaladığı ve üzerinde "N. T. tarafından düzenli olarak her ay vakıf hesabına yatırılacaktır" şeklinde not bulunan N. T.'in de imzası olan taahhütnamenin aslını gizlediği veya yok ettiği, Vakıflar Bankası Başbakanlık Bürosu'na hitaben yazılan 3000 TL'nin H. T. 'e kredi verilmek üzere Y. K.'a ödenmesine ilişkin 21/08/2009 tarihli yazıyı hazırlatarak ve imzalayarak ayrıca özel belgede sahtecilik suçunu işlediği, sanığın, mağdur H. T. 'i bu şekilde bankaya yazı yazarak bankayı aracı kılmak sureti ile dolandırdığından bahisle " TCK'nın 207/1, 208/1,158/1.f, maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ; "............ Başbakanlık Teftiş Kuruluşu'nun 11/08/2014 tarihli inceleme raporu, B... ‘dan kredi kullanan üyelerin ödeme planları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2017 tarih 2017/6347 Sayılı ayırma kararı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2017 tarih 2017/74968 soruşturma numaralı şüpheli G. Y. hakkında verilen KYOK kararı, -Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2017 tarih 2017/74968 soruşturma numaralı şüpheli N. T. hakkında verilen KYOK kararı, Vakıflar Bankası T.A.O'nın 01/089/2017 tarihli cevabi yazıları, B... üye listesi, B...'ın 11093/2010 tarihli olağan üstü mütevelli heyet toplantı tutanağı, mağdur Mağdur H. T. ile tanıklar N. T., S. K. G. Y. ve Y. K. ‘ın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın inkara dayalı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın dosyada fotokopisi bulunan 06/08/2009 tarihli H. T. tarafından verilen taahhütname şeklindeki tükenmez kalem ile 1.000 TL yazılan taahhütname aslını yok etmek sureti ile ( rakam ile yazılan 1.000 TL'nin üzerine kurşun kalem ile 3.000 TL yapılan belge) üzerine atılı bulunan özel belgeyi yok etme suçunu işlediği, belgeyi düzenleyen Baş-Vakfın herhangi bir resmi statüsünün olmadığı bu nedenle bu vakfa ait belgelerin özel belge niteliğinde olduğu ve yine sanığın yönetim kurulu başkanı olduğu vakıf ile ilgili katılanın gerçekte 1.000 TL kredi çektiği ve buna dair taahhütname düzenlendiği taahhütnamenin 1.000 TL olarak düzenlendiği bu belgenin aslı bulunamasa da fotokopisinden anlaşıldığı yine vakıf tüzüğüne göre herhangi bir üyeye kredi verilebilmesi için vakıf yönetim kurulunun karar alması gerekirken bu yönde bir karar da almayarak vakfın hesabının bulunduğu Vakıflar Bankası Başbakanlık Bürosu'na dosyada aslı bulunan 21/08/2009 tarihli Sayı No:120 olan vakfın hesabından 3.000 TL paranın H. T.'e ödenmek üzere Y. K.'a ödenmesine dair yazıyı hem kendisinin hem de muhasip üye G. Y.'in imzalamak üzere gerçekte 1.000 TL çekilmesi için yazı yazması gerekirken 3.000 TL çekilmesi yönünde yazı yazarak gerçeğe aykırı belge düzenlemek ve kullanmak sureti ile üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği, vakfın herhangi bir resmi sıfatının bulunmadığı dolayısı ile sanığın sübut bulan özel belgede sahtecilik, özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme ve basit dolandırıcılık suçlarından mahkumiyeti cihetine gidilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında, mağdur H. T.''i bankaya yazı yazarak bankayı aracı kılmak sureti ile dolandırdığından bahisle TCK.nun 158/1.f, maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, söz konusu olayda bankanın yalnızca ödeme aracı olduğu, olayda bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığı, dolayısı ile sanığın eyleminin TCK nun 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık niteliğinde kabulünün gerekeceği düşünülmüş ve sanığa atılı eylemin basit dolanıldırıcılık suçu kabul edilmesi nedeni ile 6763 Sayılı kanunun 253 maddesi gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ve uzlaştırmacı H. Ay tarafından düzenlenen 19/04/2018 tarihli rapora göre tarafları arasında uzlaşma sağlanamadığı anlaşılmış ve sanığın eylemine uyan TCK nun 157/1. maddesi gereğince mahkumiyeti cihetine gidilmiştir.
Sanık hakkında atılı suçlar nedeniyle ceza tertip edilirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayini uygun görülmüş, dolandırıcılık suçu yönünden sanığın müştekinin zararını gidermediğinden hakkında TCK nun 168. maddesi uygulanmamış, sanığın duruşmada gözlemlenen olumlu hal ve tutumu lehine taktiri indirim nedeni kabul edilmiş, sanığa verilen dolandırıcılık suçu yönünden, suç işleme konusundaki eğilimi, yargılamada edinilen kanaate göre verilen cezanın ertelenmesi halinde sanığın ilerde bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemeye kanaat geldiğinden TCK nun 51. maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine, özel belgede sahtecilik ve özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından ise, sanığın geçmişteki hali, sabıkasız oluşu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kabulü ve yargılamada edinilen kanaate göre ileride suç işlemekten çekineceği hakkında mahkemece olumlu kanaat edinilmekle hakkında CMK nun 231/5 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" şeklindeki gerekçe ile sanığın özel belgede sahtecilik ve özel belgeyi bozma, yok etme ve gizleme suçlarından mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve dolandırıcılık suçundan TCK'nın 157/1, 62/1,52/2-4,53 madde gereği 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51.maddesi gereği cezanın ertelenmesine dair karar verildiği ;
Sanık müdafiince özetle eksik inceleme ile karar verildiği, suçun menfaat unsurunun bulunmadığı gibi sebeplerle mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf kanun yoluna müracaat edildiği,
Sanığın aşamalarda yüklenen suçlamayı kabul etmediği,
Mağdur H. T.'in kovuşturmada ; "Ben, B... Vakfının üyesiyim, sanıkta başkanı olur. 2009 yılında sanık bana yine vakfın üyesi olan N. hanıma ihtiyacı nedeniyle 3000 TL para çekeceğini ancak N. hanımın çekemediğini, benim çekip ona vermemi söyledi. Bende ancak 1000 TL çekebilirim dedim. Ve kabul ettim., daha sonra N. Hanım benim yanıma vakıftan taahhütname getirdi, ben 1000 TL azarak imzaladım, ve bu parayı da ben çekiyorum ancak N. ödeyecek diye not düştüm. Daha sonra takip etmedim. Ben kendi adıma vakfa para çekmeye gittiğimde benim 3000 lira borcum olduğunu söylediler. Ben de böyle bir para çekmedim, sanığın yanına gittim oda bana sen çektin dedi taahhütnameyi göster dedi bene fotokopi bir belge verdi. Üzerinde 3000 TL yazıyordu ancak fotokopi idi ben böyle bir şey imzalamadım aslını ver dedim vermedi. Daha sonra bende şikayetçi oldum. N. hanım daha sonra bu parayı yatırmış, kendisine sorduğumda kendisinin de 3000 TL almadığını söyledi. Ben sanığın belgede oynayarak bizim adımıza vakfın parasını çekip kendisinin kullandığını düşünüyorum. Bu nedenle şikayetçiğim , ancak davaya katılma talebim yoktur " dediği, yine soruşturma beyanında da benzer anlatımlarda bulunarak , özetle B... dan Başbakanlık çalışanı olan N. T. isimli bayanın ödemesi isteğiyle 1.000 TL kredi çekmeye ilişkin formu doldurup N. T.'e verdiğini , H. D.'ın isteği ile formun altına " N. T. tarafından düzenli olarak her ay vakıf hesabına yatırılacaktır. "Şeklinde not düşerek formu N. T. e verdiğini söylediği,
Tanık N. T.'in anlatımında:" Ben Başbakanlık Halklar ilişkiler bölümünde araştırmacı olarak çalışmaktayım. Sanık ve müştekiyi tanırım mağdur olan H. T. ile 2009 yılında paraya ihtiyacım olduğunda para istemiştim. O da sanığın başkanı olduğu vakfa ben üye değildim. Mağdur üye idi. Oradan çekip vereyim dedi. Bende kabul ettim. Mağdur 1000 TL çekti ben taahhütnameyi mağdur kendi adına çektiği için imzaladı bende ben ödeyeceğim diye imzaladım. Daha sonra 1000 TL'yi aldıktan sonra ilk iki taksidi elden götürüp sanık H. ‘e verdim herhangi bir belge almadım. 125+ 125 TL olmak üzere vermiştim. Daha sonra toptan öderim diye geri kalanı ödemedim. Daha sonra hepsini ödemek istediğimde mağdurun borcunun 3000 TL olduğunu söylediler. Bende bu kadar para vermediklerini söyledim. Ancak daha sonra avukat vs ile uğramayayım diye gidip hepsini kapattım. Dediğim gibi mağdur kesinlikle 3000 TL çekmedi, yani benim imzaladığım taahhütnamede 1000 TL yazıyordu. Bana 3000 TL çekildiğine dair bir taahhütlüme de göstermediler " şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma da özetle, 1000 TL lik krediyi H. T.'in vakıftan çekerek kendisine elden verdiğini, borcu kapatırken H. D.'ın kendisine parayı bana verme H. T.'e ait vakfın kredi hesabına yatır dediğini anlattığı ,
Tanık Y. K.'ın anlatımında; "Ben B... Vakfı olan B... vakfında 2006-2009 yılları arasında çalıştım, H. T.'de bu vakfın üyesiydi, H. D. ise vakfın yönetim kurulu başkanıydı, aynı zamanda kendisi devlet memuruydu, üyeler ve başkan Başbakanlık personeliydi, H. D. birgün beni aradı ve H. T.'in kredi kullanacağını buna ilişkin başvuru evraklarını istedi, bende başvuru evraklarını hazırlayıp H. D.'a teslim ettim, evraklar boş kredi taahhütname boş kredi talep dilekçesi idi, H. D. evrakları benden istediği için ben evrakları H. D.'a teslim ettim, H. T. vakfa çok gelen biri değildi, sen onu göremezsin, ben teslim ederim dedi, bende onun için evrakları H. D.'a verdim, kredinin ödeme günü geldiğinde H. D. beni tekrar aradı, H. T. 3000 TL kredi kullanacak dedi, H. D. bana parayı hazırla ben teslim alacağım dedi, bende parayı çektim ve H. D.'a teslim ettim, daha sonradan ben H. D.'a "başkanım taahhütname değişmesi gerekir, eski taahhütname 1000 TL idi, yeni taahhütname 3000 TL bunun değişmesi gerekir "dedim, o da bana sen yeni evrakları hazırla ben imzalatırım dedi, bende evrakları hazırlayıp H. D.'a verdim, bilgim görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunduğu,
Dosyada bulunan ve mağdur H. T.'in imzasını kabul ettiği Kredi Başvuru Formunun fotokopiden ibaret olduğu, söz konusu formda talep edilen kredi miktarının rakam ve yazı ile 1000 TL olarak yazılı olduğu , rakam kısmındaki 1000 TL nin üzerinin görünür şekilde çizilerek üst kısma 3000 yazıldığı, Vakıflar Bankası'na 21.08.2009 tarihli B... başkanı H. D. ve Muhasip Üye dr. G. Y. imzalı yazı ile " ....Şubeniz nezdindeki 2005967 numaralı hesabımızdan 3000 TL nin H. T.'e kredi verilmek üzere Y. K.'a ödenmesi" şeklinde talimat verildiği, 24/05/2011 tarihli dekonta göre H. T.'in 2009 yılında kullandığı kredi borcuna mahsuben N. M. tarafından 3000 TL yatırıldığı açıklaması ile ile borcun ödendiği ,
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Söz konusu olayda bankanın yalnızca ödeme aracı olarak kullanılması sebebiyle eyleminin TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte, belli oranda ağır, yoğun ve ustaca, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamasının gerekmekte olduğu, bu nedenle hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığının olaysal olarak değerlendirilmesinin, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin niteliklerinin ayrı ayrı nazara alınmasının gerektiği,
Mağdur H. T.'in 1000 TL olarak düzenleyip altına "N. T. tarafından ödenecek" şerhi koyarak imzaladığı formu, sanığın isteği ile adına kredi çektiği tanık N.'a verdiğini, parayı hiç görmediğini beyanı, tanık Y.'in bankadan çektiği kredi parasını 3000 TL olarak sanığa teslim ettiğini söylemesine rağmen, tanık N.'ın 1000 TL yi borç istediği mağdur H. T.'in vakıftan çekerek kendisine elden verdiğini beyan etmesi, yine tanık Y.'in 3000 TL lik boş formu düzenleyerek, mağdura imzalatılmak üzere sanığa teslim ettiğini beyan ettiği halde mağdur imzalı düzenlenen 1000 TL lik form hakkında bilgi ve anlatımı bulunmaması birlikte dikkate alındığında tanık ve mağdur beyanlarının paranın çekiliş nedeni, formun düzenlenmesi ve akıbeti, paranın kimin elinde olduğu hususlarında birbiriyle çeliştiği, nitekim bankadan çekilen 3000 TL nin kime ne şekilde ödendiği hususunu ispatlar imzalı belge bulunmaması, mağdur H. T.'in baştan beri vakıftan adına kredi çekilmesine muvafakatinin bulunması, 3000 TL lik kredi borcunun, tanık N. tarafından borç miktarına itirazsız ödenerek kapatılması, 2011 yılında borç ödenip kapatıldığında mağdur H. tarafından şikayet konusu edilmeyip başka bir denetim sırasında bu hususun belirlenerek teftiş raporu ile suç ihbarı yapılması, söz konusu kredi parasının vakfı hesabından çekilerek yine vakıf hesabına tanık N. tarafından ödenmesi karşısında, olayda vakıf ya da mağdur H. T.'in maddi zararı bulunmadığı gibi, sanık H. D.'ın da kendisine ya da üçüncü kişiye sağladığı haksız menfaat tespit edilememesi, vakıf başkanı olan sanığın vakıftan kredi çekme imkanının var olması, mevcut beyanlara göre mağdur H.'e forma borcun N. tarafından ödeyeceğine dair şerh koymasını ve tanık N.'a parayı H. T.'e ait vakfın kredi hesabına yatırmasını söyleyen sanığın suç kasti ile hareket ettiği hususunun şüpheli kaldığı sonuç ve kanaatine varılarak, ceza hukukunun genel prensiplerinden olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği sanığın beraati yerine; delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de 05/08/2017 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 Sayılı yasanın 15. maddesiyle değişik CMK'nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine dair oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-) Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/07/2018 tarih 2017/276 esas ve 2018/433 karar sayılı sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmünün 7035 Sayılı yasanın 15. maddesiyle değişik CMK'nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a-) Her ne kadar sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
b-)Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
c-) Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT ne göre 4360 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
2-)Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
3-)Karardan bir örneğin sanık müdafiine tebliğine,
4-) Karar kesinleştiğinde dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 ( onbeş) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)