Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1-)Sanık .... hakkında katılanlar .... ve ....'ya karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin istinaf itirazının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Sanık hakkında müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafiinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;
İDDİA:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2014 tarih ve 2014/28084 esas sayılı iddianamesi ile; " sanık ....'in katılanlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılık suçlarını, müşteki .... ile mağdurlar .... ve ....'a karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği belirtilerek TCK'nın 157/1 ve 157/1,35.maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Ankara 4 Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, mahkemenin 20/09/2016 tarih ve 2014/976 esas 2016/1163 Sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10 Ceza Dairesinin 07/02/2017 tarih 2016/112 esas 2017/99 Sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Ankara 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/02/2017 tarih 2017/590 esas ve 2017/261 Sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği yargılamanın anılan mahkeme tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ VE GEREKÇESİ;
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "Dosya içerisinde bulunan tüm delillerin tetkik edilip değerlendirilmesi neticesinde; müşteki ....'ın .... Beton Firması'nın yetkilisi olduğu, ....'un muhasebeci olarak çalıştığı, bu şirketin telefonuna 0533 158 98 34 numaralı telefon hattından aranıp kendisinin Beypazarı Kaymakamı .... olarak tanıtan kişinin lösemili çocuğu tedavisi için 100.000,00 TL paraya ihtiyaç olduğunu belirtip, 80.000,00 TL para topladıklarını ve 15.000,00 TL' ye ihtiyaç olduğunu paranın Ulus İş Bankası Şubesi' nin 42006196758 numaralı hesaba yatırılmasının istendiği, ....'un Beypazarı kaymakamını arayarak böyle bir talebin olmadığını anlaşılınca parayı göndermedikleri olayda gerek cep telefonu numarasının gerekse Ulus İş Bankası Şubesi' ndeki hesabın sanığa ait olduğunun soruşturma aşamasında tespit edildiği, sanığın yakınıcı ....'ı dolandırmaya teşebbüs ettiği anlaşılmıştır. Yine aynı şekilde mağdur ....' nın Çanakkale Gelibolu' da … Kardeşler Ltd. Şti' nin sahibi olduğu, 06/05/2013 tarihinde iş yeri aranarak bir şahsın kendisini Gelibolu Kaymakamı olarak tanıttığı hasta bir çocuğun Almanya' da tedavisi için 125.000,00 TL' ye ihtiyaç olduğu 100.000,00 TL'sinin temin edildiği 25.000,00 TL açıkları kaldığından bağış istediği yine paranın gönderilmesi için verilen banka hesabının sanığa ait olduğunun tespit edildiği, şirket tarafından yapılan araştırmada bağış yapılacak hastanın isminin de, sanığın ismi olan .... olarak bankaya bildirilmiş olduğu anlaşılması nedeniyle paranın gönderilmediği, sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği nu işlediği anlaşılmıştır. Yine mağdur ....'ın Çorum İskilip İlçesi'nde akaryakıt istasyonunda müdürlük yaptığı 02/05/2015 tarihinde iş yerini arayan bir şahsın kendisini İskilip Kaymakamı M. Y. olarak tanıtıp kanser hastası bir çocuğa yardım topladıkları acilen 20.000,00 TL talepli para talep ettiği, sanığa ait olan cep telefonu numarasının verildiği, sanığa ait olduğu söylenilen İş Bankası ulus Şubesi'nin hesap numarası verildiği, sanığın yapılan araştırmada kaymakam olmadığı anlaşılmakla paranın yatırılmadığı yine bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmıştır. Yine katılan ....' nın Kuşadası ilcesinde iş yerinin olduğu 09/05/2015 tarihinde iş yeri sekreteri ile görüşen birisinin Kuşadası kaymakamı olduğunu beyan ederek sanığa ait olduğu telefon numarasının verildiği, lösemi hastası bir çocuğun tedavisi için 10.000,00 TL veya 15.000,00 TL' ye ihtiyaçlarının olduğu ancak katılanın bizzat sanığı arayarak 1.000,00 TL veya 2.000,00 TL göndereceğini belirtmesi üzerine yakınıcını İş Bankası Ulus şubesindeki hesaba gönderdiği ancak Kuşadası Kaymakamı' nın böyle bir para talebinde bulunmadığı gerekçesi ile paranın yatırılmadığı sanığın parayı çekmek için gittiğinde yakalandığı parayı çekemediği ve paranın banka tarafından katılana iade edildiği bu eyleminde teşebbüs aşamasında kaldığı, tüm tutanaklardan anlaşılmış sanığın katılanı dolandırmaya teşebbüs ettiği sabit görülmüştür. Mağdur ....'nun Kayseri İlindeki F. Beton Ltd. Şti' nin sorumlu müdürü olduğu şirket ortaklarından ....' ı bir şahsın arayarak Yahyalı Kaymakamı olarak özürlü çocuklar için yardım topladığını bahsettiği ve ....' ın aranılan numarayı N.' a verdiği ve N.' ın da görüşmesi sonucu sanığın kendisini Yahyalı Kaymakamı olarak tanıttığı ve Akbank Anafartalar Şubesi'ndeki .... adına havale yapılmasını istediği, talep edilen 5.000,00 TL' yi yakınıcının gönderdiği ve bu paranın aynı gün sanık tarafından çekildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş, kendisini H. olarak tanıtıp soyadını ve adresini bilmediği bir şahsın yanında çalışmasını teklif ettiğini Ulus İş Bankası Şubesi' nden hesap açtırttığını bu hesaptan ne ile ilgili olduğunu bilmeden 4 ya da 5 kez toplam 6.000,00 TL para çektiğini bu paranın dolandırıcılık parası olduğunu bilmediğini söylemiş ise de; sanığın başından beri kendi ismini kendi telefon numarasını yakınıcılara bildirmesi ve hesap numarasını da bildirmesi nedeni ile başından beri dolandırıcılığa teşebbüs ve dolandırıcılık suçlarını planlayarak gerçekleştirdiği anlaşılmış sanığın savunmasına itibar edilmeyerek gerek soruşturma gerekse yargılama aşamasında toplanan deliller itibari ile suç tarihi nazara alındığında sanığın katılan ....'na karşı "Basit Dolandırıcılık" suçunu, müşteki .... ile mağdurlar .... ve ....' na karşı da ayrı ayrı "Basit Dolandırıcılığa Teşebbüs" suçlarını işlediği hukuki ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. "şeklinde gerekçe ile;
Sanığın katılan ....'na karşı dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 157/1, 52/2, 53 maddeleri uyarınca ve kazanılmış hak gözetilerek 3 yıl hapis, 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan ....'ya karşı dolandırıcılık suçundan; TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53 maddeleri uyarınca ve kazanılmış hak gözetilerek, 1 yıl 6 ay hapis, 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Müşteki ....'a karşı dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53. maddeleri uyarınca ve kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl 6 ay hapis, 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Mağdur ....'a karşı dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53. maddesi uyarınca ve kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl 6 ay hapis, 1.000 TL adli para cezas ile cezalandırılmasına,
Mağdur ....'na karşı dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53 maddeleri uyarınca ve kazanılmış hak gözetilerek, 1 yıl 6 ay hapis, 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Sanık hakkında katılanlar ...., ...., mağdurlar ...., .... ve müşteki ....'a karşı dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, dairemizce yapılan incelemede, sanığın, mağdurlar ...., .... ve müşteki ....'a karşı dolandırıcılık suçları açısından dosya üzerinden delillerin yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir.
ŞİKAYET:
Katılan .... Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında: "Olaya ilişkin bilgi sahibi oldum, ben bu hususta daha önce verdiğim beyanı tekrar ederim, olay tarihinde beni arayarak Kaymakam M. Esen seninle görüşmek istiyor dediler, ben o sırada dağdaydım telefon çok iyi çekmiyordu iletişim kuramadık ve telefon kapandı daha sonra ben ofisimi arayarak ofisimde çalışanlara numaraya bakar mısınız kaymakamlığın numarasımı diye sorduğumda evet Kaymakamlığın numarası dediler bunun üzerine ben aynı numarayı kendim aradım, kendisini Kaymakam M. Esen olarak tanıtan bir şahıs LÖSEV adına lösemili çocuklar adına para topladıklarını, 20.000 TL bendenden bağışta bulunmamı istedi, ben de pazarlık sonucu 3.000 TL göndermeyi kabul ettim, olaydan daha sonra ilgili sanıklar bulunarak benim 3000 TL zararım giderildi, şuanda maddi bir zararım yoktur ancak sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan .... Yahyalı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/04/2017 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında: "Ben bu konu ile ilgili olarak daha vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, ben F. Beton ltd Şirketi müdürüyüm, beni telefon ile bir şahıs Yahyalı Kaymakamı .... olarak kendisini tanıtıp özürlü çocuklar için para topladıklarını ve benden de yardım talebinde bulundu, diğer şirket ortaklarımızdan .... ile görüştüğümde kendisininde kaymakamlık tarafından arandığını söylemesi üzerine ben 5.000 TL parayı belirtilen hesaba yatırdım, ilk yatırdığımda .... ismine havale yaptık, ancak Gülerer olması gerektiği için aynı gün para tekrar bizim hesabımıza geldi, yine bu şahıs kendisini Yahyalı Kaymakamı .... olarak tanıtarak .... ismine havale yapılması gerektiğini söylemesi üzerine parayı .... hesabına yatırdık, dekontu da Yahyalı Kaymakamlığına getirdiğimde Kaymakam beyin Kayseri de olduğunu söylediler, Kaymakam bey Kayseri'den geldikten sonra görüştüğümüzde dolandırıldığımızı anladık şahıstan hala şikayetçiyim, o günün parası ile 5.000 TL zararımız olmuştur, zararım hala giderilmemiştir, şikayetim devam etmektedir, kamu davasına katılmak istiyorum, ekleyeceğim başka bir husus yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki .... Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/09/2017 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında: "Ben Beypazarı ilçesinde bulunan .... Beton Firmasının yetkilisi olurum, olay günü şirket telefonunu kendisini Beypazarı Kaymakamı .... olarak tanıtan bir şahıs arayarak lösemili bir çocuğun tedavisi için 100.000 TL paraya ihtiyaç olduğunu ve bunun 80.000 TL lik kısmının toplandığını, ancak 15.000 TL lik kısmına ihtiyaç kaldığını, bu paranın firmamız tarafından karşılanmasını talep ettiklerini söyledi ve bana bir hesap numarası verdi ben tamam göndereceğim dedim ve kapattım, daha sonra kaymakamlığı arayarak böyle bir para talep edip etmediklerini araştırdım ve talep etmediklerini öğrendim, daha sonra da polise durumu anlattım, talep edilen parayı verdikleri hesaba yatırmadım, bu nedenle benim herhangi bir maddi zararım oluşmamıştır, sanıktan şikayetçiyim, ancak davaya katılmak istemiyorum,..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur .... İskilip Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/05/2017 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında: "Olay nedeniyle daha önceden talimat yoluyla mahkemenizde ifade vermiştim o ifadem doğrudur tekrar ederim, ben İskilip ilçesinde bir benzinlikte mesul müdür olarak çalışmaktayım, olay günü işyerinin telefonu çaldı karşımdaki şahıs kendisinin İskilip Kaymakamı olduğunu (o zamanın kaymakamı ....) olduğunu söyledi ben kaymakam beyle muhabbetim olduğu için sesinin .... olmadığını anladım karşıdaki şahıs bana hastasının olduğunu tedavi masrafının 120.000,00 TL olduğunu 105.000,00 TL'sinin toplandığını geriye 15.000,00 TL kaldığını ancak benim 20.000,00 TL göndermemi istedi bende kendisiyle bir müddet konuştuktan sonra telefonu kapattım sonra şahsın sesinden şüphelendiğim için kaymakam beyin şoförünü aradım sonra böyle bir mevzunun olmadığını anladık bana arayan şahsı telefonda oyalamamı polisler bana söyleyerek telefona dinleme cihazı taktılar sonradan dolandırılmaya çalışıldığımı anladım olaydan dolayı benim herhangi bir maddi zararım yoktur kimseden şikayetçi ve davacı değilim davaya katılma talebimde yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur .... Gelibolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/05/2017 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında: "Söz konusu dosyadaki sanıklar kendilerini kaymakam olarak tanıtıp benden para istemişlerdi, hasta var hastaya yardım için para topluyoruz demişlerdi, bende para göndermedim, herhangi bir maddi zararım olmadı. Olayın dolandırıcılık olduğunu anladım, şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SAVUNMA:
Sanık .... Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/10/2017 tarihli sorgusunda, "Daha önceki beyanlarımı tekrar ederim. Duruşmalardan bağışık tutulmak isterim, olay tarihinde Ankara'da iş arıyordum, H. olarak ismini bildiğim ancak soy ismini bilmediğim Şanlıurfa Siverekli olduğunu söylediğini söyleyen şahıs, ben Ulusta çay ocağında otururken yanıma gelerek benimle konuşurken kendisine iş aradığımı söyledim, o da gel benim yanımda çalış dedi, kendisi seyyar parfüm işi yapıyordu, ben de kabul ettim. H. isimli şahıs bana bankalarla sorunu olduğunu bu yüzden hesap açtıramadığını, bana bankaya gidip hesap açmamı istedi, ben de kendim gidip Garanti, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Finansbankasına giderek hesap açtırdım, bu hesaplara bu şahsın bazen parası yattığı oluyordu, yatınca gidip ben çekerdim, kendisi çay ocağında oturuyordu, o zaman bana günlük 30.-40.00.TL para veriyordu, bir de yemek yediriyordu, bu şekilde 1-1,5 ay kadar beraber çalıştık, daha sonra H. isimli şahıs Ankara emniyet müdürlüğünce arandığını anlayınca kaçtı, iddianamede belirtilen telefon numaraları bana ait değildir, ismini belirttiğim H. isimli kişiye ait olabilir, zira kendisinin 3,4 tane telefon numarası vardı, ben kimseyle konuşmadım, para istemedim, atılı suçlamayı kabul etmiyorum. CMK'nın 231/5-6. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ederim, hakkımda lehe olan hükümler uygulansın. Haklarımı anladım süre istemiyorum. Önceki savunmalarımı tekrar ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Sanık hakkında katılanlar ...., ...., mağdurlar ...., .... ve müşteki ....'a karşı dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizce sanığın, mağdurlar ...., .... ve müşteki ....'a karşı dolandırıcılık suçları açısından dosya üzerinden delillerin yeniden değerlendirilmesine karar verilerek dosyada delil niteliğini haiz bilgi ve belgelerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. hileli davranış objektif olarak hataya düşürücü ve başkasının tasavvuru üzerinde etki meydana getiren her türlü davranıştır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Beypazarı ilçesinde faaliyet gösteren .... Beton Firması'nın yetkilisi olan müşteki ....'ı, şirketin telefonundan arayarak kendisini Beypazarı Kaymakamı .... olarak tanıtan sanığın önemli bir rahatsızlığı çocuğun tedavisi için 80.000,00 TL para topladıklarını, 15.000,00 TL' ye ihtiyaçları olduğunu söyleyerek paranın Ulus İş Bankası Şubesi' nin 42006196758 numaralı hesaba yatırılmasının istediği, şirket çalışanı tarafından Beypazarı Kaymakamlığı'nın aranması üzerine böyle bir talebin bulunmadığının anlaşılması üzerine para göndermedikleri, arama yapılan cep telefonunun ve bildirilen hesabın sanığa ait olduğunun soruşturma aşamasında tespit edildiği, mağdur ....'nın Çanakkale Gelibolu' da …. Kardeşler Ltd. Şti' nin sahibi olduğu, 06/05/2013 tarihinde iş yeri telefonunu arayan sanığın kendisini Gelibolu Kaymakamı olarak tanıttığı, hasta bir çocuğun Almanya' da tedavisi için 100.000,00 TL topladıklarını 25.000,00 TL açıkları kaldığından bağış istediği yine paranın gönderilmesi için verilen banka hesabının sanığa ait olduğunun tespit edildiği, şirket tarafından yapılan araştırmada bağış yapılacak hastanın isminin de, sanığın ismi olan .... olarak bankaya bildirilmiş olduğu anlaşılması nedeniyle paranın gönderilmediği, mağdur ....'ın Çorum İskilip İlçesi'nde akaryakıt istasyonunda müdürlük yaptığı 02/05/2015 tarihinde iş yerini arayan bir şahsın kendisini İskilip Kaymakamı M. Y. olarak tanıtıp kanser hastası bir çocuğa yardım topladıklarını belirterek acilen 20.000,00 TL para talep ettiği, mağdurun arayan kişinin ilçe kaymakamı olmadığını sesinden anlaması ve kaymakamlıktan araştırması sonucunda da bu hususun teyit edilmesi üzerine para göndermediği anlaşılan somut olaylarda
Bulundukları ilçelerde hazır beton firması yetkilisi, şirket sahibi, benzin istasyonu müdürü olan müşteki ve mağdurları kendisine ait cep telefonu ile arayan sanığın, kendisinin mağdurların faaliyet gösterdiği ilçelerin kaymakamı olduğunu söyleyerek önemli bir hastalığı olan bir çocuk için ihtiyaç olan paranın eksik kalan son kısmını kendilerinden istediğini belirterek paranın gönderileceği hesap numarası bildirmesine karşın, mağdurların iş hayatının içerisinde olmaları nedeniyle bulundukları ilçe kaymakamlığına kolayca ulaşarak böyle bir yardım organizasyonunun bulunup bulunmadığını, arayan şahsın o yer kaymakamı olup olmadığını kolayca tespit etmelerinin mümkün olması, mağdurların da kolayca durumu öğrenmiş olmaları, mağdur ....'ın henüz konuşmanın başlangıcında söz konusu şahsın o yer kaymakamı olmadığını anlamış olması karşısında, sanık tarafından yapılan davranışların sergileniş açısından mağdurların inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte, hile boyutuna ulaşan, kandırabilecek nitelikte davranışlar olmadığından sanığın, müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olduğundan, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmüş ise de; 05/08/2017 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 Sayılı yasanın 15. maddesiyle değişik CMK'nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığın, müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin oybirliğiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
A-) Sanığın, müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/04/2019 tarih, 2017/112 Esas ve 2019/144 karar sayılı hükümlerinin 7035 Sayılı yasanın 15. maddesiyle değişik CMK'nın 280/1-a maddesi yollamasıyla CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-) Her ne kadar sanık hakkında müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, unsurları oluşmayan atılı suçlardan 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın AYRI AYRI BERAATİNE,
Sanığın beraatine karar verilen suçlar açısından ayrı bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, Karardan bir örneğin sanık müdafiine tebliğine,
Sanık hakkında katılanlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı açısından;
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak,
Sanık hakkında müşteki ...., mağdurlar .... ve ....'na karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine ilişkin kararlar açısından;
SONUÇ: Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde hükmü veren Dairemize gerekçeli istinaf dilekçesi verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka bölge adliye mahkemesi ceza dairesi ya da ilk derece ceza mahkemesi aracılığıyla gerekçeli istinaf dilekçesi gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta gerekçeli bir istinaf dilekçesi vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286, 294, 295 maddeleri uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 25/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)