(5237 S. K. m. 158)
Yerel mahkeme hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Olay tarihinde, katılan …'i arayan kişinin kendisini emniyet görevlisi olduğunu, hesaplarına terör örgütü tarafından el konulacağını, bu nedenle parasını hemen çekmeleri gerektiğini yoksa icra geleceğini belirterek, katılanı bankadaki parasını çekmeye zorlaması üzerine bankadan çektiği 25.000TL parayı yanına gelen ve kendisini komiser olarak tanıtan kişiye teslim etmesi suretiyle atılı suçun işlendiği iddia ve kabul edilen somut olayda;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına (1) bendi eklenerek dolandırıcılık suçunun "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,” işlenmesinin suçun nitelikli hali kabul edilmesi karşısında, somut olay bakımından sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK'nun 158/1-l maddesi kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin takdirinin ve lehe-aleyhe yasa değerlendirmesi yapma yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-a ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 02.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)