(5237 S. K. m. 209, 247) (1163 S. K. m. 62)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
İncelenen dosya içeriğine, sanıkların üzerine atılı suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimi ve yerel Mahkemenin kabulüne göre, katılan M. Y.'nın 2004 yılında Eşmekaya Sulama kooperatifine üye olduğu ve başkan yardımcılığı görevini yürüttüğü, sanık H. H. A.'ün de 2004-2009 yılları arasında sözkonusu kooperatifin başkanlığını yaptığı, kooperatif tarafından üyelerden sulama hizmeti karşılığında boş senet alındığı ve bu senede borçlu kısmının doldurulup imzasının alındığı, katılandan da aynı şekilde boş senet alındığı, katılanın daha sonra senedi ödemek için kooperatife başvurduğunda senedin kooperatifte olmadığının kendisine beyan edildiği, başka bir olay nedeniyle katılan ile sanık H. H. A.'ün kooperatifteki görevlerinden dolayı zimmet suçundan hüküm giyip cezaevine girdikleri bir dönemde, katılan tarafından imzalanan ve mağdurun imzasının bulunduğu bir senedin H. H. A.'ün oğlu olan diğer sanık İ. A. tarafından Eskil İcra Müdürlüğünün 2002015/34 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiği, her ne kadar sanık H. H. A. savunmasında, senedi almadığını oğluna vermediğini beyan etse de, bu beyanı suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilerek, sanık H. H. A.'ün kooperatif başkanlığı yaptığı dönemde görevi gereği kooperatif uhdesinde bulunan ve başkanlık yaptığı kooperatife teslim edilen senedi mağdura iade etmek yerine oğlu olan sanık İ. A.'e vererek, birlikte hareket ettiği sanık İ. A.'ün, alacaklının kendisi, borç miktarının da 17.000 TL olduğu şeklinde düzenleyerek icra takibine koymak şeklinde eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 209/2 maddesi delaletiyle 204/1 maddesindeki suçu oluşturduğu kanaatine varılarak mahkumiyet kararı verilmiş,
İddianamede yer alan sanık H. H. A. bakımından güveni kötüye kullanma suçu açısından da, tefrik kararı verilerek, H. H. A.'ün Eşmekaya Sulama Kooperatifinin başkanı sıfatıyla TCK madde 6/1-c anlamında kamu görevlisi olduğu, görevi gereği kendisine teslim edilen ve muhafazası gereken müştekiye ait boş senedi, kooperatiften alarak oğlu diğer sanık İbrahim'e verdiği, bu haliyle görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirme suretiyle TCK madde 247 de düzenlenen zimmet suçunu oluşacağı değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkemenin kabulüne göre, sanık H. H. A.'ün Eşmekaya Sulama kooperatif başkanlığı yaptığı dönemde görevi gereği kooperatif uhdesinde bulunan ve başkanlık yaptığı kooperatife teslim edilen senedi mağdura iade etmek yerine oğlu olan sanık İ. A.'e vererek, sanık İ. A.'ün alacaklı, borç miktarının da 17.000 TL olarak düzenleyerek icra takibine koymak şeklinde eylemlerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/son maddesi uyarınca; kooperatif yönetim kurulu üyeleri ile memurlarının kooperatifin para ve malları ile evrak ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlar nedeniyle kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair hüküm karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 209/2 maddesi delaletiyle 204/2. maddesinde yazılı “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı bulunmakla, katılan vekilinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-d ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, KESİN olmak üzere 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)