DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2016 gün ve 2016/6406 Esas sayılı iddianamesi ile özetle; "Şüphelinin, müştekiler Y. ve A.'a G... Mahallesi ... Sokak No:12/4 Sayılı yerde kiralık ev olduğunu söyleyip, müşteki Y.'den 70-TL nakit ve 5.400-TL'lik senet, müşteki R.'dan 400-TL nakit para alıp, bahse konu ikameti her iki müştekiye de aynı anda kiraladığı, ayrıca yine G... Mahallesi ..... Sokak No:12/6 Sayılı adreste bulunan daireyi de müşteki A.'dan 2000-TL nakit para alıp ve aynı daireyi müşteki Ş.'e 7200-TL değerinde senet imzalatıp, yine müştekilere aynı anda daireleri kiraladığı, bahse konu dairelerin şüpheliye ait olmadığı, müştekilerin şüpheliyi fotoğraftan teşhis ettikleri, şüphelinin alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, herhangi bir kimseden ev kiralamadığını beyan ettiği ancak ilimiz G... Mahallesi .... Sokak A Blok No:12/6 'da ki daireye ait şüpheli tarafından kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde sözleşme üzerindeki imzanın ait olduğunun tespit edildiği, böylelikle şüphelinin aynı daireleri farklı kişilere kiralayıp, hileli şekilde menfaat temin ederek, üzerine atılı suçları işlediğinin anlaşıldığından" bahisle sanığın "dolandırıcılık" suçundan TCK'nın 157/1 ve 53/1 maddeleri gereğince 4 kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık A. K. soruşturma aşamasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım, ben daha önceden mermer işi ile uğraşırdım, ancak şu an iflas etmiş durumdayım, halen mermer işleri ile uğraşırım, ancak maddi durumum iyi değildir, bu nedenle hakkımda bir çok icra takibi vardır, bu nedenle de ikamet adresini muhtara bildiremiyorum. Bana sormuş olduğunuz soruşturma dosyası kapsamındaki kişilerin hiç birini tanımıyorum. Belki sima olarak görsem tanıyabilirim. Ben kesinlikle böyle bir ev kiralama olayı yapıp kimsenin parasını alıp dolandırmadım, daha önceden şu anda adresini hatırlayamadığım bir ev kiralamıştım. Ancak kimden kiraladım bilemiyorum. Buna ilişkin kira kontratı vardır, bunu dosyaya sunacağım. Ayrıca ben bu evi kiraladım, ancak kendim dahi oturmadım, kimseye de vermedim. 1-1,5 ay sonrada kiralamış olduğum evin anahtarını Kırım Caddesinde bulunan bir kahvehanede buluşup vermiştim. Göstermiş olduğunuz sürücü belgesi bana aittir, ancak sürücü belgem hiç bir zaman kaybolmadı, nasıl fotokopisi kullanılmış bilemiyorum, zaten her yere de bu sürücü belgesi suretini veriyorum. Ayrıca ben hiç bir zaman 05.. ... .. .6 GSM hattını kullanmadım, bana ait değildir. Böyle bir hatta çıkarmadım. Ancak şirketin faal olduğu dönemde şirkete ait 12-13 adet hat vardı. Bu hatların hepsi benim adıma kayıtlı ancak bu numara var mı yok mu hatırlamıyorum. Bana göstermiş olduğunuz kira sözleşmesindeki kiraya veren kişi olan E. Ç. isimli kişiyi tanımıyorum, ben bir erkek şahıstan ev kiraladım, böyle bir kira sözleşmesine de ben imza atmadım. Ayrıca göstermiş olduğunuz 11.02.2016 tarih saat 19:05 tarihli görüntü izleme tespit tutanağındaki kişi benim, diğer saat 18:25 saatli tutanaktaki görüntü bana ait değildir, fotoğraf teşhis tutanağındaki fotoğrafta bana aittir . Ben soruşturma dosyasının bir örneğini inceleyip tekrar savunmam kapsamında en kısa sürede ilgili belgeleri soruşturma dosyasına sunacağım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde, kovuşturma aşamasında ilk derece mahkemesinin 2016/955 Esas sayılı dosyası (bozma kararı öncesindeki) kapsamında alınan ifadesinde ise; "Ben emlakçı değilim, herhangi bir iş yerim yoktur ancak herhangi bir iş yerim ve vergi kaydım olmaksızın konut arayan kişilere konut buluyorum, komisyonda alıyorum, suçlamayı kabul etmiyorum, benim kiraladığım daireler aynı bina içerisinde iki müstakil bağımsız dairedir, her iki dairede boştu, ben müştekilere farklı dairelerin kiralamasını yaptım, kiraladığım dairelerin mülk sahibinin de bunlardan haberi vardır, ben ayrıntılı savunmamı müteakip celse yapacağım, süre talep ediyorum" şeklinde savunmalarda bulunmuş, ancak, daha sonraki celselere iştirak etmediğinden başkaca savunmada bulunmamıştır.
ŞİKAYET:
Şikayetçi Ş. A. (Koç) soruşturma aşamasında 08.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "Ben 03.02.2016 günü sahi...en isimli internet adresinden G.... Mah. .... Sk. No:12/6 Mu.. Apt. adresinde bir ev görüp kiralamak için 05.. ... .. .6 numaralı telefonu kullanan soy ismini bilmediğim A. isimli şahısla telefonla irtibata geçip Orhanoğuz Lisesinin yanında bulunan ismini bilmediğim bir kafe de buluşup, bahse konu evi kiralamak için kontrat ve 7200 TL değerinde senet imzaladım. Bu şahıs bana doğal gaz açılmadığı için 05.02.2016 günü anahtarı telim edeceğini ve anahtarla birlikte kontratın bir nüshasın vereceğini söyledi. Ben de tamam dedi. Ayın 5'inde aradım, bana Bözüyük'teyim, yarın sabah tutacağım bu evin yanında bulunan mini market isimli iş yerine bırakacağını söyledi. Ertesi gün markete sordum ama bırakmamıştı. Tekrar aradım bu şahsı ertesi gün benim çalıştığım iş yerine getireceğini söyledi, ama yine getirmedi. Tekrar aradım bu defa da bana -İstanbul'dayım, ben evi kiralamaktan vazgeçtim, hs. numara ver sana paranı göndereyim- dedi, ben de kabul ederek Seren Özkan isimli arkadaşıma ait Halkbank hesap no: 07........ nı gönderdim ve hemen aradım, fakat telefonu kapalıydı. Beni kandırarak paramı alan ve vermeyen bu şahıstan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuş, kovuşturma aşamasında ise beyanına müracaat edilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Katılan Y. Y. soruşturma aşamasında 09.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "Ben kiralık ev bakıyordum. Sahi..en.com dan G.... Mah. .... Sk. No:12/4 Sayılı yerdeki dairenin kiralık olduğunu gördüm. 05.. ... .. .6 numaralı telefonu aradım. 03.02.2016 günü saat:19.30 sıralarında evin sahibi olarak tanıtan 35 yaşlarında 1.70 boylarında, kilolu, sarışın, sakallı saçları dökük olan ismini A. olarak söyleyen şahıs geldi. Daireye baktık, evin oradan 70 TL para verdim. Yanımda kimse yoktu. 04.02.2016 günü saat 11.00 saat sıralarında çalıştığım Na... Y... Sk. Y... Burger isimli iş yerime geldi. Şahsa 370 TL para verdim. Yanımda ise patronum Semih Koç vardı, şahıs parayı aldıktan sonra kontrat yaptık. 1500 TL eşyalar için, 1 yıllık sözleşme kira karşılığı olarak 5400 TL'lik senet imzaladım. Senetler ve kontrat şahısta kaldı. Bana daha sonra kontratı verecekti. Şahsı bir kaç kez kendisi, bir kaç kezde ben aradım. Şehir dışında olduğunu söyledi. Bana hesap numarası ver, parayı geri vereyim, pazartesi tekrar verirsiniz, aklınıza bir şey gelmesin dedi. Ben de gerek yok dedim. Pazartesi 10 gibi bana mesaj atmıştı. Anahtarı getireceği için anahtarlar getirecektim şeklinde mesaj atmıştı. Sonrasında ben aradım. Evi tutmaktan vazgeçip şikayetçi olmuşsunuz dedi. Ben yok tutacağım diye adamı dükkana çağırdım. 17.00'ye kadar geleceğini söyledi. Sonrasında kendisine ulaşamadık. Bir kaç kişiye daha buranın kiralandığını öğrendim. Dolandırıldığını anladım. Polis merkezine geldim. Şahıstan davacı ve şikayetiyim" şeklinde, kovuşturma aşamasında ilk derece mahkemesinin 2016/955 Esas sayılı dosyası (bozma kararı öncesindeki) kapsamında alınan ifadesinde ise; "Ben ev kiralamaya karar verdim, öğrenciyim, sahibinden.com isimli siteden uygun kiralık ev olduğunu öğrendim, yazılı telefonla aradım ve şuan hazır bulunan sanıkla buluştum, kendisi bana bir daire gösterdi, kira ve sair konularda anlaştık, kendisine 440 TL parayı da elden verdim, ben 450 TL'ye kiralamıştım, 440 TL'sini peşin vermiştim, kontrat yaptık, senetleri düzenledik, ancak daire anahtarını bana teslim etmek istemedi, ben telefonla aradım, telefonlarımı açmadı, zararım 440 TL'dir ödemiş olduğum parayı bana iade etmedi, şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum, senetlerde iade olunmadı, senetlerde teminat ve eşya için alınmıştı" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Şikayetçi A. R. soruşturma aşamasında 09.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde "Ben İran uyrukluyum. Türkiye'de sığınmacı olarak bulunurum. Farsça konuşurum. Zohoordin Sofiazadeh'in tercümanlığı ile ifade vermek istiyorum. Ev kiralamak içen Emko Emlağa gittim. Ev aradığımı söyledim. Sonrasında ise emlakçı Y. T. ise G.... Mah. .... Sk. No: 12/6 Sayılı yerde kiralık ev olduğunu söyledi. 04.02.2016 günü saati tam olarak hatırlamıyorum. Saat 17.00-17.30 sıraları gibi idi, ben emlakçı Y. T.'a ev sahibinde verilmek üzere 6 aylık kira için 2000 TL para verdim. Emlakçı bana kartının arkasına verdiğim parayı yazdı. Kaşesini basıp imzaladı. Sonrasında ise 1200 TL daha verecektim. Emlakçı Y. T. ise ev sahibi olan 30/35 yaşlarında, normal boylarda, biraz kilolu, ön tarafı seyrek arkaları doluk saçlı, kısa sakallı şahsa da emlakçı para sayıp verdi. Sonrasında ise başkalarınında bu evi kiraladıklarını ve ev sahibini sorduklarını öğrendim. Evin şahsa ait olmadığını dolandırıldığımı anladım. Müracaat için polis merkezine geldim. Beni dolandıran eşgalini verdiğim şahıstan ve benden parayı alan emlakçı Y. T. isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde, kovuşturma aşamasında ilk derece mahkemesinin 2016/955 Esas sayılı dosyası (bozma kararı öncesindeki) kapsamında alınan ifadesinde ise; "Doğrudur, bana aittir, tekrar ederim, ben kiralık ev arıyordum, emlakçı Y. T.'la görüştüm, ev olduğunu söyledi, beni şuan hazır bulunan sanığa yönlendirdi, bu kişi bana evi gösterdi, anlaştık, kendisine 2000 TL 6 aylık kira bedelini elden verdim, kontratta yaptığımı hatırlıyorum, ama ben İran'lıyım pekte anlamıyorum, anahtarı bana vermedi, sonradan ben daireyi bir başka kişiye kiraladığını öğrendim, paramı iade etti, parayı da bana şuan geldiğimiz duruşma başlamadan önce adliyede ödedi, sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
Şikayetçi R. T. soruşturma aşamasındaki 09.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "Ben Eskişehir ili Anadolu Üniversitesi .....Bölümünde öğrenciyim. Aynı zamanda Eskişehir ...... Pazarlama'da çalışırım. Ev tutacaktım. 35 yaşlarında 1.70 baylarında, kilolu, sarışın sakallı saçları dökük olan 05.. ... .. .6 numaralı telefonu kullanan ismini A. olarak söyleyen şahıs ile G.... Mah. .... Sk. No:12/4 Sayılı yerdeki evini kiralayacağım konusunda anlaştık. Evi bana gösterdi. 04.02.2016 günü saat 14.00 sıraları gibi İ. Börek'te şahsa 400 TL peşinat verdim. Anahtarı bana vermişti. Sonrasında evi boyayacağım diye anahtarı alıp gitti. Sonrasında şahsı defalarca aradım. Ulaşamadım. Bir kaç kişiye daha buranın kiralandığını öğrendim. Dolandırıldığımı anladım. Polis merkezine geldim. Şahıstan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Tanık F. H. soruşturma aşamasındaki 12.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "Ben tapu takip işleri yaparım. G.... Mah. .... Sk. No:12/6 Sayılı yerdeki daire ablam E. Ç.'a aittir. Bu daireyi 1 Şubat 2016 tarihinde ablamın eşi geldi. A. K. ile görüştü. Bu adresi kiralama konusunda anlaştılar. Ben de kontratı düzenledim. Şahısta imzaladı. Anahtarları şahsa verdik. Kirayı üç gün sonra banka hesabına yatırılacak dedi. Sonrasında parada yatırılmadı. Sonrasında kendisini aradık. Telefonları kapattı. Kendisine uluşamadık. Benim konu hakkında söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık S. Y. soruşturma aşamasındaki 12.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "G.... Mah. .... Sk. No:12/4 Sayılı yerdeki daire bana aittir. Halamın oğlu olan 05.. ... .. .0 numaralı telefonu kullanan F. H. emlakçılık yapmaktadır. Aynı binada kendi dairelerini birisine kiraya verdiklerini söyledi. Senin daireni de kiraya verelim dedi. İyi bir insan olduğunu söylediler. Bende tamam dedim. Şahsa bakması için anahtarlı vermiştik. Kontrat yapmamıştık. Benim konu hakkında söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık E. T. soruşturma aşamasındaki 09.02.2016 tarihli emniyet ifadesinde; "E.... Emlak iş yeri sahiplerindenim. 35 yaşlarında 1.70 boylarında kilolu, sarışın sakallı saçları dökük olan 05.. ... .. .6 numaralı telefonu kullanan ismini A. olarak söyleyen şahıs dükkanıma geldi. G.... Mah. .... Sk. No:12/6 Sayılı yerde kiralık evi olduğunu söyledi. Üç dört evinin olduğunu, evin sahibi olduğunu ve kiraya verilmesini istedi. Bize anahtarı bıraktı. Benden kiralık ev soran İran uyruklu A. isimli şahsı 04.02.2016 günü akşam üzeri dükkanıma geldi. Evi gösterdim evi tutmak isteyen İran uyruklu şahıs evi beğendi. Ben de A. isimli şahsı aradım. O da dükkanıma geldi. Ev sahibi ile kiracı pazarlık yaptılar 6 aylık peşinat 2000 TL parayı İran uyruklu şahıs ev sahibine verdi. Diğer kalanı ise daha sonra verecekti. Ben de kendi kartıma verilen parayı yazdım. Arkasını kaşeleyip imzaladım. İran uyruklu şahsa verdim. Sonrasında ise bu adresin S. Y. (053. ... .. 69) isimli şahsa ait olduğunu ve bize gelen şahsın bu şahıstan aldığını öğrendik. Benim bir mağduriyetim yoktur. Benim kimseden dava ve şikayetim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
- İddialara ilişkin soruşturma aşamasında bilirkişi B. K. tarafından düzenlenen 09.06.2016 tarihli raporda; "İnceleme konusu kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi üzerindeki yazıların ve A. K. adına atılı atfen imzaların mukayese yazı ve imzalarına kıyasen A. K. eli ürünü olduğu" şeklinde sonuç ve kanaat bildirilmiştir.
11.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünün Fotoğraf Teşhis Tutanakları ile müştekiler Y. Y., R. T. ve Ş. K. tarafından kendilerine ev kiralayan kişi olarak A. K. fotoğraflar üzerinden tespit edilmiştir.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının Uzlaştırma Bürosunun 2016/179 Sayılı Uzlaştırma Raporu ile; sanık A. K. ile müştekiler A. R., Y. Y. ve R. T. ile uzlaşma sağlandığının, müşteki Ş. A. (Koç) ile uzlaşma sağlanamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
DİĞER DELİLLER:
Şikayet dilekçesi, araştırma tutanakları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2017 tarih ve 2016/955 Esas, 2017/487 Sayılı Kararı ile sanık A. K. hakkında "tüm müştekiler ile uzlaşma sağlandığından" bahisle "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davalarının CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine kararı verilmiştir.
İLK İSTİNAF BAŞVURUSU:
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2017 tarih ve 2016/955 Esas, 2017/487 Sayılı bu kararına karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından verilen 05.04.2017 tarihli dilekçeyle; "sanığın müştekilerle uzlaştığı gerekçesiyle düşürülme kararı verilmiş ise de, şikayetçi Ş. K.(A.)'ın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle bu konuda verilen düşme kararın usul ve esasa aykırı olduğundan" bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN BOZMA KARARI:
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2017 gün ve 2016/955 Esas, 2017/487 Sayılı Kararı ile sanık A. K. hakkında tüm şikayetçilere yönelik eylemler konusunda düşürülme kararı verilmiş ise de, o yer Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda Dairemizin 27.10.2017 gün ve 2017/1323 Sayılı kararı ile "Kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile bunlara ilişkin değerlendirmelerin, hükme esas alınanlar yanında reddedilen delillerin, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların Anayasanın 141/3, 5271 Sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken; Sanık A. K. hakkında, şikayetçiler R. T., Y. Y., A. R. ve Ş. K. (A.)'a yönelik dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, hükümden önce 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 253/1. maddesi uyarınca -dolandırıcılık- suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle aynı Kanunun 35. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduğu, bu girişim sırasında şikayetçilerden Ş. K. (A.) ile uzlaşma sağlanamamasına rağmen ve uzlaşmanın sağlandığına ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, uzlaşma sağlanan diğer üç şikayetçi gibi Ş. K. (A.) ile de uzlaşma sağlanmış gibi aynı gerekçe ile yazılı şekilde düşme kararı verilmesi," şeklindeki gerekçeyle CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
BOZMA KARARIMIZ SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİNCE YAPILAN İŞLEMLER VE VERİLEN KARAR:
Dairemizin bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafınca sanık A. K.'nin adresine davetiye gönderildiği, ancak adresinden ayrılması sebebi ile davetiyenin iade edildiği, sanıkla ilgili başka işlem yapılmadığı, şikayetçi Ş. A. (Koç) hakkında ise adresi mahkemesine dinlenilmesi yolunda talimatlar yazıldığı, ancak bulunamadığından bahisle talimatların bila ikmal geri döndüğü, beyanına müracaat edilemediği görülmüştür.
Ardından 2. celsedeki, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2018 gün ve 2017/228 Esas-2018/1298 Sayılı Kararı ile; "Sanık hakkında İlimiz G... Mahallesindeki daireyi müşteki A.'dan 2000 TL nakit para alıp ve aynı daireyi müşteki Ş.'e 7200 TL değerinde senet imzalatıp, müştekilere aynı anda kiraladığı, böylelikle sanığın aynı daireleri farklı kişilere kiralayıp, hileli şekilde menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; incelenen dosya kapsamı, hazırılık aşamasında dinlenen taraf beyanları sanık savunması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair yeterli delil ve kanaat oluşmadığı müştekinin mücerret beyanından başka delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle, sanığın şikayetçi Ş. A.'a (Koç) yönelik işlediği iddia olunan "dolandırıcılık" suçundan suçun sabit bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Tarafların yokluğunda verilen bu karara karşı, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından verilen 27.09.2018 tarihli dilekçeyle "sanığın suçunun sabit olduğundan ve cezalandırılmasının gerektiğinden" bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 13.09.2019 tarihinde 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi (17.10.2019 gün ve 7188 Sayılı Kanun'un 27 madde ile yapılan değişikliğe göre CMK'nın 280/1-g maddesi) uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Duruşma açılmasının ardından yakalama kararımız üzerine İzmir'de yakalanarak Dairemizdeki duruşmada SEGBİS yoluyla savunması alınan sanık A. K.; "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, Ben aşamalarda savunma yapmıştım. Bu savunmalarımı tekrar ederim. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Dairemizde yapılan duruşmaya SEGBİS yoluyla katılan şikayetçi Ş. A. (Koç); "Ben suç tarihinde Eskişehir'de üniversitede okuyordum. İnternetteki kiralık ilanı üzerine sanık ile görüştüm. Evi beğendim. Sanık evin durumunu daha da düzelteceğini söyledi. Bir kafede buluşup kira kontratı yaptık. Ben evi aylık 600 TL ye kiralamıştım. İlk kira bedeli olan 600 TL'yi ve 1 yıllık kira karşılığı olan 7200 TL için senet imzalayıp sanığa verdim. Ancak daha sonra sanığa ulaşamadım. Bunun üzerine kiraladığım K... Sokaktaki 12/6 numaralı daireye gittiğimde 6 numaralı bu dairenin yabancı uyruklu başkalarına da kiraya verildiğini öğrendim. Hatta binada oturan birisi yabancı uyruklu kişilerin daha fazla kira verdiğini söylediler. Bunun üzerine sanıktan verdiğim 600 TL mi ve senedimi istedim. Vermedi. Bunun üzerine şikayetçi oldum. Sanıktan şikayetçiyim. Cezalandırılmasını talep ediyorum. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuş, talebi doğrultusunda Dairemizce "suçtan doğrudan zarar görmesi ihtimaline binaen kamu davasına katılan sıfatıyla katılmasına" karar verilmiştir.
Dairemizde yapılan duruşmada tanık sıfatıyla SEGBİS yoluyla dinlenen S. Y. "Benim K.... Sokakta 12 numaralı binada 4 numaralı dairem vardı. Halamın oğlu olan F. aynı binada kendi evlerini kiraya verdiklerini, benim evimi de kiraya verebileceklerini söyledi. Ben de kabul ettim. Sanığa 4 numaralı dairemin anahtarını verdim. Sanık bana 2 gün sonra kontrat yapalım, ilk kiranızı da o zaman veririm dedi. Ancak 2 gün sonra gelmedi. Bunun üzerine verdiği cep telefonunu aradım. Ancak açmadı. Araştırdığımda sanığın evimin anahtarını evi kiraya vermek için emlakçıya verdiğini öğrendim. Bunun üzerine söylenen emlakçıya gittim. Anahtarı benden almadığını bu nedenle bana veremeyeceğini, kimden aldıysa ona vereceğini söyledi. Ben de bunun üzerine karakola gidip şikayetçi oldum. Anahtarlarımı da alamadığım için mecburen kilidimi değiştirdim. Ben sanığın evimi başkalarına kiraya verip vermediğini bilmiyorum. Böyle bir şey de duymadım. Bilgim bundan ibarettir dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizde yapılan duruşmada yine tanık sıfatıyla SEGBİS yoluyla dinlenen F. H. ise; "Bugün tanık olarak dinlenmesine karar verilen E. Ç. benim ablam olur. Şu anda kendisi gırtlak kanseri olduğu için konuşamıyor. Duruşmadan da haberi olduğunu sanmıyorum. Zaten olsa da konuşamadığı için bilgi veremeyecek durumdadır. Ancak onun eviyle ilgili zaten ben ilgilendiğim için konuyu daha iyi biliyorum. Ablama ait K..... Sokaktaki 12/6 Sayılı daireyi ablamın eşiyle birlikte sanığa kiraya vermek istedik. Sanık bize geldiğinde altında aracı vardı. Güzel giyimliydi. Ankara'da yer altında fiber kablo döşeme işiyle ilgili şirket sahibi olduğunu ve elemanlarının da Eskişehir'de çalışması nedeniyle onların ev ihtiyacını karşılamak için ev aradıklarını söyledi. Şirketin ödemeleri 3 gün sonra yaptığını söyledi. Ben kontratı hazırlayıp imzalattım. Ancak 3 gün sonra ödemeyi vaat ettiği kirayı ödemeyince telefon ettim. 2-3 gün içerisinde şirketin parayı yatıracağını söyledi. Ancak bu süre de geçtikten sonra yatırmayınca ben yine telefon ettim. Ancak telefonlarımı açmadı. Bunun üzerine şüphelenip eve gittiğimizde ablamın evinde İranlı 2 kişinin kaldığını öğrendim. Bizim bilgimiz ve rızamız olmadan bizden kiraladığı evi İran'lılara kiraya vermiş ve onlardan da 2.000.-TL para almış. Ablam bu çocukların da mağdur edildiğini anlayınca 1.000.-TL kira bedelini de almadı. Bu çocukları 2 ay evinde ücretsiz oturttu. Benim Ş. A. (Koç) ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Sanığın ablamın evini ya da aynı binadaki başka bir daireyi başkalarına da verdiği konusunda herhangi bir bilgim yoktur dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık A. K.'nin kendisine ait olmayan daireleri değişik kişileri aldatarak kiralayarak menfaat temin ettiği, sanığın müşteki Ş.'e de 7200-TL değerinde senet imzalatıp, kendine ait olmayan evi kiraladığı, müştekilerin sanığı fotoğraftan teşhis ettikleri ,Sanık A. K. hakkında müşteki Ş. K. (A.)'a yönelik dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 Sayılı TCK'nun 157/1, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında uzlaştırma yoluna gidildiği, şikayetçi Ş. K. (A.)'ın uzlaşma teklifini kabul etmemesine rağmen sanık A. K. hakkında uzlaşma nedeni ile düşme kararı verildiği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan kabulüyle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2018 tarih, 2017/2228 E, 2018/1298 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak, sanık A. K.'ninn TCK 157/1, 53 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık A. K.'nin, katılan Ş. A.'a (K.) yönelik işlediği iddia olunan "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "Sanık hakkında İlimiz G... Mahallesindeki daireyi müşteki A.'dan 2000 TL nakit para alıp ve aynı daireyi müşteki Ş.'e 7200 TL değerinde senet imzalatıp, müştekilere aynı anda kiraladığı, böylelikle sanığın aynı daireleri farklı kişilere kiralayıp, hileli şekilde menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; incelenen dosya kapsamı, hazırılık aşamasında dinlenen taraf beyanları sanık savunması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair yeterli delil ve kanaat oluşmadığı müştekinin mücerret beyanından başka delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle suçun sabit bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiş ise de, olayların gelişimi ve tüm dosya kapsam dikkate alındığında, yargılama konusu olayda sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasal unsurları itibariyle oluşup oluşmadığı, bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde ve hukuka uygun olup olmadığı hususlarının tartışılarak değerlendirilmesi gerektiği kanatiyle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dolandırıcılık suçu, 5237 Sayılı TCK'nın 157. ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup, 157. madde; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklinde düzenlemeyle, suçun basit halinin müeyyidesi yanında, bu suçun oluşumunda gereken hususları da içermektedir. Suçun nitelikli halleri ise Kanunun 158. maddede sıralanmıştır.
Buna göre, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin, mağduru aldatabilecek nitelikte hileli davranışlarda bulunması ve bunun sonucunda mağdurun veya başkasının aleyhine, kendisi veya başkası lehine haksız bir yarar sağlaması gereklidir.
Bu noktada mağduru aldatabilecek nitelikte hileli davranışın ne olduğu ya da ne olması gerekeceği konusu büyük önem taşımaktadır. Gerek doktrinde gerekse bir çok yargı kararında da vurgulandığı gibi; "hile; nitelikli bir yalandır." şeklinde açıklanmakta, söz konusu suçun oluşumunda fail tarafından yapılan hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, sergileniş açısından mağdurun inceleme veya denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketlerin bulunması aranmaktadır.
Fiilin belli oranda ağır, yoğun, ustaca ve sergileniş açısından yöneldiği kimsenin denetim yapma yetkisini elinden alır nitelikte olup olmadığı, başka bir deyişle kandırıcı nitelikte olup olmadığı, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, davranışın şekli gibi verileri olaysal olarak değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu olayı ele aldığımızda; sanığın çelişkiler içeren savunmaları, katılan Ş. A.'ın (K.) ve aynı apartman dairesi ile ilgili olayın mağduru durumundaki A. R.'ın, ayrıca aynı adresteki 12/4 numaralı apartman dairesiyle ilgili mağdurlar Y. Y. ile R. T.'in beyanları, yine tanık olarak dinlenen E. T., S. Y. ve F. H.'nun beyanları, iddialara ilişkin soruşturma aşamasında bilirkişi B. K. tarafından düzenlenen "inceleme konusu kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi üzerindeki yazıların ve A. K. adına atılı atfen imzaların mukayese yazı ve imzalarına kıyasen A. K. eli ürünü olduğu" şeklinde sonuç ve kanaat bildiren 09.06.2016 tarihli rapor, 11.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanakları, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının Uzlaştırma Bürosunun 2016/179 Sayılı rapor içeriği ile tüm dosya kapsamına göre: sanık A. K.'nin, mülkiyeti E. Ç. isimli kişiye ait olan Eskişehir İli, G.... Mah. .... Sk. No: 12/6'da bulunan apartman dairesini onun adına hareket eden E.'nin eşi ile kardeşi F. H.'ndan güzel giyimi ve arabasıyla varlıklı bir kişi görüntüsü verip, "Ankara'da yer altında fiber kablo döşeme işiyle ilgili şirket sahibi olduğunu ve elemanlarının da Eskişehir'de çalışması nedeniyle onların ev ihtiyacını karşılamak için ev aradıklarını, şirketin ödemeleri 3 gün sonra yaptığını" da söyleyerek, herhangi bir para vermeden 01.02.2016 tarihinde yazılı kira kontratı imzalayıp kiralaması, ardından bu dairenin sahibi olduğundan bahisle "sa...n.com" isimli internet sitesi ve E.... Emlak isimli iş yeri sahiplerinden E. T. vasıtasıyla burayla ilgili "kiralık" ilanları vererek, burayı önce internet ilanını görüp kendisini telefonla arayan ve buluşup yüz yüze görüştüğü katılan Ş. A. (K.)'a "05.02.2016 günü anahtarı teslim edeceğini, anahtarla birlikte kontratın bir nüshasını vereceğini" söyleyerek, 03.02.2016 tarihinde aylık 600,00 TL bedelle ve ilk kiraya mahsuben 600,00 TL peşin para ile 1 yıllık kira karşılığı olan 7.200,00 TL'lık senet imzalatıp alarak sözde kiraya vermesi, ertesi gün (04.02.2016 tarihinde) ise aynı daireyi emlakçı E. T. aracılığıyla bu kez İran uyruklu A. R. isimli kişiye 6 aylık kira karşılığı peşin 2.000,00 TL para alarak yine sözde kiraya vermesi ve şikayet tarihlerine kadar olayın taraflarının bir daha kendisine ulaşamamaları şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olaylarda, yargılama konumuz açısından sanığın en baştan itibaren kastının katılan Ş. A. (K.)'a yönelttiği hileli hareketler ile onu aldatıp -kendisinin de yine hileli yollarla kiraladığı Eskişehir İli, G.... Mah. .... Sk. No: 12/6'da bulunan apartman dairesini- ona ve başkalarına daire kendisinin gibi birbirlerinden habersiz şekilde sözde kiralayarak kendi lehine menfaat temin etmek olduğu ve katılan Ş. A. (K.)'u da kandırarak amacına ulaştığı, olayın özelliği, katılanın durumu, fiille olan ilişkisi, davranışların şekli dikkate alındığında sanığın hileli davranışlarının belli oranda ağır, yoğun, ustaca ve sergileniş açısından yöneldiği katılan Ş. A. (Koç)'ın denetim yapma yetkisini elinden alır düzeyde olduğu, nitelikli bir yalan halini aldığı ve sanığın eyleminin TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu göz önünde bulundurularak, atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, beraatine hükmedilmesinin oluşa ve hukuka aykırı olması nedeniyle, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2018 gün ve 2017/228 Esas, 2018/1298 Karar sayılı isabetsiz hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın katılan Ş. A. (Koç)'a yönelik eylemi konusunda mahkûmiyetine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ:
Gerekçesi yazılacak kararda açıklanacağı üzere;
A-)Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2018 gün 2017/2228 Esas, 2018/1298 Karar sayılı sanığın şikayetçi Ş. A. (K.)'a yönelik "dolandırıcılık" suçundan beraatine dair hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B-)1-Sanığın şikayetçi Ş. A. (K.)'u "dolandırmak" suçundan sabit olan eylemine uyan TCK'nın 157/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden 1 YIL 6 AY HAPİS VE 25 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-)Sanığın cezasından başkaca arttırım ya da indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
3-)Sanığın ekonomik ve şahsi hali nazara alınarak TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca hükmolunan gün adli para cezasının beher günü taktiren 20 TL. den paraya çevrilerek 500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-)Adli para cezasının miktarı dikkate alınarak takdiren taksitlendirmeye yer olmadığına,
5-)-Sanığın suç işleme eğilimi ile işlediği suçtan yargılama sürecinde pişmanlık duyduğunun gözlemlenememiş olması da dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanaat oluşmadığından, hakkında TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
6-)Hapis cezasının kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı ile iptal edilen hususlar gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına,
7-)İstinaf incelemesine kadar sarf edilen, 143,20.- TL tebligat gideri, 37.-TL posta gideri, 286,20.-TL uzlaştırma gideri olmak üzere 466,70.-TL ile istinaf aşamasında yapılan, 111,20.-TL talimat/tebligat gideri ve 16,50-TL posta gideri olmak üzere 127,70.-TL toplamı 594,40-TL yargılama giderinin sanıktan tahsil edilerek hazineye gelir yazılmasına,
Sanığın yokluğunda, katılanın yüzüne karşı, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, duruşmada hazır bulunmayanlar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde, hükme karşı, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle iddia makamının talebine uygun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, 24.12.2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)