(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (YCGK. 03.03.1998 T.1998/6-8 E. 1998/69 K.)
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 68-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, ayrıca yine ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu verine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği ve katılan ile sanıkların geçmişten beri ticari ilişkide oldukları ve bu kapsamda benzer şekilde çek alışverişinde de bulundukları yolunda beyan ve delillerin bulunması karşısında, suça konu çeklerin önceden doğan borç nedeniyle verilip verilmediği hususundaki maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, katılana veya başka kişilere daha öncesinde bu şekilde keşide edilip verilen ve ödenen çeklerin bulunup bulunmadığı araştırılıp, suça konu çeklerin önceden verilen rıza kapsamında imzalanıp imzalanmadıkları ve önceden doğan borç nedeniyle verilip verilmedikleri belirlendikten sonra toplanan tüm delillerin tartışılarak kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile değerlendirmelerin, hükme esas alınanlar yanında reddedilen delillerin, suçların yasal öğeleri ile kabul edilen olayların Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve suça konu çeklerin önceden doğan borç nedeniyle verildiğinin ve çeklerdeki imzaların da önceden verilen rıza ile atıldığının kabulüne rağmen çelişkili gerekçe ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine hükmolunması,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafi ilerinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)