(213 S. K. m. 359) (5237 S. K. m. 53, 58, 62) (5271 S. K. m. 280)
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2016tarih ve 2016/15200 esas sayılı iddianamesinde, "Şüpheli ..........'nın Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğu, şüphelinin 2011 ve 2012 yılı hesaplarının incelenmesi sırasında, mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinde bulunan tarh dosyasındaki basılan eserlere ait bilgi formu ve noter tasdik bilgileri ile varlığı sabit olan kanuni defter ve belgelerin, herhangi bir haklı mazeret veya mücbir sebep bildirilmeksizin, kendisine tanınan süre ve şartlar dahilinde incelemeye ibraz etmediği, şüpheliden belgeleri ibraz etmesine yönelik tebliğin 08.01.2015 günü kendisine yapıldığı, bu sebeple şüpheli hakkında Kayseri Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafında düzenlenen, 22.03.2016 tarih ve 2016-A-4497/24 sayılı vergi tekniği raporu ve 22.03.2016 tarih ve 2016-A-4497/25 sayılı vergi suçu raporu düzenlendiği" belirtilerek; "defter ve belgeleri gizlemek" suçundan 213 sayılı VUK'nın 359-a-2 ve TCK'nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ilk derece mahkemesine verdiği savunmasında; "Benim hazırlık aşamasında verdiğim ifademde doğru ve geçerlidir. Olay tarihinde bana defter ve belgeleri ibraz etmem için bir tebligat gelmedi. Sadece vergi müfettişi olduğunu söyleyen bir şahıs beni aradı, ismini de söylemedi. Defter ve belgelerin inceleneceğini söyledi, ancak defter ve belgeleri getirmemi istemedi, yarın gelin görüşelim dedi. Ben de görüşmek için vergi dairesine gittim, ancak vergi müfettişinin ismini bilmediğim için bulmakta zorlandım, birçok vergi müfettişi olduğunu söylediler, beni arayan vergi müfettişi ile görüşemedim, bu nedenle ibraz işlemini gerçekleştiremedim. Sonra Emniyet Müdürlüğünden arandım, ifade vermeye gittim. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN:
Katılan vekili, duruşmadaki beyanında, "Kurumumuz zarar görmüştür, sanığın cezalandırılmasını talep ederiz, şikâyetçiyiz, davaya katılma talebimiz vardır, zararımız giderilmemiştir." demiştir.
DELİLLER:
- T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kayseri Küçük ve Orta Ölçekli mükellefler Grup Başkanlığı'nca düzenlenen, 22.03.2016 tarih ve 2016-A-4497/24 sayılı vergi tekniği raporu ve ekleri, aynı tarih ve 2016-A-4497/25 sayılı vergi suçu raporu ve 28.04.2016 tarih ve 2016/RDK-1/M-11 sayılı mütalaası,
- Aynı kurumun 17.01.2017 tarih ve 758 sayılı, 05.04.2017 tarih ve 2601 sayılı yazıları.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince; sanığın, "defter ve belgeleri gizlemek suçundan", 213 sayılı VUK'nın 359/a-2, TCK'nın 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca, 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belli hakları kullanmaktan yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
İstinaf başvurularında, özetle;
Sanık, hükmün eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığını,
C. Savcısı, cezanın 5 gün fazla tayin edildiğini,
Katılan vekili ise, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini,
Belirtmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
22.03.2016 gün ve 2016-A-4497/24 sayılı Vergi Tekniği Raporu ve eklerine göre;
- Mükellef sanığın faal olduğu,
- 2011 ve 2012 takvim yıllarına ilişkin defter ve belgeleri isteme yazısının, 08.01.2015 tarihinde sanığın bizzat kendisine tebliğ edildiği,.
- 20.01.2015 tarihli yoklama fişinde, "Mükellef ..........'nın nezdinde yapılan tespitte, mükellefin üzerinde iki aracının olduğu, araçların hiç çalışmadığı, hurda vaziyette olduğu, mükellefin muhasebecisinin olmadığının" belirtildiği; ayrıca, yoklamanın yapıldığı iş yeri adresi ile defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği adresin aynı olduğu ve bu tutanağın sanık tarafından da imzalandığı görülmüştür.
06.01.2015 tarihli defter ve belge isteme yazısının dosyada bulunmadığı; ancak, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kayseri Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 17.01.2017 gün ve 758 sayılı yazılarında,"06.01.2015 tarihli defter belge isteme yazısı, 08.01.2015 tarihinde mükellefin kendisi tarafından teslim alınmıştır. Söz konusu defter belge isteme yazısında, Vergi Usul Kanuna muhalefet suçundan sanığa Vergi Usul Kanunu'nun 139. maddesi uyarınca, iş yerinin müsait olması şartıyla incelemenin iş yerinde de yapılmasının mümkün olduğu ve bu husustaki taleplerini defter belge isteme yazısının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde grup başkanlığımıza yazılı olarak bildirilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Söz konusu mükellef tarafından belirtilen süre içinde herhangi bir şekilde bu hususta bir talebi olmadığından inceleme müfettişlik adresimizde yapılmıştır." ve 05.04.2017 tarihli yazılarında ise, "Mükellef ..........'ya ulaşılmasına rağmen davete icabet etmediğinden incelemenin nerede yapılacağı hususunda tercihi alınamadığı için incelemeye gıyabında başlanmak zorunda kalındığı" şeklinde açıklamada bulunulduğu görülmüştür.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 139/2.maddesinde yazılı incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığı, cihetle atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
5271 sayılı CMK.nın 303/1-a maddesinde olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilerek hukuka aykırılığın düzeltilebileceğinin öngörülmüş olması, bu yetkinin 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerine de verilmiş olması karşısında; duruşma açılmasına gerek görülmediğinden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanığın mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesinin isabetsiz hükmünün kaldırılarak beraatine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2017 gün 2017/1 esas, 2017/633 karar sayılı hükmünün, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanığın üzerine atılı "defter ve belgeleri gizlemek suçunun" yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE,
3-Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık ve katılan vekiline tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 03.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)