(5237 S. K. m. 3, 22, 50, 51, 53, 61, 62, 63, 85) (5271 S. K. m. 268, 279, 280, 286)
Dairemizin 2018/2325-1509 E-K. sayılı ve 28/06/2018 tarihli, atılı suçtan dolayı sanığın cezalandırılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmünün, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/7279 Esas, 2019/471 Karar sayılı ve 14/01/2019 tarihli ilamı uyarınca bozulması üzerine gönderilen dosya nedeni ile Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8055 Esas sayılı ve 15/11/2017 havale tarihli iddianamesi ile özetle, olay günü sanığın 1.68 promil alkollü halde kullandığı …… plakalı aracı ile seyir halinde iken Yeşilova mahallesi, Güney çevreyolu üzeri İstanbul istikametinden Eskişehir istikametine seyreden ve Eskişehir yolu üzeri ..... AVM karşısında güvenlik şeridinde bulunan ........’un kullandığı ….. plakalı araca çarptığı, bunun sonucunda ........ ile onun kullandığı araçta bulunan eşi ........’un vefat ettikleri, sanığın aracında bulunan katılan ........’ın da yaralandığı, bu suretle sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık; olay günü arkadaşı olan katılan ........ ile buluştuklarını ve birlikte alkol aldıklarını, kullandığı araç ile bir süre dolaştıktan sonra aracı durdurup kullanmak istemediğini, ancak katılan ........’in aracı kullanabileceğini söylemesi üzerine onun aracın direksiyonuna geçtiğini ve bir ara aracı kullandığını, ancak kaza öncesinde aracı kendisinin kullandığını, kazanın olduğu yeri ve kazanın nasıl olduğunu ise hatırlamadığını savunmuştur.
Katılan ........; olay günü sanığın kullandığı araç ile bir süre dolaştıklarını ve araç içinde birlikte viski içtiklerini, olay günü aracı hiç bir şekilde kullanmadığını, kazanın etkisi ile olay öncesine dair fazla bir şey hatırlamadığını, olayda yaralandığını ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Katılanlar ........, ........ ve ........ benzer şekilde, olayın nasıl gerçekleştiğini görmediklerini, kardeşleri olan ........’un ölümüne neden olan sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişler, katılanlar ........ ve ........ benzer şekilde olayı görmediklerini, kardeşleri olan ........’un ölümüne neden olan sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişler, katılanlar ........ ve ........ benzer şekilde, oğullarının ölümüne neden olan sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişler, ayrı ayrı katılanlar vekillerinin de sanığın cezalandırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
Dinlenen tanıklardan ........ anlatımında, kazanın oluş şeklini görmediğini, kaza sonrası olay yerine vardığında aracın sağ ön koltuğunda katılan ........’ın olduğunu, şoför koltuğunda ise kimsenin olmadığını, katılan ........’i sağ kapı ile koltuk arasına sıkıştığı yerden kapıyı keserek çıkardıklarını beyan etmiş, tanık ......., kazanın oluş şeklini görmediğini, itfaiye eri olarak görev icabı olay yerine gittiğinde kazaya karışan aracın şoför mahallinin boş olduğunu, sağ ön koltukta ise katılan ........’ın oturduğunu, bu şahsın sağ kapı ile koltuk arasına sıkışmış olduğunu ve kapıyı keserek onu çıkardıklarını beyan etmiş, katılan ........, 112 acil personeli olarak olay yerine gittiğini, kazaya karışan aracı kimin kullandığını bilmediğini beyan etmiş, hazırlık soruşturması sırasında ifadelerine başvurulan tanıklar ......., ........ ve ........’in beyanları Dairemizce incelenmiştir.
Dosyada bulunan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenmiş 25/06/2017 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre, ........’un trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa travması ile gelişen kemik kırığı zemininde beyin kanaması sonucu vefat ettiğinin ve ayrıca 17 haftalık gebe olduğunun belirlendiği görülmüş, dosyada bulunan ve Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ........’a ilişkin olarak düzenlenmiş 24/06/2017 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene Tutanağı incelenmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 30/10/2017 tarihli rapora göre de, ........’un künt kafa ve genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli iç organ harabiyetleri sonucu öldüğünün belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ve Dr. ….. Sincan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş geçici raporlara göre, katılan ........’ın toraks travmasına bağlı sol hemitoraks’ta kot fraktürü ve sol pnömotoraks olacak şekilde, buna göre de hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23/06/2017 tarihli raporunda, yapılan kan tahlil sonucuna göre sanığın saat 22.36 itibarı ile 1.68 promil alkollü olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ve Ankara Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 18/08/2017 tarihli rapora göre, …… plakalı aracın direksiyon kısmından alınan gazlı bez üzeri leke örneğindeki DNA profilinin sanığa ait DNA profili ile uyumlu olduğu, katılan ........’a ait DNA profili ile uyumlu olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Diğer Hizmetler Raporu, CD İzleme Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Raporu ve Trafik Kaza Tespit Tutanağı incelenmiş, buna göre, saat 21.30 sıralarında sürücü ........’un, yanında sağ ön yolcu koltuğunda oturan ve eşi olan ........’da olduğu halde, kullandığı …. plakalı araç ile güney çevre yolu İstanbul yönünden Eskişehir yönüne doğru ..... AVM önündeki köprü üzerinde emniyet şeridinde seyir halinde iken, arkadan gelen ve sanığın kullandığı …….. plakalı aracın sağ ön far ve orta tampon arası kısmı ile ........’un aracının sol arka park lambası ile orta tampon kısmına, birinci şerit ile emniyet şeridi arasında çarptığı, çarpma üzerine her iki aracın savruldukları, ........ ile ........’un emniyet kemerlerinin takılı olduğu, ayrıca vaktin gece, havanın açık, aydınlatmanın yeterli, yol tipinin bölünmüş, yol yüzeyinin kuru, emniyet şeridinin 3 metre genişlikte olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ve hazırlık soruşturması sırasında trafik kusur uzmanı bilirkişi ........’ndan alınan 24/10/2017 tarihli rapora göre, sanığın 1.68 promil alkollü olarak araç kullandığı, alkolün etkisi ile trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, ön ilerisinde yolun sağında emniyet şeridinde seyreden diğer araca arkadan çarptığı, şerit izleme kuralını ihlal ederek aydınlatmanın da yeterli olduğu dört şeritli yolun normal şeritlerini kullanmadığı, en sağındaki emniyet şeridinde seyreden araca arkadan çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden asli ve tamamen kusurlu olduğu, sürücü ........’un ise seyrini nizami bir şekilde sürdürürken karıştığı olayda, yolun en sağında seyrederken arkadan çarpıldığı, mevcut şartlarda kazayı önlemeye yönelik alabileceği tedbir olmadığından kusuru olmadığının bildirildiği görülmüş, yargılama sırasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 16/02/2018 tarihli rapora göre de, sanığın kullandığı otomobil ile gece vakti çevre yolunu takiben seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, direksiyon hakimiyetine gereken dikkat ve özeni göstermediği, bu haliyle sevk ve idare hatası ile emniyet şeridine girip burada seyir halinde olan araca arkadan önlemsiz şekilde çarptığı olayda asli kusurlu olduğu, ........’un kullandığı otomobil ile gece vakti çevre yolunda emniyet şeridinde seyrederken, arkasından gelen sanığın hatalı şekilde emniyet şeridine girip aracına arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından ve olayı önleme imkanı olmadığından kusursuz olduğu, yolcu ........’un, eşinin yanında ön yolcu koltuğunda emniyet kemeri takılı halde yolculuk ederken meydana gelen ve ölümü ile sonuçlanan olayda atfı kabil kusuru olmadığı, mevcut oluş şartlarındaki olayda başkaca kişi, kurum ve unsura atfedilecek kusur bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2017/423 Esas, 2018/134 Karar sayılı ve 29/03/2018 tarihli karar ile, sanığın atılı suçu sabit kabul edilerek TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına, mahsuba karar verildiği, hükmün sanık müdafiileri tarafından eksik inceleme ile ve çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu, olayda ölenlerinde kusurlu olduklarının kabulü ve TCK.nun 62/1. maddesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, TCK.nun 22/3. maddesindeki arttırımın 1/3 oranında yapılması, TCK.nun 22/6. maddesinin uygulanması, cezanın alt sınırdan takdiri gerektiği yönünde istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2018/2325-1509 E-K. sayılı ve 28/06/2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüş, bu kararında sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/7279 Esas, 2019/471 Karar sayılı ve 14/01/2019 tarihli ilamı ile
“1) Sanık sürücü ........'nun, annesi üzerine kayıtlı otomobil ile bölünmüş, tek yönlü, 4 şeritli, asfalt kaplama, düz, eğimsiz ve aydınlatmanın yeterli olduğu yolda seyir halindeyken, sağ tarafında kalan emniyet şeridine doğru giriş yaparak, kendisi ile aynı istikamette ve emniyet şeridi üzerinde seyir halinde olan ........'un idaresindeki Ford marka otomobile, sol arka ve arka kısımlarından, kendi aracının sağ ön far ve orta ön kısımları ile çarpması neticesinde 2 kişinin öldüğü, 1 kişinin de hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, suçun işleniş şekli ve işlenmesinde özellikler, meydana gelen zararın ve sanığın kusurunun ağırlığı ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek maddede belirtilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile tayin ve tespitinde isabetsizlik görülmemekle, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2) Kaza esnasında sanık sürücünün 168 promil alkollü olduğu göz önünde bulundurularak belirlenen temel cezada TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılırken sanığın birden fazla bilinçli taksir nedeni oluşturacak kural ihlalinde bulunmadığı gözetilmeden, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini" şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeni ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Dairemizce yapılan yargılama sırasında bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, yargılama esnasında sanık ve müdafiinin eski savunmalarını tekrar ile ayrıca ölenlerin yakınlarının manevi zararlarının giderildiğine ilişkin ibraname ibraz ettiği, katılan asillerin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya iştirak etmedikleri, duruşmaya iştirak eden ayrı ayrı katılanlar vekillerinin de eski beyanlarını tekrar ile sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle; oluşa, savunma, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanakları, Adli Tıp Kurumu otopsi raporu, mağdurun anlatımı ve doktor raporları, sanığın alkol raporu, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu, CD izleme tutanağı, Adli Tıp Kurumu Ankara Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığının raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sürücü belgeli sanık ........’nun 1.68 promil (olay anında yaklaşık 1.85 promil) alkollü olarak sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile Güney çevre yolunu takiben İstanbul istikametinden Eskişehir istikametine seyri sırasında olay mahalli ..... köprüsü üzerine geldiğinde, ön ilerisinde aynı istikamette emniyet şeridine girip emniyet şeridinde seyir halinde olan sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araca çarpması sonucu sürücü ........ ile ........’un ölümüne, aracında bulunan ........’ın yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanık ........’nun güvenli sürüş yeteneğini kaybedecek derecede alkollü olarak araç kullanmak, yola gereken dikkatini vermemek, direksiyon hakimiyetine gereken dikkat ve özeni göstermemek, şerit izleme kurallarına uymamak ve önünde giden aracı güvenli ve yeterli mesafeden takip etmemek suretiyle emniyet şeridine girip burada seyir halinde olan araca arkadan önlemsiz şekilde çarptığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleriyle asli ve tamamen kusurlu olduğu, ölen sürücünün ise olayda kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, kusur durumuna, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddi; ancak, oluşa, sanığın kusur derecesi ve ihlal ettiği trafik kuralları karşısında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile orantılı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayini yerinde ise de, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek alt sınır çok aşılmak suretiyle sanığa orantısız ceza tayini ile bilinçli taksir uygulamasında da en üst orandan artırım yapılması kanuna aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak lehe hükümlerin uygulanması Dairenin takdirinde olmak üzere, sanık ........ hakkında TCK.nun 3/1, 22/4, 61/1. maddelerindeki ilke ve ölçütler gözetilip, TCK.nun 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
İddia, sanık ve müdafiinin savunmaları, bir kısım katılanlar ile ayrı ayrı katılanlar vekillerinin beyanları, tanık anlatımları, Ölü Muayene ve Otopsi Tutanakları, doktor raporları, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Diğer Hizmetler Raporu, CD İzleme Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Raporu, Trafik Kaza Tespit Tutanağı içeriği, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları, Yargıtay bozma ilamı ile tüm dosya kapsamına göre;
Sanığın olay gecesi saat 21.30 sıralarında, annesi üzerine kayıtlı olup kendisinin kullandığı ........ plakalı otomobil ile bölünmüş, tek yönlü, 4 şeritli, asfalt kaplama, düz, eğimsiz ve aydınlatmanın yeterli olduğu güney çevre yolu üzerinde İstanbul yönünden Eskişehir yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli olan ..... AVM köprü üstüne geldiğinde, sağ tarafında kalan emniyet şeridine doğru giriş yaparak, kendisi ile aynı yönde ve emniyet şeridi üzerinde seyir halinde bulunan ........’un kullandığı ........ plakalı otomobile, sol arka ve arka kısımlarından, kendi aracının sağ ön far ve orta ön kısımları ile çarptığı, çarpma sonucunda çarptığı aracın sürücüsü ........ ile yanında yolcu olarak bulunan ve 17 haftalık gebe olduğu tespit edilen ........’un öldükleri, sanığın aracında yolcu olarak bulunan katılan ........’ın da (kesin raporu alınmamış olsa da) geçici raporları uyarınca toraks travmasına bağlı sol hemitoraks’ta kot fraktürü ve sol pnömotoraks olacak şekilde, buna göre de hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır. Sanığın yargılama aşamasındaki aracı kendisinin kullandığı yönündeki açık ikrarı, katılan ........’ın aşamalardaki aracı sanığın sürdüğüne ilişkin beyanları ile tanıklar ........ ve ........’ın benzer anlatımları ve tüm dosya kapsamı ile oluşun bu şekilde gerçekleştiği sabit kabul edilmiştir. Bu oluş ve kabul doğrultusunda, gerek hazırlık soruşturması sırasında trafik kusur uzmanı bilirkişi ........’ndan alınan 24/10/2017 tarihli ve gerekse yargılama aşamasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 16/02/2018 tarihli raporlarda, sanığın kullandığı otomobil ile gece vakti çevre yolunu takiben seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, direksiyon hakimiyetine gereken dikkat ve özeni göstermediği, bu haliyle sevk ve idare hatası ile emniyet şeridine girip burada seyir halinde olan araca arkadan önlemsiz şekilde çarptığı olayda asli kusurlu olduğu, ........’un kullandığı otomobil ile gece vakti çevre yolunda emniyet şeridinde seyrederken, arkasından gelen sanığın hatalı şekilde emniyet şeridine girip aracına arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından ve olayı önleme imkanı bulunmadığından kusursuz olduğu, yolcu ........’un, eşinin yanında ön yolcu koltuğunda emniyet kemeri takılı halde yolculuk ederken meydana gelen ve ölümü ile sonuçlanan olayda atfı kabil kusuru olmadığı, mevcut oluş şartlarındaki olayda başkaca kişi, kurum ve unsura atfedilecek kusur bulunmadığı belirlenmiştir. Her iki rapor oluşa uygun ve gerekçeli bulunduğundan Dairemizce de bu raporlara aynen itibar olunmuş, olayda sanığın asli ve tamamen kusurlu olduğu ihtilafsız kabul edilmiştir. Diğer yandan Adli Tıp Kurumunun yerleşik uygulamalarına göre alkol promil miktarının her saat ortalama 0.15 promil azaldığı dikkate alındığında, sanığın olayın meydana geldiği saat 21.30 itibarı ile 1.85 promil alkollü olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna göre de, sanığın yüksek oranda alkollü olduğu halde trafiğe çıkması durumunda, güvenli bir biçimde araç kullanamayacağını ve her an bir kazaya neden olabileceğini öngörmesine rağmen, yine de araçla trafiğe çıkarak kazaya neden olmasından dolayı eylemini bilinçli taksirle işlediğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Mevcut durumda açıklanan oluş, Dairemizin kabulü ve uyulan Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/7279 Esas, 2019/471 Karar sayılı ve 14/01/2019 tarihli bozma ilamı birlikte değerlendirilmek sureti ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması; sanığın iki kişinin ölümü ile bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına asli ve tamamen kusurlu şekilde neden olduğu olayda, suçun işleniş şekli, işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ve sanığın kusurunun ağırlığı ile hak ve nasafet kuralları da gözetilerek, TCK.nun 85/2. maddesinde belirtilen temel cezanın alt sınırdan makul oranda uzaklaşılmak sureti ile ve 6 yıl 6 ay hapis olarak tayini, eylemini bilinçli taksirle işlemesi ve ancak birden fazla kural ihlali oluşturacak davranışı bulunmamasından dolayı temel cezasının TCK.nun 22/3. maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırılması, sanığın yargılama aşamasına kadar geçen sürede suçu katılan ........’ın işlediğini belirtmesi ve hatta bu nedenle adı geçen katılanın tutuklanmasına neden olması şeklindeki fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecinde samimi bir pişmanlığının gözlemlenmemesi ile başkaca bir neden bulunmadığından takdiri indirime ilişkin TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması, TCK.nun 3/1. maddesi uyarınca da işlediği fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde sürücü belgesinin geri alınması gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM: CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/423 Esas, 2018/134 Karar sayılı ve 29/03/2018 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Sanık ........'nun üzerine atılı Taksirle Ölüme ve Yaralamaya Neden Olmak suçunu işlediği anlaşıldığından ve suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusur durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK.nun 85/2. maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 6 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 22/3. maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırılarak 8 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Herhangi bir neden görülmediğinden sanık hakkında takdiri indirime ilişkin TCK.nun 62/1. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın süresi ve işlenen suçun niteliği nazara alınarak TCK.nun 50, 51. ve CMK.nun 231/5. maddelerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına,
TCK.nun 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin takdiren 2 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK.nun 63. maddesi gereğince mahkum olduğu hapis cezasından indirilmesine,
Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında hükmolunan ceza süresi, tutuklu kaldığı süre, tutukluluk halinin devamının ölçülü ve gerekli oluşu ile adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı konusunda oluşan kanaat uyarınca tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamına ilişkin karara CMK.nun 268/3-e maddesi uyarınca 7 günlük yasal süresi içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine başvurmak suretiyle CMK.nun 268/1, 268/3-e. ve 279/1-son. maddeleri uyarınca itiraz edilebileceğinin bildirilmesine (bildirildi), hüküm özetinin sanığın halen bulunduğu Sulakyurt Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine,
Adli emanetin 2017/2951 sırasında kayıtlı 1 adet bulgu zarfında, sanığın kullandığı ........ plaka sayılı oto içerisinde bulunan yeşil renkli maddenin; Adli emanetin 2017/2950 sırasında kayıtlı 3 Adet bulgu zarfında, ........ plaka sayılı oto vites kısmından alınan svap, ........ plaka sayılı oto direksiyon kısmından alınan svap, ....... ve ........'dan alınan kan örneklerinin ve 2017/2738 sırasında kayıtlı bulgu poşetinde; 1 adet şeffaf kilitli poşetin dosyada delil olarak saklanmasına,
Yargılama aşamasında kendisini dosyaya vekaletname sunan bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan ........ yararına İlk Derece Mahkemesi için 4.360,00-TL., Dairemizde yapılan yargılama nedeni ile 1.362,00-TL. olmak üzere toplam 5.722,00-TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak adı geçen katılana verilmesine,
Yargılama aşamasında kendilerini dosyaya vekaletname sunan aynı vekil aracılığı ile temsil ettiren katılanlar ........, ......., ........, ........, ........ ile ......, ........, ........ ve ........ yararına İlk Derece Mahkemesi için 4.360,00-TL., Dairemizde yapılan yargılama nedeni ile 1.362,00-TL. olmak üzere toplam 5.722,00-TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak adı geçen katılanlara verilmesine,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmediği ve bu husus sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği için bu yönden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Yargıtay bozma ilamı sanık lehine olduğundan ise bozma sonrası yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, isteme uygun olarak ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, sanık, sanık müdafi, katılan ........ vekili ve diğer tüm katılanlar vekilinin yüzlerine karşı, tüm katılanların yokluğunda, yüze karşı verilenler yönünden tefhim tarihinden, yokluklarında verilenler yönünden ise hükmün tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.03.2019 (¤¤)