DAVA: Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan M. O. K. vekili ile katılan M. E. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesi'nin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/8344 Esas sayılı ve 02/07/2015 tarihli iddianamesi ile özetle, olay tarihinde sanığın kullandığı 38 .. … plakalı aracı ile Sivas bulvarı üzerinde seyir halinde iken kırmızı ışık yanmasına rağmen yoluna devam ederek katılan M. E.'ın kullandığı 38 .. … plakalı araca çarptığı, çarpma sonucunda tüm katılanların yaralandığı, bu suretle atılı suçu kusurlu olarak işlediğinden bahisle TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık, olay günü aracı ile işten çıkıp evine doğru seyir halinde olduğunu, söz konusu kavşağa geldiğinde kendisinden önceki aracın kırmızı ışıkta geçtiğini, kendisinin de dalgınlıkla kırmızı ışıkta geçmiş olduğunu ve bu esnada bir başka aracın kendi aracına çarptığını, ailevi ve işyerindeki sorunları nedeni ile dalgınlığından kaynaklı olarak bu kazanın meydana geldiğini savunmuştur.
Katılan M. E. aşamalarda, olay günü diğer katılanlarda içinde olduğu halde kullandığı aracı ile seyir halinde iken cadde üzerindeki kavşakta kırmızı ışıkta durduğunu, yeşil yanması ile hareket ettiğinde sanığın kullandığı aracın sağ taraftan hızla kendi aracına çarptığını ve aracının savrulması sonucu yaralandıklarını şikayetçi olduğunu beyan etmiş, katılanlar B. S. K. ve F. K. benzer şekilde, olay günü katılan M.'in kullandığı araç ile seyir halinde iken kırmızı ışıkta durduklarını, yeşil yanması ile hareket ettiklerinde sağdan gelen ve sanığın kullandığı aracın hızla gelip kendi araçlarına çarptığını ve yaralandıklarını, şikayetçi olduklarını beyan etmişler, katılan M. O. K. olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş, yaşı küçük katılanlar vekilleri de sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
Yargılama aşamasında dinlenilmeyen tanık E. A. 13/06/2015 tarihli hazırlık ifadesinde, olay günü aracı ile seyir halinde iken kavşağa geldiğinde kırmızı ışık yanınca durduğunu, gidiş yönüne göre karşı yönden gelen katılan M.'in kullandığı aracın, yine kendisine göre sol taraftan gelen sanığın kullandığı araca çarptığını, bu çarpma üzerine katılan M.'in de gelip kendi aracına çarptığını beyan etmiştir.
Dosyada bulunan Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre, katılan M. E.'ın kullandığı aracı ile K. Has caddesini takiben Fuar yönüne doğru seyri sırasında Ihlamur caddesinin kesiştiği kavşağa geldiğinde, M. K. Paşa bulvarı yönünden Ihlamur caddesini takiben Argıncık yönüne seyreden sanığın kullandığı aracın sol yan kısımlarına, kendi aracının ön kısmı ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile yön değiştirerek sola doğru yoldan çıktığı, önce aracının ön ve alt kısımlarını orta refüje çarptığı ve orta refüjü geçerek Fuar yönünden K. Has caddesini takiben seyir için kırmızı ışıkta beklemekte olan E. A.'in kullandığı aracın ön kısımlarına çarparak devam ettiği, yaya kaldırımına ön kısımlarını çarparak durması sonucu kazanın meydana geldiği, kavşaktaki ışıklarda bulunan zaman sayacının incelenmesi ile sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığı, sanığın kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek kuralını ihlal ettiği, katılan M. E.'ın ise kural ihlali olmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen 18/06/2015 tarihli raporlara göre, katılanlar M. E., M. O. K., B. S. K. ve F. K.'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıklarının bildirildiği görülmüş, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenmiş 22-24/06/2015 tarihli raporlara göre de, katılanlar M. E. ve E. S. E.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2015/769-1265 E-K. sayılı ve 10/12/2015 tarihli karar ile, sanığın kusurlu şekilde atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına, CMK.nun 231/5-8. maddeleri uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 12/02/2016 tarihinde kesinleştiği; sanığın denetim süresi içerisinde ve 22/02/2016 tarihinde işlediği Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirip Yaymak suçundan yapılan yargılama sonucunda Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/203-508 E-K. sayılı ve 31/05/2016 tarihli kararı uyarınca TCK.nun 136, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeksizin 22/06/2016 tarihinde kesinleştiği; ihbar üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/431 Esas, 2017/351 Karar sayılı ve 13/04/2017 tarihli karar ile açıklanması geri bırakılan 10/12/2015 tarihli ilk hükmün açıklanmasına, sanığın TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verildiği; hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2017/1914-2291 E-K. sayılı ve 29/11/2017 tarihli ilamı ile “a- )Sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı 10/12/2015 tarihinde CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04/02/2016 tarihinde sanığa tebliğinden sonra itiraz edilmeksizin 12/02/2016 tarihinde kesinleştiği, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/05/2016 gün ve 2016/203-508 E, K sayılı kararı ile kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma suçundan yapılan yargılama sonucu 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine dosyanın ele alınarak CMK'nın 231/11.maddesi gereğince hüküm açıklanmış ise de; dosyada örneği bulunan Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/05/2016 gün ve 2016/203-508 E, K sayılı kararının incelenmesinde, hükmün 22/06/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla beraber, karar başlığında suç tarihinin 2016 yılı olarak gösterildiği, hükmün gerekçesinde de suç tarihine ilişkin bir açıklama bulunmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle ihbara konu Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/05/2016 gün ve 2016/203-508 E, K sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, suç tarihinin kesin olarak saptanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve ihbara konu hükmün açıklanmasına neden olan suçun suç tarihinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 12/02/2016 tarihinden önce olması halinde hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile savunma hakkının kısıtlanması, Kabul ve uygulamaya göre; b- )Gerekçesi de gösterilmeden TCK.nun 22/3.maddesiyle yapılan artırımın en üst oranda 1/2 yapılarak fazla cezaya hükmolunması, c- )TCK.nun 3.maddesindeki 'suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' hükmü gözetilmeden hakkaniyete aykırı biçimde alt sınırdan önemli ölçüde uzaklaşılarak sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi” şeklindeki gerekçeler uyarınca hükmün bozulmasına karar verildiği; bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/917 Esas, 2018/753 Karar sayılı ve 19/06/2018 tarihli karar ile sanığın TCK.nun 89/4, 22/3, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 8.100,00-TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte alınmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği görülmüş, hükmün katılan M. E. vekili ile katılan M. O. K. vekili tarafından sanığa verilen cezanın az olduğu yönünde istinaf edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi hükmünde yer alan “1- ) CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumu değerlendirilerek kısmı infaz veya koşulların varlığı halinde TCK. nun 50. veya 51. maddelerinin uygulanması sureti ile yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında önceki ilk hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine hükümdeki hapis cezasının TCK.nun 50-52. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesi, Kabule göre de; 2- )Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olmadığı ve eylemin bilinçli taksirle işlendiği gözetilmeden, tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sureti ile yazılı şekilde hüküm kurularak TCK.nun 50/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması” şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeni ile duruşmalı inceleme yapılması gerektiği düşünülerek duruşma açılmış, duruşma sırasında yazılan talimat üzerine sanığın kırmızı ışıkta geçtiğini ikrar eder mahiyette savunmada bulunduğu, katılanlar B. S. K., F. K. ve M. E.'ın usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen talimat duruşmasına iştirak etmedikleri, duruşmaya iştirak eden yaşı küçük katılanlar E. S. E., M. E. ve M. O. K.'a Baro tarafından atanan zorunlu vekilin de sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle; sanık B. M.'nın, bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı İlk Derece Mahkemesince 10.12.2015 tarihinde, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ( bir yıl altı ay hapis cezası ve aynı süre sürücü belgesinin geri alınması ) karar verildiği, kararın 12.02.2016 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında dosyanın tekrar ele alınarak CMK.nun 231/11. maddesi gereğince 13.04.2017 tarihinde hükmün açıklandığı, verilen hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 29.11.2017 tarihli karar ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK.nun 89/4 22/3, 62, 50/4-1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca yeniden hüküm ( 8.100 TL adli para cezası, taksitlendirme, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınması ) kurulmuş ise de, oluşa, savunma, mağdurların beyanları ile doktor raporları, trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sürücü belgeli sanık B. M.'nın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araçla Ihlamur Caddesinde seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, seyir yönüne yanan kırmızı ışıkta durmayıp seyrine devamla bu esnada sol tarafından K. Has Caddesini takiben kavşağa yeşil ışıkta giriş yapan mağdur sürücü M. E. idaresindeki .... plaka sayılı araçla çarpışması ile .... plakalı aracın kontrolünü kaybedip karşı yönde durmakta olan sürücü E. A. yönetimindeki 38 SU 783 plakalı araçla da çarpışması neticesinde .... plakalı araç sürücüsü M. E. ile aracında bulunan beş kişinin doktor raporlarında belirtildiği şekilde hafif derecede yaralandıkları somut olayda; oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık B. M.'nın ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, ışık sistemini dikkate almadan kendi seyir yönüne yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp, seyrine devamla kavşağa girmek suretiyle olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile asli ve tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, bir kısım katılanlar vekillerinin sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddine, ancak, TCK.nun 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi kanuna aykırı görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık B. M. hakkında TCK.nun 3/1, 22/4, 61/1. maddelerinde yazılı ilke ve ölçütler gözetilip, TCK.nun 89/4 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
İddia, sanığın kabulü, katılanların ve tanık E. A.'in beyanları, Trafik Kaza Tespit Tutanağı, doktor raporları, Dairemiz bozma ilamı, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/203-508 E-K. sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamına göre;
Olay günü katılan M. E.'ın kullandığı .... plakalı aracı ile K. Has caddesini takiben Fuar yönüne doğru seyri sırasında Ihlamur caddesinin kesiştiği kavşağa geldiğinde, M. K. Paşa bulvarı yönünden Ihlamur caddesini takiben Argıncık yönüne seyreden sanığın kullandığı aracın sol yan kısımlarına, kendi aracının ön kısmı ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile yön değiştirerek sola doğru yoldan çıktığı, önce aracının ön ve alt kısımlarını orta refüje çarptığı ve orta refüjü geçerek Fuar yönünden K. Has caddesini takiben seyir için kırmızı ışıkta beklemekte olan E. A.'in kullandığı aracın ön kısımlarına çarparak devam ettiği, son olarak yaya kaldırımına ön kısımlarını çarparak durabildiği, bu kaza sonucunda .... plakalı araç içinde bulunan tüm katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır. Trafik Kaza Tespit Tutanağı içeriğine göre de, kavşaktaki ışıklarda bulunan zaman sayacının incelenmesi ile sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığı, sanığın kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek kuralını ihlal ettiği, katılan M. E.'ın ise kural ihlali olmadığı hususları tespit edilmiştir. Katılanlar M. E., F. K. ve B. S. K., kendi araçlarının yeşil ışıkta kavşağa girdiğini ve sanığın kırmızı ışıkta geçtiğini belirttikleri gibi, sanık dahi dalgınlıkla kırmızı ışık ihlali yaparak katılan M.'in kullandığı araçla çarpıştıklarını kabullenmiştir. Dolayısı ile sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak katılanların yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına asli ve tamamen kusurlu şekilde neden olduğu, katılan M. E.'ın ise yeşil ışıkta geçtiği esnada karıştığı kazada kusur ihlali yapmadığı sabit olmuştur. Bu oluş ve kabul doğrultusunda, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2015/769-1265 E-K. sayılı ve 10/12/2015 tarihli ilk karar ile, sanığın kusurlu şekilde atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına, CMK.nun 231/5-8. maddeleri uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 12/02/2016 tarihinde kesinleştiği; sanığın denetim süresi içerisinde ve 22/02/2016 tarihinde işlediği Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirip Yaymak suçundan yapılan yargılama sonucunda Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/203-508 E-K. sayılı ve 31/05/2016 tarihli kararı uyarınca TCK.nun 136, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeksizin 22/06/2016 tarihinde kesinleştiği; ihbar üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/431 Esas, 2017/351 Karar sayılı ve 13/04/2017 tarihli karar ile açıklanması geri bırakılan 10/12/2015 tarihli ilk hükmün açıklanmasına, sanığın TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verildiği; hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2017/1914-2291 E-K. sayılı ve 29/11/2017 tarihli ilamı ile, yukarıda açıklandığı üzere, hükmün bozulmasına karar verildiği; bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/917 Esas, 2018/753 Karar sayılı ve 19/06/2018 tarihli karar ile sanığın TCK.nun 89/4, 22/3, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 8.100,00-TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte alınmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği görülmüştür. Sanık hakkında atılı suç nedeni ile kurulan 10/12/2015 tarihli ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın 12/02/2016 tarihinde kesinleştiği, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/203-508 E-K. sayılı dosyası içeriğine göre de, sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde ve 22/02/2016 tarihinde Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirip Yaymak suçunu işlediği açıkça anlaşılmıştır. Diğer yandan İlk Derece Mahkemesi tarafından suçun işleniş şekli, katılanların yaralanmalarının niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın asli ve tamamen kusurlu oluşu gözetilerek, TCK.nun 89/4. maddesinde belirtilen temel cezanın 1 yıl hapis olarak belirlenmesinde, eylemin kırmızı ışk ihlali sonucu ve bu suretle de bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek temel cezanın TCK.nun 22/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında arttırılmasında, yine cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanık hakkında takdiri indirime ilişkin TCK.nun 62/1. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak az önce açıklandığı üzere, CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumu değerlendirilerek kısmı infaz veya koşulların varlığı halinde TCK. nun 50. veya 51. maddelerinin uygulanması sureti ile yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında önceki ilk hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine hükümdeki hapis cezasının TCK.nun 50-52. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı olduğu gibi, kabul itibarı ile sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olmadığı ve eylemin bilinçli taksirle işlendiği gözetilmeden, tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sureti ile yazılı şekilde hüküm kurularak TCK.nun 50/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması da doğru görülmeyip hukuka aykırı ve isabetsiz bulunmuş, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Mevcut halde Dairemizce, suçun işleniş şekli, katılanların yaralanmalarının niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri ile kusur durumu da nazara alınarak, sanığın TCK.nun 89/4. maddesi gereğince takdiren ve alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, eylemin bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı temel cezanın TCK.nun 22/3. maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında arttırılması, takdiri indirime ilişkin TCK.nun 62/1. maddesinin uygulanması, denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca, aynı yasanın 231/5, maddesiyle TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, TCK.nun 3/1. maddesi uyarınca da işlediği fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde ve 8 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınması gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
SONUÇ: 1- )CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/917 Esas, 2018/753 Karar sayılı ve 19/06/2018 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Sanık B. M.'nın üzerine atılı Taksirle Yaralamaya Neden Olmak suçunu işlediği anlaşıldığından ve suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile kusur durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK.nun 89/4. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından cezası TCK.nun 22/3. maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırılarak 1 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezası TCK.nun TCK.nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 1 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca, aynı yasanın 231/5. maddesiyle TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına,
TCK.nun 53/6. maddesi gereğince sanığın sürücü belgesinin takdiren 8 AY SÜRE İLE GERİ ALINMASINA,
Yargılama gideri olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan 11 davetiye gideri 136,00-TL., yaşı küçük katılan M. E. için zorunlu vekil ücreti gideri 479,00-TL., Dairemizce yapılan müzekkere gideri 2,40-TL., talimat gideri 71,80-TL., yaşı küçük katılanlar için zorunlu vekil ücreti 1.280,00-TL. olmak üzere toplam 1.969,20-TL.sının sanıktan alınmasına,
Dair, isteme uygun olarak ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, yaşı küçük katılanlar vekilinin yüzüne karşı, tüm katılanlar ile sanığın yokluğunda, yüze karşı verilenler yönünden tefhim tarihinden, yokluklarında verilenler yönünden ise hükmün tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, hükmü vE. Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21.01.2020 (¤¤)