(5237 S. K. m. 22, 43, 51, 53, 62, 73, 84, 89, 125) (5271 S. K. m. 231, 223, 280, 286)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/828 Esas sayılı ve 29/02/2012 havale tarihli iddianamesi ile özetle, olay günü sanığın 33 FZ 4.. plakalı tanker ile seyir halinde iken içinde müştekiler A. G., F. Ç., H. Ş., H. M., F. Y., H. G., Ş. A. ve M. K.'nin bulunduğu 81 BT 3.. plakalı araca arkadan çarpması sonucu kaza meydana geldiği, kaza nedeni ile müştekilerin yaralandıkları, bu suretle sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle TCK.nun 89/4, 53/6, 89/2-b. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda, olay günü yük götürmek maksadı ile İstanbul'dan Malatya'ya doğru gittiğini, Düzce yönünde 50-60 km. hızla seyir halinde iken önündeki minibüsün her iki şeridi kaplamış olduğunu görünce selektör yapıp yol istediğini, minibüsün hafiften sağa yanaştığını ve mesafe kısalmışken minibüsün tekrar tekrar önüne geçmesi sonucu yolun buzlu, havanın da karlı ve sisli olmasından dolayı frene basmasına rağmen önündeki araca çarptığını, olayda kusurunun olmadığını savunmuştur.
Müşteki M. K., olay günü kullandığı 81 BT 3.. plakalı servis minibüsü ile iş yerinde çalışan işçileri alarak seyir haline geçtiğini, Düzce yönünde giderken arkasından gelen bir tankerin şiddetli bir şekilde kendilerine çarptığını, şikayetçi olmadığını beyan etmiş, müştekiler A. G., F. Ç., H. Ş., F. Y., Ş. A. ve H. G. benzer şekilde, olay günü işten çıkıp M. K.'nin kullandığı servis minibüsüne bindiklerini, seyir halinde iken arkadan gelen bir aracın kendi araçlarına çarptığını, şikayetçi olmadıklarını beyan etmişler, katılan H. M. ise, benzer şekilde içinde bulunduğu servis minibüsüne arkadan gelen bir araç tarafından çarpıldığını, şikayetçi olduğunu beyan etmiş, ancak adı geçen katılanın 03/01/2012 tarihli ilk jandarma ifadesinde olaydan dolayı kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Trafik Kaza Tespit Tutanağına göre, olay günü sanığın kullandığı tanker ile Gümüşova ilçesinden Düzce iline doğru seyir halinde iken, havanın ve zeminin karlı olması nedeni ile duramayarak önünde ve aynı yönde seyreden M. K.'nin kullandığı minibüse çarptığı, olayda sanığın arkadan çarpma nedeni ile tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan doktor raporları incelenmiş, buna göre A. G. ve F. Ç.'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. B. B. tarafından sunulan 08/02/2012 tarihli raporlara göre de, H. G., H. Ş., Ş. A., M. K. ve F. Y.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan H. M.'nun ise hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda orta (3) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 2012/141-572 E-K. sayılı ve 20/12/2012 tarihli karar ile atılı suçu işlediği sabit kabul edilen sanığın TCK.nun 89/1, 89/2-b, 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK. nun 231/5. maddesi uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın da itiraz edilmeksizin 13/02/2013 tarihinde kesinleştiği görülmüş, sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde ve 09/08/2013 tarihinde işlediği Kamu Görevlisine Görevi Nedeni İle Hakaret suçundan dolayı Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/27 Esas, 2016/125 Karar sayılı ve 09/03/2016 tarihli kararı ile TCK.nun 125/3-a, 125/4, 43/1, 62/1, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeksizin 01/04/2016 tarihinde kesinleşmesi sonucu yapılan ihbar üzerine Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın TCK.nun 89/1, 89/2-b, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, bu hükmün sanık tarafından nedensiz olarak istinaf edilmesi üzerine delil takdiri bakımından Dairemizce duruşmalı inceleme yapılması gerektiği kanaatına varılarak duruşma açılmış, Dairemiz tarafından yapılan duruşma sırasında yazılan talimat üzerine sanığın eski savunmalarını tekrar ettiği ve olayda kusursuz olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle, sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğu nedeni ile ve CMK.nun 223/8, TCK.nun 73/4. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İddia, savunma, katılanın beyanı, Trafik Kaza Tespit Tutanağı içeriği, doktor raporları ile tüm dosya kapsamına göre;
Olay günü sanığın kullandığı yüklü tanker ile İstanbul'dan Malatya'ya gitmek üzere yola çıktığı, Gümüşova ilçesinden Düzce iline doğru seyir halinde iken havanın ve zeminin karlı olması nedeni ile duramayarak önünde ve aynı yönde seyreden M. K.'nin kullandığı minibüse arkadan çarptığı, çarpma nedeni ile minibüsün sağ taraftan yol dışı kalıp devrildiği, kaza sonucu alınan kesin doktor raporlarına göre olay sırasında servis minibüsünü kullanan M. K. ile kullandığı servis minibüsü içerisinde bulunan H. G., A. G., F. Ç., H. Ş., F. Y. ve Ş. A.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan H. M.'nun ise hayati tehlike geçirmeden ve ancak vücudunda orta (3) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, olayda sanığın arkadan çarpma nedeni ile tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut delillere göre, olay sırasında sanığın alkolsüz olduğunun alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucu belirlendiği, hızının mahal şartlarının çok üzerinde olduğu konusunda bir emare bulunmadığı ve bu bakımdan eylemin TCK.nun 22/3. maddesinde belirtilen şekilde bilinçli taksirle işlendiği konusunda herhangi bir tespit olmadığı, eylemin sonuç öngörülmeksizin sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu ve basit taksir ile meydana geldiği de sabit kabul edilmiştir. TCK.nun 89/5. maddesine göre, basit taksirle işlenen yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şahsi şikayete bağlıdır. Olay nedeni ile minibüsün içinde olup yaralanan katılan H. M., ki yaralanması sol kol dirsek kırığı nedeni iledir, 03/01/2012 tarihli ilk jandarma ifadesinde olaydan dolayı kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını açıklamış, yine minibüs şoförü M. K. ile yolcular H. G., A. G., F. Ç., H. Ş., F. Y. ve Ş. A.'da İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sırasında ve 26/04/2012 tarihli duruşma sırasında sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişlerdir. Her ne kadar H. M. yargılama sırasında sanıktan şikayetçi olduğunu bildirerek katılan sıfatını almış ve buna engel bir durum söz konusu değil ise de, vazgeçmeden vazgeçme olamayacağı cihetle katılan H. M.'nun şikayetçi olmadığı yönündeki ilk ifadesi hükme esas alınacak niteliktedir. Bu halde, takibi şahsi şikayete bağlı suç nedeni ile yaralanan ve ancak sanıktan şikayetçi olan kimsenin bulunmadığının gözetilmesi ve kamu davasının şikayet yokluğundan dolayı düşmesine karar verilmesi gerekirken, atılı suç nedeni ile sanığın cezalandırılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünün usul ve yasaya aykırı olmasın nedeni ile Dairemizce kaldırılması yoluna gidilmiş, sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğu nedeni ile düşürülmesi sonucuna varan Dairemiz tarafından aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulması gerektiği vicdani kanaatına varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM: CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/311-474 E-K sayılı ve 01.11.2016 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
Her ne kadar sanık hakkında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da, takibi şahsi şikayete bağlı atılı suç nedeniyle katılan H. M.'nun 03.01.2012 tarihli ilk ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını belirttiği ve bu suretle şikayet şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından iş bu kamu davasının TCK.nun 73/4. ve CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, isteme uygun olarak, sanık ve katılanın yokluğunda CMK.nun 286. maddesi uyarınca kesin olarak ve oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25.04.2017 (¤¤)