(4721 S. K. m. 16) (5271 S. K. m. 280, 286) (YBGK. 15.04.1942 T. 1940/14 E. 1942/9 K.)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Medeni Kanunun 16 maddesi ve 15/04/1942 tarih ve 14/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre mümeyyiz küçüklerin kanuni temsilcilerinin rızası olsun olmasın doğrudan doğruya şahıslarına karşı işlenen suçlarda şikayet hakkına sahip oldukları, somut olayda ise, olayda yaralanan U. K.'nın 08/03/2002, kardeşi G. A. K.'nın 15/01/2004 doğumlu olup, suç ve şikayetten vazgeçme tarihi olan 26/01/2017 tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmedikleri, kanuni temsilcileri olan babaları S. K.'nın 26/01/2017 tarihli celsede şikayetten vazgeçtiğinin ve olayda bilinçi taksir hükümlerinin tatbiki imkanı bulunmadığının anlaşılması karşısında, o yer Cumhuriyet savcısının küçük mağdurların şikayetten vazgeçmeye dair beyanlarının alınması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusuna iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiğinin mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet savcısının, mağdurların bizzat vazgeçmeye yönelik beyanlarının alınması gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü neden yerinde görülmeyerek İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı CMK.nun 280/1-a ve 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)