Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükümlere karşı sanık N. E. müdafii, sanık S. G. müdafii ile katılanlar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesi'nin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/40511 Esas sayılı ve 21/11/2013 tarihli iddianamesi ile özetle, olay tarihinde katılanların henüz 2 yaşında olan çocukları Ş. U. ile birlikte gezmek ve dinlenmek amacıyla Keçiören ilçesindeki Uyanış parkına gittikleri, parkta bir süre oturduktan sonra çocuklarla top oynarken oynan topun parkın girişindeki demir kapının yanına gittiği, Ş. U.'un topun peşinden gidip demir kapıya yaklaştığı anda parktaki demir kapının devrilip üzerine düşmesi sonucunda vefat ettiği, parkın içindeki demir kapının inşasını Altınpark İşletmeleri Limited şirketinin üst firma olarak ihale ile üstlendiği, demir kapıyı taşeron olan A. Taş Madencilik İnşaat Limited şirketinin inşa ettiği, suçun işlendiği tarihte de demir kapının bakım ve onarımından İ. İnşaat Peyzaj Proje Taahhüt Oto. Tic. Limited şirketinin sorumlu olduğu, bu suretle sanıkların atılı suçu kusurlu olarak işlediklerinden bahisle TCK.nun 85/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanıklardan S. G. aşamalarda, Ankara Büyükşehir Belediyesi Altınpark İşletmeleri ticari ilişkiler müdürü olduğunu, Ankara'daki park, bahçe ve orta refüjlerden sorumlu olduğunu, bu işlerin yasaya uygun olarak ihalesini yaptığını, Uyanış parkının yapılması işini de 2009 yılında ihale ile A. Taş Madencilik şirketine verdiklerini, işin kabulünü Belediye adına sorumlu mühendislerin yaptığını, parkların bakım ve onarım işlerininde ihale ile verildiğini, eksikliklerin veya arızaların bildirilmesi ile giderildiğini, olayda kusuru olmadığını savunmuş, sanık M. M., A. Taş Madencilik şirketinin sorumlusu ve yetkilisi olduğunu, devrilen demir kapıyı sözleşme ve şartnameye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edip ANFA şirketine teslim ettiklerini, olayın yaya giriş kapısının kırılması sonucu meydana geldiğini, nitekim bu kapının aynı zamanda büyük raylı kapıyı da stabil tuttuğunu, rayın üzerinde iken kapının devrilmeyeceğini, devrilmesi için yerinden çıkarılması gerektiğini, kapının üzerinde ilerlediği rayda normalde fren tertibatı olduğunu, ancak olay sonrası yaptığı tespitte fren sisteminin kırıldığını gördüğünü, olayda kusuru olmadığını savunmuş, sanık N. E.'de, İ. inşaat şirketinin müdürü olduğunu, ANFA şirketinin taşeronu olarak olayın meydana geldiği parkın bakım ve onarımının kendilerine ait olduğunu, bakım ve onarım işinin parkın temizliği, çiçeklerin yenilenmesi, rutin temizlik ve bakım işlerini kapsadığını, parkın demir kapısının bakımının kendilerine ait olmadığını, bu kapının tamir edilmesi konusunda kendilerine herhangi bir talimat gelmediğini ve bu nedenle bir tedbir uygulanmadığını, olayın mesai saati sonrası meydana geldiğini ve bu nedenle bir sorumlulukları olmadığını savunmuştur.
Katılan M. U. aşamalarda, olay günü eşi ve çocukları ile olayın meydana geldiği parka gittiklerini, eşi olan diğer katılan oturduğu sırada kendisinin çocuklar ile birlikte parkın demir kapısının yanında karşılıklı voleybol oynadıklarını, kendisinin demir kapının dış kısmında, çocukların ise iç kısmında olduklarını, atılan topun kendisi geçip uzak bir mesafeye gitmesi üzerine topu alıp geldiğini, bu sırada çocuğu Ş. Y.'un demir kapının dış kısmına geçtiğini, bu anda demir kapının Ş. Y.'un üzerine düştüğünü, voleybol oynarken kapıyı kapatma durumuna getirdiğini, çok az hareket ettirerek kapıyı yarım kapattığını, kapının hareket etmesi ile raydan çıkarak devrildiğini ve bu olayın meydana geldiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiş, katılan E. U.'da, olay günü eşi diğer katılan ve çocukları ile parka gittiklerini, kendisi piknik masasında oturduğu sırada eşinin çocuklarla oynadığını, bir ara demir kapının çocuğu Ş. Y.'un üzerine düştüğünü gördüğünü, onun kapı ile oynamadığını, kapının çekilmediğini, eşinin kapıyı çekmesinden bilgisi olmadığını, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Dinlenen tanıklardan V. G., olay tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Daire Başkanlığında nöbetçi memur olduğunu, haber verilmesi üzerine olay mahalline gittiğini, demir kapıyı yüklenici firmanın yaptığını ve ancak kapının ne zaman yapıldığnı bilmediğini, tüm parkın kortrolünün ANFA şirketine ait olduğunu beyan etmiş, tanık A. Denktaş, olayı görmediğini, demir kapının raylı sistemle çalıştığını ve raydan çıktığı zaman kapının durma ihtimali olmadığını beyan etmiş, tanık S. Ö., olayın meydana geldiği parkın güvenlik şefi olduğunu, olay esnasında olay yerinden uzakta olduğunu ve anons ile öğrenmesi üzerine olay yerine geldiğinde parkın demir kapısının devrilmiş ve ölen çocuğunda babasının kucağında olduğunu gördüğünü, hemen çocuğu hastaneye götürdüklerini, kapının demir ve ağır olması nedeni ile normal şartlarda devrilmeyeceğini, devrilmesi için bir miktar çekilip rayından çıkarılması gerektiğini beyan etmiş, tanık Ö. M.'in de aşamalarda, parktaki güvenlik ekibinde çalıştığını, kapının olduğu yerdeki sürgünün dışında 1 metre boşluk olduğunu ve yayaların buradan girip çıktığını, olay yerine yaklaşık 50 metre mesafede iken kavga olduğu zannı ile güvenlik şefini aradığını, olay yerine gittiğinde demir kapının devrilmiş ve kapının altından çıkarılan çocuğun babasının kucağında olduğunu gördüğünü, çocuğu hemen hastaneye götürüldüğünü, kapının nasıl devrildiğini görmediğini, ancak kapının çok çekildiği zaman yerinden çıktığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenmiş 10/07/2012 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre, Ş. Y. Uzun'un ezilme sonucu kafa kemik kırıkları ve yaygın kafa içi kanama sonucunda öldüğünün belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olaydan hemen sonra çekilmiş olay yerini gösterir fotoğraflar, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, Görgü Tespit Tutanağı, sözleşme örnekleri, cevabi yazılar ve sair belgeler Dairemizce incelenmiştir.
Dosyada bulunan ve hazırlık soruşturması sırasında bilirkişi emekli iş güvenliği uzmanı C. Tekbaş tarafından sunulan 04/12/2012 tarihli raporda, Uyanış parkı ve sürgülü demir kapısının, 2009 yılında ANFA (Altınpark İşletmeleri Ltd. Şti) tarafından A. Taş Madencilik İnş. Müh. Peyzaj. San. Ltd. Şti. firmasına alt yüklenici olarak yaptırıldığı, kapının fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmaması, düşmeyecek, devrilmeyecek ve kızaktan çıkmayacak şekilde yeterli güvenlik donanımları ile donatılmamasından dolayı A. şirketi yetkilisinin kusurlu olduğu, kapıyı yaptıran ve kabulünü yaparak teslim alan Altınpark İşletmeleri Ltd. Şti. görevlisinin de kusurlu olduğu, 06/02/2012 tarihli sözleşme ile ANFA tarafından parkın bakım ve onarımının İ. İnş. Bil. Peyzaj Proje Taah. Oto. Tic. Ltd. Şti. firmasına verildiği, bu şirketi yetkilisinin de parkın sürgülü demir kapısının kontrolünü gerektiği şekilde yaptırmadığı, kapıdaki emniyet donanımlarının yeterli olup olmadığı ile kapının tehlike arz edip etmediği hususunda gerekli bakımları yaptırmaması ve parkın güvenlikli halde bulundurulmasını sağlamaması nedeni ile kusurlu olduğunun belirtildiği; yargılama aşamasında bilirkişiler A. C. (makine mühendisi), M. Karlıer (inşaat mühendisi) ve M. Doğan (inşaat mühendisi) tarafından müştereken düzenlenmiş 27/01/2015 tarihli rapora göre, Kabul Komisyonu tarafından düzenlenmiş olan Ankara Parkları Yeşil Alanları, Mezarlıkları, Barajları, Bitkisel, Yapısal, Tesisat, Elektrik, Bakım Onarım İşi Hizmet İşleri Kabul Tutanağında, Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile yüklenici ANFA Ankara İşl. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşme kapsamında gerçekleştirilen iş ile ilgili olarak, yüklenici tarafından yapılmış işlerin kabul bakımından incelendiği ve yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızanın bulunmadığının görüldüğü belirtilmiş olup, dolayısı ile ANFA şirketinin alt yüklenicisi olan A. Taş Madencilik şirketinin üstlendiği sürgülü kapı yapılması ve yerine monte edilmesi işini şartname hükümlerine uygun olarak yaptığı anlaşılmış olup, kesin kabulü yapılan kapının 15 yıl garantili olarak yapıldığı belirtilmesine karşılık, kesin kabulden sonra kapının işlevini yapmadığı, arızalı olduğu veya yüklenicinin kusurundan meydana gelen bir olumsuzluk olduğuna dair idare tarafından yükleniciye ihbarda bulunulduğuna dair bir bilgiye rastlanılmadığından, olayın meydana gelmesinde A. Taş Madencilik şirketi sorumlusu M. M.'nın kusuru bulunmadığı, ANFA şirketi tarafından İ. inşaat şirketine yazılan 22/02/2012 tarihli yazıda, her firmanın kendi bölgesinde bulunan bozuk bordür, sert zemin hasarları ile diğer yapısal onarımları ANFA'nın görevlendirdiği kontrol mühendisinin bilgisi dahilinde ivedi olarak gidereceği/ yapacağı, Ankara Ana Arterlerde bulunan 38. Bölge Parklarının Bakım, Onarım İşi ile ilgili sözleşmede, yüklenicinin kabul sürecinin başlamasından sonuna kadar geçen sürede işlerin bakımını yapmak, tümünü iyi bir şekilde korumak ve çıkabilecek kusur ve aksaklıkları gidermek zorunda olduğu, sözleşme konusu alanlarda meydana gelebilecek olaylarla ilgili olarak tüm önlemlerin yüklenici tarafından alınacağı bildirilmesine rağmen, İ. inşaat şirketinin üstlendiği işler içerisinde yer alan kontrol görevini gereği gibi yapmaması sonucu olaya konu sürğülü demir kapının işlevini yapamayacak durumda olduğunu, yaya giriş kapısının olmadığını, demir kapı ile kapının bağlı olduğu ters U şeklindeki babalar arasındaki mesafenin kapı uzunluğundan fazla olduğunu ve sol tarafa fazla çekildiğinde tehlike oluşturacağı konusunda idareyi bilgilendirerek, görevlendirilecek kontrol mühendisi bilgisi dahilinde söz konusu noksanlıkların giderilmesi konusunda herhangi bir girişimde bulunmaması nedeni ile İ. inşaat şirketi sorumlusu sanık N. E.'in asli kusurlu olduğu, yüklenici ANFA şirketi Başkanlığının alt taşerona verdiği işin şartname hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda alt yükleniciler ile birlikte sorumlu olacağı, dolayısı ile 15 yıl süre ile garantili olarak yapılmış olan demir kapının uzun süredir kontrol ve bakımının yapılarak tespit edilen aksaklıkların giderilmesi konusunda alt yüklenicinin uyarıldığına dair bir bilgi ve belge olmadığından, olayın meydana gelmesinde ANFA şirketi sorumlusu sanık S. G.'nun tali kusurlu olduğu, ölen Ş. Y. Uzun ile babası katılan M. U.'un ise olayda kusurlarının olmadığının belirtildiği; bilirkişiler Asaf Mısırlı (iş ve sosyal güvenlik uzmanı), M. Karaoğlu (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) ve M. K. (maden mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) tarafından müştereken düzenlenmiş 18/12/2015 tarihli raporda, olayın meydana geldiği parkın bakım ve onarım işlerini taşeron olarak üstlenen Agora Taş Madencilik şirketi yetkilisi sanık M. M.'nın, parkın demir kapısının açılıp/ kapatılırken kızağından çıkarak tehlike oluşturmayacak şekilde emniyetli ve güvenli imal ettirip, montajını yaptırarak kullanılmasını sağlamaması, buradaki güvenliği insanların inisiyatiflerine terk etmiş olmasından dolayı asli kusurlu olduğu, taşeron İ. inşaat şirketi sorumlu müdürü sanık N. E.'in, Uyanış parkının uygun olmayan sürgülü demir kapısının bakım ve onarımını yaptırarak uygun halde bulunmasını sağlamamasından dolayı tali kusurlu olduğu, sanık S. G.'nun Altınpark İşletmelerinin ticari işler müdürü olarak ihale makamı sorumlusu olmasından dolayı kusursuz olduğu, katılan M. U.'un da, çocukları ile voleybol oynamak amacıyla parkın ray üzerinde hareket ettirilen sürgülü kapısını yarım olarak açtığında, bu kapının etrafında otların olduğunu gördüğü halde, raydan çıkıp çıkmadığını iyice kontrol etmeden üzerinde voleybol oynaması, 2 yaşındaki çocuğunu yalnız başına bırakması, çocuğunun kontrolsüz bir şekilde kapıdan dışarı çıkmasına göz yumması, çocuğunu koruma, kollama gibi görev ve sorumluluğunu yeterince yerine getirmemiş olmasından dolayı tali kusurlu olduğunun belirtildiği; bilirkişiler B. D. Ö. (hukukçu), Ş.K. (inşaat mühendisi) ve Abdurrahman Karaaslan (makine mühendisi) tarafından müştereken düzenlenmiş 16/05/2016 tarihli rapora göre, 30/04/2010 tarihli kabul tutanağı ile ANFA tarafından olayın meydana geldiği park inşaatının kesin kabulünün yapıldığı, tutanakta yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel bir eksik, kusur veya arıza bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle park inşaatını yapan A. Taş Madencilik şirketi yetkilisi sanık M. M.'nın kusursuz olduğu, yüklenici ANFA şirketi sözleşme ile aldığı işi başka bir alt yükleniciye bir başka sözleşme ile bedel karşılığı yaptırmış ise de, yapılan işin kabulünü yaparak onayladığı, bu nedenle sözleşme edimlerinin tam olarak yerine getirilmesinden doğrudan yasal sorumluluğu bulunduğundan, ANFA şirketi yetkilisi sanık S. G.'nun asli kusurlu olduğu, bakım ve onarım işinin tam yapılması halinde kırık olan demir kapı aksamının görülmüş ve tamir edilmiş olması gerekeceği cihetle, bakım ve onarım işini gereği gibi yerine getirmemiş olmasından dolayı İ. inşaat şirketi yetkilisi sanık N. E.'in tali kusurlu olduğu, katılan M. U.'un da çocuğuna karşı bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmiş olmasından dolayı olayda kusursuz olduğunun belirtildiği; bilirkişiler Kibar Erten (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı), N. Yıldırım (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) ve Y. Akmaz (hukukçu) tarafından müştereken sunulan 13/03/2017 tarihli rapora göre, sanık N. E.'in, kazaya sebep olan kapının bakımının yapılmamış olması, yaya kapısının sökülmüş olması, fren görevini yapan parçanın –lama demirinin- kırılmış olması, kapının bu hali ile kazalara sebebiyet verebileceğinden dolayı bu duruma müdahale etmediği için asli kusurlu olduğu, kazaya neden olan raylı demir kapının uygun ve emniyetli şekilde, yönetmelik maddesinde belirtildiği “raylı kapılarda raydan çıkmayı ve devrilmeyi önleyecek güvenlik sistemi bulunacaktır.” şeklinde ihale edilmemiş, projelendirilmemiş, imal edilmemiş, imalatından sonra kabul eden heyet tarafından bu hususa dikkat edilmemiş olmasından, ayrıca periyodik olarak kontrol ve bakım ihmalinden dolayı ANFA şirketi ile A. Taş Madencilik şirketinin hizmet kusurlarının olduğu, ancak sanıklar S. G. ile M. M.'nın cezai yönden kusurlarının olmadığı, yine katılan M. U.'un da kusuru olmadığının bildirildiği görülmüş; bilirkişiler Erdoğan Şeker (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı), A. Akkurt (maden mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) ve E. E. (ceza hukuku uzmanı) tarafından müştereken sunulan 23/10/2017 tarihli raporda da, kazaya sebep olan kapının bakımının yapılmamış olması, yaya kapısının sökülmüş olması, fren görevi yapan parçanın –lama demirinin- kırılmış olması, kapının bu hali ile kazalara sebebiyet vereceğinin açık olması, bakım ve onarım işinin tam yapılmış olması halinde kırık olan demir kapı aksamının görülmüş ve tamir edilmiş olması gerekeceği cihetle, kapının bakım ve onarım işinin gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından dolayı İ. inşaat şirketi yetkilisi sanık N. E.'in asli kusurlu olduğu, olayın olduğu yerde emniyetsiz bir kapının projelendirilip imalatının yapıldığı, ilgili heyetler tarafından kontrol edilip uygun bulunarak kabulü yapılıp teslim alındığı, demir kapının ihale, projelendirme, imalat ve kapının kabul komisyonu tarafından kabulü aşamalarında ANFA şirketinin doğrudan görevli olduğu, yaya kapısının sökülmesi, lama demirinin kırılmış olması, arızanın bilinmesine rağmen kapının kullanılmaya devam edilmesi, kontrol ve denetlenmemesi nedenleri ile ANFA şirketi yetkilisi sanık S. G.'nun tali kusurlu olduğu, A. Taş Madencilik şirketi tarafından kapının imal edildiği, ilgili heyetler tarafından kontrol edilip uygun bulunarak kabulünün yapıldığı, devrilen kapının 2 yıl kullanıldığı, bu sürede menteşeli kapı kısmı ile sürğülü kapının belli noktan sonra sürgünün durmasını sağlayan emniyet sisteminin kırıldığı, tamir ve bakımı yapılmadan kullanılmaya devam edildiği, bu şartlarda kapının imalatını yapan, işletme ve bakım sorumluluğu bulunmayan A. Taş Madencilik şirketi müdürü sanık M. M.'nın kusuru olmadığı, yine yaşı küçük Ş. Y. Uzun ile katılan M. U.'un kusurları olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2013/701 Esas, 2017/965 Karar sayılı ve 20/12/2017 tarihli karar ile, sanık N. E.'in asli kusurlu şekilde atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK.nun 85/1, 62, 50/4, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00-TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte alınmasına, sanık S. G.'nun tali kusurlu şekilde atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK.nun 85/1, 62, 50/4, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200,00-TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 8 eşit taksitte alınmasına, sanık M. M.'nın da atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK.nun 223/2-e. maddesi gereğince beraatına karar verildiği görülmüş, hükmün katılan vekili tarafından eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiği yönünde, sanık S. G. müdafii tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, olayda sanığın kusur ve sorumluluğu bulunmadığı ve beraatı gerektiği, verilen cezanın fazla olduğu yönünde, sanık N. E. müdafii tarafından da eksik inceleme ile hüküm verildiği, bu sanığın beraatı ve ya tali kusurlu olduğunun kabulü gerektiği yönünde istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile alınacak rapor doğrultusunda sanıkların hukuki durumlarının yeniden takdir ve değerlendirilmesi için duruşmalı inceleme yapılması gerektiği düşünülerek duruşma açılmış, duruşma sırasında dosya resen seçilen bilirkişiler H. B. (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı), Tülin Köse (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) ve Cevdet Bebek'e (inşaat mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) tevdi olunmuş ve adı geçen bilirkişiler tarafından müştereken sunulan 20/05/2019 tarihli raporda, sanık M. M.'nın ihale yolu ile aldığı Uyanış parkındaki kapıyı sağlam ve sözleşmeye uygun şekilde inşa edip teslim ettiği, herhangi bir kusur ve eksiklik görülmediği ve o hali ile teslim edildiği, kapıya ilişkin kabul tutanağının düzenlendiği, yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arıza tespit edilmediği, halka açık olan yerde bulunan kapının kötü kullanım sonucu hasara uğradığı, diğer sorumlular tarafından bakım onarımlarının zamanında yaptırılmadığı, bu nedenle sanIK M. M.'nın olayda kusursuz olduğu, sanık N. E.'ingözetim ve denetim görevi gereği sorumluluğunda bulunan Uyanış parkındaki kazanın meydana geldiği sürgülü kapının parkın yapısal bir parçası olması, sürgülü kapının kötü kullanım sonucu hasarlandığını zamanında tespit etmeyip uygunsuzlukları gidermemesi, kapının bakım ve onarımını zamanında yaptırmaması, sürgülü kapının baba kısmına lama fren sisteminin yapıldığı ve ancak kötü kullanımı sonucu kırıldığı ve kırılma yerinin korozyona uğradığı, kırılmanın eski olduğu anlaşılmakla, sanık N. E.'in asli kusurlu olduğu, sanık S. G.'nun, sürgülü kapının yapımının aldıkları ihale neticesinde taşeron sözleşmesi ile A. Taş Madencilik şirketine verildiği ve şartlara uygun teslim alındığı, ancak gerekli gözetim ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediği, bu nedenle de tali kusurlu olduğu, katılan M. U.'un da, voleybol oynamak için kapıyı file gibi kullanmak için hareket ettirip kontrolsüz ve desteksiz hale getirdiği, bu sırada kapının güvenli durup durmadığını kontrol etmediği, tehlikeli hale getirdiği kapının devrilme mesafesinde çocukları ile birlikte voleybol oynadığı, yaşı küçük çocuğunu kapının devrilme mesafesi dışında tutmadığı, ebeveyn olarak gözetim ve bakım görevini yerine getirmediğinden tali kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüş, sanıklar S. G. ve M. M. ile katılan asillerin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara iştirak etmedikleri, duruşmalara iştirak eden tüm sanıklar müdafii ile sanık N. E.'in gerek yazılı ve gerekse sözlü olarak eski savunmalarına benzer savunmalarda bulundukları, katılanlar vekilinin de önceki beyanlarını tekrar ile sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle, oluşa, savunma, katılan M. U.'un anlatımı, tanık beyanları, ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, görgü ve tespit tutanağı, fotoğraflar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılanlar M. U. ve eşi E. U.'un, 2 yaşındaki çocukları Ş. Y. Uzun'la birlikte Osmangazi mahallesi Ceviz sokakta bulunan Uyanış parkına gezmek ve dinlenmek amacıyla gittikleri, parkta bir süre oturduktan sonra çocuklarla top oynarken oynanan topun parkın giriş kapısı olan demir kapının yanına topun gittiği, henüz 2 yaşındaki Ş. Y. Uzun'un topun peşinde koşup demir kapıya yaklaştığı anda parktaki demir kapının devrilip üzerine düşmesi sonucunda yaşamını yitirdiği somut olayda; Uyanış Parkındaki olaya sebep olan demir kapının, sanık S. G.'nun yetkilisi olduğu üst yüklenici ANFA (Altınpark İşletmeleri Ltd. Şti.) tarafından sanık M. M.'nın yetkilisi olduğu A. Taş Madencilik Ltd. Şti. firmasına alt yüklenici olarak yaptırıldığı, parkın bakım ve onarımından ise sanık N. İ.'in yetkilisi olduğu İ. İnş. Ltd. Şti. firmasının sorumlu olduğu, oluşa ve dosya kapsamına uygun, açıklamalı, denetime elverişli 20.05.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, sanık N. İ.'in asli kusurlu, sanık S. G.'nun tali kusurlu oldukları, diğer sanık M. M.'nın ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla;
A-)Sanık M. M. yönünden olayda kusuru bulunmayan sanık hakkında CMK.nun 223/2-c. maddesi yerine yazılı şekide beraat kararı verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık M. M.'nın kusur yokluğundan CMK.nun 223/2-c. maddesi gereğince beraatına karar verilmesi,
B-)Sanıklar N. İ. ve S. G. yönünden ise;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, İlk Derece Mahkemesince verilen 20.12.2017 tarih ve 2013/701 esas, 2017/965 karar sayılı kararda usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, suçun sübutu ve cezanın takdiri yönünden değerlendirmenin yerinde ve verilen hükmün yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekili ile sanıklar N. İ. ve S. G. müdafiilerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İddia, sanıklar ve müdafiilerinin savunmaları, katılanlar ve vekilleri ile tanıkların beyanları, ölü muayene tutanağı, olay yerini gösterir fotoğraflar, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, Görgü Tespit Tutanağı, sözleşme örnekleri, cevabi yazılar ve sair belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre;
Katılanların olay günü yanlarına müşterek küçük çocukları Ş. Y. Uzun'u da alarak gezmek ve dinlenmek amacı ile olayın meydana geldiği Uyanış parkına gittikleri, burada iken bir süre sonra voleybol denilen top oyununu oynamaya başladıkları, bir ara topun parkın giriş kapısı yanına kaçması üzerine Ş. Y.'un kaçan topu almak için demir kapının yanına gittiğinde, demir kapının üzerine devrilmesi sonucunda kapının altında kaldığı, bilahare götürüldüğü hastanede de ezilme sonucu kafa kemik kırıkları ve yaygın kafa içi kanama sonucunda öldüğü anlaşılmaktadır. Gerek katılanların ve gerekse tanıklar S. Ö. ile Ö. M.'in tutarlı beyanlarından olayın bu şekilde gerçekleştiği sabit olmuştur. Öte yandan, kapının Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile ANFA Altınpark İşletmeleri Başkanlığı (yüklenici) arasında Ankara parkları, yeşil alanlar, piknik alanları, mezarlıkları, barajları, yapısal, tesisat, elektrik, bakım-onarım birim fiyat hizmet alımı sözleşmesi yapıldığı, ANFA şirketinin aldığı işi alt yüklenici olarak A. Taş Madencilik İnş. Müh. Peyzaj San. Tic. Ltd. şirketine yaptırdığı, olayın meydana geldiği Uyanış parkı ile küçük çocuğun üzerine devrilen kapının da bu firma tarafından yapılarak teslim edildiği ve 30/04/2010 tarihinde de işin kesin kabulünün yapıldığı, kesin kabule ilişkin tutanakta yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, kabule engel bir eksik, kusur veya arıza bulunmadığının belirtildiği, bilahare ANFA şirketi ile İ. İnş. Bil. Peyzaj Proje Taah. Tur. Otomotiv Tic. Ltd. şirketi arasında yapılan 16/02/2012 tarihli sözleşme ile de, olayın meydana geldiği Uyanış parkı ile müştemilatının 2012 yılı itibarı ile bakım ve onarım işinin anılan şirkete alt yüklenici olarak verildiği, olaya neden olan kapının 380x110 cm. ebatlarında sürgülü demir kapı olduğu, sürgülü demir kapının bağlı olduğu demirler arası mesafenin 4.38 metre, kapı genişliğinin de 3.93 metre olduğu, boş araziden park kapısına doğru bakıldığında sürüğülü kapının sağa doğru çekildiğinde arasına gireceği ters U şeklinde profil demirden yapılmış “baba” tabir edilen yapının olduğu, sol tarafta ise kapının sola doğru ray üzerinde kaydırılması halinde sürgülü kapının arasına gireceği bir yapı olmadığı, kapı uzunluğu ile kapının bağlı olduğu ters U demirler arası mesafe göz önüne alındığında, kapı uzunluğunun aradaki boşluktan daha kısa olduğu, dolayısı ile kapının sola doğru açılması halinde devrilmesinin kaçınılmaz olduğu, sürgülü demir kapının olduğu yerde yaya geçişleri için yapılmış kapı olduğuna dair bir iz ve emarenin bulunmadığı, demir kapı üzerindeki frenleme parçasının kırıldığı ve bu yerin korozyona uğradığı, kapının uzun süredir kontrol ve bakımının yapılmadığı, kapının bir kişi tarafından ray üzerinde sürüklenerek açılabileceği ve ancak bir çok kişi tarafından çıkarılıp devrilebileceği hususları belirlendiği gibi, katılan M. U.'un voleybol oynarken kapıyı kapatma durumuna getirdiğini, çok az hareket ettirerek kapıyı yarım kapattığını belirttiği, yine tanıklar Ö. M. ile S. Ö.'ın anlatımlarından, kapının çok çekildiği zaman yerinden çıktığı da tespit edilmiştir. Sanık S. G. ANFA Altınpark İşletmeleri şirketinin ticari ilişkiler müdürü, sanık M. M. A. Taş Madencilik İnş. Müh. Peyzaj San. Tic. Ltd. şirketinin yetkilisi, sanık N. E.'de İ. İnş. Bil. Peyzaj Proje Taah. Tur. Otomotiv Tic. Ltd. şirketinin sorumlu müdürü ve yetkilisi olup, tüm sanıklar olayda kusurlarının bulunmadığını savunmuşlardır. Suç konusu olaya ilişkin olarak kusur tespitine yarar biri hazırlık soruşturması sırasında, beş tanesi İlk Derece Mahkemesindeki yargılama aşamasında, biri de Dairemizce olmak üzere toplam yedi ayrı bilirkişi raporu mevcuttur ki bu raporlarda sanıklara atfedilen kusur veya kusursuzluk yönünden tutarlılık bulunmamakta, kısmen farklı görüşler yer almaktadır. Dairemizce tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; olay mahallindeki yaşı küçük Ş. Y. Uzun'un üzerine devrilerek ölümüne neden olan sürgülü demir kapının A. Taş Madencilik İnş. Müh. Peyzaj San. Tic. Ltd. şirketi tarafından imal ve inşa edildiği, kapının ilgili heyet tarafından kontrol edilip eksik, kusur ve arızası olmadığı tespit edilerek 30/04/2010 tarihinde kesin kabulünün yapıldığı, kapının 2 yıl kullanıldığı, bu sürede menteşeli kapı kısmı ile sürgülü kapının belli noktadan sonra sürgünün durmasını sağlayan emniyet sisteminin (lama demiri) kırıldığı, kapının tamir ve bakımı yapılmadan kullanılmaya devam edildiği, suç konusu olayın 09/07/2012 tarihinde meydana geldiği nazara alındığında, kapının imal ve inşasını yapan işletme olan A. Taş Madencilik İnş. Müh. Peyzaj San. Tic. Ltd. şirketinin yetkilisi ve bakım sorumluluğu bulunmayan sanık M. M.'nın kusursuz olduğu; ölen Ş. Y. Uzun'un 16/08/2010 doğumlu olup kendi kişisel güvenliğini koruyup kollayacak ve tehlikeyi fark edecek yaşta bulunmadığından kusurlu olmadığı; yine katılan M. U.'un ölen çocuğunun yakınında olup bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirdiği, her yaştaki insanın girip çıktığı, çocukları ile oynayıp vakit geçirdiği parkta, çocuğunun sürgülü demir kapının bulunduğu yere giderek topu geri getirmek istemesinde, normal şartlarda tehlike arz edecek bir durumun söz konusu olmadığı cihetle, alabileceği bir önlem veya tedbir bulunmayan katılan M. U.'un da kusursuz olduğu; ANFA şirketi ile İ. İnş. Bil. Peyzaj Proje Taah. Tur. Otomotiv Tic. Ltd. şirketi arasında yapılan 16/02/2012 tarihli sözleşme uyarınca, olayın meydana geldiği Uyanış parkı ile müştemilatının 2012 yılı itibarı ile bakım ve onarım işinin anılan şirkete alt yüklenici olarak verildiği ve ancak kazaya sebep olan kapının bakımının yapılmadığı, yaya kapısının sökülmüş olduğu, fren görevi yapan parçanın –lama demirinin- kırıldığı, kapının bu hali ile kazalara sebebiyet vereceğinin açık olması, bakım ve onarım işinin tam yapılmış olması halinde kırık olan demir kapı aksamının görülmüş ve tamir edilmiş olması gerekeceği cihetle, kapının bakım ve onarım işinin gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından dolayı İ. İnş. Bil. Peyzaj Proje Taah. Tur. Otomotiv Tic. Ltd. şirketi yetkilisi ve sorumlu müdürü sanık N. E.'in asli kusurlu olduğu; olayın olduğu yerdeki kapının projelendirilip imal ve inşasının yapıldığı, ilgili heyetler tarafından kontrol edilip uygun bulunarak kabulü yapılıp teslim alındığı, demir kapının ihale, projelendirme, imalat ve kapının kabul komisyonu tarafından kabulü aşamalarında ANFA şirketinin doğrudan görevli olduğu, yaya kapısının sökülmesi, lama demirinin kırılmış olması, arızanın bilinmesine rağmen kapının kullanılmaya devam edilmesi, kontrol ve denetlenmemesi nedenleri ile ANFA şirketi yetkilisi sanık S. G.'nun da tali kusurlu olduğu sonucuna varılmış, bu bakımdan bilirkişiler A. C. (makine mühendisi), M. Karlıer (inşaat mühendisi) ve M. Doğan (inşaat mühendisi) tarafından müştereken düzenlenmiş 27/01/2015 tarihli rapor ile yine bilirkişiler Erdoğan Şeker (makine mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı), A. Akkurt (maden mühendisi-A sınıfı iş güvenliği uzmanı) ve E. E. (ceza hukuku uzmanı) tarafından müştereken sunulan 23/10/2017 tarihli raporun oluşa, teknik verilere, sözleşme ve mezuat hükümlerine uygun, sanıklar ile ölen ve katılan M. U.'un kusur sorumluluğunu tespite yarar gerekçeleri havi bulunmasından dolayı hükme esas alınabileceği kabul olunmuş, buna göre de, İlk Derece Mahkemesi tarafından, olay nedeni ile sanık N. E.'in asli kusurlu, sanık S. G.'nun tali kusurlu ve sanık M. M.'nın da kusursuz olduğunun kabul edilmesinde sonucu itibarı ile bir isabetsizlik görülmemiş, düzeltme nedenleri dışında sanıklar hakkındaki hükümlerin doğru ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu hali ile de Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi'nin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, atılı suç nedeni ile sanık M. M.'nın beraatı gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu, sanıklar N. E. ve S. G.'nun eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, katılanlar vekili ile sanık N. E. müdafiinin ve sanık S. G. müdafiinin istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği vicdani kanaatına varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
SONUÇ: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, atılı suç nedeni ile sanık M. M.'nın beraatı gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu, sanıklar N. E. ve S. G.'nun eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, katılanlar vekilinin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine, eylemin bilinçli taksir niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğine ilişkin, sanık N. E. müdafiinin bu sanığın beraatı gerektiğine, asli kusurlu olmadığının ve tali kusurlu olduğunun kabulü gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin, sanık S. G. müdafiinin de eksik inceleme ile hüküm verildiğine, olayda bu sanığın sorumlu olmadığının kabulü gerektiğine, verilen cezanın fazla olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddi, ancak;
1-)Olayda kusuru bulunmadığı tespit ve kabul olunan sanık M. M.'nın CMK.nun 223/2-c. maddesi yerine, sanık hakkında "mahkumiyet hükmü kurmaya yeter kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden bahisle CMK.nun 223/2-e. maddesi gereğince beraatına karar verilmesi,
2-)Sanıklar N. E. ve S. G. haklarında hükmolunan hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesine dayanak teşkil eden uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-)Katılanlar yararına hükmolunan vekalet ücretinin mahkum edilen sanıklar N. E. ve S. G.'ndan alınması yerine, "sanıklardan alınarak" denilmesi sureti ile infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi,
4-)Hatalı değerlendirme ile mahkum edilen sanıklar N. E. ve S. G. haklarında eksik yargılama giderine hükmolunması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık 5271 Sayılı CMK.nun 280/1-a. ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen çıkartılması ve yerine "Olayda kusuru bulunmadığı anlaşılan sanık M. M.'nın CMK.nun 223/2-c. maddesi gereğince BERAATINA" cümlesinin yazılması; sanıklar N. E. ve S. G. hakkında adli para cezalarının belirlenmesine ilişkin hüküm fıkralarının (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan "50/4" ibarelerinden sonra gelmek üzere "ve 50/1-a" ibarelerinin yazılması; katılanlar yararına vekalet ücretine hükmolunmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "sanıklardan alınarak" ibaresinin çıkartılması ve yerine "sanıklar N. E. ve S. G.'ndan alınarak" ibaresinin yazılması; yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasının da tamamen çıkartılması ve yerine "otopsi gideri 72,29-TL., 7 davetiye gideri 56,00-TL., bilirkişi ücreti gideri 5.400,00-TL. olmak üzere toplam 5.528,29-TL.sının sanıklar N. E. ve S. G.'ndan eşit olarak alınmasına" cümlesinin yazılması sureti ile DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
CMK.nun 325/3. maddesi uyarınca hakkaniyet gereği Dairemiz tarafından yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Yargılama aşamasında kendisini dosyaya vekaletname sunan bir vekil aracılığıyla temsil ettiren katılanlar Metin ve E. U. yararına dairemizde yapılan yargılama nedeniyle 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin sanıklar N. E. ve S. G.ndan eşit olarak alınarak adı geçen katılanlara verilmesine,
Yargılama aşamasında kendisini dosyaya vekaletname sunan bir müdafii aracılığı ile temsil ettiren sanık M. M. yararına Dairemizde yapılan yargılama nedeni ile 3.400,00- TL. maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine,
Dair, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile ve isteme uygun olarak, sanık S. G. müdafi ile katılanlar vekilinin yüzüne karşı, diğer sanıklar ve Müdafileri ile katılan asillerin yokluklarında, CMK.nun 280/2. ve 286. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2020 (¤¤)