(5237 S. K. m. 22) (5271 S. K. m. 226, 280, 286)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede "sanığın olay tarihinde 38 PT 4.. plakalı aracı ile Kardeşşehirler caddesinden gelip Opet akaryakıt istasyonu önündeki kavşaktan dönüş yapmak için seyir halinde iken kendisine kırmızı ışık yandığı halde durmayarak, Kardeşşehirler caddesine gelen M. E. Ş.'un kullandığı 38 ZL 2.. plakalı araçla çarpışması sonucu kendi aracında yolcu olarak bulunan M. G.'in öldüğü, sanığın kırmızı ışıkta durmayarak bilinçli taksirle atılı suçu işlediği" şeklinde anlatıma yer verildiği gibi sevk maddesi olarak da gerek taksiri ve gerekse bilinçli taksiri kapsayan TCK.nun 22/1. maddesinin gösterildiği, sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığını ikrar ettiği ve ayrıca sanık müdafiinin de aşamalarda sanığın eyleminin bilinçli taksir şeklinde gerçekleşmediği yönünde ayrıntılı savunma yaptığı birlikte nazara alındığında, sanık hakkında TCK.nun 22/3. maddesi uygulanarak hüküm kurulmasında CMK.nun 226/1-4. maddelerine aykırı bir durumun bulunmadığı kabul olunmuş,
Bilinçli taksir nedeni ile temel cezanın arttırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında uygulama maddesinin TCK.nun 22/3. yerine sadece 22. olarak gösterilmesi de, sonuca etkili bulunmayan bir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin olayda sanığın asli kusurlu olmadığının kabulü ve beraatı gerektiğine, temel cezanın fazla verildiğine, takdiri indirim hükmü ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin, katılan vekilinin de olayda ölenin kusuru olmadığının kabulü gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ile katılan vekiline tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı CMK.nun 280/1-a. ve 286. maddeleri uyarınca KESİN olarak 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)