(5271 S. K. m. 231, 280, 286) (5237 S. K. m. 50, 52, 85)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK'nın 231/5.maddesinde "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." ve aynı maddenin 7.fıkrasında, "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklindeki düzenlemeler karşısında, TCK'nın 50/4, 50/1-a, 52/2.maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine dair o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Hükmün gerekçesinde sanığın iki kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırıldığı belirtilmiş ise de, yazım hatasından kaynaklandığı kabul edilerek mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine, katılan vekilinin, sanığın TCK'nın 85/2.maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve katılan vekiline tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)