(5237 S. K. m. 22, 53, 58, 73, 89) (5271 S. K. m. 223, 232, 280, 286, 303)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/345 Esas sayılı ve 26/02/2016 havale tarihli iddianamesi ile özetle, mağdur E. S.'nin olay tarihinde kullandığı 06 FM 07.. plakalı araç ile Kozcağız'dan Bartın istikametine seyir halinde iken, arkadan gelen ve sanığın kullandığı 35 KA 10.. plakalı aracın bu araca arkadan çarptığı, olay nedeni ile mağdurların yaralandıkları, olay sırasında sanığın 1.02 promil alkollü olduğu, bu suretle sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle TCK.nun 89/4, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2016/284 Esas, 2017/487 Karar sayılı ve 16/05/2017 tarihli karar ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK.nun 89/4, 22/3, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna tabi tutulmasına, mükerrir sayılmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Trafik Kaza Tespit Tutanağı içeriği, kan alkol tespiti, tutanaklar, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, olay gecesi saat 03.30 sıralarında yanında eşi mağdur H. Ö.'da olduğu halde kullandığı 35 KA 10.. plakalı aracı ile Kozcağız'dan Bartın istikametine seyir halinde olan sanığın, önünde ve aynı yönde seyreden mağdur E. S.'nin kullandığı 06 FM 07.. plakalı araca sol arka kısmından çarptığı, Bartın Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16/04/2015 tarihli raporlara göre kaza sonucunda her iki mağdurun da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları (mağdur E. S. yumuşak doku travması - mağdur H. Ö. göğüs ön yüzde yüzeyel yaralanma), aynı hastane tarafından yapılan kan ölçümü ile sanığın saat 06.28 itibarıyla 1.02 promil alkollü olduğu, Adli Tıp Kurumu'nun yerleşik uygulamalarına göre alkol miktarının her saat ortalama 0.15 promil azaldığı dikkate alındığında, sanığın olay anında 1.46 promil alkollü olduğunun kabulü gerektiği anlaşılan olayda;
TCK.nun 89/5. maddesine göre, bilinçli taksir ile işlenmiş olsa dahi, TCK.nun 89/1. maddesi kapsamında kalan yaralanma durumunda taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şahsi şikayete bağlı olduğu, olay nedeni ile her iki mağdurun TCK.nun 89/1. maddesi kapsamında ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları gibi gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma aşamalarında sanıktan şikayetçi olmadıklarını bildirdikleri, sanığın da talimat yolu ile tespit edilen 26/04/2017 tarihli duruşma sırasında şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini belirttiği cihetle, her iki mağdurun olay nedeni ile vaki şikayetlerinden vazgeçmelerinden dolayı sanık hakkındaki işbu kamu davasının TCK.nun 73/4. ve CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesi yerine, hatalı kabul ve gerekçeye dayalı olarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bundan ayrı olarak; a-)TCK.nun 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirinin ancak kasten işlenen suçtan mahkumiyet halinde uygulanması mümkün iken, Bilinçli Taksirle Yaralamaya Neden Olmak suçundan cezalandırılan sanık hakkında da bu hükmün uygulanmasına karar verilmesi, b-)Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/649 Esas, 2015/152 Karar sayılı ve 06/02/2015 tarihli, 19/03/2015 tarihinde kesinleşen ilamında yer alan mahkumiyet hükmünün kasıtlı suça (Tehdit) ilişkin olup tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi sureti ile TCK.nun 58/4. maddesine aykırı davranılması, c-) Sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hüküm fıkrasında uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, d-)Hükmün gerekçe kısmında sanığın sadece mağdur H. Ö.'ın yaralanmasından sorumlu olduğu belirtildiği halde, hüküm fıkrasında sanığın her iki mağdurun yaralanmasından sorumlu olduğu belirtilip yazılı şekilde hüküm kurularak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık 5271 sayılı CMK.nun 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Dairemiz tarafından düzeltilmek sureti ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatına varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM: CMK.nun 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca sanık Ertan Özcan hakkındaki Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/284 Esas, 2017/487 Karar sayılı ve 16/05/2017 tarihli mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA,
Her iki mağdurun gerek soruşturma ve gerek yargılama sırasında şikayetçi olmamaları nedeni ile sanık hakkındaki işbu kamu davasının TCK.nun 73/4. ve CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı CMK.nun 280/1-a. ve 286. maddeleri uyarınca KESİN olarak 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)