(5235 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 3, 22, 61)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine göre;
1-Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun ehliyetsiz ve alkollü olarak kullandığı araçla seyir halinde iken karşıdan karşıya geçiş yapan yaya C. A.'ye 23 metre fren izi ile çarptığı, kollukta beyanlarına başvurulan tanıklar E. D. ve A. Ç. A. ve olaya karışan araçta bulunan Y. Ç.'ın aşamalardaki beyanları ve dosyada mevcut MOBESE izleme tutanağı içeriğine göre, çarpmadan sonra aracın durakladığı araçtan inen bir kişinin (tanık M. B. T.) olay yerinden kaçtığı, suça sürüklenen çocuğun aracı tekrar hareket ettirdiği, tanıklar E. ve A. Ç.'ın el kol hareketleri ile uyarmalarına ve Y. Ç., "yola devam ettikleri sırada aracın altından ses geldiğini, tümseğe çarpıyor hissine kapıldıklarını" beyan etmesine rağmen aracın altına aldığı öleni 265 metre sürüklediği, aldığı yaralar sonucu C. A.'nin öldüğü somut olayda; sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturup oluşturmayacağının ve delilleri değerlendirme yetkisinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddeleri hükmüne göre Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Olayın esaslı tanıkları E. D. ve A. Ç. A.'in beyanlarına başvurulmadan karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, suça sürüklenen çocuğun ASLİ kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda, hak ve nesafete uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suça sürüklenen çocuğun 01.58 sıralarında gerçekleşen olaydan sonra saat 04.18'de hastahanede yapılan ölçümde 0,44 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte vücuttaki alkol düzeyinin geçen her saatte 0.15 promil azaldığı bilindiğine göre, suça sürüklenen çocuğun olay anında yaklaşık 0,79 promil alkollü olacağının kabul edileceği cihetle, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve taksirle ölüme neden olma suçundan tayin edilen temel cezanın TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Katılan lehine vekalet ücretinin 1.980-TL yerine 1.800-TL olarak eksik tayini,
Bozmayı gerektirmiş, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nın 289/1-d, 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, kesin olmak üzere 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)