(5237 S. K. m. 22, 62, 73, 89, 179) (5271 S. K. m. 223, 231, 286)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık ve müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/22400 Esas sayılı ve 29/05/2011 tarihli iddianamesi ile, özetle sanığın alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla sağa dönüşü görmeyip düz giderek karşı yönden gelen araçların şeridine girdiği mağdurlardan E. Y.'in kullanmakta olduğu araçla çarpışmaları sonucu E. Y. ile aracında bulunan S. A. ve C. Y.'in yaralanmalarına sebebiyet verdiğinden bahisle TCK'nın 89/4, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanık, "havanın karanlık olduğunu, olay öncesinde alkol aldığını, aracı ile E. Y. in aracına çarptığını, olayda kusurlu olduğunu kabul ettiğini" savunmuştur.
Olayın mağdurları S. E. 23/03/2010 ve C. Y. 31/01/20111 tarihli beyanlarında sanıktan şikayetçi olmamışlar, E. Y. ise, 20/06/2011 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçmiştir.
Mağdurlardan S. E.'in, vücudunda haricen yaşamını tehlikeye sokan ve basit müdahale ile giderilebilecek lezyon saptanmadığı, E. Y.'in, yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde ve C. Y.'in yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilmez şekilde yaralandıkları, kazanın saat 20.30 sıralarında meydana geldiği, 23.46'da yapılan ölçümde sanığın 0.18 promil alkollü, buna göre, olay anı itibariyle sanığın 0.67 promil alkollü olduğu,
Kaza tespit tutanağında, sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurlu, diğer sürücülerin kusurlarının olmadığının belirtildiği,
Anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca, İlk Derece Mahkemesi olan Ankara 9 Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 2011/452-734 E-K. sayılı ve 14/12/2011 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK'nın 89/4, 22/2, 62/1.maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde TCK'nın 179/3-2.maddesinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlemesi nedeniyle, mahkemenin 30/11/2016 gün ve 2015/789 E, 2016/443 K sayılı kararı ile CMK'nın 231/11.maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verildiği, verilen karara karşı sanık ve müdafinin süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu,
Dairemizce yapılan incelemede, mağdurların yaralanmalarının niteliği ve sanık hakkında şikayetçi olmadıkları hususları gözetilerek duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık ve müdafii ilk derece mahkemesindeki beyanları ile istinaf dilekçesindeki taleplerini yenilemişlerdir.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; "Mağdurların yaralanmaları kapsamının TCK.nın 89/1 maddesi kapsamında kaldığı ve şikayetleri bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak kamu davasının CMK.nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine" karar verilmesini talep etmiştir.
İddia, savunma, adli raporlar, kaza tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre;
Olay günü sanığın alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla, karşı yönden gelen araçların yol bölümüne girmek suretiyle mağdurlardan E. Y.'in kullanmakta olduğu araçla çarpışmaları sonucu E. Y. ile aracında bulunan S. A. ve C. Y.'in yaralanmalarına sebebiyet verdiği anlaşılmakla beraber; mağdurların sanık hakkında şikayetçi olmadıkları, mağdurlardaki yaralanmanın niteliği de gözetildiğinde, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluşmakla birlikte, TCK'nın 89/5.maddesi hükmü gereğince aynı Yasanın 89/1.maddesi kapsamında kalacak şekilde yaralanan mağdurların şikayetten vazgeçmesinin, bilinçli taksir halinde dahi geçerli olması karşısında, sanık hakkında kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatına varılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM:
Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2016 tarih ve 2015/789 (E) 2016/443 (K) sayılı hükmünün CMK.nun 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Mağdurlar S. E., C. Y. ve E. Y.'i taksirle yaralamak suçundan cezalandırılması talebiyle sanık hakkında kamu davası açılmışsa da mağdurlardaki yaraların niteliği gözetilerek ve mağdurların her birinin sanık hakkında şikayetçi olmadıkları anlaşılmakla; şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK.nın 73/4. ve CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanık ve müdafinin yüzlerine karşı mağdurların yokluğunda isteme uygun olarak CMK.nın 286 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere ve oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2017 (¤¤)