(5271 S. K. m. 226, 231, 280, 286) (5237 S. K. m. 3, 22, 51, 53, 61, 62, 63, 81, 85, 89)
Atılı suçtan dolayı yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2269 Esas sayılı ve 17/07/2016 havale tarihli iddianamesi ile özetle, 17.01.2016 günü saat 21:20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki …….. plaka sayılı aracı ile Hacılar istikametinden Şehir Merkezi istikametine doğru Kayseri Caddesi üzerinde seyir halinde iken no:155 sayılı ikamet önüne geldiğinde beyanına göre sol şeritte aynı istikamette seyir eden ve plakasını alamadığı beyaz renkli Şahin marka aracın sağ şerite manevra yaptığından çarpmamak için sola manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çıkıp refüjde bulunan 139 nolu aydınlatma direği ile ağaca aracının ön ve sağ arka kapı yan kısımlarıyla çarptıktan sonra savrularak karşı yola geçiş yapıp 157 nolu ikamete ait bahçe demir kapısıyla bahçe duvarına aracının arka ve sol yan kısımları ile çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada B. A.'ın hayatını kaybettiği, meydana gelen kazada sanığın kusurlu olduğundan bahisle TCK'nın 85/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık, " Biz B. ile aynı araçta idik, B. benim arkadaşımın arkadaşıdır, ben normal seyrimde araç ile ilerliyordum, önümdeki zikzak çizen aracın plakasını alamadım, arkadaşım M. şu anda burada değildir, benim emniyet kemerim takılı idi, diğerlerinin kemerinin takılı olup olmadığını bilmiyorum, aracımız 2013 model ....... Astra idi, biz araç ile sağ şeritten ilerliyorduk, önümdeki araç bir anda önüme kırdı, önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim, hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasını kabul ederim, denetimli serbestlik tedbiri olarak fidan dikme ve kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüğünü kabul ederim" şeklinde savunma yapmış,
Katılanlar Ş. A. ve N. A., sanıktan şikayetçi olduklarını beyanla, davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
Sanığın aracında bulunan, olayda kemik kırığı olacak şekilde yaralanan ve şikayetçi olmaması nedeniyle bu mağdur yönünden ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ve ilk derece mahkemesinde beyanına başvurulamayan tanık M. O., Cumhuriyet Başsavcılındaki 12/02/2016 tarihli ifadesinde; "Arkadaşımız A. B. askerden geldiği için hep birlikte yemek yiyip bir arada olmak istedik. Hacılarda bulunan bir arkadaşımızın bağ evine 17/01/2016 günü saat 17.00-17.30 sıralarında gittik. Orada yemek yedik, çay içtik. Alkol almadık. Daha sonra 21.00 sıralarında evlerimize gitmek için A. B.'ın kullandığı araca ben, S. V., B. A. ve A.'in ismini hatırlayamadığım yeğeni bindik. Ben ön yolcu koltuğuna oturdum. B. A. sağ arka yolcu koltuğuna oturdu. S. V.'da sol arka yolcu koltuğuna oturdu. A.'in yeğeni de ortalarına bindi. Hacıların oradaki E. isimli petrol istasyonuna kadar A. normal hızla sürdü. E. kavşağının orada A.'in yeğeni indi. Bu petrol istasyonundan sonra A. hızlı kullanmaya başladı. Aşağı doğru indikçe araç hızlandı. Şehir merkezine doğru gidiyorduk. A. B. E. Petrol İstasyonundan sonra hızını artırttı. Sürekli hızını artırarak ilerliyordu. Ben hız göstergesine baktığımda aracın 140 km hızı geçtiğini gördüm. Ben ve diğer yolcular sessizce bekledik. Bir şey diyemedik. S. V. elindeki telefonla oynuyordu. Ben B.'ın telefonla oynayıp oynamadığını görmedim ama arabada herkes susmuş vaziyetteydik. Kazadan önce B. A. "ölmeden önce eve gitseydik" diye söyledi. A. B.'da "ölme dünya geniş yaşa" diye söyledi. Bu konuşmadan bir dakika sonra kaza olayı oldu. Kaza olayı olmadan önce bizim önümüzden yaklaşık 50 metre ilerimizde şehir merkezine doğru beyaz renkli Şahin marka bir aracın iki şeridin ortasından gittiğini gördük. Hızımız fazlaydı. Şahin marka aracın sağ tarafı biraz daha genişti. Şahin marka aracın hızı normaldi. Bu aracın sağ tarafından geçmek istedik. Biz bu aracın sağ tarafından geçmek isterken Şahin marka araçta yavaş yavaş sağ şeride doğru yanaştı. Bizde çarpmayalım diyerek A. B. iyice sağa kırdı ve ayağını gazdan çekip frene bastığını gördüm. Bizim sağ taraftaki iki lastik toprak yola çıktı. Daha sonra biz bu beyaz renkli Şahin marka aracı geçer geçmez sola kırdı. Bu beyaz renkli Şahin marka aracın bize teması olmadı. Ancak biz bu aracı geçer geçmez A. direksiyonu sola kırdığını hatırlıyorum. Daha sonra ben aracın kapı kolundan tuttum. Emniyet kemerini takmamıştım. Ancak A.'in emniyet kemerini taktığını hatırlıyorum. Ben aracın kapı kolunu tutup kafamı eğdim. Arabanın durduğunu ve arabanın dışına kendimi atıp refüjde yattığımı hatırlıyorum. Daha sonra etrafımıza toplananlar oldu. B. diye bağırdım ancak gelmedi. Ayağa kalkarak diğer arkadaşlarımla B.'ı aramaya başladık. Aracın 5-10 metre gerisinde yerde yatarken bulduk. Orada bulunan yaşlı bir amca nabzının atmadığını söyledi. A. aracı hızlı kullanıyordu. Kaza yerine varmadan yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 200 metre önce hız kadranına baktığımda ibre 140 km nin üzerinde değildi biraz fazlaydı. 140 km ile 150 km arasında bir yerdeydi. Ayrıca Şahin marka aracın sağ tarafından geçmememiz gerekiyordu. A. aracı hızlı sürmesine rağmen ayrıca sağ tarafından geçmemesi gerekirken sağ tarafından geçmek istedi. Çünkü ......... marka aracın sağ tarafı daha genişti. Bunun için sağ tarafından geçti. Ben olaydan dolayı kimseden şikayetçi değilim. Ancak olay bu şekilde meydana gelmiştir. Ayrıca emniyet görevlilerine de hastaneyken ifade vermiştim. O ifademde doğrudur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
18/01/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, B. A.'ın ölümünün trafik kazası ile müamkün künt beden tramvasına bağlı kemi kırıkları, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu ölümün meydana geldiğinin açıklandığı,
Ayrıca kazada sanığın aracında bulunan S. V.'nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, M. O.'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağında, sürücü sanığın, aracının hızını hava, yol, zemin ve trafik durumuna göre azaltmadan seyir ettiğinden kusurlu olduğunun,
Soruşturma aşamasında keşif üzerine alınan kusura ilişkin raporda, sanığın TAM ve ASLİ kusurlu olduğunun,
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/12/2016 tarihli raporunda ise;
A-Sanık sürücü A. B. sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde seyrini müteyakkız sürdürmesi gerekirken sağ şeritten sola yönelen fren izi uzunluğundan da anlaşılacağı üzere mahal şartlarına göre hızlı seyrettiği, hızı nedeniyle kendi yol bölümü içerisinde kalabilecek şekilde etkili tedbir alamayıp sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu,
B-Müteveffa yolcu B. A. sanık sürücü sevk ve idaresindeki araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu esnada emniyet kemeri takmadığı anlaşılmakla kendi ölümüyle neticelenen kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu,
18/01/2016 tarihli kolluk tarafından tanzim edilen Kamera inceleme ve CD çözüm tutanağında, "belirli aralıklarla iki adet plakası tespit edilemeyen beyaz renkli Tofaş marka aracın geçiş yaptığı ve yine aynı güzergahta arkalarında açık renkli marka ve modeli ile plakası tespit edilemeyen bir aracın hızlı bir şekilde geçiş yaptığı"
Belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca, İlk Derece Mahkemesi olan Kayseri 10 Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 2016/182 E, 2017/101 K. sayılı ve 02/02/2017 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6.maddeleri gereğince sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ceza ile cezalandırılmasına ve 9 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, verilen karara karşı sanık müdafii ile katılanlar vekilinin süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu,
Dairemizce yapılan incelemede;
1-Kazada asli kusurlu olan sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak tayini ile eksik cezaya hükmolunması,
2-TCK'nın 22/3.maddesinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının tartışılmaması
Hususları usul ve Yasaya aykırı görülmekle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık talimatla alınan savunmasında, ilk derece mahkemesindeki beyanlarını tekrar etmiş, TCK'nın 22/3.maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa CMK'nın 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiştir.
Katılan N. A. sanık hakkında tayin edilen cezanın az olduğunu, şikayetinin devam ettiğini, katılan Ş. A. ise, sanık tarafından bu zamana kadar aranıp sorulmadığını, şikayetçi olduğunu ifade etmişlerdir.
Dairemiz tarafından yapılan duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; "oluşa, savunma, trafik kazası tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesi raporu, ölü muayene otopsi tutanağı, doktor raporları, bilirkişi raporu, mağdurların beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sürücü belgeli sanık A. B.'ın sevk ve idaresindeki …. plakalı aracı ile Kayseri Caddesi üzerinde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde önünde seyreden aracı hatalı şekilde sağ taraftan geçmek isterken direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, iddianame metni, mağdurların şikayetçi olmaması, mağdurların yaralanması nedeniyle ek takipsizlik kararı verilip iddianamede dava konusu yapılmaması da gözetilerek sanığın meskun mahalde hız limitinin çok üzerinde mağdur M. O.nın beyanına göre 140 Km süratle seyretmesi, olayda asli kusurlu olması ihlal ettiği trafik kuralları, önündeki aracı sağdan geçmeye çalışması ve oluşa göre; bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediği sabit olduğundan ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak lehe hükümlerin uygulanması dairenin takdirinde olmak üzere sanığın eylemine uyan TCK.nın 3/1, 22/4, 61/1 maddeleri gözetilerek aynı kanunun 85/1, 22/3, 53/6 maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulmasını" talep etmiştir.
İddia, savunma, katılanların beyanı, kusura ilişkin raporlar, ölü muayene tutanağı, tanık M. O.'nın ifadesi ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre;
Olay günü sanık sürücü A. B. sevk ve idaresindeki araçla Hacılar istikametinden Kayseri caddesini takiben Özel Y. Lisesi istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sola yönelip direksiyon hakimiyetini kaybetmesi akabinde orta refüje çıkıp orta refüjde bulunan ağaç ve aydınlatma direğine çarpıp karşı yol bölümüne geçerek karşı yol bölümünde bahçe demir kapısı ve bahçe duvarına ve ağaca çarpması neticesinde kullandığı araç içerisindeki B. A.'ın ölümüne neden olduğu, dosyada bulunan kusura ilişkin Dairemizce de oluş ve dosya kapsamına uygun kabul edilen İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin rapora göre, sanığın olayda ASLİ kusurlu olduğu,
Sanığın aracında bulunan M. O.'nın kolluk ve Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan istikrarlı beyanlarında, "A. B.'ın E moil Petrol İstasyonundan sonra hızını artırttırdı, sürekli hızını artırarak ilerliyordu, hız göstergesine baktığımda aracın 140 km hızı geçtiğini gördüm, ben ve diğer yolcular sessizce bekledik, bir şey diyemedik, S. V. elindeki telefonla oynuyordu, ben B.'ın telefonla oynayıp oynamadığını görmedim ama arabada herkes susmuş vaziyetteydi, kazadan önce B. A. "ölmeden önce eve gitseydik" diye söyledi. A. B.'da "ölme dünya geniş yaşa" diye söyledi, bu konuşmadan bir dakika sonra kaza olayı oldu", ......."Kaza yerine varmadan yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 200 metre önce hız kadranına baktığımda ibre 140 km nin üzerinde değildi, biraz fazlaydı, 140 km ile 150 km arasında bir yerdeydi." şeklindeki ifadesi karşısında; sanığın kullandığı araçla mahalli hız limitinin (70 km) çok üzerine bir hızla seyretmesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve cezasında TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği,
Olayda, suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK'nın 81/1.maddesinde yer alan temel cezadan uzaklaşılması, sanığın suçu bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle TCK'nın 22/3.maddesinin tatbiki, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiği vicdani kanaatına varılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Ancak; TCK'nın 89/5.maddesi gereğince aynı Kanun'un 89/1.madde kapsamı dışında kalan yaralanmaların bilinçli taksirle işlenmesi halinde takibinin şikayete tabi olmadığı, olayda mağdur M. O.'nın nitelikli (kemik kırığı olacak şekilde) yaralandığı anlaşılmakla beraber; M. O.'nın yaralanmasının dava konusu yapılmadığı, mağdurun yaralanması hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, adı geçen mağdurun yaralanması yönünden sanık aleyhine uygulama yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM:
Kayseri 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/182 E, 2017/101 K sayılı ve 02/02/2017 tarihli kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın kusur durumu nazara alınarak eylemine uyan TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eyleminin bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından cezası TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırılarak 5 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK unun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 4 YIL 5 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Ceza süresi dikkate alınarak TCK'nın 51 ve CMK'nın 231/5. maddeleri ile TCK'nın 50/4.maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yasal olanak bulunmadığına,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63.maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi uyarınca takdiren 2 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA,
Yargılama gideri olarak; ilk derece mahkemesince yapılan toplam 1.868,36-TL, dairemizce yapılan posta gideri, 113,30-TL olmak üzere toplam 1.981,66-TL.sının sanıktan alınmasına,
Katılanlar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden ilk derece mahkemesindeki yargılama için 1.980- TL, Dairemizdeki yargılama için 1.090- TL olmak üzere toplam 3.070-TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine,
Kayseri Adli emanetinin 2016/297 sırasında kayıtlı 3 adet svap kutusunun dosyada delil olarak saklanmasına,
Dair, sanık ve müdafii ile katılanlar ile vekillerinin yokluğunda isteme uygun olarak ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, yüzüne karşı verilenler yönünden tefhim, yokluklarında verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ya da İlk Derece Ceza Mahkemelerinden birisi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2018 (¤¤)