(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 106, 204, 220, 314) (5271 S. K. m. 141, 142, 250, 280, 286)
Koruma Tedbirleri Nedeni İle Tazminat davasına ilişkin olarak yerel mahkemece verilen hükme karşı taraf vekilleri ile O Yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
Davacı vekilleri dava dilekçesi ile özetle, müvekkillerinin 16/02/2010 tarihi itibarı ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığını, kendisine ulaşan deliller ışığında ve TCK.nun 220. maddesi kapsamında önce İ. cemaati, sonra da F. G. cemaati hakkında iki ayrı soruşturma başlattığını, ilk soruşturmada İ. cemaati cemaatinin örgütlenme yapısı ve ticari/siyasi ilişkilerini gösterir delillere ulaşıldığı için operasyon kararı verildiğini, izinsiz eğitim yapıldığı tespit edilerek 21 kişinin sorguya sevkedildiğini, G. cemaati hakkında da benzer soruşturma başlatıldığını, bu aşamada emniyet görevlileri, savcılar ve hakimler tarafından yapılan bir çok usulsüz işlem ve talepten sonra Erzurum özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığında görevli bir Cumhuriyet savcısının 16/02/2010 tarihinde müvekkillerini Adliye binasında gözaltına aldığını, akabinde 17/02/2010 tarihinde tutuklama işleminin yapıldığını ve müvekkillerinin 18/06/2010 tarihinde tahliye edildiğini, Yargıtay 11. Ceza Dairesinde yapılan yargılama sonucunda 13/11/2015 tarihli karar ile müvekkillerinin üzerine atılı suçlardan beraat ettiğini ve bu kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 01/11/2016 tarihinde onanarak kesinleştiğini, müvekkillerinin FETÖ'ye bağlı emniyet/savcı/yargıç üçgeninden oluşan kirli suç örgütünün oynadığı oyun sonucu Adliye basılarak ve yaka paça gözaltına alınması, gözaltına alma görüntülerinin medyaya dağıtılarak darbeci/hain damgasının vurulmak istenmesi nedeni ile büyük mağduriyete uğradığını, bu mağduriyet gözetilerek 10.000.000,00-TL. manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı vekili gerek yazılı ve gerekse sözlü olarak, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosyada bulunan ilam örnekleri ile belgelerin incelenmesinde; davacının (sanık) Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 16/02/2010 tarihinde gözaltına alındığı, ardından sevk edildiği Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) 2010/10 sorgu sayılı ve 17/02/2010 tarihli kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, bilahare Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) 26/02/2010 tarihli ve 2010/70 Esas sayılı iddianamesi ile davacı hakkında tutuklanmasına neden olan suçlardan TCK.nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 4-a. ve 9. maddeleri yollamaları ile TCK.nun 204/2-3, 106/2-c, 3713 sayılı yasanın 5, TCK.nun 53, 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) kamu davası açıldığı, mahkemece açılan kamu davasının yürütülmesi esnasında 2010/108-165 E-K. sayılı ve 10/05/2010 tarihli karar ile, hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/106 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, diğer yandan davacı (sanık) hakkında Birden Fazla Görevi Kötüye Kullanmak, Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgede Sahteciliğe Azmettirme, Hukuka Aykırı Olarak Arama Yapmak ve İmar Kirliliğine Neden Olmak suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/75-106 E-K. sayılı ve 24/12/2009 tarihli kararı ile son soruşturmanın açılması ve yüklenen suçlardan cezalandırılması istemi ile davacı (sanık) hakkında son soruşturmanın açılmasına ve yargılamanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde yapılmasına karar verildiği, anılan Dairenin 2010/1 Esas sırasına kayıtlı olarak işbu kamu davasının yargılaması esnasında 18/06/2010 tarihli karar ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/108 Esas sırasında kayıtlı bulunan kamu davası ile şahsi irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesine, ayrıca davacının (sanık) tahliyesine karar verildiği, son olarak ortaya çıkan olumlu birleştirme uyuşmazlıklarının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından çözümlenerek davacı (sanık) hakkındaki kamu davasının yüksek görevli Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından görülmesine karar verildiği, bu aşamada Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından görülmekte olan kamu davasının yargılaması sırasında, davacı (sanık) hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genel hükümlere göre doğrudan kamu davası açılmış olmasının usule aykırı olduğu belirlenerek, tefrik kararı ile dosyanın Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre gereği yapılmak üzere tekrar Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından izin için dosyanın gönderildiği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından kovuşturma izni verilerek dosyanın son soruşturmanın açılması kararı verilmek üzere gönderildiği Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2011 tarihli ve 2011/445 Esas sayılı iddianamesi üzerine, Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli, 2011/72-94 E-K. Sayılı son soruşturmanın açılması kararı ile, davacının (sanık) Ergenekon Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütünün Faaliyetleri Çerçevesinde Resmi Belgede Sahtecilik ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından TCK.nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 4/-a. maddesi yollaması ile TCK.nun 106/2-c, 204/2-3, 43, 3713 sayılı yasanın 5, TCK.nun 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilerek dosyanın yargılama yapmakla görevli Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, nihayetinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2012/1 Esas, 2015/4 Karar sayılı ve 13/11/2015 tarihli, davacının (sanık) üzerine atılı Ergenekon Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütünün Faaliyetleri Çerçevesinde Resmi Belgede Sahtecilik ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından beraatına karar verildiği, hükmün şikayetçi Ahmet Demir vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine aynı Dairece aynı sayılı ve 10/02/2016 tarihli ek karar ile katılan sıfatı bulunmayan müşteki vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu kararın da şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/11.MD-367 Esas, 2016/390 Karar sayılı ve 01/11/2016 tarihli ilamı ile 10/02/2016 tarihli ek kararın onanmasına karar verildiği ve beraat kararının bu suretle 01/11/2016 tarihinde kesinleştiği, davacının (sanık) anılan aşamalarda özetle 16/02/2010 tarihinde gözaltına alındığı, 17/02/2010 tarihinde tutuklandığı ve 18/06/2010 tarihinde tahliye edildiği, davacı adına aynı haksız tutuklama nedeni ile açılmış başkaca bir dava bulunmadığı ve mahsup işleminin yapılmadığı anlaşılmış, sunulan diğer belgeler, fotoğraflar, internet çıktıları ve gazete haberleri Dairemiz tarafından incelenip değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve toplanan deliller uyarınca İlk Derece Mahkemesi olan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 150.000,00-TL. manevi tazminatın 16/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verildiği görülmüş, bu karara karşı davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, faiz başlangıcının hatalı hesaplandığı, ret edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti tayini gerektiği yönünde, davacı vekili tarafından manevi tazminat miktarının az takdir edildiği yönünde, O Yer Cumhuriyet savcısı tarafından da manevi tazminat miktarının fazla takdir edildiği yönünde istinaf başvurularıda bulunulması üzerine, manevi tazminat miktarının takdiri bakımından Dairemizce duruşmalı inceleme yapılması gerektiği kanaatına varılmış, yapılan duruşmaya iştirak eden taraf vekillerinin de eski beyanlarını tekrar ettikleri anlaşılmıştır.
Dairemiz tarafından yapılan duruşma sırasında hazır bulunan Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında özetle, davacı yararına hükmolunan manevi tazminat miktarının emsal uygulamaların oldukça üzerinde takdir edilmesi nedeni ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davacı için sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklama nedenleri, olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve bu süre içinde duyduğu acı ve elemi karşılayacak miktarda manevi tazminata hükmedilmesini, talep gibi hükmedilecek tazminata 16/02/2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, davalı vekilinin cevapları, ilam örnekleri, sair belgeler ile tüm dosya kapsamına göre;
Davacının; Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmakta iken kamuoyunda "Ergenekon" olarak bilinen ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 16/02/2010 tarihinde gözaltına alındığı, ardından sevk edildiği Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) 2010/10 sorgu sayılı ve 17/02/2010 tarihli kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, bilahare Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) 26/02/2010 tarihli ve 2010/70 Esas sayılı iddianamesi ile davacı hakkında tutuklanmasına neden olan suçlardan TCK.nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 4-a. ve 9. maddeleri yollamaları ile TCK.nun 204/2-3, 106/2-c, 3713 sayılı yasanın 5, TCK.nun 53, 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine (CMK.nun 250. maddesi ile görevli) kamu davası açıldığı, mahkemece açılan kamu davasının yürütülmesi esnasında 2010/108-165 E-K. sayılı ve 10/05/2010 tarihli karar ile, hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/106 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, diğer yandan davacı (sanık) hakkında Birden Fazla Görevi Kötüye Kullanmak, Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgede Sahteciliğe Azmettirme, Hukuka Aykırı Olarak Arama Yapmak ve İmar Kirliliğine Neden Olmak suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/75-106 E-K. sayılı ve 24/12/2009 tarihli kararı ile son soruşturmanın açılması ve yüklenen suçlardan cezalandırılması istemi ile davacı (sanık) hakkında son soruşturmanın açılmasına ve yargılamanın Yargıtay 11. Ceza Dairesinde yapılmasına karar verildiği, anılan Dairenin 2010/1 Esas sırasına kayıtlı olarak işbu kamu davasının yargılaması esnasında 18/06/2010 tarihli karar ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/108 Esas sırasında kayıtlı bulunan kamu davası ile şahsi irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesine, ayrıca davacının (sanık) tahliyesine karar verildiği, son olarak ortaya çıkan olumlu birleştirme uyuşmazlıklarının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından çözümlenerek davacı (sanık) hakkındaki kamu davasının yüksek görevli Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından görülmesine karar verildiği, bu aşamada Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından görülmekte olan kamu davasının yargılaması sırasında, davacı (sanık) hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genel hükümlere göre doğrudan kamu davası açılmış olmasının usule aykırı olduğu belirlenerek, tefrik kararı ile dosyanın Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre gereği yapılmak üzere tekrar Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından izin için dosyanın gönderildiği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından kovuşturma izni verilerek dosyanın son soruşturmanın açılması kararı verilmek üzere gönderildiği Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2011 tarihli ve 2011/445 Esas sayılı iddianamesi üzerine, Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli, 2011/72-94 E-K. Sayılı son soruşturmanın açılması kararı ile, davacının (sanık) Ergenekon Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütünün Faaliyetleri Çerçevesinde Resmi Belgede Sahtecilik ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından TCK.nun 314/2, 3713 sayılı yasanın 4/-a. maddesi yollaması ile TCK.nun 106/2-c, 204/2-3, 43, 3713 sayılı yasanın 5, TCK.nun 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilerek dosyanın yargılama yapmakla görevli Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, nihayetinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 2012/1 Esas, 2015/4 Karar sayılı ve 13/11/2015 tarihli, davacının (sanık) üzerine atılı Ergenekon Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütünün Faaliyetleri Çerçevesinde Resmi Belgede Sahtecilik ve Birden Fazla Kişi İle Tehdit suçlarından beraatına karar verildiği, hükmün şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine aynı Dairece aynı sayılı ve 10/02/2016 tarihli ek karar ile katılan sıfatı bulunmayan müşteki vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu kararın da şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/11.MD-367 Esas, 2016/390 Karar sayılı ve 01/11/2016 tarihli ilamı ile 10/02/2016 tarihli ek kararın onanmasına karar verildiği ve beraat kararının bu suretle 01/11/2016 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının haksız olarak toplamda 122 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, dava dayanağının CMK.nun 141/1-e. ve 141/3. maddeleri olduğu, davanın CMK.nun 142/1. maddesinde belirtilen yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu sadece manevi tazminata ilişkin olup manevi tazminat miktarının tespitinde davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi sureti ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususların gözetilmesi, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktarın hüküm altına alınması gereklidir. İşbu dosyaya konu dava nedeni ile ise İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı yararına hükmolunan manevi tazminat miktarının açıklanan ölçülere uymayacak şekilde fazla olduğu ve belirlenen miktardan daha az tespiti gerektiği, buna göre de İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen ölçütler, davacının sıfat ve görevi, gözaltına alınış biçimi, konunun uzun süre yazılı ve görsel basının gündeminde kalması ile emsal uygulamalar uyarınca 16/02/2010 - 18/06/2010 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalmasından dolayı 40.000,00-TL. manevi tazminat takdiri gerektiği vicdani kanaatına varan Dairemiz tarafından davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM: Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/82 Esas, 2017/256 Karar sayılı ve 12/07/2017 tarihli kararının CMK.nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİNE,
Davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı süre yönünden CMK.nun 141. ve 142. maddeleri uyarınca 40.000,00-TL. manevi tazminatın 16/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Yargılama aşamasında kendisini vekaletnameli bir vekil aracılığıyla temsil ettiren davacı yararına İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihine göre nispi olarak hesap edilen 4.750,00-TL, Dairemizde yapılan yargılama nedeniyle 990,00-TL. olmak üzere toplam 5.740,00-TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair; isteme uygun olarak ve Cumhuriyet savcısının huzuru ile, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi yada zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturarak hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece mahkemesi yada bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle CMK.nun 286/1. maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/12/2017 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)